• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
19 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,658
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Hürriyet Ermeni düşmanlığı yaptığını kabul etti!

    Hürriyet gazetesi, Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan'ın sözlerini çarpıttığını itiraf etti. Gazetenin okur temsilcisi, konuyla ilgili yazısında dolaylı olarak Hürriyet'in yaptığı haberciliğin barışı teşvik etmek yerine düşmanlığı körüklediğini kabul etti.

    Hürriyet gazetesi Ermeni lider Sarkisyan'ın Ermeni gençlerine "Karabağ'ı biz aldık, Ağrı'yı size bıraktık" dediğini iddia etmişti. Fakar Sarkisyan aslında böyle bir şey söylememişti. Gazete, okur temsilcisi Faruk Bildirici'nin köşesinde dolaylı olarak bu gerçeği kabul etti. Hürriyet'in söz konusu yalan haberi, günlerce süregiden Ermeni karşıtı tepkiler yaratmıştı. Düşmanlığı körükleyen bu haberciliğin ne kadar tehlikeli olduğu, Hrant Dink'in de benzeri yalan haberlerle hedef gösterildiği hatırlanıldığında bir kez daha görülüyor.

    Hürriyet'in bu haberin yanlış olduğunu itiraf etme sürecini Ermeni haber sitesi News.Am şöyle yazdı:

    Türkiye’de yayımlanan Hürriyet gazetesi okur temsilcisi okuyucularının uyarılarına yanıt olarak yazdığı makalede Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın sözlerinin dolaylı olarak tahrif edildiğini itiraf etti.

    Kürşat Bozkurt adlı bir bir Hürriyet gazetesi okuru gazeteye önderdiği iletide, iki ülke arasında çıkan krizin ardından “Karabağ’ı biz aldık, Ağrı’yı size bıraktık” başlıklı haberi yeniden okuduğunu belirterek “Ne var ki, haberin içinde başlıktaki ifadelerden eser yoktu. Bunu iş edinip Sarkisyan’ın konuşmasının orijinaline ulaştım. Hürriyet’in haberinde yer alan başlık ve ″Gençlerine resmen hedef gösterdi″ biçimindeki patlangacın gerçeği yansıtmadığı apaçık görülüyordu. Geçtiğimiz günlerde ″savaş gazeteciliği″ ve ″nefret suçları″ndan söz etmiştiniz. Aslı olmayan böyle bir başlık, bunlardan hangisinin kapsamına giriyor sizce?”

    Hürriyet gazetesi Okur Temsilcisi Faruk Bildirici, köşesinde okurdan gelen eleştirilere verdiği yanıtların yer aldığı makalede Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın, “Ermeni dili ve edebiyatı yarışması”nda bir öğrencinin sorusuna verdiği yanıtla ilgili haberin, Hürriyet’te, “Karabağ’ı biz aldık, Ağrı’yı size bıraktık” başlığıyla basına yansıması ve nasıl ‘bir bardak suda fırtına krizi yarattığı’ konusunu işlemekte.

    Faruk Bildirici, okuyucu Kürşat Bozkurt’u yanıtlayabilmek için Okur Temsilcisi olarak haberleri gözden geçirdiğini; süreci incelediğini beirterek, haberlerle ilgili şu bulgularını sıralıyor:

    - 26 Temmuz’daki haberin içinde Sarkisyan’ın ″Karabağ’ı biz aldık, Ağrı’yı size bıraktık″ diye bir cümlesi yok. Her ne kadar, “Karabağ’ı biz aldık” dedikten sonra “Her neslin görevi vardır” vurgusu yapıyorsa da ardından “Ülkelerin gücü ve itibarı yüzölçümüyle ölçülmüyor” cümlesiyle sözlerini dengeleme gereksinimi duyuyor. Dolayısıyla “yorum”a dayanan başlık, haber ile örtüşmüyor. Nitekim haberi yazan Nerdun Hacıoğlu’nun değiştirilen başlığı “Sarkisyan Ağrı’yı hedef gösterdi” biçimindeydi.

    - 28 Temmuz’da Erdoğan’ın Bakü’de yaptığı açıklamalarla ilgili haber ve spotu, “..Erdoğan, gençlere ″Dağlık Karabağ’ı biz aldık. Siz Ağrı’yı alın″ diyen Sarkisyan’a..” cümlesiyle başlıyordu. Böylece iki gün önce bir yorum sonucu oluşturularak Sarkisyan’a atfedilen cümle bu kez tırnak içine alınarak, aynen böyle söylemiş gibi veriliyordu.

    - 29 Temmuz’da, Koçaryan’ın açıklaması “Erivan’ın pişkin yanıtı: Türklerinki yaygara” başlığı ile haberleştirilmişti. Haberin girişinde de “pişkin tavır takınarak” gibi taraflı ve yargı belirten bir ifade yer alıyordu ama bu kez Sarkisyan’ın sözleri “Ağrı dağı bölgesini gençlerine hedef gösteren nasihat açıklaması” olarak düzeltilmişti.

    Yazısının devamında Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin üçüncü maddesini hatırlatan Bildirici daha sonra şunları kaydediyor:

    Gazetecilerin “barışı” savunması gerekliliğinin altı çizilen o maddede “Gazeteci, insanlar, topluluklar ve uluslar arasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır” deniyor.

    Gazeteci olarak bizlere düşen, Türkiye ve Ermenistan arasındaki anlaşmazlığın aşılma çabasına katkı vermek. Bunun için de “çatışma gazeteciliği” değil, “barış gazeteciliği” yapmamız zorunlu...

    Şimdi bir düşünelim; gerçeğe, barışa ve çözüme odaklanmak o haberin başlığını, “Karabağ’ı biz aldık, Ağrı’yı size bıraktık” diye atmak mıdır? Yoksa örneğin “Sarkisyan: Ülkelerin itibarı yüzölçümüyle ölçülmüyor” diye mi?

    Sarkisyan aslında ne demişti?
    NEWS.am daha önce Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Tsaghkadzor’da düzenlenen Panarmenyan V. Ermeni Dili-Edebiyatı, Ermeni Dünyası Bilgi Olimpiyatı katılımcılarıya buluşması esnasında okul öğrencilerinden birinin ″Gelecekteki Ermenistan hangi sınırlara sahip olacak? Acaba Batı Ermenistan, Ararat’la beraber bize geri döner mi?″ sorusuna Serj Sarkisyan’ın şu yanıtı verdiğini bildirmişti:

    Bütün bunlar sana ve senin nesline bağlı. Benim neslim, kendi önüne koyduğu sorumluluğu icra etti, 90’lı yılların başında yurdumuzun parçalarından biri olan Karabağ’ın düşmanlardan korunması gerekliydi, biz bunu başarabildik. Ve ben bunu herangi birini eleştirmek için söylemiyorum.

    Herbir neslin bir görev olduğunu ve görevi icra edebilmesi gerektiğini, iyi icra edebilmesi gerektiğini söylemek istiyorum. Eğer sen ve yaşıtların gayret ve şevk esirgemezseniz, sizlerden büyük ve sizlerden küçük olanlar sizin gibi tutum alırlarsa, biz dünyanın en iyi ülkelerinden birine sahip olacağız.

    İnan ki birçok durumda ülkenin ağırlığına toprak ölçüsüyle karar verilmemekte. Ülke modern olmalı, güvenli olmalı, müreffeh olmalı, ve bunlar herhangi bir halka dünyanın bilinen, güçlü, tanınmış halklarıyla yan yana bulunma olanağı veren koşullardır. Hepimiz refah yaratabilmek için borcumuzu ödemeliyiz, hepimiz aktif, çalışkan olmalıyız.

    Biz buna ulaşabiliriz, çok rahat ulaşabiliriz. Tarihte bir kez olmamak üzere biz buna ulaştık. Benim bundan şüphem yok, senin de şüphe duymamanı istiyorum. Evet! Biz, Anka kuşu gibi küllerimizden hep tekrar dirilen bir halkız.

    (soL - Haber Merkezi)

    http://haber.sol.org.tr/medya/hurriy...i-haberi-45316

  2. #2
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,060
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Demekki neymiş her söze atlamamak gerek.Tabi özür dilese ne olur dilemese ne olur.Bu sözlerden sonra kargaşa çıksa hürriyet bunun altında nasıl çıkardı
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  3. #3
    AOG
    AOG çevrimdışı
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Hürriyet coktan bitmiştir...
    zaten kaç yıldır da eve alıpta okumuyorum.
    okunacak bir yazar kalmadı zaten.
    Hümanist Demokrat Parti
    It's My Page....

    ‘insanlık onuru işkenceyi yenecek’

  4. #4
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    adam açıkca isterseniz alabilirsiniz demiş,daha ne desin.bunun neresinde tahrif var?
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    İyi olmuş itiraf ettikleri... Bir de hürriyet yetkilileri onlarca yıldır MÜSLÜMAN DÜŞMANLIĞI yaptıklarını da itiraf ederse tam olur.
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

  6. #6
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı redyellow tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İyi olmuş itiraf ettikleri... Bir de hürriyet yetkilileri onlarca yıldır MÜSLÜMAN DÜŞMANLIĞI yaptıklarını da itiraf ederse tam olur.
    Ben yıllardır hürriyet okurum, bir müslüman olarak üstüme alınmam gereken bir haber ile karşılaştığımı hatırlamıyorum.

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı hunt me down tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ben yıllardır hürriyet okurum, bir müslüman olarak üstüme alınmam gereken bir haber ile karşılaştığımı hatırlamıyorum.
    Normaldir... Müslümanları haram da yerim helal da, hiç farketmez anlayışı sananların bazı şeyleri görmesi zordur.

    Bak mesela bu karikatür hürriyette yayınlandı:




    Bu karikatürden sen "bir müslüman olarak" gerçekten alınmıyor musun?

    Bu en basiti... onlarca yalan haber yaptılar islamı, müslümanlığı karalamak için.


    Dünyanın en sakin ülkelerinden Norveç’te dün iki ayrı saldırı gerçekleştirildi. Önce başkent Oslo’da Başbakanlık binasının yakınında bomba patladı. Ardından başkent yakınlarındaki Utoya adasında polis kıyafeti giymiş bir şahıs, iktidar partisinin gençlik kolları kampına silahlı saldırıda bulundu.

    Saldırıyı henüz üstlenen olmadı. İlk söylentilere göre El-Kaide şüphesi vardı. Nitekim Türkiye’de Hürriyet başta olmak üzere Müslümanları daimi suçlu görmeye alışık ulusalcı medya manşetlerde “Norveç’in 11 Eylülü” vurgusu yaptı. Gazetelerin iç sayfalarında ise El- Kaide ve aşırı sağcı grup şüphesinden bahsedildi.

    Hürriyet, Posta ve Habertürk gazeteleri ise suçun biletini peşinen “İslam”a kesmiş durumda. İki gazete de manşetlerinde “11 Eylül” vurgusu yaparken, iç sayfalarında suçluyu peşinen ilan ettiler.

    Hürriyet gazetesi haber detay sayfasında olayın şüphelileri arasında iki grubu gösterdi. Biri El- Kaide, diğeri ise İslamcı Kürt grubu Ensar el İslam’ın kurucusu olan ıraklı Müslüman din adamı Molla Krekar. Gazete, haberin başlığında aynen şöyle yazmış: “Kürt molla mı yaptı, el Kaideciler mi?”

    Başka zanlılar da var, Hürriyet editörleri küçük bir paragraf halinde haberin altına, Norveç’li aşırı sağcılarla, Libya lideri Muammer Kaddafi’yi de yazmışlar.

    Hürriyet gazetesi haberdeki iddiasını pekiştirmek için (hiç alakası olmadığı halde) bir de Danimarka hatırlatması yapmış. “Karikatürleri hatırlayan Danimarka’yı korku sardı.” Hatırlanacağı üzere Danimarka’da Hz. Muhammed’e hakaret içeren karikatürler yayınlanmış ve Danimarka İslam aleminden sert tepkiler almıştı.
    (alıntıdır)

    Hürriyetin (ve onun gibilerin) norveçteki olayda hiç bir şey ortaya çıkmamışken İslamı hedef alması seni hakkaten rahatsız etmedi mi?


    Bir kaç tane de HÜRRİYETİN YALANLARINDAN bahsedelim:

    HÜRRİYET YALAN ENVANTERİ



    Objektif değil ama tuhaftır ki google'da Hürriyet yalan sözcükleri bir arada aratıldığında 1.890.000 sonuç elde ediliyor. Sözcüğün kendi anlamıyla kullanıldığı sayfaları düşsek bile oldukça büyük bir rakam. Diğer gazetelerin tersine Hürriyet, yalanın öznesi olduğundan bu rakam önem kazanıyor.



    Size “doktor numunesi” olarak, tahlil etmeniz için yakın dönemden 15 yalan haberi olabildiğince kısaltarak sunuyorum.

    Yalan haberleri ve yayınlandığı yerleri özel isimlerle google'da aratarak “sağlamasını” yapabilirsiniz.



    YALAN 1: Amasya Kız Meslek Lisesi'nde okulun pansiyonunda kalan 4 öğrenci dini baskı gördüklerini için bu okuldan ayrıldılar.

    Doğrusu: H.D., G.D., Ş.Ç. ve Ş.D. isimli öğrencilerin 3'ü hiç pansiyonda kalmamış. Diğeri ise 1 hafta pansiyonda kaldıktan sonra köyüne yakın diye başka bir liseye kaydını yaptırmış.

    Dini baskı gördükleri iddia edilen. H.D., G.D., Ş.Ç bir yakınlarının yanında kalmışlar ve bu yakınlarının iş sebebiyle Turhal'a taşınması sebebiyle okuldan nakillerini almışlar. Ayrıca haberin aksine hiçbir öğrenci yakınının resmi bir makama şikâyeti olmamış.



    YALAN 2: Isparta'da bir öğretmen, öğrencilerine “Atatürk resimli tişört” giydirdi diye soruşturma açıldı.

    Doğrusu: Soruşturma; öğretmenin, öğrencileri yönetmeliğe aykırı şekilde okul idaresinden izinsiz olarak şehir dışına Cumhuriyet mitingine götürdüğü için açılmış.



    YALAN 3: Abdullah Gül'ün kızının düğününün yapıldığı kongre salonu için “3 bin davetliyi Allah korudu” manşeti yapıldı. Haberde, “düğünün” yapıldığı Kongre ve Gösteri Merkezi'nin taşıyıcı sistemlerinin her an çökebileceği ve Gül'ün binlerce kişinin hayatını tehlikeye attığı da öne sürüldü…

    Doğrusu: Yetkililer salonun sağlam olduğunu ve uzun yıllar herhangi bir tehlike söz konusu olmadığını belirttiler. Ayrıca 27 Mayıs 2005 tarihinde aynı salonda düzenlenen geceye Doğan Holding'in 4500 çalışanı ve yakınlarının katıldığı ve “Ney Flames of Passion”ı izledikleri ortaya çıktı.



    YALAN 4: AK Partili Kocaeli Milletvekili Muzaffer Baştopçu 29 Ekim kutlamalarına, eşsiz davet edildiği halde, başörtülü eşiyle gelerek kriz çıkardı.

    Doğrusu: Hürriyet'in kriz umudu, milletvekilinin eşli davetiyesini basına faks etmesiyle boşa çıktı.



    YALAN 5: Cumhurbaşkanı Gül, Çankaya Köşkü'nde verdiği, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini de davet ettiği resepsiyona, cumhuriyet mitinglerini düzenleyen derneklerin yöneticilerini davet etmedi.

    Doğrusu: İddialar Kanal D'nin canlı yayınında yalanlandı ve Başdanışman Sever, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Şener Eruygur'a 5 Eylül günü için, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan'a ise 7 Eylül günü için davetiye gönderildiğini söyledi. Kanal Türk Ankara Temsilcisi Hulki Cevizoğlu'na da davetiye gönderildiği ortaya çıktı.



    YALAN 6: İftar vaktinde Başbakanlık korumaları yerinde yok. Manşet: "İftar Vaktinde Allah'a Emanet"

    Doğrusu: Olay, başbakanlık güvenlik kameraları görüntüleriyle saniye saniye yalanladı.



    YALAN 7: "Olmaz" denilen imamı müdür yaptılar, başlığıyla “Zonguldak'ta 10 yıldır imamlık yapan 34 yaşındaki Selahattin Çolak, Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nün olumsuz görüş bildirmesine rağmen, aynı bakanlık tarafından Zonguldak İl Sağlık Müdür Yardımcısı olarak atandı.”

    Doğrusu: Selahattin Çolak'ın, Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü emrinde memur kadrosunda 31.08.1993 tarihinden beri görev yaptığı ve imamlık yapmadığı tekzip edildi ve ortaya çıktı.



    YALAN 8: Manşet: “Ağustos Böceği ile Karınca”. Melih Gökçek, Ankara'yı susuz bıraktı. DSP'li Eskişehir belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen ise çok çalıştı Eskişehir'e baraj yaptı.

    Doğrusu: Büyükerşen, baraj değil gölet yapmış. Ayrıca gölet, kano yarışları için yapılmış ve Eskişehir'e su falan verdiği yok. Su verse bile Eskişehir'in yalnızca 29 günlük su ihtiyacını karşılıyor.(Belediyenin kendi beyanı)



    YALAN 9: "Töreden kaçtı" ve "Üvey oğlu tecavüz etti" "Sus öldürürüz! dediler" başlıklı bir manşet haber.


    Doğrusu: Hürriyet'te yayınlana tekzip:”Haberde anlatılan olayların hiçbiri gerçekleşmemiş, Fadime Sarıtaş'a yönelik maddi, psikolojik veya cinsel bir baskı uygulanmamıştır.”



    YILIN YALANI 10: "Konya'da kadın uzman, testis ultrasonu çekmedi"

    Uğur Dündar - Mine Özbek imzalı haberde, çoban A.G. testislerinde şiddetli ağrı ve şişlik şikayetiyle Konya Numune Hastanesi'ne gitti. Acilen ultrasona gönderildi.



    Tesettürlü kadın radyoloji uzmanı geri çevirdi. Ertesi gün yine ultrason çektirmeye gönderildi. Görevli olan ikinci tesettürlü kadın doktor da geri çevirdi. Başhekimlik devreye girdi. Hemen ameliyata alınan genç, bir testisini kaybetti.

    Doğrusu: Olay tamamen yalan. Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, uzun bir süre özür dilemeyi geciktirdi. Haftalar sonra haberin yalan olduğunu beyan edip köşe yazısında iki kadın görevliden özür diledi.(Bu arada milyonlarca Hürriyet okuruna, bir kere daha türbanlı kadınlara nefret pompalandı. Milyonlarca Hürriyet okuru olayın aslını tabi ki öğrenemedi.)



    YALAN 11: "Üfürükçü hocanın sözüne kandı, katliam yaptı" Haberde Akın K.'nın üfürükçü hoca ile görüşmek için Muğla'ya gittiği ve üfürükçü hocanın talimatı ile dayısını öldürdüğü iddia ediliyor.

    Doğrusu: Cinayetin zanlısı olan ve intihar ettiği için yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Akın K.'nın haberlerin aksine Muğla'ya yalnızca hastaneye gittiği tanıklarca ifade edildi.



    YALAN 12: "Çukurova Grubu"nun Digiturk'te vergi usulsüzlüğü yaptığının kesinleştiğini ve grubun 300 milyon YTL ceza ödeyeceği" haberi yapıldı.

    Doğrusu: DIGITURK, haberdeki iddiaları yalanladı. Haberlerin Aydın Doğan'ın Türkcell, digitürk ve Futbol Federasyonu Süper Lig Yayın Hakları konularındaki hıncı ve hırsı dolayısıyla yapıldığı açığa çıktı.

    YALAN 13: Fatih Çekirge sürmanşetten 'Arka kapıdan gelen ziyaretçi' başlıklı haberde başörtülü olan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünisa Gül'ün GATA'ya 'arka kapıdan' ve 'özel izinle' eşini ziyaret edebildiği iddia edildi.

    Doğrusu: Dışişleri Basın Sözcüsü Namık Tan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül'ün hastaneye 'arka kapıdan' alındığı yönündeki haberin doğru olmadığını ve Gül'e yattıkları andan taburcu edilmelerine kadar geçen tedavi süresi boyunca Hayrunnisa Hanım'ın refakat ettiğini ve hastaneye 'arka kapıdan' alınmalarının söz konusu olmadığını açıkladı.



    İki numune de zararsız(!) spor asparagası…



    YALAN 14: Beşiktaş kampını ziyaret eden Gheorghe Hagi, Antrenör Mircea Lucescu ile hasret giderdi. Yönetici Yıldırım Demirören, Ahmet Kavalcı ve Hüseyin Mican'la sohbet eden Hagi, Lucescu'nun dünyanın en büyük antrenörü olduğunu özellikle belirtti. Sergen için 'Kralım benim...' diyen Hagi şunları söyledi; Sergen geçen yıl attığı gollerle Galatasaray'ı şampiyon yaptı. Bu yıl da Beşiktaş'ı şampiyon yapacaktır...

    Doğrusu: Gheorghe Hagi bu haberin yapıldığı tarihte Bosna Hersek-Romanya maçını izlemek için Sarejova'da bulunuyor. Tamamen masabaşı.(Kazım Kanat)



    YALAN 15: G.Saraylı bir taraftar kendi kurduğu msbnews adlı sitede "Ronaldinho Fener'e geliyor" diye bir balon haber yaptı. Hürriyet bunu “Ronaldinho Fener'de” spor manşetiyle duyurdu: Habere göre, F.Bahçe, Ronaldinho'ya 56 milyon Euro önermişti. Barcelona Başkanı da transferi doğrulamıştı.

    Doğrusu: Takvim gazetesi, yalanı manşet yaparak Hürriyet'le dalga geçti: “Asparagası fena yediler.”

    http://www.izafet.com/genel-kultur/2...an-haberi.html


    YALANLAR da mı sizi hiç rahatsız etmiyor sayın arkadaşım?


    Bir tane daha ister misiniz?



    Hürriyet’in fotoğraf yalanı BELGELENDİ

    Hürriyet gazetesinin, Zeynep Bingöl isimli hekimin, “mesai saatinde başını örttüğünü” iddia ettiği haberde kullandığı fotoğrafın başkasına ait olduğu ortaya çıktı.Hürriyet gazetesinin, Zeynep Bingöl isimli hekimin, mesai saatinde başını örttüğünü iddia ettiği haberde kullanılan fotoğrafın başkasına ait olduğu ortaya çıktı. Yalan haber, “doğrulatmak” için “delil” olarak gazeteye basılan fotoğraftaki kişinin Dr. Zeynep Bingöl olmadığı; gazetenin dünkü sayısındaki tekzip ile doğrulandı.

    VALİLİK İNCELEDİ: FOTOĞRAFTAKİ KİŞİ O DEĞİL

    Hürriyet’in dün 25. sayfasında yer alan tekzip metninde, gazetenin 2 Ocak 2006 günü yayımlanan sayısında “Doktorun Türban Israrı” başlıklı haberin yalan olduğu yer aldı...Hürriyet’in haberi üzerine Erzurum Valiliği tarafından yapılan incelemede, haberde kullanılan beyaz önlüklü ve başörtülü bayan fotoğrafının Dr. Zeynep Bingöl’e ait olmadığı tespit edildi. Valiliğin hazırladığı tekzip metni, gazetenin dünkü sayısında mahkeme kararı gereği yayınlandı.Gazetenin beyaz önlüklü olarak bastığı ikinci fotoğraftaki kişinin de kendisi olmadığının altını çizen Dr. Zeynep Bingöl, “Artık herkes beyaz önlük giyiyor. Beni başörtülü olarak beyaz önlükle fotoğraflayamayınca, beyaz önlüklü bir başörtülü bayanın fotoğrafını benim fotoğrafım diye yayımlamışlar. Daha sonra haberi yazan gazeteci özür dilemeye geldi. Ona, fotoğraftaki kişiyi tanıyıp tanımadığını sordum. Tanımadığını söyledi” diye konuştu ( 14.06.06 )
    http://www.islamustundur.com/konular/basin.html

    sözkonusu başörtüsü olunca adeta kuduran hürriyetin bu tavrı sizi rahatsız etmiyor mu?


    Bir yalan daha:




    Bi tane daha:




    İŞKENCECI PATRONUN ŞEYHLIKLE ILGISI YOK’

    Meryem Sak isimli çalışanına işkence eden işadamı Mustafa Hüseyin Kıvrık’ın ‘şeyh’likle bir ilgisinin olmadığı belirtildi. Kıvrık’ın, Andora isimli şirketinin muhasebe işlerine bakan firmada çalışan Osman Göçer, ismi kaynak gösterilerek yapılan ‘İşkenceci patron şeyhmiş’ haberlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Benim öyle bir ifadem olmadı.” dedi. Antalya’da 2 ay boyunca işkenceye maruz kalan Meryem Sak’ın hastanedeki tedavisi sürüyor. Genel cerrah uzmanı Operatör Doktor Musa Akşit, Meryem’in olayları hatırladıkça içine kapanmaya başladığını söyledi. Akşit, genç kızın iyileşme süresi boyunca yapacağı konuşmaların sağlıklı olmayacağı gerekçesiyle dışarıyla konuşmasının yasaklandığını bildirdi.Sak’a işkence yaptığı belirtilen işadamı Kıvrık’ın şeyh olduğuna ilişkin gazetelerde yer alan haberler üzerine açıklama yapan muhasebeci Osman Göçer, kullanmadığı ifadelerin kendi ağzından çıkmış gibi yazıldığını iddia etti. Çalıştığı muhasebe bürosunun mükellefleri arasında Andora adlı şirketin de yer aldığını söyleyen Göçer, “Bu kişinin şeyhlikle bir ilgisi olduğunu görmedim, şahit de olmadım. Hürriyet’ten gelen arkadaşlara böyle bir beyanım olmadı. Ağzımdan çıkmayan ifadeler kullanılmış. O kişiyi sadece mükellef olarak tanıdığımı beyan ettim.” diye konuştu. Meryem Sak’a 2 ay boyunca işkence yapan Mustafa Kırık’ın, ifadesinde evinden kaçtığı için elini bağladığını, defalarca uyardığını, kendini dinlemediğini ve bundan dolayı da sinirlenerek dövdüğünü söylediği belirtildi. Meryem Sak'ın ölmesi halinde bütün sorumluluğu erkek kardeşinin üstleneceği öğrenildi.

    http://www.islamustundur.com/konular/basin.html

    Size bütün bunlar MÜSLÜMAN, İSLAM DÜŞMANLIĞI değil midir sayın arkadaşım?
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Hazır elim değmişken bir tane de milliyetden olsun:




    Bi tane de Vatandan...





    olmuşken bi tane de cumhuriyetten olsun, islam düşmanlığı dendi mi cumhuriyeti anmamak olmaz:

    CUMHURİYET'İN HABERİ KAYMAKAMLIK TARAFINDAN YALANLANDI


    Cumhuriyet'ten bir yalan haber daha

    Cumhuriyet gazetesinin, Hasanoğlan'daki Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesi'nde bulunan lokalin kapatılıp, mescit açıldığı yönündeki haberi yalanlandı.

    Elmadağ Kaymakamı Osman Kaymak, habere konu olan çay bahçesinin ve açık alanın, okul aile birliği kararı ile masa oyunlarının oynanmaması şartıyla kiraya verildiğini belirterek, "Ancak okul içinde bulunan bu yerde kağıt ve okey oyunu oynandığı tespit edildiğinden, öğrencilere kötü örnek teşkil edeceği düşüncesiyle kaldırılmıştır. Çay bahçesinin salonu kapatılmamış olup, diğer sosyal etkinlikler için hizmet vermeye devam etmektedir" dedi.

    Cumhuriyet Gazetesi'nin, 31 Mayıs 2008 tarihli haberinde, Hasanoğlan'daki Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesi'nde bir mescid açıldığı, diğer yandan mevcut lokalin kapatıldığı iddasına yer verilmişti.

    Elmadağ Kaymakamlığı, İlçe Milli Eğitim ve Hasanoğlan Öğretmen Lisesi Müdürü ise yapılan haberin tamamen asılsız olduğunu belirtti. Söz konusu haberde, lokalin amacının dışında kullanıldığı, okul aile birliği kararının görmezden gelindiği, 1960 yılından beri açık olan mescidin sanki yeni açılmış gibi gösterildiği ortaya çıktı.

    Elmadağ Kaymakamı Osman Kaymak, konu ile ilgili açıklamasında şunları dile getirdi: "Adı geçen okulda bulunan mescid 1960 yılından beri personelin ibadet ihtiyacını karşılamak için açılmış ve 1985 yılında da bakanlıkça uygunluk onayı verilmiştir. Ayrıca, lokal statüsünde bir yerimiz bulunmamaktadır. Habere konu olan yer çay bahçesi ve açık alan olarak okul aile birliği tarafından mevzuata uygun olmayan masa oyunlarının oynanmaması şartıyla müstecire kiraya verilmiştir. Ancak okul içinde bulunan bu yerde kağıt ve okey oyunu oynandığı tespit edildiğinden hem sözleşmeye aykırı olması, hem de öğrencilere kötü örnek teşkil edeceği düşüncesiyle kaldırılmıştır. Ayrıca, çay bahçesinin salonu kapatılmamış olup, diğer sosyal etkinlikler için hizmet vermeye devam etmektedir."

    Elmadağ Kaymakamı Osman Kaymak, söz konusu iddia ile ilgili gazeteye tekzip metni gönderdiklerini de sözlerine ekledi.
    (alıntı)
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

  9. #9
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Demek ki bize rast gelmemiş. Sağ olasın Redyellow kardeş.

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı hunt me down tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Demek ki bize rast gelmemiş. Sağ olasın Redyellow kardeş.
    Eyvallah... inanın bunları aktarırken zevk almıyorum, sevinmiyorum.. keşke bunları yapmasa bunlar da biz de bunları aktarmasak, bunları suçlamasak ama yapıyorlar maalesef.

    Muhabbetle.
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Ermeni soykırımı kabul edildi!!!
    2005 Konuları bölümünde cihan_zg tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 16.09.05, 19:42
  2. (sözde)Ermeni soykırımı (ABD'de)kabul edildi
    2005 Konuları bölümünde ÇAKA BEY tarafından açılmış
    Yanıt: 12
    Son Mesaj: 16.09.05, 15:50

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •