EL CEVAP;

İFİRALAR!!!

son günlerde, günümüzde bazı okur-yazar bildiğimiz ateist ve münafık yazarlar internet ortamı dediğimiz sitelerde kendi sayfalarını açarak forumlarını açarak direkt islamı kötülemektedirler. Ve biz müslümanları Din-i Celil-i İslamdan Soğutmak İstemektedirler.

Oysa Rasulullah ( Sallallahu Aleyhi Ve Sellem ) buyurduğu üzere;

"İslam, Üstündür. Hiçbir Şey Ona Üstün Olamaz " 1.

" İslam üstündür, alt edilemez." 2.

ALLAH-U ZÜLCELAL HAZRETLERİ Kuran-ı Mucizil Beyan 'da Yüce Din-i Celil-i İslam'ın üstünlüğü hakkında şöyle buyurmuştur bizlere;

8 - Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoş görmese de Allah nurunu tamamlayacaktır.

9 - O, Resulünü hidayet ve hak dinle gönderdi ki, müşrikler istemese de onu, bütün dinlerin üstüne çıkarsın. 3.

malesef hiçbir ilmi bilgisi oladan, hiçbir kitabı açmış okumamış olan kimselerde bu zana şeytanın vesveseleriyle katılıp gitmişlerdir.

İşte biz mü'minlerde bu iftiralara cevap vermekte olacağız daima ve ilk konumuz


İFTİRALARA CEVAPLAR KURANDA NAMAZ 3 VAKİTTİR DİYENLERE!!!

EL CEVAP;

ALLAH-U ZÜLCELAL HAZRETLERİ Kuran-ı Mucizil Beyan'ı insanlara yol göstermek hidayet yolu, hak yolunu ve batıl olan yolu ayırt etsinler diye tüm insanlığa göndermiştir.

işte ALLAH-U ZÜLCELAL HAZRETLERİ emir ve yasaklarını öğrensinler doğru yola ulaşsınlar diye içlerindne elçiler seçer


75 - Allah hem meleklerden, hem de insanlardan elçiler seçer. Şüphesiz Allah her şeyi işitir, her şeyi görür. 4.

kim rasule itaat ederse ALLAH-U ZÜLCELAL HAZRETLERİ'ne itaat etmiş sayılır.

80 - Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onlara bekçi olarak göndermedik. 5.

Efendimiz ( S.A.V ) de bu konu hakkında şöyle buyurmuştur;

"Kim bana itâat ederse şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur. Her kim imam (devlet başkanı)a itaat ederse şüphesiz bana itaat etmiş olur. Eler kim imama isyan ederse şüphesiz bana isyan etmiş olur" 6.

ALLAH-U ZÜLCELAL HAZRETLERİ KURAN DA " PEYGAMBER NE EMREDİYORSA " YAPIN DİYOR...

Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa da ondan kaçının. 7.

KURAN HER ŞEYE AÇIK DEĞİLDİR ZİRA RASULULLAH KURAN-I MUCİZİL BEYAN'A AÇIKLIK GETİRMİŞTİR;

İmam-ı Beyheki Delail kitabında şöyle rivayet eder:
Eshab-ı kiramdan İmran bin Husayn (Radıyallahü anh), şefaatle ilgili bazı hadisler nakleder. Oradakilerden biri der ki:
— Siz hadisler bildiriyorsunuz, fakat biz bunlarla ilgili Kur’anda bir şey bulamıyoruz.

İmran bin Husayn hazretleri buyurur ki:
— Sen Kur’anı okudun mu?
— Evet.

— Kur’anda sabah namazının farzının iki, akşamınkinin üç, öğle, ikindi ve yatsının farzının ise dört rekât olduğuna rastladın mı?
— Hayır.

— Peki, bunları kimden öğrendiniz? Bizden [Eshab-ı kiramdan] öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Peki Kur’anda kırk koyunda bir koyun, şu kadar devede şu kadar, şu kadar paraya şu kadar dirhem zekât düştüğüne rastladın mı?
— Hayır.

— Öyleyse bunları kimden öğrendiniz? Bizden öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Hac suresinde (Eski evi [Kabe’yi] tavaf etsinler) âyetini okumadınız mı? Peki orada Kabe’yi yedi deva tavaf edin diye bir ifadeye rastladınız mı?
— Hayır.

— Allahü teâlânın Kur’anda şöyle buyurduğunu duymadınız mı?
(Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa da ondan kaçının.) [Haşr 7]

Hazret-i İmran daha sonra buyurur ki:
Sizin bilmediğiniz bizim Resulullahtan öğrendiğimiz daha çok şey vardır. 8.

Zira ALLAH-U ZÜLCELAL " KURAN-I MUCİZİL BEYAN'I AÇIKLASIN DİYE KURANI DA İNDİRDİĞİNİ " BEYAN ETMİŞTİR;

44.....Ey Peygamberim! Sana da Kur'ân'ı indirdik ki, insanlara vahyedileni açıklayasın. Belki onlar da düşünürler. 9.


İSLAM ALİMLERİ RUM SURE-İ CELİLESİNDE 17 VE 18. AYET-İ CELİLE DE NAMAZIN 5 VAKİT OLDUĞUNA KANAAT GETİRMİŞLERDİR;

17 - O halde akşama girdiğiniz zaman da, sabaha girdiğiniz zaman da tesbih Allah'ındır. (daima O, tesbih edilir).

18 - Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur. 10.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI, ELMALILI HAMDİ YAZIR TEFSİR;

Onun için burada beş vakit namaz saatleri özetlenmiştir ki, zamanın âhirete doğru akışını gösteren en önemli değişme anlamlarını takib eden bereketli saatlerdi. Önce makam, korkutma ve uyarma makamı olması itibariyla geceye doğru o zaman ki akşamlarsınız. Bu iki vakti içine alır. Birisi, güneşin batışını takib eden mağrib (yani birinci ışâ denilen) akşam namazı vakti ki, şafak denilen kızıllık veya beyazlık kaybolana kadar. İkincisi, şafakın kaybolmasını takib eden son ışâ, yani yatsı namazı vakti fecre (imsak vaktine) kadar. Üçüncüsü ve o zaman ki sabahlarsınız. Fecr-i sadıktan, yani tan yerinin ağarmasından güneş doğana kadar. O ne güzel zaman ve ne güzel nimet!

AŞİY: Akşam üstü demek olduğuna göre ikindi vaktini asr-ı sâni olması gerekir. Hem de o zaman ki, öğlen edersiniz. Bu ikisi ile tam beş vakit olmuş olur. Burada öğlenin sonraya bırakılması, fâsılaya (âyet sonlarındaki uyuma) riayet için denilmiş ise de inzar (uyarma) nüktesiyle akşamın önce zikredilmesindeki tekabüle (karşılık olmaya) riayet için ikindinin "aşiy" terimiyle öne alınmış olması makama daha uygundur. 11.


MEVDUDİ TEFSİR;

Bu ayet açıkça "Fecr" (sabah) , "Mağrib" (akşam) , "Asr" (ikindi) ve "Zuhr" (öğle) namazlarının vakitlerine işaret etmektedir. Bunların yanısıra Kur'an'da namaz vakitlerine işaret eden ayetler şöyledir: "Güneşin zevalinden, gecenin karanlığına dek namaz kıl ve sabahleyin de Kur'an okumaya özen göster." (İsra: 78)
"Gündüzün iki tarafında ve gecenin bir kısmında namaz kıl." (Hud: 114)
"Güneşin doğmasından ve batmasından evvel Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısım vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da O'nu tesbih et." (Ta Ha, 130)
Bu ayetlerden ilki, namaz vakitlerinin güneşin zevalinden gecenin karanlığına ('İşa') kadar olduğunu söyler ki, bundan sonra sabah (Fecr) namazının vakti girer. İkinci ayette "gündüzün iki tarafı", sabah (Fecr) ve akşam (Mağrib) namazlarının vaktini "gecenin bir kısmı" da yatsı ('İşa') namazının vaktini ifade eder. Üçüncü ayette "güneşin doğmasından önce" sabah (Fecr) namazını, "batmasından önce" de ikindi (Asr) namazının vaktini, "gecenin bir kısım vakitlerinde" ifadesi hem akşam (Mağrib) , hem de yatsı ('İşa') namazlarının vakitlerini ima eder. Gündüzün uçları ise şunlardır: Sabah güneşin zevali ve akşam. O halde Kur'an değişik yerlerde beş vakit namazın kılınacağı zamanlara işaret etmiştir. 12.

PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN NAMAZ 5 VAKİTTİR HADİS-İ ŞERİF-İ'LER'İ;


Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şöyle söylediğini işittim:

"Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mı, ne dersiniz?"

"Bu hal, dediler, onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!" Aleyhissalâtu vesselâm:

"İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları siler" buyurdu." 13.

İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Cibril (aleyhisselâm) bana, Beytullah'ın yanında, iki kere imamlık yaptı. Bunlardan birincide öğleyi, gölge ayakkabı bağı kadarken kıldı. Sonra, ikindiyi her şey gölgesi kadarken kıldı. Sonra akşamı güneş battığı ve oruçlunun orucunu açtığı zaman kıldı. Sonra yatsıyı, ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolunca kıldı. Sonra sabahı şafak sökünce ve oruçluya yemek haram olunca kıldı. İkinci sefer öğleyi, dünkü ikindinin vaktinde herşeyin gölgesi kendisi kadar olunca kıldı. Sonra ikindiyi, herşeyin gölgesi kendisinin iki misli olunca kıldı. Sonra akşamı, önceki vaktinde kıldı. Sonra yatsıyı, gecenin üçte biri gidince kıldı. Sonra sabahı, yeryüzü ağarınca kıldı.

Sonra Cibrîl (aleyhisselam) bana yönelip:

"Ey Muhammedl Bunlar senden önceki peygamberlerin (aleyhimüssalatu vesselâm) vaktidir. Namaz vakti de bu iki vakit arasında kalan zamandır!" dedi. " 14.

1. SABAH NAMAZI VAKTİ;

"Sabah namazının vakti ikinci fecrin doğmasından, güneşin doğuşuna kadardır" 15.

Hz. Âişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Mü'min kadınlar Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'la birlikte sabah namazlarını, bürgülerine sarılmış olarak kılarlardı. Sonra, namazlarını kılınca evlerine dönerlerdi de bu esnada karanlıktan dolayı kimse de onları tanıyamazdı." 16.

ÖĞLE NAMAZI VAKTİ;

Hz.Cebrail aleyhisselâm, Hz. Peygamber'e namaz vakitlerini öğretirken, ikinci gün her şeyin gölgesi bir misli olduğu zaman öğle namazını kıldırmıştır. 17.

Hz. Aişe anlatıyor: "Ben öğle namazını, ne Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) kadar, ne de Ebü Bekr ve Ömer kadar tacil edip geciktirmeyen bir başka însan tanımıyorum." 18.

"Öğle namazını hava serinlediği zaman kılınız. Çünkü öğle vaktindeki sıcaklığın şiddeti, cehennemin sıcaklığını andırır" 19.

İKİNDİ NAMAZI VAKTİ;

Hz Aişe ( Radiyallahu Anhüma ) Anlatıyor;

"Hz. Peygamber (s.a.s); "Namazlara devam edin, orta namaza da devam edin" (el-Bakara, 2/238) ayetini okudu. "orta namaz ise ikindi namazıdır" buyurdu 20.

Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor:

"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) güneş odama vurduğu sırada ikindiyi kılardı." 21.

AKŞAM NAMAZI VAKTİ;

"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) öğleyi hararetin şiddetli olduğu zamanda (hâcire vaktinde) kılardı. İkindiyi de güneş parlakken kılardı. Akşamı, güneş batınca; yatsıyı bazan geciktirir, bazen de öne alırdı. 22.

Ebu Dâvud'un bir rivayetinde şöyle denir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) akşamı, güneşin battığı vakitte, güneş (kursunun son) izi de ufukta kaybolunca kılıyordu." 23.


YATSI NAMAZ VAKTİ;

Hz. Muaz İbnu Cebel (radıyallâhu anh) anlatıyor: "(Bir gece) Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı yatsı namazı için uzun müddet bekledik, ama gecikti. O kadar ki, bazıları (hane-i saadetinden) çıkmayacağı zannına düştü. İçimizden: "Namazını (evinde) kılmıştır" diyen bile oldu.

İşte biz bu hâl üzere iken Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) çıktı ve kendisine önceden tahminen söylediklerini tekrar ettiler. Bunun üzerine:

"Geceye bu namazla girin. (Bilin ki) siz bu namaz sayesinde diğer ümmetlere üstün kılındınız. Bunu sizden önceki ümmetlerden hiçbiri kılmadı" buyurdu." 24.




KAYNAK;

1. FEYZ'ÜL-KADİR,CİLT;3, SAYFA;179

2. BUHARİ,CENAİZ:79

3. KURAN-I MUCİZİL BEYAN; SAF SURESİ; 8-9. AYET-İ CELİLELER

4. KURAN-I MUCİZİL BEYAN; HACC SURESİ; 75.. AYET-İ CELİLE

5. KURAN-I MUCİZİL BEYAN; NİSA SURESİ; 80. AYET-İ CELİLE

6. İBN MACE, CİHAD, 39

7. KURAN-I MUCİZİL BEYAN; HAŞR SURESİ; 7. AYET-İ CELİLE

8. MİZAN-ÜL-KÜBRA

9. KURAN-I MUCİZİL BEYAN; NAHL SURESİ; 44. AYET-İ CELİLE

10. KURAN-I MUCİZİL BEYAN; RUM SURESİ; 17-18. AYET-İ CELİLELER

11. http://www.kuranikerim.com/telmalili/rum.htm

12. http://www.enfal.de/tefhim/index.htm

13. BUHARİ, MEVAKİT 6,MÜSLİM, MESACİD 282, (666), TİRMİZİ, EMSAL 5, (2872), NESAİ, SALAT 7, (1, 231), MUVATTA, SEFER 91, (1,174)

14. TİRMİZİ, SALAT 1, (149); EBU DAVUD, SALAT 2, (393).

15. (BUHARİ, MEVAKİT, 27; EBU DAVUD SALAT, 2; IBN MACE, SALAT, 2; NESAİ, MEVAKİT,15; AHMED IBN HANBEL, II, 210, 213, 223).

16. BUHARİ, MEVAKİT 13, 27, EZAN 162,165; MÜSLİM, MESACİD 231, (645); MUVATTA, VUKÜT 4, (1, 5); EBU DAVUD, SALAT 8, (423); TİRMİZİ, SALAT 116, (153); NESAİ, MEVAKİT 25, (1, 271).

17. EBU DAVUD, SALAT, 2; TİRMİZİ, MEVAKİT,1; NESAİ, MEVAKİT, 6, 10,15; IBN HANBEL, I, 383, III, 330; MALİK, MUVATTA', SALAT, 9

18. TİRMİZİ, SALAT, 118.

19. BUHARİ, MEVAKİT, 9, 10, EZAN, 18

20. EBU DAVUD SALAT, 5; IBN HANBEL, V, 8; IBN KESİR, MUHTAŞARU TEFSİRİ İBN KESİR THK. M. ALİ ES-SABUNİ,, BEYRUT 1981, I, 218

21. BUHARİ, MEVAKİT 13, HUMUS 4; MÜSLİM, MESACİD 169, (611); EBU DAVUD, SALAT 5, (407); TİRMİZİ, SALAT 120, (159); NESAİ, MEVAKİT 8, (1, 252).

22. BUHARİ, MEVAKİT 18, 21; MÜSLİM, MESACİD 234, (646); EBU DAVUD, SALAT 3, (397); NESAİ, MEVAKİT 18, (1, 264).

23. BUHARİ, MEVAKİT 18; MÜSLİM, MESACİD 217, (637).

24. EBU DAVUD, SALAT 7, (421).