• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    20-09-2005
    Mesajlar
    101
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Bizler yoksa hala o büyük hataları yapmaya devam mı ediyoruz?

    Bugün sizlerle Kur’an da geçen, puta tapanlar sözünden Rabbim kimlerden bahsediyor ve puta tapanların inançlarının neler olabileceğini, yine Kur’an dan yola çıkarak anlamaya çalışalım ki, Rabbimin kızdığı bu inanç şeklinden, bizler de uzak kalabilelim inşallah.

    Önce şöyle bir düşünelim. Bu Kur’an peygamberimize indirildiğinde, Allahın varlığına inanmayanlar mı, Allah yerine putlara tapıyordu? Kur’an a baktığımızda tam tersine putlara tapan, onlardan yardım isteyenlerin büyük kısmının, ehli kitap toplumu olduğunu görüyoruz. Yani bunlar, Yahudi ve Hıristiyan olduğunu söyleyenler. Demek ki bunların hepsi edindikleri putlara Allah diye tapmıyorlar, tam aksine kendileri ile Allah arasında aracı olmalarını istedikleri, edindikleri beşeri putlaştırmış, tağutların ardı sıra giderek, onlardan yardım ister olmuşlar.

    Örneğin isimleri Kur’an da da geçen, veli edinerek ondan yardım istedikleri putlardan olan LAT, o devirde hacca gelen insanlara yiyecek, su gibi ihtiyaçlarını dağıtan, buraya gelen insanların ihtiyaçlarını gören, toplumda çok sevilen bir insan olduğu rivayet edilir.

    Yine o devirde putlaştırılan, Allah tan istenecek yardımı, bunların aracılığıyla, bu şahısların putlarından, heykellerinden dileyen MENAT ise, o devrin insanlarının refah ve iyiliği için uğraşan bir insan olduğu, bununda toplumca çok sevildiği rivayet edilir. UZZA ise, o devrin insanlarının sağlığı ile ilgilenen, onların sağlığına koşan bir insan olduğu anlatılır. Tabi tüm bu bilgilerin doğruluğu konusunda, kesin bir bilgide yoktur. Yalnız bilinen bir gerçek varsa, yaşadığı devirde çok sevilen, saygı duyulan, yardım sever bir insan olduklarıdır. Yaşadıkları dönemlerde üzerinde çok fazla durulmayan, ama öldükten sonra adeta putlaştırılan bir insan oldukları anlaşılıyor. Sanırım bu sözlerimi okuyunca, günümüzde aynı hataların, hala devam etiğini düşündünüz değil mi?

    Yine atalarının inancında direten, Rabbin gönderdiği ehli kitaptan iyice uzaklaşan, atalarının hurafe inançlarının ardı sıra gidip, Allahın gönderdiği elçisine sırt çeviren, onu dinlemek bile istemeyenlere bakın ne söylüyor.

    Sad 4–5 İçlerinden kendilerini uyarıp irşad edecek birinin gelmesine her nedense şaşırdılar ve o kâfirler: “Bu bir sihirbaz, bir yalancı! İşte tutmuş bunca ilahı bir tek ilah yapmış! Bu gerçekten şaşılacak, çok tuhaf bir şey! Dediler.

    Dikkat ederseniz bu ayetler ümmi topluma hitap ettiği gibi, ehli kitap toplumuna da hitap ediyor. Putlar edinenlerin içinde ehli kitap olanlarda var. Hâlbuki ellerinde hem İncil, hem de Tevrat var. Bu kitaplar olduğu halde, hiçbirisi kitaba değil, atalarından öğrendiklerinin peşi sıra gider olmuşlar. Hemen düşünelim, bizler günümüzde nasıl davranıyoruz? Elimizde ki Kur’an için, burada her şey var, gelin onun hükmüne göre mi yaşayalım diyoruz? Yoksa aynı hataları bizlerde yapıyor muyuz? Yorum sizlerin. Eğer yaptığımız hataların hala farkında değilsek, sonumuzun da ne olacağını tahmin etmek o kadar zor olmasa gerek. Bakın hesabın görüleceği o çetin gün geldiğinde, peygamberimiz ne söyleyecekmiş, Rabbim aklını zerre kadar kullananları, ne güzel ikaz ediyor.

    Furkan 30; Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran' ı devre dışı tuttular.

    Ne dersiniz Kur’anı devre dışı bırakanlar, acaba içimizde kimler olabilir? Bu sorunun cevabını bilmek sanırım o kadar zor olmasa gerek. Kur’an da her şey yoktur, O özet bilgiler içerir. Kur’anı herkes anlayamaz veli insan anlar diye iman edersek ve bunları topluma anlatırsak, sizce Kur’an devre dışı kalmaz mı? Peki, onun yerine neler devreye girer? Kur’an devre dışı kalmışsa, onun yerine şeytanın devreye gireceği çok açıktır, ahhh bir düşünebilsek.

    Şimdide bu konu ile ilgili, Rabbin bir ayetini sizlere hatırlatmak istiyorum. Bakalım Allah kendisi ile arasına aracı konarak, yardım istenmesine ne cevap veriyor.

    Zümer 3: Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler) 'Biz, bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.' Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kâfir olan kimseyi hidayete erdirmez.

    Demek ki Bizler Allaha yaklaşmak onun rızasını almak, ondan yardım istemek için, asla bir beşeri veli edinip aracı koyamayacağımızı, bunu yapanların ise puta tapmak, tağut un peşinden koşmak olduğunu söylüyor. İşin daha kötüsü aracı koyanlara KÂFİR diyor Rabbim. Şimdide sizlere şöyle bir bilgi nakletmek istiyorum, LAT isimli edindikleri put hakkında. Bunu da günümüz inançlarımızla karşılaştıralım.

    ( Lat, Taifliler in baş putu idi. Anlatıldığına göre Lât, vaktiyle iyi ve yardımsever bir adamın adı idi. Bu adam Mekke'ye gelen ziyaretçilere un dağıtırdı. Ölünce halk, bir süre mezarını ziyaret yeri edindi. Arkasından heykelini diktiler. Daha sonra da heykelini n üzerine “Beytür Rabbe” adını verdikler i bir anıt yapı kurdular. Hicri dokuz yılında Mekke'nin ardından Taif de fethedilince Peygamber imiz (salât ve selâm üzerine olsun) sahabeler den Muğıre b. Şube'yi göndererek bu putu yıktırdı. (Bkz. İbn Kesir, El-Sireti'n-nebeviyye, c. 4, s. 61.)

    Yukarıdaki bilgileri okuyunca günümüzde yaptığımız yanlışlara ne kadar benzediğini hatırladım. Acaba bu yanlışların birçoğunu bizler günümüzde yapmıyor muyuz? Allah sakın din ve iman adına velilerin peşine düşmeyin, onlardan medet ummayın, aramıza aracı koymayın, şefaat dilemeyin dediği halde, bizler bunun tam tersini yaparak, bugün günümüzde bu şahısların mezarlarına gidip, sabahlara kadar mezarının yanında yatarak, ondan yardım istemiyor muyuz? Ölmüş bazı kişiler için bunlar Allah dostuydu, bizlere şefaat edecek diyerek, onlardan medet ummuyor muyuz?

    Belki bugün, daha önce yapılanlar gibi onların heykellerini yapmıyoruz, ama bizler Rabbin uyarısına kulak tıkayarak, veli edindiğimiz kişilerden, tıpkı peygamberimizin devrinde putlara yaptıkları gibi, Allahtan yardım isteyeceğimiz yerde, bugün bizler bu kişileri Allah ile aracı yaparak bunlardan yardım istemiyor muyuz?

    Veliler şefaatçidir dersek, şefaati Rabbimden dilemek yerine, edindiğimiz velilerden dilersek, puta tapanlardan farkımız kalır mı dersiniz? Allah şefaati yalnız benden dileyin, hiçbir şefaatin kabul edilmediği o günden sakının sözlerine kulaklarını tıkayanlar, acaba o devrin puta tapanlarından çok mu farklı? Sanırım tek fark, bu gün bizler onların heykellerini yapmadığımız olsa gerek.

    Kur’ana danışmaya devam edelim. İbrahim peygamber putlara tapan babasına bakın ne diyor.

    Enbiya 52–53: Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir? "Biz atalarımızı bunlara tapıyor bulduk" dediler.

    Demek ki atalarımız böyle ibadet ediyor, demek kadar büyük bir yanlış olamaz. Bugünde aynı yanlışın içinde çırpınıp duruyoruz, ama Kur’anı rehber alıp, düşünen mi var? Allah Kur’an da peygamberimizden bahsederken, O kendi hevasın dan konuşmaz, onun sözleri Rabbin ilettikleridir, yani Kur’an dır diye bizleri uyarır. İşte Kur’an da geçen heva, nefsin arzu ve hevesleri, istek ve tutkuları anlamına gelir. Hevanın ilah edinilmesi de, insanın kendi nefsinin isteklerini, Allah'ın emir ve isteklerinden önde tutması ile olur. İşte önemli olan bunun farkında olabilmektir.

    Bizler farkında olmadan nefislerimizin esiri olup, beşeri putlaştırdığımız da, sapkınlığın içinden asla kurtulamayız. Eğer bizler nefsimizin etkisinde kalırda, veliler edinerek Rahmandan istememiz gereken yardımı şefaati, edindiğimiz velilerden istemeye devam edersek, ne olur biliyor musunuz? Bunu da herkes kendisi düşünsün. Çünkü herkes kendi imtihanından sorumlu tutulacaktır.

    Dostlarım, hepimiz bir imtihandayız, artık bunun farkına varalım. Bizi Allah ile aldatmak isteyenler, imtihanımızda başarısız olmamız için, çaba gösterenler var. Gelin geçmişte edindikleri velileri putlaştırıp, tağut un peşinden gidenler gibi olmayalım. Gelin peygamberimize indirilen ve Allah elçisinin bizlere tebliğ ettiği emaneti, Rahmanın koruması altında olan, Kur’anın ipine sarılalım. Onu anlayarak bolca okuyup, Allahın söylediği gibi, üzerinde düşünelim ki, bu hayatımızdaki imtihanda karşılaşacağımız sorunları, doğru çözümleyebilelim. Emaneti teslim ettikten sonra, son pişmanlığın hiçbir faydası olmayacaktır, bunu da unutmayalım. Bakın Rabbim bizleri nereye yönlendiriyor, aklı olan bu ayetlerin üzerinde çok ama çok iyi düşünür.

    Kehf 27: Rabbinin Kitabı'ndan sana vah yedileni oku. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O'ndan başka bir sığınak da bulamazsın.

    Enbiya 10: Andolsun ki, size öyle bir kitap indirdik ki. Bütün şanınız ondadır, hala akıllanmayacak mısınız?

    Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kuran'da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.

    Nahl 89:… Sana bu Kitap'ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.

    Ankebut 51. Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.

    Puta tapan, beşeri putlaştırıp ilahlaştıranlar ne yazık ki günümüzde belki şekil değiştirmiş haliyle, aramızda güç sahibi olmuşlar, bizleri sindirmeye çalışıyorlar. Yukarıdaki Rabbin sözlerini sizlere hatırlattım. Amacım sizleri Kur’ana davet etmek ve üzerinde düşünmenizi sağlamaktır. Allah yukarıdaki ayetlerde söylediği gibi, Rabbimden vah yedilen kitabı okumamızı ve ondan başka sığınılacak bir kitabında olmadığını söylüyorsa, bütün şanımızın Kur’an da olduğu ikazını yapıyorsa, bu kitapta her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle gözler önüne koyduğunu belirtiyor da, her şeyin ayrıntılı açıklandığı bilgisini verip, karşımızda okunan kitabın bizlere yeteceğini apaçık bildiriyorsa Rabbim, lütfen bu sözlerin tersini söyleyenlere inanmayalım. Eğer inanmaya hala devam edersek, hiç unutmayalım, Allah pisliği üzerimizden eksik etmeyecek, namerde de bizleri muhtaç edecektir. Allah bizleri bu durumdan korusun inşallah.

    Dilerim Rabbim cümlemizi, Kur’anın nuru ile nurlandırır, yine dilerim Rabbim tagutun ardı sıra gidenlerden değil, Kur’anın yolunu izleyenler arasına alır bizleri.

    Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK

  2. #2
    Genel izleyici. hakki_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-03-2009
    Mesajlar
    3,714
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    [B][FONT="Comic Sans MS"][SIZE="3"]Bugün sizlerle Kur’an da geçen, puta tapanlar sözünden Rabbim kimlerden bahsediyor ve puta tapanların inançlarının neler olabileceğini, yine Kur’an dan yola çıkarak anlamaya çalışalım ki, Rabbimin kızdığı bu inanç şeklinden, bizler de uzak kalabilelim inşallah.
    Tovbe etsen iyi olur.Allah insanmiki kizsin.Duzeltmeni tavsiye ederim.Bu yanlisini.



    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Örneğin isimleri Kur’an da da geçen, veli edinerek ondan yardım istedikleri putlardan olan LAT, o devirde hacca gelen insanlara yiyecek, su gibi ihtiyaçlarını dağıtan, buraya gelen insanların ihtiyaçlarını gören, toplumda çok sevilen bir insan olduğu rivayet edilir.
    Put veli edinilmez canli yasiyan varlik icindir bu terim.Ayrica Lat diye adlandirdigin Mekkeye sumerden gelen bir tiplemedir.Ay tanrisi diye tabir edilen putlastirilmis kisinin kizlarindan birinin ismidir.

    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yine o devirde putlaştırılan, Allah tan istenecek yardımı, bunların aracılığıyla, bu şahısların putlarından, heykellerinden dileyen MENAT ise, o devrin insanlarının refah ve iyiliği için uğraşan bir insan olduğu, bununda toplumca çok sevildiği rivayet edilir. UZZA ise, o devrin insanlarının sağlığı ile ilgilenen, onların sağlığına koşan bir insan olduğu anlatılır. Tabi tüm bu bilgilerin doğruluğu konusunda, kesin bir bilgide yoktur. Yalnız bilinen bir gerçek varsa, yaşadığı devirde çok sevilen, saygı duyulan, yardım sever bir insan olduklarıdır. Yaşadıkları dönemlerde üzerinde çok fazla durulmayan, ama öldükten sonra adeta putlaştırılan bir insan oldukları anlaşılıyor. Sanırım bu sözlerimi okuyunca, günümüzde aynı hataların, hala devam etiğini düşündünüz değil mi?
    Arkadas sen karistirmisin bir cok seyi.Bu saydigin putlatirilmis insan Sumer bas tanrisi diye kabul edilen putun uc kizdir.LAT,UZZA,MENAT .Bak ayet var Allah kizmi evlatmi edindi diye.Bunlar mekkeye sumerden girdi.Yanlis biliyorsun.
    Eklenmiş Resimler Eklenmiş Resimler

  3. #3
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Çok güzel bir açıklama olmuş çok teşekkür ederim paylaşım için.

    Ben islam dini mensubuyum deyipte birde yanına isim ekleyenler birde kendilerine kibirlilik taslayan kendilerini küçük görenlere tabi oluyorlar. Mürşidim diyorlar imanı bana nakkille verdi diyorlar. Madem iman nakille veriliyor, ALLAH'dan daha güzel nakil eden mi? olur. İman akılla olur dersen zaten onuda ALLAH veriyor. Akıl verdiği kadar da sorumlu tututuyor.

    İşte bu gibiler bunları sapıtıyor. Halbuki kuranda şeytanın en büyük özelliği olan kibirlik bunlarda fazlasıyla var.

    Ama göremiyorlar.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Telekom satıldı,bizler için iyimi yoksa!!
    2005 Konuları bölümünde hssahin tarafından açılmış
    Yanıt: 31
    Son Mesaj: 06.07.05, 05:08

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •