• Reklam
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    18-07-2011
    Mesajlar
    111
    Karizma Gücü
    1

    Sahur ve iftar vakitleri doğrumudur?

    Merhaba arkadaşlar. Forum sayfalarını dolaşıyorken ilginç bir yazı gözüme ilişti ve bunu sizlerle paylaşmak istedim. Klasik İslam anlayışından uzak olan tespitleri ve yorumları ile yazan kişi bana göre son derece haklı.

    ALINTIDIR.

    Selam ve Selam

    Evet imsakiye dediğiniz oruç vakitleri ve aynı zamanda namaz vakitleri doğrumudur??
    Bu zamana değin 1400 yıldır bir tek müslim acaba doğrumudur diye incelemişmidir??

    Cevap: İncelememiştir.

    Ebu Süfyanın oğlu Muaviye(asıl adı Ben Aviv) ve muaviyenin oğlu Yezid,
    Vakitleri nasıl koymuşsa aynen devam etmektedir.
    tek bir itiraz yoktur.
    Sünniliğin kurucusuda yezid'dir.
    Sünnilik mezheptir.
    Tek bir Allah'ın kulu müslüman sünnilik nedir bilmez.
    Sünniyim der ama sünnilik nedir bilmez.
    hanefiyim-şafiyim der ama , hanefiliğin, şafiliğin,
    malikiliğin , hanbeliğin, "sünniliğin" bir alt mezhebi olduğunu bilmez.
    İslamda mezhep olmayacağını ise hiiç bilmez.
    Zaten yeryüzünde müslüman en bilmeyendir. En bilimi olmayandır.
    Çünkü kendini müslüman sanır.
    Halbuki sünnidir. Yani Y e z i d i d i r.
    farkında değildir.
    Müslümanım diye kendini kandırıp durmuştur.
    Müslümanın kelime anlamı "Allah'a teslim olmuş" demektir.
    Şimdi ben "haniff müslüman" olarak soruyorum.
    Allah aşkına müslümanlar kime teslim olmuşlar??
    Allah'a teslim olanın vekili Allah'tır.
    Allah'ımız müslimlere vekillik yapsa idi.
    Müslümanlar asla esaret altında olmazdı.
    Tam aksine müslümanlar( aslında sünniler) üzerine pislik yağıyor.
    arada bir kaç müslüman varsada onlarda pislikten nasibini alıyorlar.
    Fitne bu, haklı olanınıda kapsar.
    Sorsan abartıyorsun derler, sadece filistin derler.
    Öylemi acaba??
    Bana hiç öyle gözükmüyor.
    Haniff gözü ile bakarsak;
    Koskoca arabistan yarım adası amerikan askerlerince işgal altında.
    sadece suud ve civarında 250 bin ABD askerinden söz ediliyor.
    bu işgal değilmidir.
    Türkiye farklımı?
    Yakında trabzon ve cevresinde devasa büyük ABD üssü kurulur
    ve ABD askerleri buralara üşüşürse, ne düşünürsünüz bilemem,
    Tabi diğer üs ve etkinlikleri! saymıyorum.
    Ayrıca yurdumuzda bize ait bir şey de kalmadı.
    Yer altı-yer üstü satıldı, satılmayada devam ediliyor.
    Bu nasıl müslümalık yaw??
    Efendimiz(ss) yahudi kalelerini feth ederken
    müslümanlar yurdumda yahudilere kaleler hediye ediyorlar.
    Bu nasıl müslümanlık??

    Ahirette ilk hesaba çekilecekler, kavimlerin-ulusların sultanlarıdır.
    Bunların ahirette hesap verme korkularıda yok.
    Baş ve Bakan olmak için birbirini eziyorlar.
    Baş ve bakan olabilenlerde bir memnuniyet , bir menuniyet ki;
    memnuniyetini ne kadar gizlesede , ağzı kulaklarına gidiyor.
    Ağzındaki kulaklara doğru gevşemeye mani olamıyor.
    Ve biz izleyiciler tek bakışta bunu anlıyoruz.
    Baş olamıyanlarda ise, veya başlığı alınmışsa,
    Yüzlerinde bir hüzün ,bir hüzün ve söyleyebildikleri tek şey
    "sonumuz iki metrelik kefen"
    kaybedince kefenden söz ediyorlar.
    Kazanınca ağızlar kulaklarda.
    Ne yapsınlar ellerinde değil.
    Ben sadece soruyorum.
    Pardon sahiden müslümanlık böylemi olur?

    Konumuz orucun açılma vakti??
    Evet sözünü ettiğimiz müslümanlar! orucun açılma vaktini akşam ezanına endekslemişler.
    Ezan daha okunurken hücumm. Ve açlık grevine son.
    Ayette akşam ezanından hiç söz edilmiyor.
    namaz vakitleri ve oruç vakitleri birbiri ile ilişkilendirilmeden açıklanmış.
    Ayette akşam ezanı değil "gece" (leyl denmiş)
    "Geceye" kadar tastamam-kesiksiz tutun denmiş.
    Yani "gece" leyl girdiğinde orucunuzu açabilirsiniz.
    "Gecenin" girdiğini nasıl anlarız??
    Yine ayette buda açıklanıyor.
    siyah iplikle beyaz ipliği ayırd edemez olacaksın.
    günümüze uygun deyişle 12 puntoluk gazete yazısını sağlıklı bir gözle okuyamaz olacaksın. işte sana gece girmiş demektir. Ve orucunu açacaksın.
    Şimdi lütfen ezana göre oruç açanlar !
    ezan okunduğunda dışarıya bir bakınız!
    Etraf apaydınlık.
    Gündüz sona ermeden orucunu açtın.
    Şimdi Allah senin orucunu kabul edermi?
    Yoksa sen açlık grevinemi gitmiştin?
    grev ise sorun yok.
    Siyam(oruç) ise sorun var.
    Ayetteki Allah emrini yerine getirmek zorundasın.
    İnad edersen kafirlik kapsamına giriverirsin.
    Hele ki; Allah ayatini okuduktan sonra:
    Lütfen tefekkür ile okuyalım.


    Bakara-[002.187] [E1] Oruç günlerinin gecesi kadınlarınızla ilişkide bulunmanız size helal edildi. Onlar sizin için bir giysi, siz de onlar için bir giysi durumundasınız. Allah nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Şimdi onlarla ilişkide bulunun, Allah'ın sizler için yazdığını isteyin ve fecrin beyaz ipliği siyah iplikten sizce seçilinceye kadar yiyin, için, sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz, mescitlerde itikaf halinde iken onlarla ilişkide bulunmayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; sakın onlara yaklaşmayın! Allah böylece, sakınıp korunsunlar diye insanlara ayetlerini iyice açıklıyor.


    ....fecrin beyaz ipliği siyah iplikten sizce seçilinceye kadar yiyin, için, sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun...

    ...fecrin beyaz ipliği siyah iplikten sizce seçilinceye kadar yiyin, için,...

    Ayetin bu cümlesi "sahuru" anlatıyor.
    Tahminen fecre 1-2 saat kala gece kalkarsın yemeğini yersin.
    Ne zamana kadar yersin??
    Fecr alaca karanlık demektir.
    Türkcemizde tan vakti denir.
    Gece desen gece değil, aydınlık desen aydınlık değil.
    İşte bu vakitte 12 puntoluk gazete yazısını okuyabilir olduğun ana kadar yer -içersin.
    işte bu anı bir coban bile rahatlıkla bilebilir.
    Milimetrik hesap gerektirmez.
    kesinlikle sabah ezanını esas almayınız,
    Sabah ezanı ilede ilgisi yoktur.
    Çünkü üç beş sene öncesine kadar
    imsak girişi dedikleri gece yarısı sabah ezanı okuyorlardı.
    Ezanı duyupta sabah namazı kılanlar
    vaktinden önce kıldıkları için sabah namazları sakıt oluyordu.
    Camilerde ezan erken okunuyordu ama namaz için meşhud vakit bekleniyordu.
    Çelişkiyi farkettiler demek ki..
    Ne hikmetse son bir kaç yılda bunu düzelttiler.
    Artık sabah ezanları sanırım vaktinde okunuyor.
    Sabah ezanının okunma vakti meşhud vakittir.
    Belkide bizim yazdıklarımızdan etkilenmişlerdir.
    Ben eskiden sabah ezanı okunduğunda yeme -içmeyi kesmişimdir.
    Gece yarısı pat diye kesiyorsun.
    Halbuki daha fecr vaktine cok vardı.
    Cünkü o zamanlar bilmiyordum.
    Bilmemem benim mazaretimdi.
    Kur'anın 6600 küsur ayetinin manasını bir anda bilemezdim.
    Ama Kur'anı okuyordum ve halen okuyorum..
    Sahur böyle..
    Şimdide "iftar vaktini" inceleyelim.


    ....sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun...


    Ayetin bu cümleside orucun tüm gündüz boyunca tutulacağı ve geceye kadar..
    Yani gecenin girişine kadar eksiksiz yani gündüzü kısaltmadan tutulacağını söylüyor.
    Eğer akşam ezanına göre orucu açarsanız
    tahminen yarım saat kadar önce aşmış olursunuz ki
    Bu da Allah emrine uyulmamak demektir.
    Mealde "tam tutun" dan mana budur.

    Peki neden akşam ezanı tahminen yarım saat önce okunur??

    Akşam namazının kur'an da ki ismi "Zülefen leyl"
    leyl gece demek.
    Zülef ise (gecenin) boyunca demek.(zülüf değil)
    Akşam ezanının gece girişinde okunması gerekir.
    yezid öncesi gece girişinde okunuyordu.
    Ve namaz gece boyunca fecre kadar kılınıyordu.
    Yezid ne zaman ki; yatsı namazını monte etti ve ikindi namazını.
    Mecburen "zülefen leyl" namazını yarım saat öne aldı.
    Ve yatsıya kadar kılma mecburiyeti getirdi.
    Haşa Allah'ımızın yanında ayet oluşturdu.
    Eğer kılmazsan vaktinin gectiğini söyledi.
    Onun içinde müslümanlar pardon yezidiler
    akşam ezanını cok acele okurlar .
    Cünkü yezidin emri böyle.
    İşte Allah'a iftira budur.
    Peki ya iftira edene uyanlara ne demeli???
    Onlara sormak lazım.
    Verecekleri cevap belli.
    Biz atalarımızdan böyle gördük.
    Bizim kalbimiz temiz
    Bir yanlış varsa , o yanlış cıkarana aittir.
    Biz bundan sorumlu değiliz.
    Hem sen sahabeden dahamı iyi biliyorsun?
    Onlar gökteki yıldızlar gibidir.
    Muaviye peygamberimizin vahiy katibidir.(külliyen yalan)
    12 imam..
    Asrın müceddidi,..
    Asrın azamı..
    Büyük evliyalardan falanca..
    Bedii zaman... falan filan

    İşte atalarının yolundan gidenler.
    Ataları onları ateşe çağırsalarda
    onlar giderler.
    Allah yoldan cıkmışları(fasıkları) doğru yola iletmez.

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    02-02-2011
    Mesajlar
    2,811
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Ne kadar doğrudur araştırmadım ama,Muaviye'nin,"Yemin ederim ki,Muhammadin yaptığı her şeyi yokedeceğim." dediği rivayeti var.
    Eğer bu söz doğru ise,iktidar da elinde,İslam'ı baştan aşağı yozlaştırma imkanı bulmuştur.Emevi devrinde Din'e sokulan bidatlar ve Din dışı uygulamalar halen devam ediyor.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    18-07-2011
    Mesajlar
    111
    Karizma Gücü
    1
    Alıntı Dostluk ve barış tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne kadar doğrudur araştırmadım ama,Muaviye'nin,"Yemin ederim ki,Muhammadin yaptığı her şeyi yokedeceğim." dediği rivayeti var.
    Eğer bu söz doğru ise,iktidar da elinde,İslam'ı baştan aşağı yozlaştırma imkanı bulmuştur.Emevi devrinde Din'e sokulan bidatlar ve Din dışı uygulamalar halen devam ediyor.
    Haklısın.
    Kerbela savaşında ehlibeyti katleden de zaten süfyani zihniyettir. Bu zihniyetin günümüzdeki devamı ise sünniliktir. Sünniler her nekadar hz. Peygamberi seviyor gibi gözükse de farkında olmadan bilinç altından ehlibeyt düşmanıdır. Bunun da farkında değildirler. İslamda mezhep diye bir şey yoktur bu nedenden dolayı da hiç bir mezhebe tabi değilimdir. Mezheplere Subjektif bakmak gerekirse doğruyu söylemek gerekir ki şii'ler sünnilere göre daha dürüsttürler, bunun delili ise şiilerin kerbelada ehlibeyte canları pahasına sahip çıkmalarıdır. Eğer araştırırsanız Osmanlı imparatorluğunun yolu da sünnilikti, bu nedenden dolayı koskoca osmanlı imparatorluğu sarayında ve padişahlarında ALİ ismine rastlayamazsınız. Hiç bir zaman...

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    02-02-2011
    Mesajlar
    2,811
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı cebelistan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Haklısın.
    Kerbela savaşında ehlibeyti katleden de zaten süfyani zihniyettir. Bu zihniyetin günümüzdeki devamı ise sünniliktir. Sünniler her nekadar hz. Peygamberi seviyor gibi gözükse de farkında olmadan bilinç altından ehlibeyt düşmanıdır. Bunun da farkında değildirler. İslamda mezhep diye bir şey yoktur bu nedenden dolayı da hiç bir mezhebe tabi değilimdir. Mezheplere Subjektif bakmak gerekirse doğruyu söylemek gerekir ki şii'ler sünnilere göre daha dürüsttürler, bunun delili ise şiilerin kerbelada ehlibeyte canları pahasına sahip çıkmalarıdır. Eğer araştırırsanız Osmanlı imparatorluğunun yolu da sünnilikti, bu nedenden dolayı koskoca osmanlı imparatorluğu sarayında ve padişahlarında ALİ ismine rastlayamazsınız. Hiç bir zaman...
    Kendine Müslüman adından başka bir yafta vuran her cemaat,mezhep vs. sapkınlığa düşmüştür.Sünnilik,Şiilik diye Müslümanı bölmek en başından İslam'a aykırıdır.Müslüman sadece Allah'ın ipine sarılacak.İslam'dan başka bir isme de ihtiyaç duymasına gerek yok.Bana göre "73. fırka" kendine "Müslüman"dan hiç bir isim koymayanlardır.[I]

  5. #5
    çağrı49 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2007
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı cebelistan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Haklısın.
    Kerbela savaşında ehlibeyti katleden de zaten süfyani zihniyettir. Bu zihniyetin günümüzdeki devamı ise sünniliktir. Sünniler her nekadar hz. Peygamberi seviyor gibi gözükse de farkında olmadan bilinç altından ehlibeyt düşmanıdır. Bunun da farkında değildirler. İslamda mezhep diye bir şey yoktur bu nedenden dolayı da hiç bir mezhebe tabi değilimdir. Mezheplere Subjektif bakmak gerekirse doğruyu söylemek gerekir ki şii'ler sünnilere göre daha dürüsttürler, bunun delili ise şiilerin kerbelada ehlibeyte canları pahasına sahip çıkmalarıdır. Eğer araştırırsanız Osmanlı imparatorluğunun yolu da sünnilikti, bu nedenden dolayı koskoca osmanlı imparatorluğu sarayında ve padişahlarında ALİ ismine rastlayamazsınız. Hiç bir zaman...
    "Al eline bir kaya nerene dayarsan daya." diye bir söz vardır ya! İşte size bir örneği daha... Sende mi o mezhepsizlerdensin? mezhep sahiplerine iftira atmaktan hiç utanmıyormusun? Ehli beyti sevmeyecek müslüman düşünemiyorum.Sen fitne çıkartmak istiyenlerdenmisin?bir hadisi şerifte "fitne uyuyor çıkarana lanet olsun."buyuruluyor. Dört halife içerisinde ilmi en fazla olan Hz. Ali efendimiz idi.
    Mananın kapısı, Hz. Ali efendimize onun ehli beytine bağlanmıştır.Peygamberimiz efendimizin bir hadisi şerifinde "Ben ilim şehriyim, Ali o kapısıdır."buyurmuştur. Ahkam kesmesini biliyorsun ama fıkhın kollarının mezhepler olduğunu bilemiyorsun.

    Peygamberimiz efendimiz zamanında mezhepler yoktu diyeceksin.Doğru,zaman geçtikçe islama fitne sokmak istiyenler olacağından, bunu önleyebilmek ,müslümanları bir arada tutabilmek amacıyla 4 büyük imam (Hanife,Şafi,Maliki,Hambeli)efendilerimiz tarafından büyük çabalar sarfedilerek edille-i şeriyeye (1-Kitap,2-Sünnet,3-İcma-i ümmet,4-Kıyası fukuha) uygun kendi isimleriyle anılan mezhepler ortaya çıkarılmıştır.Bunun haricinde yüz küsür tane daha mezhep vardır.Allah hepsinin işlerini rast getirsin.
    Bu mesaj en son " 31.07.11 " tarihinde saat 12:46 itibariyle çağrı49 tarafından düzenlenmiştir...
    " BİLENLE BİLMEYEN BİR OLMAZ"

    Bakara 140-

    Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Şûrâ Sûresi 13

    “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    18-07-2011
    Mesajlar
    111
    Karizma Gücü
    1
    Alıntı çağrı49 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    "Al eline bir kaya nerene dayarsan daya." diye bir söz vardır ya! İşte size bir örneği daha... Sende mi o mezhepsizlerdensin? mezhep sahiplerine iftira atmaktan hiç utanmıyormusun? Ehli beyti sevmeyecek müslüman düşünemiyorum.Sen fitne çıkartmak istiyenlerdenmisin?bir hadisi şerifte "fitne uyuyor çıkarana lanet olsun."buyuruluyor. Dört halife içerisinde ilmi en fazla olan Hz. Ali efendimiz idi.
    Mananın kapısı, Hz. Ali efendimize onun ehli beytine bağlanmıştır.Peygamberimiz efendimizin bir hadisi şerifinde "Ben ilim şehriyim, Ali o kapısıdır."buyurmuştur. Ahkam kesmesini biliyorsun ama fıkhın kollarının mezhepler olduğunu bilemiyorsun.

    Peygamberimiz efendimiz zamanında mezhepler yoktu diyeceksin.Doğru,zaman geçtikçe islama fitne sokmak istiyenler olacağından, bunu önleyebilmek ,müslümanları bir arada tutabilmek amacıyla 4 büyük imam (Hanife,Şafi,Maliki,Hambeli)efendilerimiz tarafından büyük çabalar sarfedilerek edille-i şeriyeye (1-Kitap,2-Sünnet,3-İcma-i ümmet,4-Kıyası fukuha) uygun kendi isimleriyle anılan mezhepler ortaya çıkarılmıştır.Bunun haricinde yüz küsür tane daha mezhep vardır.Allah hepsinin işlerini rast getirsin.
    Ne kadar hoşgörü sahibi, ağzından sevgi damlacıkları damlayan, merhametli, sıcak kanlı insanlarsınız böyle. Hayran oluyorum size.. Sizin yorumunuzu okuduktan sonra, bir kaç tane mezhebe giresim geldi doğrusu….

  7. #7
    çağrı49 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2007
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı cebelistan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne kadar hoşgörü sahibi, ağzından sevgi damlacıkları damlayan, merhametli, sıcak kanlı insanlarsınız böyle. Hayran oluyorum size.. Sizin yorumunuzu okuduktan sonra, bir kaç tane mezhebe giresim geldi doğrusu….
    Ne duruyorsun.Treni kaçırmadan bin.
    Affınıza sığınarak size bir soru soracağım.Namazı nasıl kılıyorsunuz?
    Bu mesaj en son " 01.08.11 " tarihinde saat 09:58 itibariyle çağrı49 tarafından düzenlenmiştir...
    " BİLENLE BİLMEYEN BİR OLMAZ"

    Bakara 140-

    Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Şûrâ Sûresi 13

    “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    18-07-2011
    Mesajlar
    111
    Karizma Gücü
    1
    Alıntı çağrı49 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne duruyorsun.Treni kaçırmadan bin.
    Affınıza sığınarak size bir soru soracağım.Namazı nasıl kılıyorsunuz?
    Sevgili çağrı49 kardeş, niyetim şu mübarek ramazan gününde sizinle tartışmak değildir.
    Bak ne güzel, İmzanda bulunan Şûrâ Sûresi’nin 13 ayetini, insanlarla paylaşmışsın. Orda ne diyor , “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” deniliyor demi. Sen ne anlıyorsun bu kelimelerden, yani Dini dos doğru tutmaktan… ayrılığa düşmemekten…bunlar ne demek sence.
    Dos doğru demek ne demek biliyormusun bence. Kuranda anlatılan ALLAH kelamı olan sözleri, başkasının izahına gerek duymadan aklının alabildiği nispette kendine rehber edinirsen, bu dosdoğru yoldur. Adı ise Sünnetullahtır, yani ALLAH’a ve onun yasalarına uymaktır. Yok eğer başkalarının sözlerini, bilmem hangi imamların, bilmem hangi azamın, şunun, bunun sözlerini kendine rehber edinirsen o zaman dosdoğru yol seçeneği ortadan kalkar, onun yerine önüne yüzlerce, hatta binlerce YOLLAR seçeneği çikar ki o zaman da tercih senin.
    İmam-ı Azam gibi zatlar değerli insanlardır. Ama bu onların şaşmaz, sarsılmaz oldukları manasına gelmez. İnsanoğludur beşer şaşar, hata insana mahsustur. İmam-ı Azam günümüzde yaşamış olsaydı beklide bu devre uygun daha değişik görüşleri olacaktı. Belki bir zamanlar kendi doğru bildiklerini, kendisi yıkacaktı, ne biliyorsun. Onun için kulları ilahlaştırmak tehlikelidir. Kaldı ki bu imamlardan hiç birisi kalkıp da “arkadaşlar ben bir mezhep kuruyorum, herkes ona tabii olsun dememiştir.” Diyemez de zaten, çünkü YASAK. Başta kendisi yıkardı kurduğunu. Mezhepleşme olayı bu zatların vefatından sonra, talebeleri tarafından ileriki zamanlar da bir gelenek haline getirilip, geliştirilip kurulmuştur.

    Herkes ölmeden önce kendini sorguya çekmelidir. Gittiği yolun nasıl bir yol olduğunu, kimlerin peşinden gittiğini, ahrette de kimlerin peşinden gideceğini sorgulamalıdır.. İman bunu gerektirir. Taklidi değil, tahkiki iman’dır asıl olan.

    Çağrı49 kardeş, Bir de bana Namazımı soruyorsun. O ALLAH ile benim aramda olan bir şey. Kusura bakma ama araya hiç kimseyi sokmam…

    Allaha emanet ol..

  9. #9
    çağrı49 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2007
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı cebelistan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sevgili çağrı49 kardeş, niyetim şu mübarek ramazan gününde sizinle tartışmak değildir.
    Bak ne güzel, İmzanda bulunan Şûrâ Sûresi’nin 13 ayetini, insanlarla paylaşmışsın. Orda ne diyor , “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” deniliyor demi. Sen ne anlıyorsun bu kelimelerden, yani Dini dos doğru tutmaktan… ayrılığa düşmemekten…bunlar ne demek sence.
    Dos doğru demek ne demek biliyormusun bence. Kuranda anlatılan ALLAH kelamı olan sözleri, başkasının izahına gerek duymadan aklının alabildiği nispette kendine rehber edinirsen, bu dosdoğru yoldur. Adı ise Sünnetullahtır, yani ALLAH’a ve onun yasalarına uymaktır. Yok eğer başkalarının sözlerini, bilmem hangi imamların, bilmem hangi azamın, şunun, bunun sözlerini kendine rehber edinirsen o zaman dosdoğru yol seçeneği ortadan kalkar, onun yerine önüne yüzlerce, hatta binlerce YOLLAR seçeneği çikar ki o zaman da tercih senin.
    İmam-ı Azam gibi zatlar değerli insanlardır. Ama bu onların şaşmaz, sarsılmaz oldukları manasına gelmez. İnsanoğludur beşer şaşar, hata insana mahsustur. İmam-ı Azam günümüzde yaşamış olsaydı beklide bu devre uygun daha değişik görüşleri olacaktı. Belki bir zamanlar kendi doğru bildiklerini, kendisi yıkacaktı, ne biliyorsun. Onun için kulları ilahlaştırmak tehlikelidir. Kaldı ki bu imamlardan hiç birisi kalkıp da “arkadaşlar ben bir mezhep kuruyorum, herkes ona tabii olsun dememiştir.” Diyemez de zaten, çünkü YASAK. Başta kendisi yıkardı kurduğunu. Mezhepleşme olayı bu zatların vefatından sonra, talebeleri tarafından ileriki zamanlar da bir gelenek haline getirilip, geliştirilip kurulmuştur.

    Herkes ölmeden önce kendini sorguya çekmelidir. Gittiği yolun nasıl bir yol olduğunu, kimlerin peşinden gittiğini, ahrette de kimlerin peşinden gideceğini sorgulamalıdır.. İman bunu gerektirir. Taklidi değil, tahkiki iman’dır asıl olan.

    Çağrı49 kardeş, Bir de bana Namazımı soruyorsun. O ALLAH ile benim aramda olan bir şey. Kusura bakma ama araya hiç kimseyi sokmam…

    Allaha emanet ol..




    Aslında bende tartışmadan yana değilim ama ayetlerde yapılan çarpıtmalara eyvallah demem de benden beklenmesin.Yazmış olduğunuz bu yazınızda size katıldığım bir çok konunun mevcut olduğunu söyleyebilirim.Öncelikle yaratılan hiçbir kul hatasız değildir.Hata işlemek insana mahsustur. Hiç kimseyi hatta peygamberleri ilahlaştırmak kuranın ifadelerine tamamen terstir.Bizlerde olmayan şeylerle (Evliyaullahı ilahlaştırmakla) suçlanmamız bizi bu şekil davranmaya itekliyor.Karşıtlarımıza, söyledikleri şeylerle bizim hiçbir alakamız olmadığını ne kadar anlatırsak anlatalım muhataplarımızı buna ikna edemiyoruz. Çünkü dayanacakları başka birşey kalmayacağını bildikleri için, temcit pilavı gibi pişirip pişirip önümüze koyuyorlar.

    Herkes ölmeden önce kendini sorguya çekmelidir. Gittiği yolun nasıl bir yol olduğunu, kimlerin peşinden gittiğini, ahrette de kimlerin peşinden gideceğini sorgulamalıdır.. İman bunu gerektirir. Taklidi değil, tahkiki iman’dır asıl olan.
    Çok güzel söylüyorsun pekala şimdi yazacağım ayeti kerimeleri bu söylediklerinle nasıl bağdaştıracaksın? Sen aslında bu yaklaşımınla bizim söylemlerimizi savunuyorsun da bize nasıl ters düşüyorsun anlamakta inan güçlük çekiyorum.Sadece ilmel yakin yaaşntı yeterli değil kardeş Aynel yakin ve Hakkel yakin yaşantı olmadan imandan söz etmek hayalden başka birşey değildir.İman gayba imandır. O da amentüdür. Amentüdeki şartları yaşayıp sahit olmadıktan sonra iman etmiş olmayız.Çünkü amentünün sonunda Allahın varlığına,birliğine ve peygamberine şahit olmak gereklidir.Kendi kendini hiç kimse irşad edemez.Tertibe uygun değildir. Allahın tertibine uymalıyız.Devrimizde mutlaka bir vesileye(Tertibi ilahi,Varisül Nebi,Evliyaullah biat gerekir) ihtiyaç vardır.Buna benzer daha birçok ayeti kerime yazabilirim.Doğru dürüst yazana doğru dürüst yanıt verileceğinden hiç kimsenin şüphesi olmasın.Sende Allaha emanet ol kardeşim.

    Maide 35
    Ey inananlar! Allah'tan korkun. O'na yaklaşmaya Vesile arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

    Yasin 21
    ‘‘Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbî olun, onların sözlerini önemseyin. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.’’

    Kefh 17
    Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek MÜRŞİT(EVLİYA) bulamazsın.

    Yunus 62
    ‘‘Dikkat et! EVLİYAMA korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir de.’’

    Çağrı49 kardeş, Bir de bana Namazımı soruyorsun. O ALLAH ile benim aramda olan bir şey. Kusura bakma ama araya hiç kimseyi sokmam…
    Bu konuda söylenecek çok şey var ama madem ki öyle istiyorsun bildiğin gibi yap o zaman. Musa aleyhiselam ile çobanın kıssası devreye girdi galiba
    Gelelim oruca, bize orucu tarif eden Peygamberimiz efendimiz orucun nasıl tutulacağını tarif etmiştir.Birilerinin tarifine değil peygamberimizin tarifine aynen uyuyoruz. Sorgulama diye birşey söz konusu olamaz.İmanın şartlarında peygambere iman olduğunu hatırlatırım.

    Bu mesaj en son " 01.08.11 " tarihinde saat 23:04 itibariyle çağrı49 tarafından düzenlenmiştir...
    " BİLENLE BİLMEYEN BİR OLMAZ"

    Bakara 140-

    Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Şûrâ Sûresi 13

    “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Ramazan Sahur İftar başlığı
    TOPLUM VE İNSAN bölümünde |BenHur| tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 23.08.11, 23:11
  2. Sahur Sortisi
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde dalamper tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 19.08.11, 03:26
  3. bu olay doğrumudur??
    2005 Konuları bölümünde sindoma tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 26.12.05, 10:27

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •