‘Kürt sorunu’ ise gene günlük listenin başında yer alıyordu...

Neşe Düzel’in Taraf Gazetesi’ndeki tiryakilik yapan ‘Pazartesi Konuşmaları’ bu hafta ‘demokratik özerklik’ konusuna ayrılmıştı... Düzel’in konuştuğu BDP milletvekili Bengi Yıldız, özerk yerlerin Ankara’ya vergi vermemesi ama devletten yardım alması gerektiğini söylüyordu...

Bengi Yıldız röportaj boyunca ‘halk ve halklardan’ söz ediyor ama ne ‘demokratik özerklik’ ve ‘verginin’ en temel unsuru olan ‘vatandaş’ kavramından ne de ‘vatandaşlıktan’ bir kez bile dem vurmuyordu...

Çünkü ‘ırk’ tercihi, insanın, bireyin çok önüne geçmişti...

Şaşırdım...

Türkiye Cumhuriyeti’nin özünü oluşturan ‘vatandaşsız vatanseverlik’ şimdi Kürt siyasetine de sıçramış gözüküyordu.

***

Hâlbuki...

Avrupa Konseyi’nin 15 Ekim 1985 tarihinde imzaya açtığı Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın ruhunu ‘demokratik vatandaşlık’ kavramı oluşturuyor...

Yerel yönetim özerkliği, ‘halkın ya da ırkın’ değil, doğrudan doğruya ‘insanın’, birey ve vatandaş olarak ‘yaşam kalitesini’ sürekli genişleteceği bir özgürlüğü fiilen ele geçirmesi için oluşturuldu...

***

Siyasetin gündeminde ‘demokratik vatandaşlık’ yok...

Ama kanırta kanırta yapılan ‘din, ırk ve mezhep’ istismarı var...

Nedeni çok basit; Türkiye Devleti, vergi alan bir devlet ile vergi veren vatandaş ilişkisi üzerinde kurulu değil.

Rakamlar ortada:

Gelir vergisi açısından 1 milyon 695 bin 448...

Kurumlar vergisi açısından 559 bin 914...

Ve diğerleri de 1 milyon 884 bin 207 olmak üzere toplam 4 milyon 103 bin 569 vergi mükellefi var.

Türkiye’de elli milyon seçmen var ama görüldüğü üzere vergi mükellefinin sayısı beş milyonu bile bulmuyor...

Buradan ‘vatandaş, birey’ kavramı çıkar mı?

Onun için siyasi söylemde ‘ırk’a dayalı ‘halkımız’ kavramı, ‘insana’ dayalı ‘birey’ kavramının önünde salınıp duruyor...

***

Kimsenin pek vergi vermediği ülkede, ‘vergi vermeyiz’ diyen BDP milletvekili Bengi Yıldız’ın hangi ilin ne kadar vergi verdiği konusunda da yeterli bilgisi olmadığı anlaşılıyordu...

Aslında ‘vatandaşlık’ kelimesi ıskartaya çıkınca, ‘illerin vergi sıralaması’ da doğal olarak ıskartaya çıkar...

İstanbul, Ankara, İzmir ve Kocaeli’nde tahsil edilen verginin toplamı, tüm yurt genelinde toplanan verginin yüzde 80’ini oluşturuyor...

Daha çarpıcı bir şekilde söylersek, Türkiye’de 70 ilden hiç vergi almasanız bile toplam vergi gelirlerinde hiçbir azalma olmuyor...

***

Cumhuriyet tarihi ile yaşıt Kürt sorunu neden çözülmez?

Çünkü gerçek ve sağlıklı bir toplum ve devlet için ilk şart olan, vergi alan bir devlet ile vergi veren vatandaş ilişkisi henüz bu topraklarda yerleşmediği için...

Bari mağdur Kürt siyaseti bu temel zafiyetin üzerine gitse... Nerdeee... O da olaya ‘ırk’ üzerinden gidip, insanı unutuyor...

İnsan, birey, vatandaş... Asıl iktidarın egemeni bu kavramlar olmadıkça, Türkiye daha epeyce savrulup duracak...

Kaynak : http://www.stargazete.com/yazar/mehm...ber-369582.htm

Vatandaşlığa vurgu yapılmasını çok önemsiyorum...
Siyaset Vatandaşlık üzere yapılmalı... Irk üzerinde değil...

Bengi Yıldız zaten çok derinliği olan bir siyasetçi değil. Onu karşına alıp söyleyiş yapanda hata bence...