• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    gdsnsnsnsnsns adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-06-2011
    Mesajlar
    1,843
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1

    kafirlerle savaş

    Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz.” (Mümtehine, 8,)


    “Zulmedenleri hariç, ehl-i kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: “Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlah’ımız da sizin İlah’ınız da bir ve aynı İlah’tır ve biz O’na gönülden teslim olduk.” (Ankebut, 46)


    -------------------------------------------------------------------
    -------------------------------------------------------------------
    yukardaki ayetler ışığında bu ayeti değerlendirelim:

    ''''Ey inananlar, önce kâfirlerden yakınınızda bulunanlarla savaşın, onlar, sizde bir şiddet ve azim bulsunlar ve bilin ki Allah, hiç şüphe yok, çekinenlerle berâberdir.''
    9 / TEVBE - 123 ''''

    yani kafirlerle savaşmamız için yakınımızda bulunmaları yeterlimi.bu ayetten bunumu anlamalıyız.
    eğer öyle anlarsak yukardaki ayetler i nasıl değerlendirmeliyiz.

  2. #2
    simigo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-05-2011
    Mesajlar
    622
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı gdsnsnsnsnsns tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz.” (Mümtehine, 8,)


    “Zulmedenleri hariç, ehl-i kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: “Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlah’ımız da sizin İlah’ınız da bir ve aynı İlah’tır ve biz O’na gönülden teslim olduk.” (Ankebut, 46)


    -------------------------------------------------------------------
    -------------------------------------------------------------------
    yukardaki ayetler ışığında bu ayeti değerlendirelim:

    ''''Ey inananlar, önce kâfirlerden yakınınızda bulunanlarla savaşın, onlar, sizde bir şiddet ve azim bulsunlar ve bilin ki Allah, hiç şüphe yok, çekinenlerle berâberdir.''
    9 / TEVBE - 123 ''''

    yani kafirlerle savaşmamız için yakınımızda bulunmaları yeterlimi.bu ayetten bunumu anlamalıyız.
    eğer öyle anlarsak yukardaki ayetler i nasıl değerlendirmeliyiz.
    Tevbe(*) Sûresinin 5 . Ayetinde
    Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

    Boşuna uğraşma, kafana eziyet olur

  3. #3
    AOG
    AOG şimdi çevrimiçi
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    yani şunu anlamalıyız...
    farklı düşünenleri... hizaya getir...
    gerekiyorsa zorba kullan...
    ben bunu böyle anlıyorum...

    islam böyledir işte...
    barışçıl değildir...
    Hümanist Demokrat Parti
    It's My Page....

    ‘insanlık onuru işkenceyi yenecek’

  4. #4
    Ra_
    Ra_ çevrimdışı
    oysa ben ... Ra_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2009
    Mesajlar
    7,339
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    ama islam şu an kendisiyle savaşıyor....!

    taliban bile gidip ABD yerine pakistandaki müslümanları öldürüyor.. keza ortadoğuda aynı.
    Her gidiş zamansızdır, bir yosmanın gülüşü kadar
    vurdumduymaz...
    dönüp bakmak istersin ardına, geride bıraktığın piç
    sevdalara...
    üşürsün bencilce..
    .....

  5. #5
    gdsnsnsnsnsns adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-06-2011
    Mesajlar
    1,843
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Alıntı simigo tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tevbe(*) Sûresinin 5 . Ayetinde
    Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

    Boşuna uğraşma, kafana eziyet olur
    asıl eziyet şüphelerin üstesinden gelememektir.gerçi benimki şüphe değil.bilgi eksikliğinden kaynaklanan kuranı anlayamamakdan doğan gerginlikler diyelim.
    kimse cevap vermemiş ''önce kâfirlerden yakınınızda bulunanlarla savaşın, onlar, sizde bir şiddet ve azim bulsunlar''
    savaşmanın maksatı:şiddet ve azim bulmaları
    öyleyse savaş nedeni:?
    ''Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın.'' dinde üstü kapalı zorlama yok mu sence bu ayette? :

    “Dinde zorlama yoktur. Artık doğru ile yanlış birbirinden ayrılmıştır. Şeytanın yoluna uymayı reddedenler ve Allah’a inananlar, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam dayanağa tutunmuşlardır. Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.” (Bakara 256)

    şimdi öldüreleceğini,zindana atılıp orada çürüyeceğini bilen biri sırf kurtulmak için iman ederse,iman etmesinin nedeni ölüm ve zindan olabilir.yani zorlama sözkonusu.
    öyleyse dinde zorlama yokturdan ne anlıyoruz.
    buda ayrı bir soru tabi
    bakara 256 yı açıklaması şöyledir:

    ''Durum bu kadar açıkken hâlâ yanlış yönde yürümekte ısrar edenleri İslam zorla kendi saflarına katacak değildir. Çünkü zorlama, İslam’ın temel düşüncelerinden biri olan “sınama”ya ters düşer. Önemli olan insanın icbar altında doğruya tabi olması değil, kendi isteği ve arzusuyla doğruyu bulmasıdır. ''

    ''Dinin ruhunda ve özünde zorlama yoktur.''
    -fethullah gülen.-
    ?

    ''Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün'' yani haram aylar içinde müslümanlara herhangi bir saldırı gerçekleşmemiş.eğer gerçekleşseydi haram aylarında savaşmaya mecbur kalırlardı.durup dururken savaşmak öyleyse farzdır diyoruz öylemi?
    yoksa bu ayetten şunumu anlamalıyız:
    haram aylarda kafirlerle ateşkes yapın.
    haram aylar çıktığında savaşın
    ?
    fakat ayette ''bulduğunuz yerde öldürün''emri var.

    ''bulduğunuz yerde'' dendiğine göre düzenli bir ordu savaşı sözkonusu değil.kafirlerle ateşkes sözkonusu olsaydı ,ateşkes bozulduğunda düzenli savaşılırdı.veyahutta bu ayeti okuyan kafirler haram aylarından hemen sonra savaşmak için hazır olur,yine düzenli bir cephe savaşı yapılırdı. cephe savaşı olacağı için ''bulduğunuz yerde öldürün''emri verilmez.şu soruların karşılığında verilmiş bir cevap gibi sanki:
    bir bahcede otururkende mi? evindeykende mi?
    ne dersiniz.
    Bu mesaj en son " 03.06.11 " tarihinde saat 14:56 itibariyle gdsnsnsnsnsns tarafından düzenlenmiştir...

  6. #6
    simigo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-05-2011
    Mesajlar
    622
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı gdsnsnsnsnsns tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    asıl eziyet şüphelerin üstesinden gelememektir.gerçi benimki şüphe değil.bilgi eksikliğinden kaynaklanan kuranı anlayamamakdan doğan gerginlikler diyelim.
    Ben bunun için kafanı yorma demiştim zaten çünkü bugüne kadar anlayan olmadı ki sen anlayasın. Anlaşılsaydı mezhepler ortaya çıkarmıydı

    Alıntı gdsnsnsnsnsns tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    kimse cevap vermemiş ''önce kâfirlerden yakınınızda bulunanlarla savaşın, onlar, sizde bir şiddet ve azim bulsunlar''
    savaşmanın maksatı:şiddet ve azim bulmaları
    öyleyse savaş nedeni:?
    Alıntı gdsnsnsnsnsns tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ''Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın.'' dinde üstü kapalı zorlama yok mu sence bu ayette? :
    İşte savaş nedeni
    üstü kapalı zorlama mı?
    hımmm bir daha okudum, zorlama bana çok açıkmış gibi geldi

    Alıntı gdsnsnsnsnsns tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    “Dinde zorlama yoktur. Artık doğru ile yanlış birbirinden ayrılmıştır. Şeytanın yoluna uymayı reddedenler ve Allah’a inananlar, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam dayanağa tutunmuşlardır. Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.” (Bakara 256)

    şimdi öldüreleceğini,zindana atılıp orada çürüyeceğini bilen biri sırf kurtulmak için iman ederse,iman etmesinin nedeni ölüm ve zindan olabilir.yani zorlama sözkonusu.
    öyleyse dinde zorlama yokturdan ne anlıyoruz.
    buda ayrı bir soru tabi
    Sen yine de dinde zorlama yoktur kabul et, daha kolay

    bakara 256 yı açıklaması şöyledir:

    Alıntı gdsnsnsnsnsns tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ''Durum bu kadar açıkken hâlâ yanlış yönde yürümekte ısrar edenleri İslam zorla kendi saflarına katacak değildir. Çünkü zorlama, İslam’ın temel düşüncelerinden biri olan “sınama”ya ters düşer. Önemli olan insanın icbar altında doğruya tabi olması değil, kendi isteği ve arzusuyla doğruyu bulmasıdır. ''

    ''Dinin ruhunda ve özünde zorlama yoktur.''
    -fethullah gülen.-
    ?

    ''Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün'' yani haram aylar içinde müslümanlara herhangi bir saldırı gerçekleşmemiş.eğer gerçekleşseydi haram aylarında savaşmaya mecbur kalırlardı.durup dururken savaşmak öyleyse farzdır diyoruz öylemi?
    yoksa bu ayetten şunumu anlamalıyız:
    haram aylarda kafirlerle ateşkes yapın.
    haram aylar çıktığında savaşın
    ?
    fakat ayette ''bulduğunuz yerde öldürün''emri var.

    ''bulduğunuz yerde'' dendiğine göre düzenli bir ordu savaşı sözkonusu değil.kafirlerle ateşkes sözkonusu olsaydı ,ateşkes bozulduğunda düzenli savaşılırdı.veyahutta bu ayeti okuyan kafirler haram aylarından hemen sonra savaşmak için hazır olur,yine düzenli bir cephe savaşı yapılırdı. cephe savaşı olacağı için ''bulduğunuz yerde öldürün''emri verilmez.şu soruların karşılığında verilmiş bir cevap gibi sanki:
    bir bahcede otururkende mi? evindeykende mi?
    ne dersiniz.
    Ben sana başta da dedim kafayı yorma bak ne hale geldin bir günde, benide halledeceksin nerede

  7. #7
    gdsnsnsnsnsns adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-06-2011
    Mesajlar
    1,843
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Alıntı simigo tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ben bunun için kafanı yorma demiştim zaten çünkü bugüne kadar anlayan olmadı ki sen anlayasın. Anlaşılsaydı mezhepler ortaya çıkarmıydı



    İşte savaş nedeni
    üstü kapalı zorlama mı?
    hımmm bir daha okudum, zorlama bana çok açıkmış gibi geldi



    Sen yine de dinde zorlama yoktur kabul et, daha kolay

    bakara 256 yı açıklaması şöyledir:



    Ben sana başta da dedim kafayı yorma bak ne hale geldin bir günde, benide halledeceksin nerede
    benim için en uygun yol kuranı kerimi baştan sona okumak.notlar almak.sormak.tekrar okumak.yani oku emrini uygulamak.

    şimdi düşündümde kaçanlar için bulduğunuz yerde öldürün emri verilmiş olabilir.
    o zaman haram aylarda ateşkes yapın,haram aylar çıkınca savaşın,kaçanlarıda bulduğunuz yerde öldürün.
    belki cevap budur.
    iyide kaçanlar yakalanınca esir konumuna düşer.
    esirlere muamele hakında ayetlere bakmak lazım bu kezde.
    esirler hakkında ayetler şunlardır:

    ''47/4- (Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hale getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur.1 Eğer Allah dileseydi onlardan öc alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır. ''

    ''8/70- Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah kalplerinizde (iman, ihlas, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. ''



    'bulduğunuz yerde öldürün''
    belkide bu emir, kaçarken yakalananların yakalandıklarında teslim olanları için geçerli olmayan bir emir .
    veya 'bulduğunuz yerde öldürün'' henüz müslümanlar için kesin zafer söz konusu olmadığı zamanları kapsayan bir emir.belkide güçlü konuma geçip kesin zafer elde edildiğinde kaçanların teslim olmalarını beklemeksizin esir edilmesinide kapsıyor.

    bütün bunların anlaşılması için ayet gerekli:
    ''Nihayet onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayıp esir alın.'' MUHAMMED Suresi 4. Ayet
    üstün geldiğinizde,yani esir almam için kesin zafer gerekli

    konu aydınlanıyor.

    kesin zafer henüz neticelenmeden esir alan peygamberimiz için inen ayet:

    ''Hiçbir peygamberin, yeryüzünde ağır basmadıkça (kesin zafere ulaşıp üstün gelmedikçe) esirleri olması layık değildir. Siz dünya malını istersiniz, oysa Allah ahireti kazanmanızı murad eder. Allah azizdir, hakimdir.''

    öyleyse kafirlerle savaşta zafer elde ediliniye kadar esir alınmaz,hepsi şartsız öldürülür.

    öldürülmeleri içinde bizimle mücadele etmelerine,savaş açmalarına gerek yok.en yakınımızda olmalı yeterli.
    tıpkı osmanlı devletinin sürekli seferler düzenlemesi gibi.

    bu ayeti bu şartlar dahilinde nasıl anlamalıyız:

    ''Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez.''

    ''Hem bir fitne kalmayıp, din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın . Vazgeçerlerse, düşmanlık ancak zalimlere karşıdır.''

    ''Ey Muhammed! Sana haram aydan ve o ayda savaşmaktan soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak, büyük bir günahtır. Bununla beraber Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkar etmek, insanları, Mescid-i Haram'dan menetmek ve halkını oradan çıkarmak, Allah yanında daha büyük bir günahtır ve fitne, öldürmekten daha büyük bir vebaldir. Onlar, güçleri yeterse, sizi dininizden döndürmek için sizinle savaşmaktan hiçbir zaman geri durmazlar. Sizden de her kim, dininden döner ve kâfir olarak can verirse artık onların bütün amelleri, dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. İşte onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır.''




    elde ettiğim sonuç bu.
    tersini iddia eden varsa yazsın.tabii ayetlerle.



    kafayı yoralım ki gelişsin hem fikri hem zihni
    Bu mesaj en son " 03.06.11 " tarihinde saat 16:27 itibariyle gdsnsnsnsnsns tarafından düzenlenmiştir...

  8. #8
    gdsnsnsnsnsns adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-06-2011
    Mesajlar
    1,843
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    ''Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.''

    ayette sadece ''müşrikler'' kelimesi geçmekdetir.

    müşrik hakkında:

    ''Arapça kökenli bir kelime olan "şirk", sözlükte ortak kabul etmek, ortak koşmak anlamına gelir. İslam dini kavramıdır.

    Şirk, İslam dininde Allah'a eş ve ortak koşmak, isnad etmek, O'nun şeriki olduğunu söylemektir. Şirk için "tevhid"in zıttı, zıt kavramı diyebiliriz. Dinin itikadi esaslarından herhangi birini inkâr etmek "küfür" olduğu için, itikadın ilk esası olan "Allah'ın birliği, tevhid" esasına karşı gelmek ve inkâr etmek olan şirk, küfürlerin en büyüğüdür. Görüldüğü gibi küfür daha genel bir kavramdır; her şirk küfürdür, ama her küfür şirk değildir. Örneğin İslam'a göre, Allah'a ortak koşmak, şirktir ve küfürdür; fakat, ahiret gününe veya meleklere inanmamak sadece küfürdür, şirk değildir ve şirk olarak adlandırılamaz. Müşrik, şirk koşan demektir, ve her müşrik kafirdir, ama her kafir müşrik olmak zorunda değildir.

    İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim'e göre Allah'a şirk koşmak güahların en büyüğüdür, en büyük zulüm ve adaletsizliktir. Şirkin islam alimlerine göre beş çeşidi vardır:

    Şirk-i istiklâl: Düalist, ikici, Tanrı anlayışıdır, "iki müstakil ilah"a inananların şirkidir. Mecûsilik - Zerdüştçülük ve Manihaizm örnek olarak verilebilir.
    Şirk-i teb'iz: Allah'ın bir olduğunu söylemek ve kabul etmekle beraber, O'nun ilahlardan mürekkeb olduğuna inanmaktır. Hıristiyanların, "Birde üç" - teslis inancı bu çeşit şirkin örneğidir.
    Şirk-i takrîb: Allah'ın bir olduğunu kabul etmekle beraber, Allah'a yakınlık sağlamak için aracılar kabul etmektir. İlk dönemlerdeki cahiliyye araplarının şirki bu çeşittir, zira onlar bir olan Yaratıcıyı, Allah'ı kabul etmekle beraber, Allah'a yakınlık sağlayacağına inandıkları putlara tapıyorlar - insanın tek başına, aracısız, Allah'a yaklaşamayacağını, tapamayacağını iddia ediyorlardı.
    Şirk-i taklîd: Ataların dinine taklîdi biçimde inanmak, onların yanlış inancını taklîd ederek şirk koşmaktır. Son dönem cahiliyye araplarının şirki bu çeşittir.
    Şirk-i esbâb: Yaratıcıyı inkâr eden şirk çeşididir. Bu çeşit şirkte, her şeyin Yaratıcının yaratmasıyla oluşmadığı, maddenin kendi kendisinin sebebi ve yaratıcısı olduğuna inanılır. Natüralist ve materyalist inanışlar bu türden bir şirke girerler.

    Müşrik terimi ise Şirk işleyen, şirk yapan manasındadır. Şirk bir tür küfür olarak tanımlandığı için her müşrik aynı zamanda kâfir (küfür işleyen) olarak da tanımlanır.''
    ------------------------------------------------------------------------------------------------
    ------------------------------------------------------------------------------------------------
    ''Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.''

    fakat mesela hapistekiler tövbe etmedi.esirler hakkındaki inen ayetlerdeki hükümler onlar için geçerli değilmi.
    yukarda ki ayette müslümanların kesin zaferinden,bu kesin zaferin ardından hapsedilenlerden bahsediyor.
    hapsedilen esirler hakkında ki ayeti tekrar gözden geçirelim:

    ''Savaşta inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurun. Nihayet onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayıp esir alın. Sonra harp ağırlıklarını atıp, savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak, ya da fidye ile salıverin.''

    yani tevbe edmeselerde,namaz kılmasalarda eninde sonunda salıverilecekler.tövbe edenler,namazlarını kılanların ise şartsız salıverilirler.
    yani iki durumdada salıverme var.ancak tövbe eden,namaz kılanların bir saniye dahi fazla içerde beklemesine ,tutsak olmasına gerek yok,salıverilirler.
    bu durumda dinde zorlama yok,sadece tevbe edip namaz kılanların hapsedilmelerinin gereksizliğine vurgu yapılıyor.
    adam nasıl olsa salıverileceği için üzerinde baskı hissetmez,tövbe edip namaz kılmayı seçerse kendii iradesiyle bunu kabul etmiş olur.

    doğrumu anlıyorum.

    yinede bu ayetteki savaşmak için oluşan şartları anlamamız gerekli:

    ''Ey inananlar, önce kâfirlerden yakınınızda bulunanlarla savaşın, onlar, sizde bir şiddet ve azim bulsunlar ve bilin ki Allah, hiç şüphe yok, çekinenlerle berâberdir.''
    9 / TEVBE - 123 ''''

    bu durumda savaş için gerekli şartların oluşması her ne kadar bu ayette belirtilmemişsede kuranın ayetlerini bütün olarak algılayıp,bir ayeti,bir başka ayetle tefsir etmeli,açıklamalıyız.''yakınınızda bulunanlarla savaşın'' takıldığımı yer burası.
    Bu mesaj en son " 03.06.11 " tarihinde saat 17:37 itibariyle gdsnsnsnsnsns tarafından düzenlenmiştir...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. AKP savaş kışkırtıyor
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde BilimselSosyalist tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 10.08.11, 16:17
  2. İç savaş hazırlığı
    2005 Konuları bölümünde yavuzselim tarafından açılmış
    Yanıt: 28
    Son Mesaj: 23.11.05, 18:03
  3. Savaş çığırtkanları gene işbaşında.ABD ile savaş senaryoları
    2005 Konuları bölümünde obi wan kenobi tarafından açılmış
    Yanıt: 21
    Son Mesaj: 26.02.05, 16:30

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •