Alt Solunum Yolları Enfeksiyonu Gibi Seni Sevmek
Hiç bir kalp böyle sık boğaz etmez hastasını
Ve atmaz sol kaburgasını çatlatırcasına
Bu korkum yok artık
Kalbimi bağışladım bi aşk mağduruna
Hiç bir kalp böyle sık boğaz etmez hastasını
Ve atmaz sol kaburgasını çatlatırcasına
Bu korkum yok artık
Kalbimi bağışladım bi aşk mağduruna
Alt solunum yolları enfeksiyonu gibi seni sevmek
Sık sık tıkanıp kalıyorsun boğazıma
Öyle sıradan bi öksürük gibi değilsin çıkarsam.
Ölümüne içimde taşıdığım kronik bir vaka,
En ummadık anımı bekleyecek kadar sinsi,
Astım nöbeti misali küstah ve ani.
Ve öylesine prensipli bir hastalıksın ki sen
Usta bir tokatçı gibi işinin ehli
Günahını arka cebinde taşıyan
Bir ****** kadar yüzsüz ama hisli…
Öl bu gece!
ve benim yerime Tanrı'ya de ki
Neden ruhum hala bedenimde
Defalarca ölmüşlüğüm var oysa ki...
-----------------------
Hiç bir otopsi raporu belirleyememeli eşgalimi
Olay yeri inceleme tutanağında da geçmeyecek adım
Öyle sıradan kim vurdu da olmamalı sonum
Bok yoluna gitti de demeyecekler anlican
Her kafadan ayrı sey çıkmalı ben ölürsem
Kimi intihar demeli
Kimisi kötü alışkanlıkları vardı diye bilmeli
Ama kimse bilmemeli neden öldüğümü
Öleceksem adam gibi ölmeliyim
Bazıları helal olsun delikanlıymış demeli
Elbet küfredenler de olacak
Zaten onlar bir sebep peşinde de olmayacaklar
Hakettiğimi düşünecek bazıları
Çok bile yaşadı diyecek
Ama ne çoktan az yaşamış olacağım
Ne de azdan çok!
Yeterince yaşamış olmalıyım
Çok yaşlanıp çok görmeyi beklememeliyim
Ya da gün görmemiş bir çocuk olarak ölmemeliyim
Yüzüm öyle buruş buruş olmamalı
Tenimde yılların darbesini götürmeyeceğim
Cesetim hala yakışıklı olmalı tenim soğuduğunda
Geride ağlayanlarım da olmalı mutlaka
Erken gittiğimi düşünmeliler
Oysa yaşamanın zorluğunu hiç söylememiş olacağım onlara
Aşkı tattım demeyeceğim...
ve aşk ölmektir bilmeyecekler...
Gömülsem de sonsuzluğa,
Benden çok şey kalmalı arkamda
İsyanlarım mesela! ...
Arzularım kalmalı
Arzuladıklarım da!
Yaşadıklarım da ölmemeli ben öldüm diye
Benden daha yaşlı olması lazım geçmişimin
Ve ölmeden yarını göremicemi bilmeliyim
Failim meçhul sanılmalı hep
Aslında ölüm sebebim kendim olmalıyım
Hiç bir hikaye gibi bitmemeli
Sonuma da kendim karar vermeliyim
Zannetikleri gibi bir intihar olmamalı
Kaza süsü verilmiş basit bir cinayet kurbanı da olamam
Zaten süslenmiş hiç bir şeyi sevmiyorum
Ayrılıkları benden daha iyisine layıksın yalanı süsledikten beri
Bu yüzden yalansız ölmeliyim.
Bir ip ucu deyip toplanmalı bütün ayrıntılar
Oysa ipe sapa gelmez olmalı tüm nüanslar
Şehir efsaneleri anlatılması lazım bilip bilmeden
Kiminde kötü bir baş rol
Kiminde iyi bir aktör olmalıyım
Ama sığdırılmamam gerek kabuğuma
Uğruna öldüklerim,
Uktelerim olmalı...
Öyle bir ölmeliyim ki;
Ağlamalısın arkamdan!
Pişmanlıklarını tomurcuk tomurcuk dökmeli gözlerin
Ve hiç bir siyah anlatamamalı matemini
Yüzünden düşen bin parça olmalı
Bir tek sen tanımalısın gördüğünde beni
Zaten yaşarken de tek tanıyan sen olmalısın
Bu yüzden en çokta sana koymalı bu düşüş.
Herkes bir neden ararken bıraktıklarımda
Sadece sen bilmelisin sıradan bir ölüm olduğunu
Bense bir şiir bırakmalıyım bitmemiş
Yarım kalan tek şey o olmalı!
Ya da bir kaç satır kalmalı avcumda yazılı
"Giderken kendine iyi bak denmesini de sevmememişimdir bilirsin
Ondandır kendine iyi bakmanı da istemiyorum
Bu kez boyun eğiyorum kadere
Hayatından sessizce çekiliyorum..."
Ve ebediyete gömülmeliyim öylece! ! ! ...
-----------------------------
Ölüşümü Ayakta Alkışla
Hissetmediğim bir duygunun yaşanmışlığı bu
-di'li geçmiş zamanlardan kalma bir anımsayış
Adını henüz hatırlayamadığım eski bir sevgili
Gözlerinden okunuyor nasıl bir nefrete gebe kaldığı
İçse kanımı susuzluğu kanmayacak sanki
Tabutunda güneşe müebbet,
Atar damar hastası bir vampir gibi...
Oysa ;
Hatırlanmayacak bir mazi değildi bu
Okyanusta kayıp dalga misali kumsala seferi
Ya da bir gemi limansız sahile demirli
Ana rahminden hatıra doğum lekesi gibi
Mum ışığında fısıltılarından doğmuş babasız bir piç
Rujunun boynumda bıraktığı dudak izi...
İçin içini yiyor değil mi?
Nasıl bir acıyla cezanlandırabilirsin beni
Ya da hangi beklemediğim anda terketmelisin
Karmakarışıksın belli ki
O davetkar bakışlarında gizlediğin zehrini
Anaç duygularının dilinde akıtacak mısın ruhuma
Hangi gece yarısı?
Saat kaçta dönüşeceksin bal kabağına
Sen yüreğini ayrılığa bulama sevgili
İki insan ayrılamaz zaten birden çok defa
Tanrı insanlığı yaratmadan hüküm giymiştim
Bir itiraf mektubu bırakıp arkamda
Yine ben giderim
Sen ölüşümü ayakta alkışla...
-------------------------
Aşk Çiğnemeden Yutulmaz!
Çırılçıplaktı insan Tanrı yarattığında
Kalp denen bir vebayı koyup kaburgaları arasına
Gösterdi önce emeklemeyi
Ve sevmeyi öğretti altına kaçıra kaçıra...
Aşk bu dedi!
Yiyorsa seveceksin!
Yükseklik korkun olmamalı aşkta
Ve klostrofobi mağduruysan sakın bulaşma!
Her aşkın sonu ya uçurumla biter
Ya da kapalı ortam müebbetiyle mutlaka...
Bir nefes boşluksuz kaldın boğazımda
Üstüne su içsem geçer misin
Denemeden hiç bi hissin tadı anlaşılmaz
Bilmelisin!
Aşk çiğnemeden yutulmaz...
-------------------------
Gürültüsüz Olsun ve Sessizce...
Kırmızı ışıkta bekleyen zıt yönlü araçlar gibi olduk
Birlikte geçen saniyelere tahammülsüz
Ardına bakmadan son virajı dönmeye şartlanmış
İki acemi şoför gibi kontrolsüz
Aşk sarhoşluklarına bağışıklığı tam
Her yeni tene kucak açacak kadar da yüzsüz!
Bir o kadar da nankörleşmişken duygularımız adice
Sanırım bitmeliyiz.!
Gürültüsüz olsun ve sessizce...
Sen atar damarımda ki kıpırtısın o küçük kalp atışı tadında
Bu yüzden hiç bir damarımı sevmiyorum
Sık sık bileklerimi kesişim de hep bu yüzden
Vurgun saatlerimde tıkırtını duymak istemiyorum
Her dirilişimde bir intihar daha yeniden
Ölmek istiyorum
Hadi çık kalbimden...
--------------------------
Gitmek mi?
Hangi dilde terkedilmek gerek unutmak için?
ya da hangi sahtekar avuntuya sığınmalı...
yaşamak için...
Hangi Dilde Terkedilmeli Unutmak İçin / Ezgin Kılıç
--------------------
Kaybettiklerim yanında kazanılanlar hep kahır.Ah Tanrıçam bilir misin sen? Aşk vurulsa da ayakta kalır...
--------------------
Ne güzel bir ayrılık hediye ettin bize.Çocuklar gibisin bilirim.Sevin şimdi gönlünce…
-----------------------
Titreyen ellerimden düşürdüm önce ellerini,
Buğulu nefesimi son hıçkırıkla tutamadım.
Gözlerimden bir kentin ıslak kaldırımlarına döktüm seni...
Kanlı Bir Ameliyattı Seni Sevmek / Ezgin Kılıç
---------------------
Tüm mabetlerimi ateşe vermişken birer birer, Nasıl bir yaradılışın eseridir gözlerinde ki suni gülümseyiş? Kendine müslümanken olabiliyorsun dünyama peygamber...[{Ezgin KILIÇ]


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
