• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
27 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Ve Bitti Sözlerim.. ZuLM ÇaĞı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2011
    Mesajlar
    902
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1

    Not Ezgin KILIÇ Şiir ve Yazıları

    Alt Solunum Yolları Enfeksiyonu Gibi Seni Sevmek


    Hiç bir kalp böyle sık boğaz etmez hastasını
    Ve atmaz sol kaburgasını çatlatırcasına
    Bu korkum yok artık
    Kalbimi bağışladım bi aşk mağduruna

    Hiç bir kalp böyle sık boğaz etmez hastasını
    Ve atmaz sol kaburgasını çatlatırcasına
    Bu korkum yok artık
    Kalbimi bağışladım bi aşk mağduruna

    Alt solunum yolları enfeksiyonu gibi seni sevmek
    Sık sık tıkanıp kalıyorsun boğazıma
    Öyle sıradan bi öksürük gibi değilsin çıkarsam.
    Ölümüne içimde taşıdığım kronik bir vaka,
    En ummadık anımı bekleyecek kadar sinsi,
    Astım nöbeti misali küstah ve ani.
    Ve öylesine prensipli bir hastalıksın ki sen
    Usta bir tokatçı gibi işinin ehli
    Günahını arka cebinde taşıyan
    Bir ****** kadar yüzsüz ama hisli…

    Öl bu gece!
    ve benim yerime Tanrı'ya de ki
    Neden ruhum hala bedenimde
    Defalarca ölmüşlüğüm var oysa ki...

    -----------------------

    Hiç bir otopsi raporu belirleyememeli eşgalimi
    Olay yeri inceleme tutanağında da geçmeyecek adım
    Öyle sıradan kim vurdu da olmamalı sonum
    Bok yoluna gitti de demeyecekler anlican
    Her kafadan ayrı sey çıkmalı ben ölürsem
    Kimi intihar demeli
    Kimisi kötü alışkanlıkları vardı diye bilmeli
    Ama kimse bilmemeli neden öldüğümü
    Öleceksem adam gibi ölmeliyim
    Bazıları helal olsun delikanlıymış demeli
    Elbet küfredenler de olacak
    Zaten onlar bir sebep peşinde de olmayacaklar
    Hakettiğimi düşünecek bazıları
    Çok bile yaşadı diyecek
    Ama ne çoktan az yaşamış olacağım
    Ne de azdan çok!
    Yeterince yaşamış olmalıyım
    Çok yaşlanıp çok görmeyi beklememeliyim
    Ya da gün görmemiş bir çocuk olarak ölmemeliyim
    Yüzüm öyle buruş buruş olmamalı
    Tenimde yılların darbesini götürmeyeceğim
    Cesetim hala yakışıklı olmalı tenim soğuduğunda
    Geride ağlayanlarım da olmalı mutlaka
    Erken gittiğimi düşünmeliler
    Oysa yaşamanın zorluğunu hiç söylememiş olacağım onlara
    Aşkı tattım demeyeceğim...
    ve aşk ölmektir bilmeyecekler...
    Gömülsem de sonsuzluğa,
    Benden çok şey kalmalı arkamda
    İsyanlarım mesela! ...
    Arzularım kalmalı
    Arzuladıklarım da!
    Yaşadıklarım da ölmemeli ben öldüm diye
    Benden daha yaşlı olması lazım geçmişimin
    Ve ölmeden yarını göremicemi bilmeliyim
    Failim meçhul sanılmalı hep
    Aslında ölüm sebebim kendim olmalıyım
    Hiç bir hikaye gibi bitmemeli
    Sonuma da kendim karar vermeliyim
    Zannetikleri gibi bir intihar olmamalı
    Kaza süsü verilmiş basit bir cinayet kurbanı da olamam
    Zaten süslenmiş hiç bir şeyi sevmiyorum
    Ayrılıkları benden daha iyisine layıksın yalanı süsledikten beri
    Bu yüzden yalansız ölmeliyim.
    Bir ip ucu deyip toplanmalı bütün ayrıntılar
    Oysa ipe sapa gelmez olmalı tüm nüanslar
    Şehir efsaneleri anlatılması lazım bilip bilmeden
    Kiminde kötü bir baş rol
    Kiminde iyi bir aktör olmalıyım
    Ama sığdırılmamam gerek kabuğuma
    Uğruna öldüklerim,
    Uktelerim olmalı...

    Öyle bir ölmeliyim ki;
    Ağlamalısın arkamdan!
    Pişmanlıklarını tomurcuk tomurcuk dökmeli gözlerin
    Ve hiç bir siyah anlatamamalı matemini
    Yüzünden düşen bin parça olmalı
    Bir tek sen tanımalısın gördüğünde beni
    Zaten yaşarken de tek tanıyan sen olmalısın
    Bu yüzden en çokta sana koymalı bu düşüş.
    Herkes bir neden ararken bıraktıklarımda
    Sadece sen bilmelisin sıradan bir ölüm olduğunu
    Bense bir şiir bırakmalıyım bitmemiş
    Yarım kalan tek şey o olmalı!
    Ya da bir kaç satır kalmalı avcumda yazılı
    "Giderken kendine iyi bak denmesini de sevmememişimdir bilirsin
    Ondandır kendine iyi bakmanı da istemiyorum
    Bu kez boyun eğiyorum kadere
    Hayatından sessizce çekiliyorum..."
    Ve ebediyete gömülmeliyim öylece! ! ! ...

    -----------------------------

    Ölüşümü Ayakta Alkışla


    Hissetmediğim bir duygunun yaşanmışlığı bu
    -di'li geçmiş zamanlardan kalma bir anımsayış
    Adını henüz hatırlayamadığım eski bir sevgili
    Gözlerinden okunuyor nasıl bir nefrete gebe kaldığı
    İçse kanımı susuzluğu kanmayacak sanki
    Tabutunda güneşe müebbet,
    Atar damar hastası bir vampir gibi...
    Oysa ;
    Hatırlanmayacak bir mazi değildi bu
    Okyanusta kayıp dalga misali kumsala seferi
    Ya da bir gemi limansız sahile demirli
    Ana rahminden hatıra doğum lekesi gibi
    Mum ışığında fısıltılarından doğmuş babasız bir piç
    Rujunun boynumda bıraktığı dudak izi...

    İçin içini yiyor değil mi?
    Nasıl bir acıyla cezanlandırabilirsin beni
    Ya da hangi beklemediğim anda terketmelisin
    Karmakarışıksın belli ki
    O davetkar bakışlarında gizlediğin zehrini
    Anaç duygularının dilinde akıtacak mısın ruhuma
    Hangi gece yarısı?
    Saat kaçta dönüşeceksin bal kabağına
    Sen yüreğini ayrılığa bulama sevgili
    İki insan ayrılamaz zaten birden çok defa
    Tanrı insanlığı yaratmadan hüküm giymiştim
    Bir itiraf mektubu bırakıp arkamda
    Yine ben giderim
    Sen ölüşümü ayakta alkışla...


    -------------------------


    Aşk Çiğnemeden Yutulmaz!



    Çırılçıplaktı insan Tanrı yarattığında
    Kalp denen bir vebayı koyup kaburgaları arasına
    Gösterdi önce emeklemeyi
    Ve sevmeyi öğretti altına kaçıra kaçıra...

    Aşk bu dedi!
    Yiyorsa seveceksin!
    Yükseklik korkun olmamalı aşkta
    Ve klostrofobi mağduruysan sakın bulaşma!
    Her aşkın sonu ya uçurumla biter
    Ya da kapalı ortam müebbetiyle mutlaka...

    Bir nefes boşluksuz kaldın boğazımda
    Üstüne su içsem geçer misin
    Denemeden hiç bi hissin tadı anlaşılmaz
    Bilmelisin!
    Aşk çiğnemeden yutulmaz...


    -------------------------

    Gürültüsüz Olsun ve Sessizce...

    Kırmızı ışıkta bekleyen zıt yönlü araçlar gibi olduk
    Birlikte geçen saniyelere tahammülsüz
    Ardına bakmadan son virajı dönmeye şartlanmış
    İki acemi şoför gibi kontrolsüz
    Aşk sarhoşluklarına bağışıklığı tam
    Her yeni tene kucak açacak kadar da yüzsüz!
    Bir o kadar da nankörleşmişken duygularımız adice
    Sanırım bitmeliyiz.!
    Gürültüsüz olsun ve sessizce...

    Sen atar damarımda ki kıpırtısın o küçük kalp atışı tadında
    Bu yüzden hiç bir damarımı sevmiyorum
    Sık sık bileklerimi kesişim de hep bu yüzden
    Vurgun saatlerimde tıkırtını duymak istemiyorum
    Her dirilişimde bir intihar daha yeniden
    Ölmek istiyorum
    Hadi çık kalbimden...

    --------------------------

    Gitmek mi?
    Hangi dilde terkedilmek gerek unutmak için?
    ya da hangi sahtekar avuntuya sığınmalı...
    yaşamak için...

    Hangi Dilde Terkedilmeli Unutmak İçin / Ezgin Kılıç

    --------------------

    Kaybettiklerim yanında kazanılanlar hep kahır.Ah Tanrıçam bilir misin sen? Aşk vurulsa da ayakta kalır...

    --------------------

    Ne güzel bir ayrılık hediye ettin bize.Çocuklar gibisin bilirim.Sevin şimdi gönlünce…

    -----------------------

    Titreyen ellerimden düşürdüm önce ellerini,
    Buğulu nefesimi son hıçkırıkla tutamadım.
    Gözlerimden bir kentin ıslak kaldırımlarına döktüm seni...

    Kanlı Bir Ameliyattı Seni Sevmek / Ezgin Kılıç

    ---------------------

    Tüm mabetlerimi ateşe vermişken birer birer, Nasıl bir yaradılışın eseridir gözlerinde ki suni gülümseyiş? Kendine müslümanken olabiliyorsun dünyama peygamber...[{Ezgin KILIÇ]
    [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR="#4B0082"]Odamı hemen hemen dolduran geniş yatakta, kollarımı iki yana doğru biraz daha açtım ve sustum! Konuşkan bir suskunluktu benimkisi, anlaşılabilse kim bilir ne kadar da çok şey anlatırdı...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B]

  2. #2
    Ve Bitti Sözlerim.. ZuLM ÇaĞı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2011
    Mesajlar
    902
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Sevgilim;Yatmadan önce okuduğum o masallar gibisin.Bir çırpıda okusam sayfalarını biteceksin...Anlican bir varsın bir yoksun...[Ezgin KILIÇ]

    ------------------

    Bir Günah Ismarlar mısın Bana? ...


    Doğumu gelmiş bir aşkın kürtajından suçlusun
    Hangi bedene gömsen tanırım gözlerini
    Dudak izini tenimde unuttun...
    Sil ömrümden kırmızı rujunu
    Temizlensin ruhum...
    Yanmalısın yeniden!
    Tanrısız bir kulu oturtan değil misin sen imanına
    Çıkar şimdi ar damarını yerinden
    Hadi bir günah ısmarla bana! .
    Ve
    Sakın bakma sonra arkana
    Uzak tut bakışlarını gözlerimden
    Sözlerini zincirle ki fısıltıların ulaşmasın bana
    Yorma,kaldırma durup dururken yerimden
    Taşıyacak bir yürek vermemiş sana Rabbin
    Beni sevdiğin gün düşürürsün
    Yırtık bir cepken kalbin...

    -----------------

    Doğum sancısı çeken bir ana gibisin.Öyle yalanlarla doyurdun ki sen nefsini.Karnın burnunda bir gidişe gebesin.Doğurdun,doğuracaksın bir ayrılığı...


    -------------------

    Hadi uyandır beni daldığım bu düşten.Sonumuz yok bizim 'olamayız' de.Doğuştan olma engelleri göster bana. Yollarımız yokuş bizim 'yoruluruz' de. Hadi geçmişten aşklar sun önüme. Kim kavuştu ki 'biteriz' de. Bizimkisinin aşk olamayacağını anlat bana. Üzgünüm 'saplantıymış' de...[Ezgin KILIÇ]

    --------------

    Bugün Tatil Ne İş'in Var Aklımda


    Yere düşen metal bir paranın iki farklı yüzüydük biz
    Yanyana olmamız muhtemel değildi
    Biri alttan almalıydı hep
    Çünkü biri zeytin yağı gibi üste çıkardı mutlaka
    Ha sen yazı,ya ben tura...
    Hep beraberdik ama hiç görmeden birbirimizi
    Yerimiz bazen kağıt mendilci çocugun cebi bazen kumbara...

    Ne kadar konuşsa da
    Suskunluğu kadar anlamlı değildir hiç bir göz
    ve hiç bir dudak gözler kadar çatlayamaz öpüşmekten
    Bir pelikanın çölde ayak izi gibidir
    Parmak uçlarının çizikleri gövdemde
    Aldığım son yudum alkol ve çektiğim bu son nefes
    Ruhumu idam ederken bir fahişenin kirpiklerinde...

    Bir merdivenin en ilk ve en son basamağıydık biz.
    Aramızda ki her bir basamak bir başka sokak
    ve biliyor musun bir öpücüğü sana göndermek için
    Kaç tozlu ayak altı öptü bu dudak...

    Oysa ki kesmiştik aramızda adını her ne koyduysan her şeyi,
    Tıpkı bir bebeğin göbek bağı gibi.
    Bekareti bozuldu bi kere sensizliğin
    Yalnızlığıma tecavüz edişinin nedeni peki?
    Bugün tatil,ne iş'in var aklımda senin...

    -----------

    Hangi yaşanmışlıkla döndün bana
    Teninden arındıramadığın hangi yabancının parmak izi
    Söyle gamzelerin çıkıyor mu gülünce hala
    Kahkahaların öylesine derin ve hırpani
    Bir celladın yüzünde peydahlanmış gülümseyiş gibi
    Babasız olacak kadar piç!
    Anası olmayacak kadar da fırlama.
    Kaç piç olmuş hissini fırlattın sokağa
    Sol yanında kaç gecelik sevgiler büyüttün
    Dudakların hala vişneçürüğü mü
    Yoksa susmaktan sözcüklerini mi çürüttün…

    Aşka Şartlı Salıverildim / Ezgin KILIÇ

    ------------

    Saplanmış bir kıymıksın tırnak arama. Sancılarıma aldırmadan daha da derine inmek istiyorsun. Ne kanamalara aldırıyorsun ne de iltihaplarıma. Canımı yakmak istiyorsun sadece. Elinden çektiğim her acı sana mükafatmış gibi sanki. Düşüncesizce!... [Ezgin KILIÇ]

    ------------

    İnanmayı öğretmeden tapmayı bahşetti önce Tanrı
    ve sapmalarla doldurdu sonra bilinçaltının yoksulluklarını
    Aşkı,sevgi sefaletinin arka sokaklarında dilendirdi
    Kasıkların biraz yukarısı,beynin hemen altı
    Yürekte...
    Hapsetti!...
    [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR="#4B0082"]Odamı hemen hemen dolduran geniş yatakta, kollarımı iki yana doğru biraz daha açtım ve sustum! Konuşkan bir suskunluktu benimkisi, anlaşılabilse kim bilir ne kadar da çok şey anlatırdı...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B]

  3. #3
    Ve Bitti Sözlerim.. ZuLM ÇaĞı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2011
    Mesajlar
    902
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Seni de ütopyamın karanlıklarına itiyorum.Güneşimi doğdurmicam gözlerine yeniden. Alışkanlığım olmadan sıradanlaştırıyorum seni.Saplantılarımdan çıkarıp atıyorum.Çekip sıyırıyorum benliğimden kimliğini.Sesszice Sana göre haince belki.Yine de,Kendimden çok sevmekten vaz geçiyorum seni... [Ezgin KILIÇ]

    -----------------

    Ve bir tek sen şahit olacaksın salıncakta ;
    Günahsız ve çaresiz bir çocuk edasında
    Boynundan sallanan soğuk vücuduma
    Ve bir tek senin uykuların kaçacak her gece yarısında
    Akşamlar olsun istemeyeceksin hiç bir günün sonunda
    Güneşten önce uyanacaksın her sabaha
    Ölmeden yanacaksın...

    İntihar-ı İdam / Ezgin KILIÇ

    -------------

    Görmeyeli çok değiştiğimi düşüyorsun
    Aslında hiç tanımamışsın beni sana kalsa
    Şimdi beni sevgi sefaletliğiyle yargılıyorsun
    Ben kalbimi sana bağışlamıştım oysa!
    Ondan olmasın sakın bu duygusuzluğum
    Bilmiyorsun,
    Hissetmeyi çoktan unuttum…

    Ne zaman mı?
    Aşkın +18 saatlerinde bir gece yarısı…

    Ezgin KILIÇ

    -------------

    Dilimin Ucundaki Ayrılık



    (E)tine kaburgaları batmış ağır bir kazazede gibiydin
    Her kemikten kopan kıymıklar ayrı bir organına saplanmıştı sanki
    Anlican iç kanama nöbetindeydin...

    (Z)abıt tut şimdi yokluğumu,
    Tırnaklarınla bedenine attığın her bir çentikle.
    Açık arttırmayla sat bedavaya depozitosuz mutluluğunu
    Kirala istersen bir gece vakti yolsuz bir müşteriye bedenini
    Umrumda değil artık bilmiyorsun
    Gittiğin gündü yüreğimden azat edişim seni
    Yoksa hatırlamıyor musun?

    (G)ölgeni göz yaşlarımla yıkadım önce dibimden
    Gidişinin ardından döktüğüm su değildi bu
    Bende unuttuklarını yolladım sadece peşinden
    Vadesiz bir ayrılığa emanet ettim gözlerini
    Sanki arıtırcasına kılcallarımdan zerrelerini
    İlk kez sana hiç benzemeyen biriyle selamlaştım
    ve ilk kez dokunduğum bir tende aramadım seni...

    (İ)kinci el bir aşk bırakıyorum şimdi ellerine.
    Affet beni sevgilim,
    İlk cemreyi düşürdüğüm için bahardan önce gözlerine...

    (N)asılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...
    Dibinde kalmış son kadehle yüreğimi kustum
    Her gece bir başka huzur peydahlıyorum kendime anasız
    Takma artık kafana,seni unuttum..

    -------------

    ‎3(..) noktalar dökülüyor sözlerinden"ama" ile biten cümleler vuruyorsun yüzüme çırılçıplak.Oysa;"ama" ile biten yargılar kendinden önce ki her şeyi yok saymaktır.Bilmiyorsun...Bilmed​iğin bir bilinmezliğe sürüklüyor ayakların seni.Görmüyorsun...

    -----------

    Isındığım her nefeste seni üşüdüm.Sığındığım tüm gözlerin limanında seni boğuldum.Bütün ayrılıkların ardından senli hayalleri ateşe veriyorum.Kandırır oldum kendimi bile senden sonra.Tanıdığım her bedende hala seni aldatıyorum...[Ezgin KILIÇ]

    ------------

    Hadi uyandır beni daldığım bu düşten
    Sonumuz yok bizim 'olamayız' de
    Doğuştan olma engelleri göster bana
    Yollarımız yokuş bizim 'yoruluruz' de
    Hadi geçmişten aşklar sun önüme
    Kim kavuştu ki 'biteriz' de
    Bizimkisinin aşk olamayacağını anlat bana
    Üzgünüm 'saplantıymış' de

    Hadi ne dersen de
    Bağır istersen yüzüme
    Kus içindeki ekşimiş sevdaları
    Ama git! ..

    Gitmelerin sonumun gelişleri olsun...
    Hadi 'bitti' de!

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Ameliyat masasında alkol dengesizliğini unutan bir sarhoşun
    Narkoz komasına girmiş bedeni kıvamında benliğim.
    Öyle bir çırpıda ayağa kalkacak gibi de değilim.
    Zerrelerine kadar zemheri ayazında uyuşan köklerimin
    Yeniden filizlenmeyeceğini bilerek güneşe sırtımı dönüyorum.
    ve sabrımın sınırlarını zorlamaktan vazgeçip
    Sınırları daraltıyorum kişiliğime.
    Okyanusa salınmış kağıttan gemi gibi sessizce
    Seni yasaklıyorum kendime!......

    Y(as)ak Roman(ı) / Ezgin KILIÇ

    -------------

    Eğer bir kere koymuşsan gitmeleri kafana.Göze almışsan vaz geçmeyi benden ve herşeyden.Titreyen ürkek bir sesle ''sevmiştim seni deme".Deme işte!Giderken bana benden bahsetme.Git sadece!...Konuşmadan.Sessizce.​...

    -----------

    Tanrı’yı bile utandırır olduDilinden çıkanı gözlerinin inkar ettiği yalanlar.Ne çok küfürler biriktirdim sanaAma susacaklarım var…[Ezgin KILIÇ]

    --------

    Dış gebeliğe meyillidir aşk
    Ağır kanamalara aldırmayacak kadar mazoşist
    Terli tene terleyecek kadar küstah
    Günahı göz ardı edecek kadar ateist
    Kürtaj masasına bacak acacak kadar da acınası
    Açmak lazım bazen kaburgaları
    Ve kulağını çekmeli arada kalbin
    Alıştırmalı biraz yalnızlığa
    İlk görüşte aşklar gebe kalır korunmazsa
    İlk öpüşte ayrılığa...

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    O kadar değerlisin ki gözümde
    Yıllanmış şarap gibisin!
    Hadi dökül kadehime ardı ardına.
    Son kullanma tarihin geçmesin
    Öyle sarhoş et ki
    Kusayım seni bir çırpıda…
    Bilirim şişede durduğun gibi durmazsın
    Hiç olmazsa bir işe yara…

    Ezgin KILIÇ

    ------------

    Nereye baksam sana ait bir gölge.Her yanım senli yeni intiharlar dolu.Sağım solum sobe.....[Ezgin KILIÇ]

    ------------

    Çünkü ben;
    Kutsal bir kitabın ayetleri gibi sorgusuz sevdim seni
    Ve kendimden aforoz eder gibi unutuyorum
    Şimdi dilediğin kadar dinime küfredebilirsin
    Bu gece kalp kapakçıklarımı açık bırakıyorum
    Uyandırmadan çık ve bitsin…

    Ezgin KILIÇ

    ---------------

    Sanırım zamanla alışıyoruz ayrılığa.Anlık “seni seviyorum”larla sevilmediğini öğreniyoruz.Gidersen yaşayamam der gibi!ve her seferinde gidildiğini aslında.ve hiç ölünemediğini…[Ezgin KILIÇ]

    -------------

    Seni unuttum sanma sakın.Dün gece alkolü çok kaçırmışım hepsi bu.Başkasıyla nasıl sevişirsin diye sorgulamasın beni aklın.Bu kez seni örnek aldım.Soyunurken kalbimi de çıkarıp bahşiş kutusuna attım…[Ezgin KILIÇ]

    --------------

    Sen hiç anlamadığım frekanslarda geldin bana
    Mors alfabesi harfsizliğinde sokuldun
    Soyundukça sıyrıldık cümlelerimizden
    Çırılçıplak suskunluğa bürünüşümüz
    Dilimize sürülen biberlerden mi hatıra
    Ne zaman yanlıştı,ne de mekan
    Yanlış olan bizdik anlasana!

    -------------

    Karanlık sokak aralarında peydahlanmış bir piç yalnızlık.
    Ve kafamı nereye çevirsem biraz daha piçleşiyor hayat.
    Yalnızlığım dokuz doğururken gözlerinin yalancı şahitliğinde
    Her yanım sezeryan mutluklarla dolu
    Ve yerlerde düşük yaptığım acılar
    Şimdi hiç bir şiir birleştiremez yolumuzu
    Sen ve ben.
    Sen ne de ben…

    ----------

    Hala telefonda isminin baş harfi tuşuna gidiyor parmak uçlarım.Hani unutturmasa da alıştırıyordu zaman? Bak alışamadım… [Ezgin KILIÇ]
    [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR="#4B0082"]Odamı hemen hemen dolduran geniş yatakta, kollarımı iki yana doğru biraz daha açtım ve sustum! Konuşkan bir suskunluktu benimkisi, anlaşılabilse kim bilir ne kadar da çok şey anlatırdı...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B]

  4. #4
    Ve Bitti Sözlerim.. ZuLM ÇaĞı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2011
    Mesajlar
    902
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Kastın zanetme ki çektirdiğin acılara. Soluma,ta canıma. Vur! Öldür bir çırpıda can çekiştirmeden aşkı. Acıma... [Ezgin KILIÇ]

    ---------

    Hangi kedi yavrusundan çalıp bu masum bakışları
    Yine hangi boyun köküne emanet bıraktın dudaklarını
    Öylesine aciz ve muafsın ki hayattan
    Açık kalp masajı yapılacak hasta kadar acınası…

    Sen yüreğimde öldün!
    Sitemle karışık biraz gözyaşı attım üzerine
    Tanımadığım bir bedene ellerimle gömdüm…

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Bir sabrın bardağı taşırdığı son damlaydın
    Ben seni hiç bir iklimde yetiştirmeyi beceremedim
    hiçbir yüzde
    bir kıvrımını bulup sevemedim

    Ben seni öyle seviyordum ki
    Tanrı'ya bile
    Söyleyemedim!...

    Ezgin KILIÇ

    ---------

    Aşk bazen haketmeyenlerin yevmiyesinden kesilip hayatında hiç yer etmeyecek birine verilen muamele vergisidir...[Ezgin KILIÇ]

    ----------

    Ve yeniden gideceksin
    Ben yine yumruğumu sıkıcam suskun
    Ayak izlerini yıkamayı unutacak yağmur kaldırımlardan
    Ve sen bıraktığın izlere basarak döneceksin
    Hiç gitmemiş gibi sarılıp bel köküme
    Olmadı,yapamadım diyeceksin
    Özledin mi diye soracaksın
    Özledim yaa diye fısıldayacağım
    Güleceksin…
    Hep aynı senaryoda oynamadık mı zaten
    Rolünü iyi ezberlemişsin
    Okyanuslar gibisin be kadın
    Hep bi gel-gitlerdesin…

    Söylesene Polyanna kaç sahne kaldı oynanacak
    Kaç perde daha aldatıcaz birbirimizi
    Döndün bak yine!
    Bilmiyorum daha ne kadar terkedeceksin
    Gitmelerinle zehirle elinden geldiğince
    İp bağlamadan veriyorum seni damarlarıma
    Kalbin kemiği yok işte!

    Ezgin KILIÇ

    ---------

    Şimdi bakıcam gözlerinin içine,göz bebeklerim cümle sonunda nokta kadar keskinleşecek ve seni aslında hiç sevmediğimi itiraf edicem.sen ilk kez bana inanmış olacaksın.bense sana ilk kez yalan söylicem…[Ezgin KILIÇ]

    ---------

    OTUZ DÖRT MISRA İSTANBUL

    K.ENTİDİR İstanbul dünyada medeniyetin!
    E.llerine kan değmiş nice milletin öldükçe dirildiği şehir
    N.eyler sensiz bir kehaneti gözünde ki yaşı nebinin
    T.utulduğu yersin sen aynı anda Ay’la Güneş’in
    İ.ncilmesin toprağın altında yufka bir taşın zerresi
    D.üşün ,senin için kapatmadı mı gözlerini evliyaların cümlesi
    İ.liklerinde dolaşırken yüzü nur peygamberlerin yaşı
    R.esullullah sedasıyla uçmadı mı uğruna onca sabinin başı

    İ.STANBUL !
    S.akladığın ömürden bana da bir yudum nefes ver
    T.utsağımdır surlarında bir namert göz koyarsa toprağına eğer
    A. şksın,var mıdır ki bir yürek dağlamadığın?
    N.e güzelsindir sen, sözlükte hangi kelime anlatmaya yeter?
    B.ir can da ben olayım yolunda kanatılıp bağrına bastığın
    U.kbada dirilecek ruhumun etine de çamurundan bi döşek ser
    L.al olmuş dilde bile adındır mahşerde anıldığın…

    D.ÜNYADA baki kalmayacak elbet bu fani bedenim
    Ü.flediğinde sûru İsrafil,selamlıyor olacağım yedi tepeni
    N.asıl bir sedadır boğazda,gök kubbeden boğazıma düğümlediğin
    Y.ak şimdi sala sesleriyle ebabil yaldızlı kandillerini
    A.ğıt değil,bir sevda türküsüdür bu dinlediğin
    D.üşlediğim sensin İstanbul,bağışla bana gecelerini
    A.lın çizgilerimi yaşlılıktan sayma,çentiktir vuslata çizdiğin

    M.EDENİYETİN beşiğisin sen,onca kültürün anası
    E.time kemiksin,hangi hekimin var ruhsuz bedene devası?
    D.emirlemiş bir gemi,sularında kayıp bir balık sanki
    E.vladına hasret ana misali iç çekiyorum sana
    N.akışlanmış iki kıyının Kız Kulesi’ne özlemi gibi
    İ.liştirdiği gibi günle geceyi Koca Sinan’ın Mihrimah’a
    Y.umulmuş gözlerle bir şairin dinlediği şehir
    E.zberimde olmadan hasretle okuduğum en uzun şiir
    T.utku bu,seni görüp vurulmamak ne hacet
    İ.stanbul!...
    N.e desem boş!Hiç bir kulda yok seni anlatacak meziyet…

    EZGİN KILIÇ

    ----------

    Parça parça sevdim seni!
    Zaman zaman,
    Ve az az.
    Çocukluğumdan kalma bir alışnalıktı sanki
    İlkokul harçlığımı biriktirir gibi…
    Ve hiç zengin olmayı beceremedim
    Dikkatsizdim de üstelik
    Kumbaramın altı hep delikti benim…

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Kalbine son kez uğrayacağım bu gece.Sanırım bir kaç eşyamı unutmuşum.Onları da alıp giderim vakitlice.Bilmiyorum ki ne desem.Çok özür dilerim.Çıkarken sağı solu çizdiysem [Ezgin KILIÇ]

    ---------

    Aşka tövbe etmek lazım aslında.
    Sigaraya da çok tövbe etmişliğim var.
    ve ben ne zaman senden vaz geçsem.
    Sigaraya başlarım…

    [Ezgin KILIÇ]

    --------

    Gece düştüğünde zindan gibi gökyüzüne.
    Yıldızlar kulak verir haykırışlarıma.
    Güneş bir gün doğacak yeniden
    Biliyorum..
    Işığıma tecavüz eden kızıllığıma...[Ezgin KILIÇ]

    -----------

    Unut gitsin beni!
    Tenine tedirgin dokunuşlarımı unut
    Dudaklarım arasında idam eder gibi
    Dilimin ucunda tuttuğum sözlerimi unut
    Unut işte!
    Ellerimi ellerine rehin verişimi
    Gözyaşlarımın yanaklarından dudağını ziyaretini
    Büyümüş bir çocuğun ana göğsünden iğrenci gibi
    Gülümse şimdi yüzüme
    ve anımsamaya çalış bakışlarımı
    Beni tanıdığın ilk güne lanet eder gibi
    Unut!
    Aslında hiç yaşamamışız sanki...

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Sen şimdi gittin ya!avutur gibi konuşup unutur gibi baktın ya hani.bit teselliyle kandırır gibi susturdun ya beni.peki git.Allah'a bile bahsetmicem artık seni nasıl sevdiğimi...[Ezgin KILIÇ]

    ----------

    Ellerin terketmiş seni bir gece.
    Hissetmiyor mu tenin terinin dokunuşlarını.
    Peki şimdi ellerin nerede?

    Bugün pazar!
    Ve sensiz yeni bir güne daha uyanıyorum...

    [Ezgin KILIÇ]

    ----------

    Bir Aşkın Anatomisi…

    Damarlarımı fala açtım bu gece!
    Bir damla seviyorsun
    Bir damla da sevmiyorsun kanamalarım yere düştükçe.
    Bileklerimin bekaretini verirken
    Kan gördükçe hızlanan ******** bir neştere…

    Gözlerimi kapatıyorum…
    Parmak uçlarının gezindiğini hissediyorum avuç içimde
    Ve nefesinin davetiyesi ulaşıyor
    Dudak uçlarından ufak öpüşlerle enseme...
    Biraz kan kaybı az da gözlerin
    Sarhoş olmaya makbulken yeterince
    Her an kendimden geçebilirim
    Aşk tuttu galiba
    İnebilir miyim?

    Konusuz bir dönem ödeviydin sen
    Peki ya ben,sence?
    Ve seni hiç sevmedim!
    Bir aşkın anatomisini inceledik sadece…

    Ezgin KILIÇ

    ------------

    Konusuz bir dönem ödeviydin sen.Peki ya ben,sence?Ve seni hiç sevmedim!Bir aşkın anatomisini inceledik sadece…[Ezgin KILIÇ]

    ----------

    Adresine teslim edilemeyen bir mektup gibisin sen.ne zaman bir yere gitsen geri dömek zorundasın bana.Kimde olduğunun önemi yok.zarfı kapatan benim nasılsa...[Ezgin KILIÇ]

    ---------

    hayat bir sigara paketiyken sen içinde kalan son dal sigaramsın.seni yakmayışımı kıyamdığımdan sanma sakın.sen bitersen paketi de atarım...[Ezgin KILIÇ]

    ----------

    Gözlerimi unut dedin,unuttum.sözlerimi unut dedin,unuttum.çıkar aklından beni unut dedin,unuttum.alışmalısın dedin!.şimdi de ne nankörsün diyorsun.ama ben unutmaya alıştırıldım...[Ezgin KILIÇ]

    ---------

    Bizi bize çivileyen neydi
    Aşk mıydı yoksa AlıŞKanlık mı?
    Giderek değişen miydi böyle sevgi
    Ya da alışkanlık haline gelmiş saplantılar mı?

    Şimdi paraleller gibiyiz bir hayatı çevreleyen
    Arasında ki mesafe değişmese de
    Hiçbir zaman yolları kesişmeyen…

    Ezgin KILIÇ

    ---------

    Pardon!
    Bakışlarınızla karşılaşmış mıydık hiç?
    Ve bu ağır sözleri taşımışlığım var sanki
    Hala sol yanım kan revan ve piç
    Müsadenizle dokunabilir miyim?
    Dudaklarınız ne kadar da tanıdık
    Sizden daha önce terk edilmiş olabilir miyim?

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Çok kolay olmayacak
    Kanayacak belki de kabuksuz yaralarımız yeniden
    Yaşlandırdığımız zamanla tüketeceğiz kendimizi
    Elbet tahammülü zor sancılarımız da olacak
    Aşktan önce öldürmeliyiz birbirimizi…

    Ezgin KILIÇ

    ------------

    Nadasa bırakılmış bir aşk bu
    Bu son alışın sanma hasadımı
    Bilirim çok usta bir bahçivansındır aslında
    Sen dilediğin kadar buda dallarımı
    Köklerim filiz verecek yeniden topraklarında…

    Ezgin KILIÇ

    ---------

    Öyle bir git ki ruhum duymasın
    Sol yanımda koca bir enkaz oluşsun
    Nefes alışım yavaşlasın…
    Tuzlu gözyaşımın tuzu kalsın yanaklarımda
    Yanaklarımsa dudak darbelerinin yaraları hala
    Yeni doğmuş bebek misali duraksız ağlamaklı
    Bir prostatın jilet işemesi gibi
    Rahatladıkça tahrip edici artçı sancılı
    Sen en iyisiKafam güzelken terket beni
    Belki güzel anımsarım seni…

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Çift kişilik bir yemek masasında iki farklı tabak gibiyiz.ayrı ayrı servisler yapılır ve yemekler yenir.Kirlenmeden bir araya hiç gelemeyiz…[Ezgin KILIÇ]

    ---------

    Ve hatıra diye sakladığım sevdiğin eşyalar
    Dokundukça kanatır oldu parmak uçlarımı
    Tek düze doğrular,küçük küçük yalanlar
    Ağlamaklı gözlerde aptal bir gülümseyiş
    Bir depremden sonra yıkılmış hayatımdan geriye kalanlar...

    Ezgin KILIÇ

    ---------

    Göçebeydim.uğradım yol üstü soğuk tenine.bilmiyorum daha ne kadar savurur aşk bizi.bir bedenden bir başka bedene…[Ezgin KILIÇ]

    -----------

    Yaşadığımız doğmadan belirlenmiş kader mi?Yoksa son sahnede oynadığımız bu ayrılık.Kendi kanımızla yazdığımız mutsuz sonlu eser mi? [Ezgin KILIÇ]

    ---------

    B pozitif kan bankasıydım sana
    Seninse sıfırdı(0) kan grubun
    Tek farkımız buydu işte
    “Sadece” sen herkese veriyordun!...

    Ezgin KILIÇ

    ---------

    Bir Göç Mevsimiydi Ayrılığımız

    Göçmen kuşlardık bir ülkeden farklı bir ülkeye
    Kanatlarını sonsuzluğa açmak için seferi
    Gökyüzünden toprağa çakılacak kadar intihar dolu
    Hiçbir yürekte yer edemeyecek kadar da mülteci
    Zamanı öldürüyorduk yaşamak için
    Oysa zaman o kadar zamansızdı ki…
    Neyin kavgasıydı uğruna kanadığımız
    Yaşamak için aldığımız nefes hangi maktüle aitti
    Hangi yaşanmışlığa bürünüyordu ruhumuz?
    Kimindi sıyrıldığımız benlik
    Baktığımız gözler
    Öldürdüğümüz dostluklar
    Sudan havadan bahaneler…

    Yine bir göç mevsimi
    Son düşüşten sonra kanadım hala kırık
    Sen kanatlarını gererken yeni bir ülkeye
    Biz orada ayrıldık…

    Ezgin KILIÇ
    [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR="#4B0082"]Odamı hemen hemen dolduran geniş yatakta, kollarımı iki yana doğru biraz daha açtım ve sustum! Konuşkan bir suskunluktu benimkisi, anlaşılabilse kim bilir ne kadar da çok şey anlatırdı...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B]

  5. #5
    Ve Bitti Sözlerim.. ZuLM ÇaĞı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2011
    Mesajlar
    902
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Bedenlerimizin bir ırkı yoktu
    Dokunuşlarımız çarpık kentleşiyordu vücudumuzda
    Dudaklarımda kalan nikotine inat öpüyordun
    Sen hep pasif içiciydin
    Hayatı benim nefesimden soluyordun
    Soludukça soluyordu tenimizin rengi
    Sen kadın oluyordun
    Ben ilk kez böylesine sahiplenirken birini…

    Sicilinden kimliğime sıçrıyordu medeni halin
    Oysa gözlerin?
    Hiçbir sıfat böylesine yalın halde bakmıyordu
    Anlatılmayacak kadar ürkek
    Algılanamayacak kadar kısık frekanslı
    Bir yarabandının gizleyemeceği kadar kanıyordu
    Yetim bir sadakatin kanına buluyorduk ellerimizi
    Bir aşkın ırzına geçerken
    Kazandıkça kaybediyorduk birbirimizi…

    Bir canlı bombaydın sen yüreğimde keşfe çıkmış
    O kadar gereksizdi ki bu kaçak tavırların
    Zaten bir militan büyütüyordum içimde sana
    İntihar komandosu cesaretinde çekerken pimi
    Bi’z-i öldürdün aslında…

    Ezgin KILIÇ

    ---------

    Gittiğinde güzdü mevsim.sararan yapraklara inat erken kış gelmişti saçlarıma.ve sen koca bir çınarın köklerini salmıştın topraklarıma.kar taneleriyle kapattım sararmışlarımı.ondandır bu ceset gibi solgunluğum,suskunluğum ve…ve’si boş ver gitsin….[Ezgin KILIÇ]

    --------

    Kaldır yere düşen bakışlarını.ve gözlerime kilitlensin gözlerin.Bana cesaret verecek bir şeyler söyle.Biraz ürkek,az da hırpani ritimlerle çarpsın kalbim.sus konuşma sadece gülümse…[Ezgin KILIÇ]

    ---------

    Son arzum dar ağacında ayaklarım altında ki tek tanık ve katil iskemlede,her sabah güneşten önce odama giren sessizce,açık kapı aralığından yüzüme vuran cereyan rüzgar yerine,gözlerin olsaydı sarhoşluktan bilincimi kaybettiren son kadeh alkol yerine,bir de sen olsaydın şu bahar akşamında düşen yağmur gibi tenime ince ince.kessem olduğun yerden yapıştırabilsem seni sol yanıma keşke.Ahh işte...[Ezgin KILIÇ]

    ---------

    Bakmayı unutmuş gözlerin.ve çevili fıçı içindeymiş gibi avuçlarındayken ellerim.dudakların da tövbesiz bir günah olmuş görmeyeli.kaç sevda altında kaldı bedenin.tanıyamadım seni…[Ezgin KILIÇ]

    --------

    Siyah beyaz sevdim seni.ne zaman hayatımı renklendirdin ki? [Ezgin KILIÇ]

    ---------

    Bugün sensizlikle o kadar cebelleştim ki anlatamam.ve sen o kadar aslında sen değildin ki…seni anlatmaya hiç bi söz bulamazsanken şimdi sensizliği anlatmaya hiçbir kelime yanaşmıyor.yoksa ölüyor muyuz?sol yanımızda yalnızlık çivileri.kan kaybediyoruz…[Ezgin KILIÇ]

    --------

    Ben akvaryumunda yapayalnız bir balık
    Bir baştan diğerine giderken geçmişi hatırlamayacak kadar unutkan
    Sığ sularında kulaç atıyorum sevgilim aşkın
    Gövdemi bedeninin kayalıklarına vuruşum ondan
    Bir gün idam ipimi saldığında sularıma
    Oltanın ucunda hislerin kadar dönek ve kıvrak bir solucan
    Sessizce yaklaşıp yuttuğumda zokayı
    Gözlerinde mutlulukla karışık aptal bir gülümseyiş besleyen heyecan
    Mutluydun!
    Bir balık tutmuştun!
    Akvaryumda oltaya gelen aptal bir balık diye söyleniyordun
    Yüzündeki bir tebessüm için bile bile can veriyordum
    Bilmiyordun…

    Ezgin KILIÇ

    ---------

    Giderken bunu bırakmayacağım demiştin yanına
    “bu” dediğin kalbim miydi?
    Baktım bugün yoktu solumda…

    Ezgin KILIÇ

    ---------

    Bu ara ayrılık modaymış herkes giymiş üzerine
    Diz üstü mini aşlar
    Tek kullanımlık anlık gecelikler
    Derin dekolteli yalanlar
    Doğum kontrollü öpüşmeler
    Vesaire…
    İğne atsan yere düşmez bir yalnızlığın kalabalığı bu
    Kırık kalplerin ayaklarına basmadan ilerle!

    Ezgin KILIÇ

    ---------

    Sevgilim;
    Yatmadan önce okuduğum o masallar gibisin
    Bir çırpıda okusam sayfalarını biteceksin...
    Anlican bir varsın bir yoksun...

    Ezgin KILIÇ

    --------

    Hadi uyandır beni daldığım bu düşten Sonumuz yok bizim 'olamayız' de Doğuştan olma engelleri göster bana Yollarımız yokuş bizim 'yoruluruz' de Hadi geçmişten aşklar sun önüme Kim kavuştu ki 'biteriz' de Bizimkisinin aşk olamayacağını anlat bana Üzgünüm 'saplantıymış' de Hadi ne dersen de Bağır istersen yüzüme Kus içindeki ekşimiş sevdaları Ama git! .. Gitmelerin sonumun gelişleri olsun... Hadi 'bitti' de! Ezgin KILIÇ

    ---------

    Şimdi beni hangi duygunun anayasasıyla yargılıyorsun
    Yada hangi peygambersiz kitaba göre cezalandıracaksın
    Sustukça konuşacaklarını tüketiyorsun
    Gözlerinde yapraksız bir darağacına gerdim nefsimi
    Bu hükmü giyer miydim sevgilim?
    Seni sevecek kadar tanıyor olsaydım kendimi...

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Yüreğimi açıp haykırdım Allah’a.
    Canım yanıyor, nedenini sen söyle yaradan!
    Yaradan dedi, yaradan… ölünce hepsi geçecek…

    Ezgin KILIÇ


    --------

    Pardon bayan, sizi hatırlar gibiyim…
    Bakışlarınız ne kadar da tanıdık, daha önce gözbebeğinizi gözyaşlarımda uyutmuş olabilir miyim?

    Bakın bayan, yüreğime bakın!
    Ne kadar da hırpalanmış ve dağınık değil mi? Acılarım ne kadar da düzensiz serpilmişler hücrelerime.
    Acıdınız mı yoksa?
    Yüreğim kadar tadabilir mi acıyı diliniz, gözleriniz ya da?
    Eğilin bayan, kırıldığım yerden öpebilirsiniz…


    Ürkmeyin sakın, amacım korkutmak değil sizi.
    Gülüşünüz geçmişime o kadar dokundu ki, yalnızlığımı kanattınız. Bir bilseniz nasıl dişliyor gece yüreğimde kalan ayak izlerini.
    Nereye gitsem kırmızı bayan, nereye çevirsem başımı mavi… Damardaki kan gibi sıkışmış bir haldeyim ve tek başınalığım başımı kaldırdığım gökyüzü kadar sonsuz ve derin.
    Bu muydu Allah’ım diyorum, bu kadar mı?
    Ne dudaklarınızda ki gibi anlamlanıyor hiçbir kırmızı, ne de bakışlarınız kadar keskin mavi…
    Sonra indiriyorum ellerimi, içimden soruyorum.
    Allah’ım bu muydu?


    Korkmayın sakın kirli sakalımdan, yüreğim temizdir aslında.
    Sakal, hüzünden daha çok yakışıyor yüzüme…
    Yüreğimi kazmaktan tırnak aralarım çamur, kaybettiklerimi aramaktan böyle…

    Saçlarınız ne kadar da benden bir parça; avuç ilerimle buluşmuşluğu var mıdır acaba, ne dersiniz? Sevmiş olamaz mıyım onları sabahlara dek, ya da nefes yerine kokusunu çekmişliğim olamaz mı içime. Boynuma sarılmışlıkları yok mudur sizce de, susuyorlar bana, size söylemezler mi? Kıvrımlarında asılmışlığı var gibi ruhumun sanki.
    Kanıyor musunuz yoksa?
    Siz bayan, açtığınız yaraya kabuk olabilirdiniz aslında, tuz olduğunuzda inanın hiç tat vermediniz…

    Sizi tanıyorum bayan!
    Siz benim bakmaya doyamadığım katilimsiniz, bıraktığınız her bir bıçağın ağzını omuriliğim hala öper.
    Biliyor musunuz öldüğüm gün gibi bakıyor gözleriniz.
    Hala çok güzelsiniz…


    Ezgin KILIÇ

    --------------

    Yüzünü yüzüme yakıştır, ellerini de ellerime.
    Nefesinin olmadığı bir iklim ya kıştır tenime, ya da son bir alkış ölümüme...

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Vazgeçilmez değilsin sen, vazgeçemediğimsin. Ben olmasam yoksun, ben varsam anlamlanıyor yüzündeki tebessüm bile. Fazlan yok, başkasına bakmadığım kadar herkesten farklısın.
    Ve en güzeli de ne biliyor musun?
    Aslında sen de bunun farkındasın…

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Ben senin yaşındayken korkardım ağlamaya gözünden düşerim diye.
    Şimdi sen benim yaşımdasın,
    Silme sakın; yanaklarımda kalsın tuzun, t/adın…

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Hatalıydım, istememeliydim kalbini.
    Haklıydın, insan sahip olmadığı bir şeyi nasıl verebilir ki?

    Ezgin KILIÇ

    -----------

    Ve sen her sabah bana açacaksın gözlerini…
    Kimin koynunda uyanırsan uyan, gözlerini benimle açtığın her sabahın gecesinde benimle yatmış olacaksın…
    Çünkü sen, dokunamadığım tek parçamsın…

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Giderken, ileride sana batacak şeyleri asla yanına alma.
    Kırılmış bir kalp gibi mesela…

    Ezgin KILIÇ

    -----------

    Nereden başlanır, nasıl ifade edilir inan hiçbir fikrim yok. Gecenin bir yarısı uyanıyorsun, soluna gidiyor elin… Yatağının sol tarafının boş olduğunu fark ediyorsun ve senin sol yanın bir başka taşıyor bu sefer.
    Kanamak gibi anla, can kaybı bu! İnsan ölünce böylesine özler mi hiç kaybettiği şeyi…
    Sen özleniyorsun işte…

    Ezgin KILIÇ

    ---------

    İkimiz de elimizin tersiyle ittik bazı şeyleri.
    Sen beni,
    Ben gözyaşlarını…

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Teşekkürler Allah’ım.
    ‘Bir ağlayanım bile yok’ dedirtmemek için, herkesin yerine ağlayabilen bir çift göz verdiğin için bana…

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Her şeye rağmen özlüyor insan.
    Keşke özleyecek kadar uzak olmasaydık birbirimize. Ya da özlemek zorunda kalmasaydık böyle. Biliyorum yüreğin sevmedi beni, ama gözlerinin suçu yok, özleniyor işte. Ben senin yerine de özleyeceğim, ‘biz’ olma özlemini…

    Ezgin KILIÇ

    -----------

    Şimdi hangi ayrılığa sorsan, gösterir beni.
    Her hüznün uğradığı o süslü köşe başı yüreğimdir…

    Ezgin KILIÇ

    -----------

    Durumum iyi değil sevgili, acı ve sancılı. Hani üzülesin diye yazmıyorum bunları sana, üzgün olduğumu bil yeter. Durumum hayal kırıklığı ve bir dolu yalnızlık şimdi.
    Anla beni…

    Ezgin KILIÇ

    ----------

    Gittiğinde bugünkü gibi güzel bir gündü. Gittin ve güneş hala kızgın sana. Aldanma açık havalı, masmavi gökyüzüne uyandığın mutlu sabahlara. Güneş yüreğinde aşkı yakıyor, benim yüreğim buz kütlesi, üşüyor hala…

    Ezgin KILIÇ

    ---------


    Sen benim bir türlü bitiremediğim, söylediğim her cümlenin sonunda uyuyan o üç noktadan birisin…
    “ben, kızımız ve sen”

    Ezgin KILIÇ

    ---------
    Beni Bağışlayın Eski Aşklarım


    Belki yalnızlığımdan,
    Belki de bir vedaya maruz kaldığımdan daha iyi anlıyorum sizi,
    Beni affedin eski aşklarım, yanlış yaptım…

    Kuyruk acım var canımı yakan, kuyruğunuza basıp canınızı yaktığım için özür dilerim. Soğukluğunu hissedemediğim gecelerde sizi yalnız bıraktığım için bağışlayın beni, şimdi ben üşüyorum tanımadığım rüzgarlarla… Anlamadım sizi ya da anlamak istemedim, ne fark eder ki? Kaç kırık kalp bıraktıysam arkamda, kalbim hepsinin toplamından daha çok parça, parça parça.
    Kanlı, kırık ve acım sıcak hala…

    Beni affedin eski aşklarım!
    Damağımda kalan tadınız zehir şimdi. Zehir, damağımda kalan acılarınız. İhtiyacı var başımın bir omuza devrilmeye ve saçlarımın tanıdık parmak uçlarıyla okşanmasına. Uzuvlarım ezberlediğim ruhtan yoksun,
    Ruhlar tanımıyor artık beni düşlerimden,
    Ruhum azap içinde, zapt edemiyorum gidişleri…

    İlk kez aşık olmanın acemiliği belki de bu. Kim bilir benimkiyle birlikte dursun istediğim kalbin yokluğundan böyle çaresizim.
    Böylesine aciz,
    Böylesine umutsuz,
    Böylesine pişman ve geçmişinden huzursuz…
    Belki de sizin gibi ben de başkasının eskisi olduğumdan size bir özür borçluyum.
    Beni affedin…

    Artık cennetinden kovulmuş bir meleğim ben.
    Kanatları üzerine ceket giymiş haldeyim.
    Yalnızlığınızı anlayabilmem için yalnız kalmayı beklediğim için özür dilerim
    Affedin…

    Ezgin KILIÇ
    [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR="#4B0082"]Odamı hemen hemen dolduran geniş yatakta, kollarımı iki yana doğru biraz daha açtım ve sustum! Konuşkan bir suskunluktu benimkisi, anlaşılabilse kim bilir ne kadar da çok şey anlatırdı...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B]

  6. #6
    Ve Bitti Sözlerim.. ZuLM ÇaĞı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2011
    Mesajlar
    902
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Ben Seninle… Keşke…

    Ben, seninle dünyanın neresinde olsa yaşarım.
    Dudakların olsun yeter ki nefes alabilmek için dudak uçlarımda…

    Yaşamak için sudan sebepler bulabilirim.
    Saçların mesela…
    Onlar öpsün,
    Her sabah yüzümü yıkadığım sudan önce, aynada.

    Öylesine Marmara bakıyor ki gözlerin.
    Parmağında alyans sanki Kız Kulesi.
    Ve sıkıştırmış kuytuda bir yandan Karadeniz,
    Bir yanın Ege.
    Dikme bakışlarını öyle üzerime,
    İstanbul gibi cüretkar ve hırpani.
    Ben sularında köhne bir balıkçı teknesiyim sadece…

    Filistin’in ölüm kokan sokak aralarında taş bile olabilirim.
    Göğsümü parçalayacak bir bomba sen olacaksan eğer…

    Ben, senin olduğun her yerde yaşabilirdim oysa.
    Kutupta gırtlağına kadar okyanusa gömülü buzul olabilirdim,
    Ya da Sahra’da yüreği yanan bir kum tanesi mesela…
    Kuş olacaksan şayet, kanadında tüy,
    Kanadığında yarana yara bandı mesela.
    Tırnağına oje
    Veya dudağına ruj,
    Uyuyacaksan eğer uykunda düş olabilirdim.
    Ben senin olduğun her yerde,
    Ölesiye yaşayabilirdim…

    Şimdi sen bana yabancı bir iklime ilikliyorsun bakışlarını.
    Göz kapakların ışığıma perde…

    Keşke diyorum bazen, keşke!
    Bir semazenin açık avucuna bıraksaydım kalbimi,
    Arjantin’de tango öğrenen acemi bir geyşanın sivri topuklarının altı yerine…

    Ezgin KILIÇ
    [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR="#4B0082"]Odamı hemen hemen dolduran geniş yatakta, kollarımı iki yana doğru biraz daha açtım ve sustum! Konuşkan bir suskunluktu benimkisi, anlaşılabilse kim bilir ne kadar da çok şey anlatırdı...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B]

  7. #7
    Ve Bitti Sözlerim.. ZuLM ÇaĞı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2011
    Mesajlar
    902
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Müptelayız belki aşka, Ama sevemeyecek kadar da tahammülsüz birbirimize Alt yapısı gelişi güzel kurulmuş kurgusal dünyamız hasarlı Ve adettir aşkta sol tarafın hep zamansız kanayışı Pamuk yerine kalp basarken kanayan yaralarımıza Delicesine sevişimizdendir belki kollarımızın birbirimize belden dolanışı… Kesik bir atardamara yapılacak tampon kadar hayati şarttı ayrılık. O kadar keskin aletlere gerek yoktu acı vermek için Cümlelerimiz neşterlere ilahlık eder olmuştu artık… Ve biz, Sadakatte usulsüzlüğe pusarak susmalıydık! Kendi yağında kavrulabilirdi oysa bu aşk Pahalı cümlelerin üstü kalabilirdi dudaklar arasında Bir söz bazen, Bir bakış bile okşayabilirdi kalbi hiç dokunmasa da Kaybolduk biz, Yitirdik kaybolurken hislerimizin bekçilerini Önce parmak ucu dokunuşları, Dudaklarımızı Ve derken kalbimizi… Gırtlağımdaki düğümü Adem'in elması sanma sakın, Kursağımda bıraktığın heveslerimdir hepsi ! Aşk bir deli gömleği! Bu yüzden her aşık oluşumuzda elimiz kolumuz bağlı. Savrukluğumuz kendi kendimize sarılışımızdan Ve akıllanmaz başla geriye dönüşler yeniden, Her terk edişin ardından. Hala seni seviyorum diyorsun Delirdin mi sevgilim? Gömleği ters giydiriyorsun… Ezgin KILIÇ
    [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR="#4B0082"]Odamı hemen hemen dolduran geniş yatakta, kollarımı iki yana doğru biraz daha açtım ve sustum! Konuşkan bir suskunluktu benimkisi, anlaşılabilse kim bilir ne kadar da çok şey anlatırdı...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B]

  8. #8
    Ve Bitti Sözlerim.. ZuLM ÇaĞı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2011
    Mesajlar
    902
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Uyan! Sapla hadi kirpiklerini gövdeme Titresin tenim parmak uçlarının buzulunda Uyan sevgilim! Bak kaç bahar atlatıyoruz birini yaşamadan daha Kaç mevsimi eskittik ektiklerimizi biçmeden Hangi gökyüzünün kızıllığını kusuyorsun bana Nedir söylesene senin derdin! Gideceksen Şayet gitmek için çırpınıyorsa içinde yüreğin Söyle sevgilim Her sabah bir günaydınla avunmasın Sardığın yara bandından taşmasın açtığın yaralarım Savur yüzüme en olmadık küfürlerini Öyle çarp ki nefretini tenime Beş hissinin parmakları mühürlensin bedenime Hadi konuş Susmasana… Uyanmayacaksan eğer Ayakta uyutma da… Oysa; Oysa nasıl bir heyecanla evet dediğini anımsıyorum hala Dünden bir önce ki gündü sanki Ayrılığa bir vardı Ne çabuk tükendik değil mi nasıl bu kadar doyabildik alışamadan henüz öyle sevgilim öyle alışacak kadar da tanımaya zamanımız olmadı peki neden içim yangın yeri kurtarmaya yaşlı gözlerimden mi başlamalıyım şimdi yoksa hala çocuk hislerimden mi? Uyan! Çık kurtar kendini içimden Yada benimle sen de yan Omuzlarına kargalar tünemiş korkuluk gibiyim Korkarım en az onun kadar da kimsesiz Korkarım ondan daha çok sensizim Her yanım hasarlı Yer bir parçam parça parça kırık Aşk boğulmuş gırtlağına kadar kan Kurtar kendini sevgilim Uyan! ... Haklısın! Nasılsa bitecekti Yarından erken olmayacak dünkü veda Suçsuzuz sevgilim zaman bizi eskitti Rahat uyu Bitti… Ezgin KILIÇ
    [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR="#4B0082"]Odamı hemen hemen dolduran geniş yatakta, kollarımı iki yana doğru biraz daha açtım ve sustum! Konuşkan bir suskunluktu benimkisi, anlaşılabilse kim bilir ne kadar da çok şey anlatırdı...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B]

  9. #9
    Ve Bitti Sözlerim.. ZuLM ÇaĞı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2011
    Mesajlar
    902
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Bazen üstüne titrediklerin gider ve seni yalnızlıktan titretirler. Çok sevmişsindir, bir daha kimsenin onun gibi olamayacağını düşürsün. Olmasın zaten, kimse onun gibi olmasın arkadaşım! İki kere ölmeye gerek var mı gömülmek hep unutulurken? Ayaktasın işte ve nefes alabiliyorsun her şeye rağmen. Gidene el salla arkasından, şayet senden uzaklaşan adımlar atmışsa gidecek bir yeri vardır zaten. Onu düşünme, mutluluk dile sadece.
    Tutulan yaslar gideni sadece imkansız kılar; ve en güçlü intikam inadına mutlu olmaktır, unutma.
    Gülümse…
    [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR="#4B0082"]Odamı hemen hemen dolduran geniş yatakta, kollarımı iki yana doğru biraz daha açtım ve sustum! Konuşkan bir suskunluktu benimkisi, anlaşılabilse kim bilir ne kadar da çok şey anlatırdı...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B]

  10. #10
    Ve Bitti Sözlerim.. ZuLM ÇaĞı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2011
    Mesajlar
    902
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Evet bayan, Yol üstü hayatınızdan geçen en ahmak adam benim. Çünkü yalnızca yoldan geçtim, üzerinizden asla! Kirli parmaklarımı pantolonuma silmeden asla sürmedim gözyaşlarınıza. Tokat izi saklayan yanaklarınızı öpmeden önce, Nikotin kokan dişlerimi fırçaladım mutlaka… Evet bayan, Aklına geldiğinizde ayağa kalkan tek aptal benim. Çünkü bir kanepeye uzanıp film izlemeyi teklif etmedim size! Düşlerimi anlattım yalnızca, hiç fantezim olmadı. Ve iç çamaşırınızın rengini hiç merak etmedim. Bu yüzden arkanız açılmasın diye, Arkası kapalıdır bütün sandalyelerimin… Evet bayan, Karşılaşacağınız en korkak adam benim! Çünkü tuttuğu eli asla bırakmayanlardanım. Kazandığını kaybetmeyi göze alamayanlardan. Bu yüzden başka eller bacaklarınızdayken, Benimkiler hiç düşmedi omuzlarınızdan… Evet bayan, Öptüğünüz en tecrübesiz adam yine benim! Parçalanmış dudaklarınıza dudaklarım merhem olsun istedim. İlk sizdiniz bayan, ilkimdiniz. Aşka uzak ve kurak tenimde, En hoyrat iklimdiniz, incittiniz. Akıttığınız kan yüreğimin bakirliğiydi. Bilemediniz… Evet bayan, İşte gördüğünüz ve göreceğiniz en ******** adam da benim! Bundan büyük şerefsizlik mi olur? Sevdim… Şeref, sizin bayan. Şeref, size ben gibi bakmayan herkesin. Özür dilerim, rahatsız ettiğim için… Ezgin KILIÇ
    [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR="#4B0082"]Odamı hemen hemen dolduran geniş yatakta, kollarımı iki yana doğru biraz daha açtım ve sustum! Konuşkan bir suskunluktu benimkisi, anlaşılabilse kim bilir ne kadar da çok şey anlatırdı...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B]

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •