Uyanıklığın ve uykunun, gerçeğin ve rüyanın, bilincin ve bilinçsizliğin, cennet ve cehennemin, ikiliğin/dualitenin ötesine geçme bilimi...
İçsel Arayışın Bilimi
Aşka düşenin/arayanın sorusu:
-Senin Gerçekliğin nedir?
-Bu harikalarla dolu evren nedir?
-Tohumu ne oluşturur?
-Evrensel çarkın merkezinde kim vardır?
-Biçimleri istila eden biçim ötesi bu yaşam nedir?
-Zamanın ve mekanın, isimlerin ve tanımların ötesinde olana nasıl tamamen girebiliriz?
Kuşkularımı/şüphelerimi gider!
Her daim bilenin/varolanın cevabı/yöntemi/tekniği:
1-Ey ışık saçan, bu deneyim iki nefes arasında aydınlanabilir.Nefes içeri girdikten sonra, dışarı çıkmadan hemen önce; iyilik.
2-Nefes aşağıdan yukarıya döndüğünde ve sonra yukarıdan aşağıya kıvrıldığında; bu iki dönüşte, fark et!
3-Ne zaman içeri, alınan nefes ile dışarı verilen nefes karışsa, o anda enerjisiz, enerji dolu merkeze dokun.
4-Nefes tamamen çıktığında(yukarı) ve kendiliğinden durduğunda(aşağı) ya da hepsi içeri çekildiğinde ve durduğunda...Böylesine evrensel bir duraklamada, insanın küçük benliği kaybolur.Bu yalnızca, saf olmayanlar için güçtür.
5-Dikkatini karşarının arasına ver, bırak zihnin düşüncenden önce gelsin. Bırak bedenin nefes özü ile dolsun ve başının üzerinde ışık gibi fışkırsın.
6-Dünyevi eylem içindeyken, dikkatin iki nefes arasında olsun; bunu uygulayarak, birkaç gün içinde yeniden doğarsın.
7-Elle dokunulmaz nefes alnın ortasındayken, bu uyku anında yüreğe ulaşırken, idaren düşlerin ve ölümün üzerinde olsun.
8-Büyük adanmışlık ile, iki nefesin birleşimine odaklan ve bileni bil.
9-Ölü gibi uzan.Gazapla dolmuşken, öyle kal. Ya da kirpiğini bile oynatmadan bak. Ya da bir şeyi em ve emiş ol.
10-Okşarken, tatlı prenses, okşayışa ebedi yaşam gibi gir.
11-Bir karıncanın yürüyüşünü hissederken duyuların kapılarını kapa. O zaman!
12- Bir yatak ya da koltuktayken, zihnin ötesinde, ağırlıksız ol.
13 a- Bir tavusun kuyruğundaki beş renkli halkanın sınırlanamaz uzamdaki beş duyun olduğunu hayal et. Şimdi bırak güzelliklerini içeride erisin.
13 b-...Benzer şekilde, uzamda ya da bir duvarda herhangi bir noktada...Ta ki nokta eriyene kadar. O zaman bir başka nokta dileğin gerçekleşir.
14- Tüm dikkatini, lotus ipliği kadar narin, belkemğindeki merkezdeki sinire ver. Bu şekilde dönüş.
15- Ellerinle başındaki yedi açıklığı kapattığın zaman, gözlerinin arasındaki boşluk bütün her şeyi dahil eder.
16- Kutsanmış olan! Duyular yüreğe soğurulurken, lotusun merkezine ulaş.
17- Zihnine aldırmadan ortada kal! Ta ki...
18- Bir nesneye sevgi ile bak. Başka bir nesneye gitme. Bir başkasına gitme. Burada, bu nesnenin ortasında: Kutsanmışlık.
19- Ellerinin ve ayaklarının desteği olmadan kalçanın üzerinde otur. Aniden, merkezdesin.
20- Hareket halindeki bir araçta, ritmik sallanma aracılığıyla, deneyim. Ya da kıpırtısız bir aracın içinde, kendine gittikçe yavaşlayani görünmez halkalar halinde sallanma izni vermek.
21- Nektar dolu bedenini bir iğneyle del, nazikçe deldiğin yere gir ve içsel saflığa eriş.
22- Dikkatin, geçmiş bir olayı görüyor olduğun bir yerde olsun ve biçimin bile, şimdiki niteliklerini kaybettiğinden dönüşsün.
23- Önündeki bir nesneyi hisset. Bunun dışındaki diğer bütün nesnelerin yokluğunu hisset. Sonra nesneyi hissetmeyi ve yokluk hissetmeyi bir kenara bırakarak, fark et.
24- Birine ya da bir şeye karşı ruh hali geliştiğinde, onu söz konusu kişi/şey üzerine atma, merkeze odaklı kal.
25- Tam bir şey yapmak dürtüsü hissettiğinde, dur.
26- Bir arzu duyduğunda, onu izle. Son ra, aniden ondan vazgeç.
27- Bitkin düşene kadar olan ve sonra yere düşerek, bu düşüşte bütün ol.
28- Diyelim ki yavaş yavaş güçten ve bilgiden yoksun kalıyorsun. Yoksunluk anında, sınırı aş.
29- Adanmışlık özgürleştirir!
30- Gözlerin kapalıyken, içsel benliğini detaylı olarak gör. Böylece gerçek doğanı gör.
31- Kenarlarını ya da malzemesini görmeden bir çanağa bak. Birkaç dakika içinde farkına var!
32- Güzel bir insan ya da sıradan bir nesneyi, ilk defa görüyormuş gibi gör.
33- Yalnızca bulutların ötesindeki mavi gökyüzüne bakarak, dinginlik.
34- Nihai gizemli öğreti verilirken dinle. Gözler kıpırtısız göz kırpmadan, bir anda tamamen özgür ol.
35- Derin bir kuyunun kenarında, gözlerini onun derinliklerine dik, ta ki... Muhteşemlik!
36- Bir nesneye bak, sonra bakışlarını ağır ağır ondan çek, sonra düşüncelerini ağır ağır ondan çek. O zaman!
37- Sevgili, bu bal dolu farkındalık odaklarındaki Türkçe harflerini hayal et; önce harfler olarak hayal et, sonra incelikli sesler olarak, sonra son derece ince bir duygu olarak. Sonra, onları bir kenara bırakarak, özgür ol!
38- Sesin merkezinde yıkan, sanki bir çağlayanın daimi sesindeymiş gibi. Ya da parmaklarınla kulaklarını tıkayarak seslerin sesini işit.
39- Bir sesi, (aum gibi allah gibi ya da sevdiğin başka bir sesi) ağır ağır çıkar. Ses sesliliğe girerken, sen de gir.
40- Başlangıçta ve herhangi bir harfin sesinin yavaş yavaş arıtılmasında, uyan!
41- Telli çalgıları dinlerken, birleşik merkezi sesini işit; böylece mutlak varlık. Ve sen de öyle ol.
42- Bir sesi sesli olarak çıkart, sonra sesi gittikçe hafiflet, duygu bu sessiz ahengin içinde derinlerde daldıkça daha da hafiflet.
43- Ağız aralıkken, zihni dilin ortasında tut. Ya da nefes sessizce içeri girerken "Hhh" sesini hisset.
44- "A" ya da "M" kullanmadan "aum" sesine odaklan.
45- "Ah" ile biten bir sözcüğü sessizce söyle. Sonra, "Hh" çabasızca, kendiliğindenlik.
46- Kulaklarını bastırarak, rektumu büzerek tıka ve sese gir.
47- İsminin sesine gir ve bu sesle, tüm seslere...
48- Cinsel birleşmenin başında, başlangıçtaki ateşe dikkat et ve böylece devam ederek, sonraki közlerden kaç.
49- Duyuların yaprak gibi titrediği bir kucaklaşma,birleşme halinde, bu titremeye gir.
50- Kucaklaşma/Birleşme olmadan, birleşmeyi hatırlarken bile, dönüşüm!
51- Uzun zamandır görmediğin bir dostu coşku içinde görürken, bu coşkuya nüfuz et.
52- Yerken ya da içerken, yiyeceğin ya da içeceğin tadı ol ve bu tatla dol.
53- Ey, lotus gözlü, tatlı dokunuşlu! Şarkı söylerken, görürken, var olduğunun farkına var ve daima yaşayanı keşfet.
54- Nerede tatmin bulunursa, hangi eylemde olursa olsun, bunu gerçekleştir.
55- Uyku noktasında, uyku daha gelmemişken ve dışsal uyanıklık kaybolduğunda, bu noktada benlik açığa çıkar.
56- Yanılsamalar aldatır, renkler kuşatır, bölünebilirler bile bölünemezdir.
57- Aşırı arzu hallerinde altüst olma!
58- Bu sözde evren bir Jonglörgösterisi, bir film gösterisi gibi görünür. Mutlu olmak için ona öyle bak.
59- Ah sevgili, dikkatini ne zevcke, ne acıya ver; dikkatin ikisinin arasında olsun.
60- Nesneler ve arzular diğerlerinin içinde olduğu gibi benim içimde de var. Bu yüzden kabullenerek, bırak dönüşsünler.
61- Nasıl dalgalar suyla, alevler ateşle gelirse, evren de bizimle birlikte dalgalanır.
62- Zihnin içsel ya da dışsal olarak nerede geziniyorsa, işte bu noktada, bu.
63- Özel bir duyu aracılığı ile canlı bir şekilde farkındayken, farkındalıkla kal!
64- Hapşırmanın başlangıcında, korku esnasında, endişede, bir uçurumun üzerinde, savaşta uçarken, aşırı merak durumunda, açlığın başlangıcında, açlığın sonunda, kesintisiz farkıında ol.
65- Başka öğretilerin saflığı bizim için kirliliktir. Gerçekte, saf ya da kirli olan hiçbir şeyi tanıma.
66- Saygıda ve saygısızlıkta, dosta ve yabancıya farklı şekilde aynı ol.
67- Burası bir değişim, değişim, değişim dünyası. Değişim aracılığıyla değişimi tüket.
68- Bir tavuğun civcivlerine annelik ettiği gibi, anneye özel bilişler, yapışlar, gerçeklikte.
69- Gerçekte tutsaklık ve özgürlük göreceli olduğundan, bu sözcükler ancak evren karşısında dehşete düşenler içindir. Bu evren zihinlerin yansımasıdır. Suda tek bir güneşten yansıyan pek çok güneş gördüğün gibi, aynı şekilde tutsaklık ve özgürleşmeyi gör.
70- Özünü, merkezden merkeze bel kemiği boyunca yükselen ışınlar olarak düşün. "Yaşamak" da içinde böyle yükselir.
71- Ya da aradaki boşluklarda, bunu şimşek gibi hisset.
72- Evreni, her daim yaşayan yarı şeffaf bir varlık olarak hisset.
73- Yazın tüm gökyüzünü sonsuzca berrak gördüğünde; aynı berraklığa gir.
74- Gören/Hisseden! tüm uzayı, sanki kendi kafana dolmuş gibi, o parlaklığa dalmış gibi gör.
75- Uykuda, uyanıklıkta, düş görürken kendini ışık olarak bil.
76- Kara bir gecede yağmurda, o karanlığa biçimlerin biçimi olarak gir.
77- Aysız yağmurlu bir gece yokken, gözlerini kapat ve karanlığı önünde bul. Gözlerini açarak karanlığı gör. Böylece hatalar sonsuza dek kaybolur.
78- Dikkatin her nereye konarsa, tam da bu noktada, deneyim.
79- Bedeninde, ayak parmaklarından yukarı yükselen ateşe odaklan, ta ki beden yanıp küle dönene kadar; ama sen değil.
80- Hayali dünyanın yanıp küle dönmesi üzerine hayal et/gör/hisset/yaşa ve insanüstü varlık ol.
81- Öznel olarak harflerin sözcüklere, sözcüklerin cümlelere aktığı gibi, nesnel olarak halkların dünyalara, dünyaların ilkelere aktığı gibi, sonunda benliğe akanları bul.
82-Hisset: Düşüncem, benliğim, iç organlarım...Ben.
83- Arzudan önce, bilişten önce, nasıl ben varım diyebilirim? Düşün. Güzelliğin içinde çözül.
84- Beden bağlılığını bir kenara at, ben'in her yerde olduğunu fark et. Her yerde olan coşku doludur.
85- Hiçliği düşünerek, kısıtlı-benlik kısıtlamalarından kurtul.
86- Diyelim ki bir şey hakkında tefekküre dalmışsın, algının ötesinde, kavrayışın ötesinde, olmamanın ötesinde...Sen.
87- Ben varım. Bu benim. Bu budur. Ah, sevgili, böyle bir durum içinde bile sınırsızca bil.
88- Herşey biliş aracılığı ile algılanır. Benlik uzamda biliş aracılığı ile parlar. Bir varlığı bilen ve bilinen olarak algıla.
89- Sevgili, bu anda, bırak zihnin, biliş, nefes, biçim dahil olsun.
90- Gözlerine bir tüy gibi dokunursan, aralarındaki hafiflik yüreğe açılır ve orada evrene nüfuz eder.
91- Nazik tanrıça, biçiminin çok yukarılarını ve aşşağılarını saran semavi varlığa gir.
92- Zihin maddesini, ifade edilemez bir incelik içinde, yüreğinin altına, üstüne ve içine öylesine koy.
93- Mevcut biçiminin herhangi bir alanını sınırsızca geniş olarak düşün.
94- Maddenin, kemiklerinin, etinin, kanının kozmik öze karıştığını hisset.
95- Yaratıcılığın güzel niteliklerinin göğüslerine nüfuz ettiğini ve narin biçimler aldığını hisset.
96- Sonsuzca geniş, ağaçsız, tepesiz, evsiz bir yerde ikamet et. Orada zihin baskılarını sonu gelir.
97- Dolu uzayı kendi mutluluk bedenin olarak düşün.
98- Herhangi bir pozisyonda, yavaş yavaş koltuk altlarındaki bölgeyi sararak büyük huzura ulaş.
99- Kendini her yönde, uzağa ve yakına yayılırken hisset.
100- Nesnelerin ve öznelerin takdir edilmesi, aydınlanmış biri için de aydınlanmamış biri için olduğu gibidir. Aydınlanmış insanın tek bir büyüklüğü vardır: O öznel bir ruh halinde kalır, şeylerin içinde kaybolmaz.
101- Her şeyi bilene, her şeye gücü yetene, her yeri kaplayana inan.
102- Tüm evren tinselleşene kadar ruhu aynı anda hem içeride, hem çevrende imgele.
103- Arzunun, bilişin tam başlangıcında, tüm bilincin ile bil.
104- Ey Akıl/bilen! her özel algı kısıtlıdır, kadiri mutlakta kaybolur.
105- Gerçekte biçimler ayrılamazdır. Her yerde bulunan varlıkla senin biçimin ayrılmazdır. Her birinin bu bilinçten yapıldığını fark et.
106- Her kişinin bilincini kendi bilincin gibi hisset. Böylece, kendinle ilgilenmeyi bırak ve her benlik ol.
107 Bu bilinç her benlik olarak var ve başka hiçbir şey yok.
108- Bu bilinç her birinin rehber ruhu bu ol.
109- Edilgen biçimini duvarları deriden boş bir oda olarak hayal et...Boş.
110- Ey zarif kişi, oyna. Evren, zihninin, içinde sonsuzca oynayıp sıçradığı boş bir kabuktur.
111- Ey tatlı yürekli, biliş ve bilmeyiş, varoluş ve olmayış üzerine düşün/hayalet/hisset. Sonra ikisini de bir kenara bırak, ki sen olasın.
112- Destreksiz, ebedi, kıpırtısız, uzama gir.


LinkBack URL
About LinkBacks
