İFTİRACILARIN SORUSU;

bugün günümüzde bazı ateist yazar kimseler ve yandaşları islamiyet dünya'ya gelmeden önce ALLAH-U ZÜLCELAL HAZRETLERİ'nin ism-i Şerif-i'ni Kabe-i Muazzama da cahiliye döneminde ki bir put olduğunu islamında buradan esinlerek ilah vasfını kabedeki put olan ( HAŞA !!! )EL-İLAH diye bir puttan aldığını hem Yüce Dinimiz Din-i Celil-i İslam'ı hem de rabbimiz ZÜLCELAL HAZRETLERİ'ne hem de kıymetli Rasulu ( Sallallahu Aleyhi Ve Sellem )'e büyük bir iftira atmış bulunmaktadırlar.

EL CEVAP;

SORU 1. ; " EL-İLAH " ne demektir???

EL CEVAP;

Arapça'da " EL " kelimesi ön ekiyle isim belirtisi isim tamamlaması anlamına gelir, yani kullanılacak kelimeye önceden yön vermektedir.

örneğin;

ingilizce de;

" THE " Eki de bu şekildedir.

yine ingilizce de " END" kelimesi; " SON " Demektir.

filimlerin sonunda gördüğümüz üzere;

" THE END " yani;

" Son, Bitti " manasına gelmektedir.

bu nedenle;

" EL- İLAH " Kelimesi de;

" EL ( Önceden harfi hazırlayıcı olmuş )

İLAH ise ;

Dini tercimce;

Kendisine ibadet edilen, her şeyden çok sevilen, tazim ve tesbih edilen mutlak varlık.

Sözlük Terimce;

bir alanda yaratıcılığıyla hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan. 1.

Örneğin kelime-i tevhid de şöyledr;

LA İLAHE İLLALLAH

LA ; Yoktur.

İLAHE; İlah

İLLALLAH; ALLAH dan başka

2. MEKKEYE İLK DEFA PUTPERESTLİĞİ KİM GETİRMİŞTİR???

EL CEVAP;

Mekke'ye ilk defa put getirmenin de bir hikayesi var: Amr bin Luhay şehire ilk defa putu getirip, halkı putlara tapmaya teşvik eden adamdır.

Amr, Şam'a gittiği bir sırada, Maab denilen yere de uğrar ve burada Hz. Nuh'un sülalesinden bir kabilenin putlara taptığını görür. Bunların ne işe yaradığını, niçin kendilerine taptıklarını sorunca da:

"Bunlardan yardım isteriz, yardım ediliriz, yağmur isteriz, yağmura kavuşuruz" cevabını alır.
Bunun üzerine Amr, Mekke'ye götürmek için bir put ister. İsteğini kabul ederler ve kendisine Hübel adını taşıyan putu verirler.

Amr, Hübel'i Mekke'ye getirir ve diker. Halkı bu puta tapmaya teşvik eder. Cahil halk bu teşvike kapılarak Hübel'e tapmaya başlar.

İşte Mekke'ye ilk defa put getirme ve burada puta tapma hikayesi böylece başlamış oldu.

Her Kabilenin Ayrı Putu VardıBundan sonra putperestlik Mekke'de yayılmaya başladı. Her kabilenin de kendisine ait putları vardı.

Kureyş, en büyük put olarak Uzza'yı kabul eder ve ona hürmet ederdi.

Kureyş müşrikleri, Kâbe'nin çevresine üç yüz altmış put dikmişlerdi. Bu putlar, kurşunla yerlerine perçinlenmiş bulunuyordu. 2.

Menât: Mekke ile Medine arasında, deniz sahiline yakın el–Musellel denilen bir yerdeydi. Ensar kabileleri, Sa'd, Huza'a vb. buna tapardı.

Lât: Taif'te idi. Taifliler buna taparlardı. Peygamberimiz, Mekke'nin fethinden sonra Ebû Süfyan b. Harb ve Muğîre b. Şu'be'yi gönderip onu kırdırdı.

Uzzâ: Gatafan, Gânî ve Bahîle kabilelerinin putuydu. Peygamberimiz, Hz. Halid'i gönderip, onu kırdırmıştır.

Hubel: Kureyş'in en büyük putuydu. Kırmızı akikten yapılmıştı.

Bunların dışında İs'af, Naile, Vedd, Suva', Yağûs ve Ya'ûk vb. adlarla meşhur başka putları daha vardı. Ki, bunlardan bazıları eski Arap şiirlerinde geçmektedir.

3. İSLAMDAN ÖNCE MEKKE DE VE ARABİSTAN YARIM ADASINDA İNANÇ NASILDIR???

EL CEVAP;

Peygamberimiz dünyaya teşrif etmekdikleri zamandan önce Hz.İbrahim ( Aleyhisselam ) ve oğlu Hz. İsmail ( Aleyhisselam ) mekke'ye gelmişler Kabe-i Muazzama'yı inşa etmişlerdir.

Zira Kuran-ı Mucizil Beyanda bu durum şöyledir;

127 - Ve ne vakit ki İbrahim, Beyt'in temellerini yükseltmeye başladı, İsmail ile birlikte şöyle dua ettiler: Ey Rabbimiz, bizden kabul buyur, hiç şüphesiz işiten sensin, bilen sensin.

128 - Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensin. 3.

Zira işte bu soydan efendimiz ( Sallallahu Aleyhi Ve Sellem ) dünyaya gelmiştir.

zira Hz. İbrahim ( Aleyhisselam ) Ayet-i Celilede şöyle buyurmuştur;

129 - Ey bizim Rabbimiz, bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki, onlara senin âyetlerini tilavet eylesin, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin. Hiç şüphesiz Azîz sensin, hikmet sahibi Sensin. 4.

Zira efendimiz bizzat Hz.ibrahim ( A.s ) ve oğlu Hz. İsmail ( A.S)'dan gelmiştir.

Bu durum Hadis-i Şerif-i'de de şöyledir;

"Ben annemin rüyası, kardeşim İsa'nın Müjdesi, babam İbrahim'in duasıyım." 5.

"Allah, İbrahim Oğullarından İsmail'i, İsmail Oğullarından Kinane Oğullarını, Kinane Oğullarından da Kureyş'i, Kureyş'ten de Benî Haşîm'i, Benî Haşîm'den de beni seçmiştir." 6.

İşte bu Sebeplerdne dolayı Efendimizden Önce de İslam dini ve tevhid inancı zaten vardı. 7.

Yine Zeyd b. Amr, Kabe’ye gidip secdeye kapanıyor ve şöyle dua ediyor:

“Allah’ım ben sana nasıl ibadet edileceğini bilmiyorum. Senin razı olacağın ibadeti bilsem öyle ibadet ederim. Fakat bunu bilmediğim için başımı yere koyup secde ediyorum.” 8.

Efendimiz ( S.A.V )'in mekke'nin fethi zamanında kabe-i muazzama daki bütün putları yıkmıştır.

Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, şimdi de Tevhid inancına uygun binâ edilmiş olan Kâbe'yi asliyetine kavuşturmak için putlardan temizlemeye başlıyordu.

Elindeki asâ ile o putlara birer birer işâret ederek, "Hak geldi, bâtıl zâil oldu. Muhakkak ki bâtıl yok olup gidicidir" (İsrâ Sûresi, 81.) âyetini okudu. İşareti alan her put yere düştü. Putun yüzüne işaret ettiyse arkasına düşer, arkasına işaret ettiyse, yüz üstüne düşerdi. Böylece Kâbe içinde ve çevresinde yere yuvarlanmayan hiç bir put kalmadı. 9.




4. KABE-İ MUAZZAMA'DA ALLAH DİYE BİR PUT VARMIDIR???

EL CEVAP;

KABE-İ MUAZZAMANIN İÇİ BAKINIZ !!!


http://www.loadtr.com/315582-Kabenin_içi.htm BAKINIZ




KAYNAK;

1. http://www.turkcebilgi.com/ilah/sozluk

2. BUHARİ; 3/62

3. KURAN-I MUCİZİL BEYAN; BAKARA SURESİ; 127-128. AYET-İ CELİLELER

4. KURAN-I MUCİZİL BEYAN; BAKARA SURESİ; 129. AYET-İ CELİLE

5. İBNİ HİŞAM, SİRE, CİLT; 1, SAYFA; 175, TABERİ, TARİH, CİLT; 2, SAYFA; 128.

6. IBNİ SA'D, TABAKAT, CİLT; 1, SAYFA; 20, MÜSLİM, SAHİH, CİLT; 7, SAYFA; 58.

7. M. HAMİDULLAH, I, 31.

8. M. HAMİDULLAH, İSLAM MÜESSESELERİNE GİRİŞ, DÜŞÜNCE YAYINLARI. İST. 1981, SAYFA; 39.

9. SİRE, 4/59, MÜSLİM, 3/ 1408