• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2

    Fark Yaratmak

    Tolga ÇELEBİ

    Bazen öyle bir an gelir ki; yaptığımız hiçbir şey sonucu değiştirmez, etkilemez. İşte tam bu anda biz çaresizliğe kapılırız. “Denedim olmadı” diyerek kendimizi savunuruz. Bir adım daha öteye geçerek artık “hiçbir şey yapmamaya” başlarız. İşte bu kaybettiğimiz andır.

    Çaresizlik bir hastalıktır ve insanda bağımsızlık yapar. Bizim kültürümüzde çaresizlik ve umutsuzluk birçok defalar kötü bir şey olarak nitelendirilmiştir. İşte bir kaç örnek.

    Bana "Polyanna" benzetmesini yapan çok insan var. Kısaca eden böyle olduğumu açıklayayım.

    Biliyorsunuz; İslam dininde "Allah'tan ümit kesilmez" diye bir söz vardır. Eğer bir Müslüman herhangi bir konu hakkında Allah'tan ümidini keserse ve "bu işim hiç bir zaman olmayacak" derse, o kişinin imanı tehlikeye girebilir. Neden mi? Çünkü Allah'ın her şeyi yapmaya, düzeltmeye gücü yeter. O halde, bizler hiç bir zaman kötü ve olumsuz düşünemeyiz. Çünkü bizler her şeyden büyük, en yüce yaratıcıya kul olmuşuz. Bizler Allah'tan ümidi kesemeyiz, karanlık düşüncelere kapılamayız.

    Yine tasavvuf ile uğraşa bir zat; "görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler" demiş. Bizler Allah'ın kaderine, razı olmak zorundayız. Ümitsizliğe kapılamayız. Çünkü yüce yaratıcı kullarına zulm etmez, yaptığı her şey güzel ve hoştur. Neden isyan edeceğiz, neden karamsarlığa kapılacağız. Neden "her şey beni bulur lanet olsun" diyeceğiz.

    Bizim kültürümüzde; "gün doğmadan neler doğar" diye bir söz vardır. Bu söz bize pozitif düşünmeyi, ümitvar olmayı, sabrederek karanlıktan kurtulmayı öğütler.

    Kur'an da birçok yerde insanlar düşünmeye sevk ediliyor. Bize hep "ey akıl sahipleri" diye hitap ediliyor. Neden kötü düşüneyim, neden olumsuz düşüneyim, neden karamsar düşüneyim.

    Özetle pozitif düşünmek benim için bir yaşam tarzı. Bir tarafta, ümidini yitirmeyen, hedefleri olan, iyi düşünelim, iyi olsun diyen, hep ışıl ışıl bir düşünce tarzına sahip olan insan var. Diğer tarafta, karamsar, hayat isyan eden, kötü düşünen, bunalımdan kurtulamayan insan tipi var.

    Benim anlatmak istediğim şey "DÜŞÜN - YARAT" gibi bir şey değil, bu saçma bir inanç. Ben güzel düşünelim, güzel yaşayalım, diyorum.

    Bizler gerçekten çaresiz olmadığımız halde, çaresizmiş gibi davranıyoruz. Oysaki her zaman bir çözüm, her zaman bir çıkış vardır hayatta. Çaresizlik çarpık bir düşünce yapısıdır aslında.

    Her yeni gün, birçok umutla başlar. Dün imkansız olanlar, bu gün gerçekleşebilir hale gelir. Hiçbir seçeneğim yok dediğimizde, tıkanıklık evrende değil bizim zekamızdadır aslında. İnsanoğlu, engelleri aşmak için her zaman bir yol bulur. Öyle olmasaydı, bu yaşlı gezegende türümüzü devam ettirmemiz ve dünyanın en üstün canlıları haline gelmemiz mümkün olamazdı.

    İnsanoğlunun zekasında, binlerce yılın bilgeliği var. Bu bilgelik; bize her zaman bir yol göstermiş ve hayatta kalarak, yaşadığımız çevreye uyumlu yaşamamızı sağlamıştır. Çaresizliği kabul eden ve bunu huy haline getiren insanların düşünme yetenekleri zayıflar. Nasıl olsa bir işe yaramayacak diyerek bir çözüm üretmeyen insanlar, ne sorunda kurtulabilir, ne de başarılı olabilir. Her zaman bir yol vardır...

    “Böyle gelmiş, böyle gider” dediğimizi sürece; gelen şey, her ne ise gelip gitmeye aynen devam eder J

    Kendimize sınırlayıcı engeller koymak, kendimize yapacağımız en kötü davranıştır. İnsanoğlunu yapabileceği şeylerin sınırı çok ama çooook geniş.

    Başımıza gelen olayları yok edemeyiz ama yorumlama şeklimizi değiştirebiliriz. Olayları nasıl yorumlarsak, hayatı da aynı şekilde algılarız. Olumsuz bakan, olumsuzluk görür, çözümsüzlük görür.

    “Mutluluk paylaştıkça artar” diye bir söz vardır. Bu sözü “çaresizlik paylaştıkça artar” şeklinde değiştirdik ülke olarak. Başımıza gelen bir olayı, başkalarına anlatarak ne kadar çaresiz olduğumuzu kanıtlamaya çalışırız çoğu zaman. Bin bir türlü mazeret üretiriz insanlara. Problemimizi çözmek için hiçbir şey yapmayacağımızı insanlara hoş göstermeye çalışırız. Çünkü bir ÇARESİZİZ. İşin tuhaf tarafı, toplum böyle insanları bağrına basar, kucak açar. Etrafımızdaki problemi olan arkadaşlarımızı motive edip harekete geçireceğimiz yerde, onların çaresizliklerini kabul eder, üstelik bir de yüceltiriz.

    Bu gün bir fark yaratalım. Bu gün çaresizliği kabul etmek yerine, bir çare üretelim ve yüz binlerin önüne geçelim...
    Aman dikkat!!! Aklınıza gelen, başınıza gelebilir. Bu yüzden pozitif düşünün, olumlama yapın, her anın tadına varın. Güzel düşünün, iyi yaşayın. Karamsarlıktan, umutsuzluktan, enerjinizi düşürecek her şeyden uzak durun.

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    02-02-2011
    Mesajlar
    2,811
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Mazlum,çaresiz hissettiğinde kendine zulmedene aşık olurmuş.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    24-03-2011
    Mesajlar
    21
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı tolgaasya tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu gün bir fark yaratalım. Bu gün çaresizliği kabul etmek yerine, bir çare üretelim ve yüz binlerin önüne geçelim...
    tolga bey kardeşim,

    iyi has da, tezinizi gerekçelendirme argümanlarınız insanları pek harekete geçmeye itmiyor.

    bir göz atalım:
    1. Allah'tan ümit kesilmez.
    2. görelim mevlam neyler?
    3. gün doğmadan neler doğar?

    yani Allahtan umalım, bakalım mevlam ne yapacak ("biz bekleyelim" anlamı net bir şekilde mündemiçtir) ifadelerini çare üretmek ve -niyeyse- yüzbinlerin önüne geçmek için dayanak tutmuşsunuz? gün doğmadan doğacak şeylerde de bir dahlimizin kastedilmediği açıktır. oldu mu şimdi?

    lakin esasa katılıyorum. usule takıldım ben.

    saygılar

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    24-03-2011
    Mesajlar
    21
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Dostluk ve barış tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Mazlum,çaresiz hissettiğinde kendine zulmedene aşık olurmuş.
    stockholm sendromu türevi bir ifade midir?

  5. #5
    Genel izleyici. hakki_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-03-2009
    Mesajlar
    3,714
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Fark yaratilmaz yasanir.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    02-02-2011
    Mesajlar
    2,811
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı kuzeygüney tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    stockholm sendromu türevi bir ifade midir?
    Öyledir de,ben toplumsal anlamda kullandım.Kılıçdaroğlu'nun seçim sonuçları hakkında kullandığı gibi.(başka hiçbir fikrini de benimsemiş değilim. )

    Toplumların,yaşamlarına zorla yön verenleri onaylamadığı halde,zaman içinde onları benimsediği,kendini onların yerinde görmek istediği tezi bana makul geliyor.Bilemiyorum ne derece bilimseldir.

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı kuzeygüney tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    tolga bey kardeşim,

    iyi has da, tezinizi gerekçelendirme argümanlarınız insanları pek harekete geçmeye itmiyor.

    bir göz atalım:
    1. Allah'tan ümit kesilmez.
    2. görelim mevlam neyler?
    3. gün doğmadan neler doğar?

    yani Allahtan umalım, bakalım mevlam ne yapacak ("biz bekleyelim" anlamı net bir şekilde mündemiçtir) ifadelerini çare üretmek ve -niyeyse- yüzbinlerin önüne geçmek için dayanak tutmuşsunuz? gün doğmadan doğacak şeylerde de bir dahlimizin kastedilmediği açıktır. oldu mu şimdi?

    lakin esasa katılıyorum. usule takıldım ben.

    saygılar
    Merhabalar,

    Cevabınıza bir göz atalım!

    1. Siz ümidinizi kesebilirsiniz. Peki; ümidinizi kaybederseniz ne olur? Vaz geçersiniz. Vaz geçerseniz ne olur? Başaramazsınız. Ama ben asla ümidimi kaybetmem. Sonuna kadar çalışır çabalarım. ELimdeki tüm imkanları kullanır ve her defasında çabalarım.

    2. Görelim Mevlam neyler: Ben elimden gelenin en iyisini yaparım. Her fırsatı kullanırım. Sonuna kadar savaşırım. HEr işin sonunda bir faktör kalır. ALLAH... Allah dilerse olur ve başarırım. Ama yan gelip yatarak da başarıyı beklemek ahmaklık olur.

    3. Gün doğmadan neler doğar: Hayat her an değişiyor. Dün imsaknsız olan şey bu gün gerçekleşebilir. Şartlar değişir ve dün yapamadığım şeyi bu gün başarabilirim. Çok mşhur bir deney var, köpek balığını bir havuza atıyorlar, araya cam koyup diğer balıklardan ayırıyorlar. Köpek balığı saldırdıkça cama çarpıp vazgeçiyor. Sonunda camı kaldırıyorlar ama köpek balığı aç olduğu halde diğer balıklara saldırmıyor. Tekrar yazıyorum. Dün geçti, bu gün yeni fırsatlarla doğruyor. Dün başaramadığım için vazgeçersem, bu gün elim kolum bağlıu otururum.

    Yorumuznu için teşekkürler, selamlar.
    Aman dikkat!!! Aklınıza gelen, başınıza gelebilir. Bu yüzden pozitif düşünün, olumlama yapın, her anın tadına varın. Güzel düşünün, iyi yaşayın. Karamsarlıktan, umutsuzluktan, enerjinizi düşürecek her şeyden uzak durun.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Aromatik bir ev yaratmak
    2005 Konuları bölümünde AnacondA tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 11.02.05, 22:04

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •