• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
29 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,658
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Kimdir bu Allah ? (Şüpheci melek'ten alıntıdır)

    - Yazardir. Eserlerini uc ana ciltte (Tevrat, Incil, Kuran) topladigina inanilir. (Hristiyanlar bu inanisa katilmazlar. Onlar, kendi ciltlerinin “Allah” tarafindan yazildigini dusunmezler. Yahudilerse Kuran’in, Muhammed isimli peygamber tarafindan yazildigina inanir.) Eserlerinden sonuncusu ve Muslumanlarin iddiasina gore tek orijinalligini koruyabileni olan Kuran, 1400 yildir yayinlanmasina ragmen hic bir zaman en cok satan kitaplar siralamasinda bir numaraya yukselememistir. (Incil birincilikteki yerini kimseye kaptirmamaktadir.)

    - Yaraticidir. Ama yarattigi hicbir sey, kendisinin iddia ettigi gibi mukemmel degil, aksine hatalarla doludur. Kendisine inananlarin reddetmesine ragmen, evrimle bu yaratiklar daha iyiye dogru yol alirlar.

    - Asabidir. Kitabinda biz insanlari yarattigini iddia eder, devamli olarak tapinma ihtiyacina dem vurur ve yapacagimiz hatalarda bize yapacagi iskenceler (derimizi yuzmek, irin icirmek, yakmak, zincirlere baglamak, kaynar su icirip midemizi haslamak, vb.) konusunda bilgi verir.

    - Irkcidir. Koleligi savunur. Kolenin efendisiyle kiyaslanamayacak kadar asagilik olduguyla ilgili ornekler verir. Kadinlari yarim akilli olarak niteler ve erkek egemenliginin dogalligini savunur.

    - Soykirimcidir. Hani tek tek degil, soykirim diyebilecegimiz katliamlar yapmis ve bununla da gurur duymaktadir. Insanlari nasil bogdugunu, nasil yaktigini, ezdigini gururla anlatir ve kalanlari da (biz) bununla tehdit eder.

    - Genetik uzmanidir. Yine evrimi reddeden takipcilerinin aksine, insani “geri-mutasyon()!)” teknigiyle maymunlara ve domuzlara cevirmistir.

    - Kibirlidir. Koskoca evreni yaratmis, o evren icinde kucucuk kalan Samanyolu Galaksisinin, minicik Gunes Sistemindeki, mini minicik bir gezegen olan dunyada yasayan zavalli biz insanciklarla ugrasir durur. Bu kadar buyuk seyleri sadece “ol” diyerek yaratan bir gucun, bizim gibi minik, onemsiz, muhtac, zavallilarla boylesine ugrasmasi cok enteresandir. Bizi hem sever, hem dover, hem tehdit eder, hem affeder. Oldukca dengesizdir. Ama bir yandan da bizi kendisine muhattap bile almaz. Bir araci ile insanlardan sectigi bazilarina haber gonderir. Bu aracilara melek, secilmis insanlara da peygamber denir. Her topluma bunlardan gonderdigini iddia etse de bildigimiz kadariyla bir tanesi (Muhammed) disinda hepsi de Yahudidir.

    - Tuhaftir. Biz minik insanlardan yilda bir ay ac kalmamizi, gevis getiren hayvanlarin kafasini kesip kanini akitmamizi ve kendisine kurban olarak sunmamizi, dunyanin en verimsiz, en cirkin bolgelerinden birisi olan Arabistan’da, kup seklindeki bir binanin cevresinde yedi kez donmemizi, yerden tas alip gosterdigi bir tarafa dogru firlatmamizi, gunde bes kez tuhaf denilebilecek tarzda rituellerle sessizce ona yalvarmamizi sart kosmustur. Bunun disinda yine kendi yarattigi bazi insanlarla (Yahudi) savasip onlarin ellerini ayaklarini caprazlama kesmemizi, buldugumuz yerde onlari oldurmemizi, kadinlari dovmemizi, vb. ister. Aksi takdirde bizi cok agir bir sekilde cezalandiracaktir. (Bkz. Asabi maddesi)

    - Henuz kendisini goren olmamistir. Peygamber oldugu soylenen insanlarin bazilari O’nu gordugunu iddia etse de hicbirisi tatmin edici bir kanit sunamamislardir.

    - Her seyi yarattigini iddia etse de, son yuz yilda bizim acikladigimiz evrenle ilgili hicbir bilgisi olmadigi intibai uyandirir. Gokleri direksiz tuttugu iddiasi, daglari yeri sabitlemek icin yarattigi teoremi, ayi nur sacan (isik kaynagi) bir cisim olarak tanimlamasi, gunumuzde bizlere oldukca komik gelmektedir. Dunya atmosferine giren ve alev alan meteorlaraysa “kayan yildiz” diyerek uzay hakkindaki bilgisizligini iyice ortaya koymaktadir. Ama uzay hakkindaki bilgisizligine ragmen inananlari O’nun herseyi yarattigini dusunurler.

    - Yemin etmeye bayilir. Batan gunese, kayan yildiza, aya, goge, doguya, batiya, akliniza gelecek herseye yemin eder.

    - Comerttir. Dunyada Muslumanlara (ozellikle kadinlara) herseyi yasaklamasina ragmen, oldukten sonra herkese (ozellikle erkeklere) bakire genc kizlarla sinirsiz seks, alkol, tembellik, yesillik, ipek giysiler, irmaklar(!) ve golgeler(!) vaadeder. Henuz bu vaadlerle ilgili yazdigi kitap disinda bir kanit sunmamistir.

    Peki, bu maddelerden sonra biraz daha irdeleyelim, kimdir bu Allah. Muhammed, peygamberligini kirk yasinda deklare ettiginde babasi Abdullah coktan vefat etmistir. Abdullah, Abd-Allah kelimelerinin birlesimiyle “Allah’in kulu” anlamina gelip, Muhammed’in peygamberligini aldigini iddia ettigi Allah ile aynidir. Peki nasil olur da Allah, ya da Arapcasiyla Al-Ilah (El-Ilah), Muhammed daha O’nu insanlara anlatmadan once bilinmekte, dogan cocuklara “Allah’in kulu” anlamina gelecek “Abdullah” ismi verilmektedir? Yoksa, yoksa Allah, yani El-Ilah, zaten Arap toplumunca kabul edilmis, bilinen bir Tanri midir? Yoksa siz Muslumanlar, yine kandirildiniz mi?

    “Allah is found . . . in Arabic inscriptions prior to Islam” (Encyclopedia Britannica, I:643). (Islam oncesi Arapca yazilarda… Allah ismine rastlanir – Britanika Ansiklopedisi I:643)

    “Allah” is a pre-Islamic name . . . corresponding to the Babylonian Bel’ (Encyclopedia of Religion, I:117 Washington DC, Corpus Pub., 1979). (Allah, Islam oncesine ait bir isimdir… Babil kaynaklarina gore. – Dinler Ansiklopedisi, I:117 Washington DC, Corpus Yayini, 1979)

    “The Arabs, before the time of Mohammed, accepted and worshipped, after a fashion, a supreme god called Allah” (Encyclopedia off Islam, I:302, Leiden: E.J. Brill, 1913, Houtsma). (Araplar, Muhammed oncesinde Allah isminde bir tarniya inanmis ve ibadet etmislerdi. – Islam Ansiklopedisi, I:302, Leiden.J. Brill, 1913, Houtsma)

    “Allah was known to the pre-Islamic . . . Arabs; he was one of the Meccan deities” (Encyclopedia off Islam, I:406, ed. Gibb).(Allah, Islam oncesinde bilinmekteydi… Mekke Tanrilarindan bir tanesiydi. – Islam Ansiklopedisi, I:406)

    “Ilah . . . appears in pre-Islamic poetry . . . By frequency of usage, al-ilah was contracted to Allah, frequently attested to in pre-Islamic poetry” (Encyclopedia off Islam, III:1093, 1971). (Ilah, Islam oncesi edebiyatiynda gorulurdu. Al-Ilah ismi, Allah sekline donusturuldu ve Islam oncesi edebiyatinda siklikla kullanildi – Islam Ansiklopedisi, III:1093, 1971)

    “The name Allah goes back before Muhammad” (Encyclopedia of World Mythology and Legend, I:41, Anthony Mercatante, New York, The Facts on File, 1983). (Allah ismi Muhammed oncesine dayanir. – Dunya Mitolojileri ve Efsaneleri Ansiklopedisi, I:41, Anthony Mercatante, New York, Dosyalardaki Kanitlar, 1983)

    “The origin of this (Allah) goes back to pre-Muslim times. Allah is not a common name meaning “God” (or a “god”), and the Muslim must use another word or form if he wishes to indicate any other than his own peculiar deity” (Encyclopedia of Religion and Ethics, I:326, Hastings). (Allah’in orijini Muslumanlik oncesine dayanir. Allah Tanri anlaminda kullanilan genel bir isim degildir, ve Muslumanlar kendi tanrilari disinda bir anlamda kullanacaklarinda baska bir format kullanmalidirlar. – Din ve Etik Ansiklopedisi, I:326, Hastings)

    “Allah was already known by name to the Arabs” (The Bible and Islam: or, The Influence of the Old and New Testament on the Religion of Mohammed, New York, Charles Scribner’s Sons, 1897, p. 102). (Allah, Araplar tarafindan zaten bilinmekteydi. – Tevrat ve Islam, Eski ve Yeni Testimonilerin Muhammed’in dinine etkileri, New York, Charles Scribner’in Ogullari, 1897, sayfa 102)

    “The name Allah is also evident in archeological and literary remains of pre-Islamic Arabia” (The Call of the Minaret, New York: Oxford University Press, 1956, p. 31). (Islam oncesi Arap kalintilarinda Allah ismine rastlanir – Minarelerin cagrisi, New York: Oxford Universitesi Yayinlari, 1956, sayfa 31)



    Ayasofya, kubbesinde hilalle camii’e donusur



    Sumerlerin tapindiklari bir Ay Tanricasi vardir, ismi Nannadir. Semboluyse ‘Hilal’dir. Eski Yunanda Ay Tanricasina Selene, Artemis, Phoebe isimleri verilmistir. Roma Mitolojisinde Luna, Diana isimlerini alir yine ayni Ay Tanricasi. Misirdaysa Chons, Thoth isimleri ile anilmaktadir. Araplar icin Ay Tanrica degil Tanridir, yani erildir. Tanrica olarak Gunese tapilir. Ay Tanrisinin ismi El Ilah, yani Allah’tir. El-Ilah’in uc tane de kizi vardir, al-Lat (Lat), al-Uzza (Uzza) ve Manat (Menat) isimlerindeki bu Ilaheler Araplar icin oldukca kutsal kabul edilir. El-Ilah’in sembolu, tipki eski Sumer inanislarindaki Nanna’da oldugu gibi hilaldir. Tum Muslumanlarca kutsal kabul edilen, minarelerin ve kubbelerin tepesine konan, cogu Musluman ulkenin (ulkemiz dahil) bayraginda da bulunan “hilal”in, El-Ilah, yani Allah’in, ta Sumerler zamanindan beri olan ay tanrisinin sembolu oldugunu biliyor muydunuz? Peki bilmiyorduysaniz, neden minarelerin tepesinde ‘hilal’ oldugunu hic dusunmus muydunuz? Hristiyanlarin ‘hac’ sembolunu elestiren Muslumanlarin, ‘hilal’ sembolunun anlamini dahi bilmemesi sizce ilginc midir?



    El-Ilah ve kizlari



    M.O. 8. YY’da yapildigina inanilan Kabe’de Muhammed’in yasadigi donemlerde 360 tane put bulunmaktadir. Bunlardan en buyugu ve en kutsali El-Ilah, yani Ay Tanrisidir. Gunes Tanrisindan olan kizlari Lat, Uzza ve Menat da bundan sonra en cok tapilan putlari olusturmaktadirlar. Araplar, ozellikle bu uc ilahe ve Allah icin, Islam oncesinde de yuzlerini Kabe’ye donmekte, gunde dort veya bes kez “salat” etmekte (namaz kilmaktadir), Ramazan aylarinda Oruc tutmakta ve kurban kesmekte, Kabe’yi yedi kez tavaf etmekte, seytan taslamakta (Seytan inanci, Zerdustilik inancindan Araplara gecmistir.), kutsal olduguna inanilan “Hacerü’l-Esved” tasini (siyah tas) opmektedirler. Muhammed peygamberlik iddiasiyla ortaya ciktiginda aslinda Araplara yeni bir inanis veya yeni bir Ilah sunmamis, inandiklari Allah’i da ellerinden almamis, sadece zaten inanilmakta olan Allah’in ‘tek tanri’ oldugunu soylemistir. Bu sayede Allah’in diger Araplarca kabulu de daha kolay olmustur.





    Dört farklı açıdan Ay Tanrısı. Göğüs kafesine kazınmış hilale dikkat ediniz.



    Herkesin kulaktan duyma olarak bildigi ama eminim ki cogunuzun aslini bilmedigi “seytan ayetleri”nde de yine konumuzla pek alakali tespitler cikarabiliriz… Olay ozetle soyledir. Muhammed bir gun Kuran’dan ayetler (Necm Suresi) okur, cevresinde inanan ve inanmayanlar onu dinlerken El-Ilah’in kizlari olan Lat, Uzza ve Manat’a atifta bulunur ve bu uc ilaheden ovguyle soz eder ve soyle der (Buhari’nin hadislerinde anlatilir):

    - Lat ve Uzza ve bir üçüncüsü olan Memat. Bunlar yüce turnalardir. (Kugular) ve bunlarin sefaati kesinlikle umulur.

    Bunu yaparken de secdeye varir. Bunun uzerine Muhammed ile birlikte herkes (Musluman olmayanlar da) secdeye varirlar. Bu olay daha sonra Muslumanlar arasinda tepkilere yol acacaktir. Sonrasindaysa Muhammed’e durumu kurtarmaya yonelik ayetler iner. Hacc Suresinin 52-55. ayetleri ilkleridir bunlarin:

    - Senden önce hiçbir resül ve nebi göndermedik ki, bir sey temenni ettigi zaman, seytan onun bu temennisine dair vesvese vermis olmasin. Ama Allah seytanin vesvesesini giderir. Sonra Allah âyetlerini saglamlastirir. Allah hakkiyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Allah seytanin verdigi bu vesveseyi, kalplerinde hastalik bulunanlar ile kalpleri kati olanlara bir imtihan vesilesi kilmak için böyle yapar. Hiç süphesiz ki o zalimler derin bir ayrilik içindedirler. Bir de kendilerine ilim verilmis olanlar onun, Rabbinden gelen hak oldugunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygi duysun diye Allah böyle yapar. Hiç süphe yok ki Allah iman edenleri dogru yola iletir. Inkar edenler, kendilerine kiyamet ansizin gelinceye, yahut da onlara kisir bir günün azabi gelip çatincaya dek o Kur’an’dan bir süphe içinde kalirlar.

    Ve bu ayetler sonunda, Lat, Uzza ve Menat’a ovguler duzen ayetin Muhammed’e seytan tarafindan soyletildigi aciklanir ve bu ayetler Kuran’dan kaldirilir. Necm Suresinde 19-20. ayetler soyle degisir:

    - Lât ve Uzza’ya ve diger üçüncüsü Menat. Erkek size de, disi O’na mi? Öyle ise bu çok insafsizca bir paylastirmadir.

    Muhammed’in yandas toplamak icin uc ilaheye yonelik ovguler soyleyisi ters tepince bunu yine Kuranla aynen yukaridaki gibi duzeltir. Sucu Seytana atar. Kendini kurtarmak icin de, tum peygamberlerin basina bu olayin geldigini de eklemeyi ihmal etmez.

    Sonra Isra Suresi 73-75. ayetlerde de soyle soylenir:

    - Onlar, sana vahyettigimizden baskasini bize karsi uydurman için az kalsin seni ondan sasirtacaklardi. (Eger böyle yapabilselerdi) iste o zaman seni dost edinirlerdi. Eger biz sana sebat vermis olmasaydik az kalsin onlara biraz meyledecektin. Iste o zaman sana, hayatin da, ölümün de katmerli acilarini tattirirdik. Sonra bize karsi kendine hiçbir yardimci bulamazdin.

    Artik yuk Muhammed’in omuzlarindan kalkmis, Allah tarafindan yumusak bir sekilde kendisini uyarmayi da ihmal etmemistir. Sonuncundaysa ugruna kainatlar yaratilan peygamber, pek tabii affedilmistir. (Fw 'Tlg')



    Bu yazı Şüpheci Melek'ten alıntıdır.

  2. #2
    ..No Brain, No Pain.. ..NemesiS.. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2007
    Mesajlar
    11,282
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    25
    isanın doğumuna dair örneklemeyi gösteren pek çok ilahi isim vardır mitolojide. hepsi bir bakireden doğmuş,doğumlar doğudaki bir yıldızla meydana gelmiş, ve krallar bu yıldızları takip ederek doğan çocuğu bulmuştur. doğan çocukların 12 havarileri vardır, çeşitli mucizeler gösterirler. sonunda çarmıha gerilerek öldürürler ve 3 gün sonra dirilirler.

    aynı isada olduğu gibi...
    ayrıntılı bilgi isteyenlere zeitgeist, kuantum ve kuran kitabını okumalarını öneririm...
    BİR KURDUN KURT SAYILABİLMESİ İÇİN
    ARDINDAN EN AZ ON KÖPEĞİN HAVLAMASI GEREKİR..





    s.k.s.o

  3. #3
    atılgangenç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2010
    Mesajlar
    3,638
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Durkheim “eski tanrılar öldü “, der, ama din değişik biçim altında varlığını sürdürecektir, çağcıl toplumlar bile bütünlüklerini ayinlere borçludurlar, çünkü bunlar sayesinde kendi değerlerini bir kez daha doğrulamaktadır; böylelikle yeni törensel etkinliklerin, eskilerin yerini almak üzere ortaya çıkması beklenir.

    Durkheim, bu yeni etkinliklerin, neler olabileceğini belirgin kılmış değildir, ama öyle görünüyor ki, zihinde özgürlük, eşitlik ve toplumsal işbirliği gibi hümanist ve siyasal değerlerin kutsanması vardı…

    Anthony Giddens in sosyoloji kitabında din bölümünden ufak bir alıntı,


    Yani bu konuda da dinin yani Allahın başka bir inanıştan kalma olduğunu söylüyor,

    Toplum zamanla değişiyor ve eski inanışlar yerini yeni inanışlara bırakıyor, İslam öncesindeki inanışlar kendini İslam inanışını bıraktığı gibi şimdide toplum yeni inançlara doğru kayıyor?

    Peki bu ne demek, bence insanoğlu sürekli bir şeylere inanma gereği duyuyor?
    My country is the world and my religion is to do good…

    benim ülkem dünyadır ve dinim iyi olanı yapmaktır.

    Sevgide özgürlük, saygıda mecburiyet vardır...

    http://www.turkforum.net/1108704855-...a-defteri.html

  4. #4
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı EvRiMSeL tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    - Yazardir. Eserlerini uc ana ciltte (Tevrat, Incil, Kuran) topladigina inanilir. (Hristiyanlar bu inanisa katilmazlar. Onlar, kendi ciltlerinin “Allah” tarafindan yazildigini dusunmezler. Yahudilerse Kuran’in, Muhammed isimli peygamber tarafindan yazildigina inanir.) Eserlerinden sonuncusu ve Muslumanlarin iddiasina gore tek orijinalligini koruyabileni olan Kuran, 1400 yildir yayinlanmasina ragmen hic bir zaman en cok satan kitaplar siralamasinda bir numaraya yukselememistir. (Incil birincilikteki yerini kimseye kaptirmamaktadir.)

    - Yaraticidir. Ama yarattigi hicbir sey, kendisinin iddia ettigi gibi mukemmel degil, aksine hatalarla doludur. Kendisine inananlarin reddetmesine ragmen, evrimle bu yaratiklar daha iyiye dogru yol alirlar.

    - Asabidir. Kitabinda biz insanlari yarattigini iddia eder, devamli olarak tapinma ihtiyacina dem vurur ve yapacagimiz hatalarda bize yapacagi iskenceler (derimizi yuzmek, irin icirmek, yakmak, zincirlere baglamak, kaynar su icirip midemizi haslamak, vb.) konusunda bilgi verir.

    - Irkcidir. Koleligi savunur. Kolenin efendisiyle kiyaslanamayacak kadar asagilik olduguyla ilgili ornekler verir. Kadinlari yarim akilli olarak niteler ve erkek egemenliginin dogalligini savunur.

    - Soykirimcidir. Hani tek tek degil, soykirim diyebilecegimiz katliamlar yapmis ve bununla da gurur duymaktadir. Insanlari nasil bogdugunu, nasil yaktigini, ezdigini gururla anlatir ve kalanlari da (biz) bununla tehdit eder.

    - Genetik uzmanidir. Yine evrimi reddeden takipcilerinin aksine, insani “geri-mutasyon()!)” teknigiyle maymunlara ve domuzlara cevirmistir.

    - Kibirlidir. Koskoca evreni yaratmis, o evren icinde kucucuk kalan Samanyolu Galaksisinin, minicik Gunes Sistemindeki, mini minicik bir gezegen olan dunyada yasayan zavalli biz insanciklarla ugrasir durur. Bu kadar buyuk seyleri sadece “ol” diyerek yaratan bir gucun, bizim gibi minik, onemsiz, muhtac, zavallilarla boylesine ugrasmasi cok enteresandir. Bizi hem sever, hem dover, hem tehdit eder, hem affeder. Oldukca dengesizdir. Ama bir yandan da bizi kendisine muhattap bile almaz. Bir araci ile insanlardan sectigi bazilarina haber gonderir. Bu aracilara melek, secilmis insanlara da peygamber denir. Her topluma bunlardan gonderdigini iddia etse de bildigimiz kadariyla bir tanesi (Muhammed) disinda hepsi de Yahudidir.

    - Tuhaftir. Biz minik insanlardan yilda bir ay ac kalmamizi, gevis getiren hayvanlarin kafasini kesip kanini akitmamizi ve kendisine kurban olarak sunmamizi, dunyanin en verimsiz, en cirkin bolgelerinden birisi olan Arabistan’da, kup seklindeki bir binanin cevresinde yedi kez donmemizi, yerden tas alip gosterdigi bir tarafa dogru firlatmamizi, gunde bes kez tuhaf denilebilecek tarzda rituellerle sessizce ona yalvarmamizi sart kosmustur. Bunun disinda yine kendi yarattigi bazi insanlarla (Yahudi) savasip onlarin ellerini ayaklarini caprazlama kesmemizi, buldugumuz yerde onlari oldurmemizi, kadinlari dovmemizi, vb. ister. Aksi takdirde bizi cok agir bir sekilde cezalandiracaktir. (Bkz. Asabi maddesi)

    - Henuz kendisini goren olmamistir. Peygamber oldugu soylenen insanlarin bazilari O’nu gordugunu iddia etse de hicbirisi tatmin edici bir kanit sunamamislardir.

    - Her seyi yarattigini iddia etse de, son yuz yilda bizim acikladigimiz evrenle ilgili hicbir bilgisi olmadigi intibai uyandirir. Gokleri direksiz tuttugu iddiasi, daglari yeri sabitlemek icin yarattigi teoremi, ayi nur sacan (isik kaynagi) bir cisim olarak tanimlamasi, gunumuzde bizlere oldukca komik gelmektedir. Dunya atmosferine giren ve alev alan meteorlaraysa “kayan yildiz” diyerek uzay hakkindaki bilgisizligini iyice ortaya koymaktadir. Ama uzay hakkindaki bilgisizligine ragmen inananlari O’nun herseyi yarattigini dusunurler.

    - Yemin etmeye bayilir. Batan gunese, kayan yildiza, aya, goge, doguya, batiya, akliniza gelecek herseye yemin eder.

    - Comerttir. Dunyada Muslumanlara (ozellikle kadinlara) herseyi yasaklamasina ragmen, oldukten sonra herkese (ozellikle erkeklere) bakire genc kizlarla sinirsiz seks, alkol, tembellik, yesillik, ipek giysiler, irmaklar(!) ve golgeler(!) vaadeder. Henuz bu vaadlerle ilgili yazdigi kitap disinda bir kanit sunmamistir.

    Peki, bu maddelerden sonra biraz daha irdeleyelim, kimdir bu Allah. Muhammed, peygamberligini kirk yasinda deklare ettiginde babasi Abdullah coktan vefat etmistir. Abdullah, Abd-Allah kelimelerinin birlesimiyle “Allah’in kulu” anlamina gelip, Muhammed’in peygamberligini aldigini iddia ettigi Allah ile aynidir. Peki nasil olur da Allah, ya da Arapcasiyla Al-Ilah (El-Ilah), Muhammed daha O’nu insanlara anlatmadan once bilinmekte, dogan cocuklara “Allah’in kulu” anlamina gelecek “Abdullah” ismi verilmektedir? Yoksa, yoksa Allah, yani El-Ilah, zaten Arap toplumunca kabul edilmis, bilinen bir Tanri midir? Yoksa siz Muslumanlar, yine kandirildiniz mi?

    “Allah is found . . . in Arabic inscriptions prior to Islam” (Encyclopedia Britannica, I:643). (Islam oncesi Arapca yazilarda… Allah ismine rastlanir – Britanika Ansiklopedisi I:643)

    “Allah” is a pre-Islamic name . . . corresponding to the Babylonian Bel’ (Encyclopedia of Religion, I:117 Washington DC, Corpus Pub., 1979). (Allah, Islam oncesine ait bir isimdir… Babil kaynaklarina gore. – Dinler Ansiklopedisi, I:117 Washington DC, Corpus Yayini, 1979)

    “The Arabs, before the time of Mohammed, accepted and worshipped, after a fashion, a supreme god called Allah” (Encyclopedia off Islam, I:302, Leiden: E.J. Brill, 1913, Houtsma). (Araplar, Muhammed oncesinde Allah isminde bir tarniya inanmis ve ibadet etmislerdi. – Islam Ansiklopedisi, I:302, Leiden.J. Brill, 1913, Houtsma)

    “Allah was known to the pre-Islamic . . . Arabs; he was one of the Meccan deities” (Encyclopedia off Islam, I:406, ed. Gibb).(Allah, Islam oncesinde bilinmekteydi… Mekke Tanrilarindan bir tanesiydi. – Islam Ansiklopedisi, I:406)

    “Ilah . . . appears in pre-Islamic poetry . . . By frequency of usage, al-ilah was contracted to Allah, frequently attested to in pre-Islamic poetry” (Encyclopedia off Islam, III:1093, 1971). (Ilah, Islam oncesi edebiyatiynda gorulurdu. Al-Ilah ismi, Allah sekline donusturuldu ve Islam oncesi edebiyatinda siklikla kullanildi – Islam Ansiklopedisi, III:1093, 1971)

    “The name Allah goes back before Muhammad” (Encyclopedia of World Mythology and Legend, I:41, Anthony Mercatante, New York, The Facts on File, 1983). (Allah ismi Muhammed oncesine dayanir. – Dunya Mitolojileri ve Efsaneleri Ansiklopedisi, I:41, Anthony Mercatante, New York, Dosyalardaki Kanitlar, 1983)

    “The origin of this (Allah) goes back to pre-Muslim times. Allah is not a common name meaning “God” (or a “god”), and the Muslim must use another word or form if he wishes to indicate any other than his own peculiar deity” (Encyclopedia of Religion and Ethics, I:326, Hastings). (Allah’in orijini Muslumanlik oncesine dayanir. Allah Tanri anlaminda kullanilan genel bir isim degildir, ve Muslumanlar kendi tanrilari disinda bir anlamda kullanacaklarinda baska bir format kullanmalidirlar. – Din ve Etik Ansiklopedisi, I:326, Hastings)

    “Allah was already known by name to the Arabs” (The Bible and Islam: or, The Influence of the Old and New Testament on the Religion of Mohammed, New York, Charles Scribner’s Sons, 1897, p. 102). (Allah, Araplar tarafindan zaten bilinmekteydi. – Tevrat ve Islam, Eski ve Yeni Testimonilerin Muhammed’in dinine etkileri, New York, Charles Scribner’in Ogullari, 1897, sayfa 102)

    “The name Allah is also evident in archeological and literary remains of pre-Islamic Arabia” (The Call of the Minaret, New York: Oxford University Press, 1956, p. 31). (Islam oncesi Arap kalintilarinda Allah ismine rastlanir – Minarelerin cagrisi, New York: Oxford Universitesi Yayinlari, 1956, sayfa 31)



    Ayasofya, kubbesinde hilalle camii’e donusur



    Sumerlerin tapindiklari bir Ay Tanricasi vardir, ismi Nannadir. Semboluyse ‘Hilal’dir. Eski Yunanda Ay Tanricasina Selene, Artemis, Phoebe isimleri verilmistir. Roma Mitolojisinde Luna, Diana isimlerini alir yine ayni Ay Tanricasi. Misirdaysa Chons, Thoth isimleri ile anilmaktadir. Araplar icin Ay Tanrica degil Tanridir, yani erildir. Tanrica olarak Gunese tapilir. Ay Tanrisinin ismi El Ilah, yani Allah’tir. El-Ilah’in uc tane de kizi vardir, al-Lat (Lat), al-Uzza (Uzza) ve Manat (Menat) isimlerindeki bu Ilaheler Araplar icin oldukca kutsal kabul edilir. El-Ilah’in sembolu, tipki eski Sumer inanislarindaki Nanna’da oldugu gibi hilaldir. Tum Muslumanlarca kutsal kabul edilen, minarelerin ve kubbelerin tepesine konan, cogu Musluman ulkenin (ulkemiz dahil) bayraginda da bulunan “hilal”in, El-Ilah, yani Allah’in, ta Sumerler zamanindan beri olan ay tanrisinin sembolu oldugunu biliyor muydunuz? Peki bilmiyorduysaniz, neden minarelerin tepesinde ‘hilal’ oldugunu hic dusunmus muydunuz? Hristiyanlarin ‘hac’ sembolunu elestiren Muslumanlarin, ‘hilal’ sembolunun anlamini dahi bilmemesi sizce ilginc midir?



    El-Ilah ve kizlari



    M.O. 8. YY’da yapildigina inanilan Kabe’de Muhammed’in yasadigi donemlerde 360 tane put bulunmaktadir. Bunlardan en buyugu ve en kutsali El-Ilah, yani Ay Tanrisidir. Gunes Tanrisindan olan kizlari Lat, Uzza ve Menat da bundan sonra en cok tapilan putlari olusturmaktadirlar. Araplar, ozellikle bu uc ilahe ve Allah icin, Islam oncesinde de yuzlerini Kabe’ye donmekte, gunde dort veya bes kez “salat” etmekte (namaz kilmaktadir), Ramazan aylarinda Oruc tutmakta ve kurban kesmekte, Kabe’yi yedi kez tavaf etmekte, seytan taslamakta (Seytan inanci, Zerdustilik inancindan Araplara gecmistir.), kutsal olduguna inanilan “Hacerü’l-Esved” tasini (siyah tas) opmektedirler. Muhammed peygamberlik iddiasiyla ortaya ciktiginda aslinda Araplara yeni bir inanis veya yeni bir Ilah sunmamis, inandiklari Allah’i da ellerinden almamis, sadece zaten inanilmakta olan Allah’in ‘tek tanri’ oldugunu soylemistir. Bu sayede Allah’in diger Araplarca kabulu de daha kolay olmustur.





    Dört farklı açıdan Ay Tanrısı. Göğüs kafesine kazınmış hilale dikkat ediniz.



    Herkesin kulaktan duyma olarak bildigi ama eminim ki cogunuzun aslini bilmedigi “seytan ayetleri”nde de yine konumuzla pek alakali tespitler cikarabiliriz… Olay ozetle soyledir. Muhammed bir gun Kuran’dan ayetler (Necm Suresi) okur, cevresinde inanan ve inanmayanlar onu dinlerken El-Ilah’in kizlari olan Lat, Uzza ve Manat’a atifta bulunur ve bu uc ilaheden ovguyle soz eder ve soyle der (Buhari’nin hadislerinde anlatilir):

    - Lat ve Uzza ve bir üçüncüsü olan Memat. Bunlar yüce turnalardir. (Kugular) ve bunlarin sefaati kesinlikle umulur.

    Bunu yaparken de secdeye varir. Bunun uzerine Muhammed ile birlikte herkes (Musluman olmayanlar da) secdeye varirlar. Bu olay daha sonra Muslumanlar arasinda tepkilere yol acacaktir. Sonrasindaysa Muhammed’e durumu kurtarmaya yonelik ayetler iner. Hacc Suresinin 52-55. ayetleri ilkleridir bunlarin:

    - Senden önce hiçbir resül ve nebi göndermedik ki, bir sey temenni ettigi zaman, seytan onun bu temennisine dair vesvese vermis olmasin. Ama Allah seytanin vesvesesini giderir. Sonra Allah âyetlerini saglamlastirir. Allah hakkiyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Allah seytanin verdigi bu vesveseyi, kalplerinde hastalik bulunanlar ile kalpleri kati olanlara bir imtihan vesilesi kilmak için böyle yapar. Hiç süphesiz ki o zalimler derin bir ayrilik içindedirler. Bir de kendilerine ilim verilmis olanlar onun, Rabbinden gelen hak oldugunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygi duysun diye Allah böyle yapar. Hiç süphe yok ki Allah iman edenleri dogru yola iletir. Inkar edenler, kendilerine kiyamet ansizin gelinceye, yahut da onlara kisir bir günün azabi gelip çatincaya dek o Kur’an’dan bir süphe içinde kalirlar.

    Ve bu ayetler sonunda, Lat, Uzza ve Menat’a ovguler duzen ayetin Muhammed’e seytan tarafindan soyletildigi aciklanir ve bu ayetler Kuran’dan kaldirilir. Necm Suresinde 19-20. ayetler soyle degisir:

    - Lât ve Uzza’ya ve diger üçüncüsü Menat. Erkek size de, disi O’na mi? Öyle ise bu çok insafsizca bir paylastirmadir.

    Muhammed’in yandas toplamak icin uc ilaheye yonelik ovguler soyleyisi ters tepince bunu yine Kuranla aynen yukaridaki gibi duzeltir. Sucu Seytana atar. Kendini kurtarmak icin de, tum peygamberlerin basina bu olayin geldigini de eklemeyi ihmal etmez.

    Sonra Isra Suresi 73-75. ayetlerde de soyle soylenir:

    - Onlar, sana vahyettigimizden baskasini bize karsi uydurman için az kalsin seni ondan sasirtacaklardi. (Eger böyle yapabilselerdi) iste o zaman seni dost edinirlerdi. Eger biz sana sebat vermis olmasaydik az kalsin onlara biraz meyledecektin. Iste o zaman sana, hayatin da, ölümün de katmerli acilarini tattirirdik. Sonra bize karsi kendine hiçbir yardimci bulamazdin.

    Artik yuk Muhammed’in omuzlarindan kalkmis, Allah tarafindan yumusak bir sekilde kendisini uyarmayi da ihmal etmemistir. Sonuncundaysa ugruna kainatlar yaratilan peygamber, pek tabii affedilmistir. (Fw 'Tlg')



    Bu yazı Şüpheci Melek'ten alıntıdır.

    KAÇ KERE SÖYLEDİK KENDİMİZ KONUŞUYORUZ SANKİ.

    BÖYLE POLEMİK YARATACAK KONULAR AÇARSANIZ SONUCUNA KATLANMAK ZORUNDA KALIRSINIZ.

    YOK ARKADAŞ BEN TANRI FİLAN TANIMIYORUM.ALLAH'I TANIYORUM.SİZE İSTERSENİZ ALLAH'I TANITALIM.SİZİN O ALINTILADIĞINIZ GİBİ İNSANA HİÇ BENZEMEZ.HIRİSTİYAN KAFASI GİBİ DÜŞÜNÜRSENİZ ALLAH'I TANIYAMAZSINIZ.BÖYLE ADİCE ALINTILAR YAPARAK BİR YERE VARMAYA MI ÇALIŞIYORSUNUZ?.ATEİZM MEDENİYET MİDİR*HIRİSTİYANLAR İNSANLIKTA NERESİNDEDİR?.HIRİSTİYANLAR MI ÜSTÜNDÜR MÜSLÜMANLAR MI? YERYÜZÜNDE BİR TEK HAYIR KURUMU AÇAN KAFİR, ATEİST, HIRİSTİYAN, YAHUDİ VAR MI?NİÇİN HAÇLI SEFERLERİ YAPILDI?.HIRİSTİYANLAR NEDEN MÜSLMANLARA DÜŞMANDIRLAR.SİYONİSTLER ACABA ATEİST YAHUDİLER MİDİR.NİÇİN GAVURA ÖZENİYORLAR ONLAR GİBİ YAŞAMAK İSTİYORLAR.ŞU AN DA T.C. CUMHURİYETİNDE MEDENİYET KALMIŞ MIDIR. BUNLARI TARTIŞACAKTIK AMA ASIL SİZ BÖYLE KONULRA GİRMEYİ HİÇ SEVMEZSİNİ SADECE DİNİMİZE KARŞI CEPHE ALIRSINIZ.BEN DE ŞİMDİA TEİZMİ CEPHE ALIYORUM VE ONU ENGÜZEL ŞEKİLDE HAKLI ELEŞTİRLERİMİ MANTIKEN YAPMAYA ÇALIŞACAĞIM.

    ATEİZM BİR AKIL ÇIKMAZINDADIR.AKLINI KULLANMAYAN DİNSİZLİĞİN KENDİSİDİR.AKLIN NASIL ÇALIŞABİLECEĞİNİ YÖNLENDİREMEYENLER KAFİRLER VEYA ATEİSTLERDİR.ATEİZM DE MANEVİYAT KAALAYA ALINMAZ.ONUN İÇİN MATERYALİZM SÖZ KONUSUDUR.ATEİZMDE TOPLUM AHLAKI BAZA ALINMAZ.HERŞEY KİŞİSELDİR.TOPLUMUN BOZUK OLMASI ONLARI ENTERESE ETMEZ.ONLAR İÇİN MUKADDESAT HİÇ YOKTUR.İNSANLARI KENDİLERİ GİBİ DİNSİZ YAPMAYA ÇALIŞIRLAR.AKILLARI DAİMA ŞÜPHECİDİR.


    Maddenin ezeliliğini iddia edip böylece ateizm için bir temel oluşturmak iste*yenlerin, isbat etmeleri gereken bir hususu (maddenin ezelî oluşunu) isbat edilmiş farz ederek işe başladıkları görülmektedir. Maddenin ezelîliğinin bilimsel olarak isbatlandığı, ezelî olmamasının fizik biliminin vardığı sonuçlar açısından mümkün olmadığı görüşleri hep indî görüşlerdir. Eğer maddenin ezeliliği fizik biliminin ortaya koyduğu bir sonuç olsa buna kimse itiraz edemezdi. Halbuki maddenin ezelî olduğunu söyleyenlerin yanında ezelî olmadığını söyleyenler de vardır. Bu da gösteriyor ki bu nokta emprik bir isbatın konusu olmaktan çok uzaktır. Bir kimse, metafizik konuları canının istediği gibi izah eder ve takıldığı yerde, bu, fizik biliminin ortaya koyduğu bir sonuçtur diyerek bir delile tutunup muhataplarını susturmaya kalkarsa, kendisine, ele aldığı konuda peşin hükme sahip olduğu söylenir ve düşüncesine itibar edilmez.

    Materyalistlerin şuura varıncaya kadar her şeyin, maddenin birer görüntüsü ol*duğunu söylemeleri, kendilerini, izahı mümkün olmayan birçok problemle karşı karşıya getirmekte ve onları vardıkları çözümlerin, tabiat bilimlerinin bir sonucu olduğu iddiasına sarılmaya mecbur bırakmaktadır. Halbuki böyle bir davranış, yazarın da belirttiği gibi, bilimi, meşru olmayan bir alana itmek demektir.

    Materyalistlerin kendi sistemleri içinde izahını yapamadıkları binlerce prob*lem vardır. Meselâ, kendilerine, maddenin bir görüntüsü olduğunu söyledikleri ruhsal faaliyetlerin nasıl olup da son bulma noktasına geldiği ve bunda neyin rol oynadığı sorulsa verebilecekleri makul bir cevap yoktur.

    Ateistlerin bahsettikleri kanıt yetersizliği, teistten çok ateistin işini zorlaştırmaktadır: Çünkü bir şeyin var olmadığını kanıtlamak, var olduğunu kanıtlamaktan daha güçtür. Söz gelişi, ıssız bir adaya giden bir kimse, birkaç ayak izine rastlamakla orada insanın yaşadığı ya da yaşamakta olduğu sonucuna varabilir. "Bu adada hiç kimse yaşamamıştır ve yaşamamaktadır" diyebilmek için, adanın her karış toprağının inceden inceye tetkik edilmesi gerekir.

    Ateistin hücumları teisti inancından vazgeçirecek güçte değildir. Bu hücumlar olsa olsa onu "imana" (fideist) bir noktaya götürür ki fideizm, yani "inanıyorum, ama kanıtlayamıyorum" görüşü psikolojik hiçbir rahatsızlığa neden olmayan bir durak noktası olabilir. Ateistin "inanıyorum ve isbat etme gereğini duymuyorum" diyen bir kimseye söyleyecek hiçbir şeyi bulunamaz. Binbir şüphesi olmadığı için, binbir delil getirmeyi gereksiz gören kimsenin imanı karşısında ateistin eli ve dili bağlıdır.

    Ateist görüşlerin büyük bir kısmı Batı hıristiyan teizmi geleneği içinde doğmuş ve gelişmiştir. Hıristiyan teizmindeki Baba-Oğul teriminin önemle yer aldığı üçleme (Teslis) düşüncesiyle Freud'un ateizmi; tahrif edilmiş Hıristiyanlığın "bir de yüzünün öbür yanını çevir" anlayışı ve insanın günahkâr olarak dünyaya geldiği görüşü ile Nietzche ve Camus'un "başkaldırı"sı; kölelerin, siyahların ve yoksulların haklarını istemelerinin günah sayılmasıyla Feuerbach, Marx ve Engels'in iddiaları arasındaki ilişkiyi görmek zor bir iş olmasa gerektir.
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  5. #5
    atılgangenç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2010
    Mesajlar
    3,638
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    ayrıca mitoloji tarihinde dünyanın var oluşu araştırılırsa, ve incil ve tevrattan ve en sonunda kurandan araştırılırsa dünyanın nasıl var olduğunu benzer ifadeler ve benzer şekilde açıklamalar göreceksiniz mutlaka...

    bi söz var ya efsaneler ölmez şekil değiştirir diye,
    Tanrı olgusu da insanalr için büyük bi,r inanç ve insan üstü varlık olduğu için insanoğlu her zaman kendinden üstün bir avrlığa inanma gereği duymuştur.
    My country is the world and my religion is to do good…

    benim ülkem dünyadır ve dinim iyi olanı yapmaktır.

    Sevgide özgürlük, saygıda mecburiyet vardır...

    http://www.turkforum.net/1108704855-...a-defteri.html

  6. #6
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Şüpheci bir kimseden ateizmin yorumu.

    Ateizm = aşırı ön yargı + cahillik

    .Ateizm bilindiği gibi tanrıyı tanımaz ve evren bir tesadüf sonucu oluşmuştur der. Düşünce sisteminde her dönem değişiklikler yaşayan bir insan için ateizm kaçınılmazdır çünkü bizler sorgulayan insanlarız her moktan anlamlar çıkarırız kimi bunu bloke ederek tamamen bağnaz ve dogmatik bir kişi olur kimi ise aklıyla birçok şeyi sorgular aslında bu kötü birşey değil kesinlikle değil hatta sorgulayarak bir düşünceyi benimsemek onu daha kalıcı kılar ateizm ise bu inanç konusuna bir kesinlik getirmek isteyenlerin bir fantezisidir diye düşünüyorum bunu şöyle açıklamak istiyorum; haydi 2 tane varsayım yapalım evrenle ilgili temelde 2 görüş var evreni ya tanrı yarattı ya da yaratmadı yaratmadığını varsayalım dünya ve evren kendiliğinden oldu yani yoktan oluştu .Çünkü bu bilimin temel kuralıdır yani herşeyin bir başlangıcı vardır peki ya nasıl oluştu?(yoktan?) işte bunu aklımız almıyor!Ya tanrı yarattıysa peki ya o nasıl yarattı eywallah yarattı ama nasıl oluyor ki lan? bunu da aklımız almıyor yani düşünce sistemimizin bir sınırı var 2 varsayımda da paradokslar aklımızı karıştırıyor işte bu noktada biraz dini kavramlar araya giriyor yani din adamlarının dediği gibi insan aklı bunları kaldırmaz Allah'ı anlayamayız vb. bu noktada bu dini kavramlara sempati duymamak mümkün değil yani dini yok saymak bence çok yanlış ateizm de kesinlikle yanlış birşey zaten ateizm bilime ters düşer bilim ön yargılı değildir tanrıya bile, peki ya neden ateizm bu kadar ön yargılı??
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  7. #7
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Birçok dünya ilimlerinin doğuşunda şüphe ilk noktadır. Bu duygu, kuvvetlenerek zan haline gelmiş, hududu tesbit edilmiş ve tarifi yapılmış ise *müsbet* olma vasfını kazanmıştır. Felsefe gibi bu vasfı kazanamayanlar mazide ve hâlde çöküp gitmişlerdir.

    Fakat Allah'ımızın varlığı o kadar açıktır ki, onun varlığında izahata bile ihtiyaç yoktur. Allah olmasa, aslı faslı, ismi ve cismi olmayan alem ve Adem nasıl ve ne şekilde olacaktı? Çamurdaki bir iz, oraya basan ve oradan geçip giden bir canlıya delalet etmeye yeterken, bu muazzam kainat ve içindeki varlıklar, Allahın varlığına açık birer delil değil midir?



    Tahmin ederim ki, şüpheciliği esas alan felsefecilerin tesiri altında kalmış veya yahut derslerinize giren hocaların bir kısmının kafalarınıza doldurduğu, felsefe yoluyla gönlünüze aktardığı evham ve şüpheler sizi ve birçok bahtsız genci bu hale sürüklemektedir. Siz aldığınız dini terbiyenin tesiri ile imanınızı korumak için nefs ve şeytanın tohumlarını yeşertmesine karşı cihad etmelisiniz.

    Bu imkan ve iktidara malik olamayanlar, küfrün ve inkarın içine düşmekte ve çok kere kendini kurtaramadan fani hayatını bitirmekte ve yitirmektedir.
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  8. #8
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Allah nurunu tamamlayacaktır! Biz istesek de, istemesek de bu böyledir. Bazıları istese de, istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır. Allah nurunu tamamlayacaktır, efendim! Çünkü güç güçten üstündür. Güçlü güçlü olduğunu zanneder. Belki de güçlüdür kendi anlayışına göre. Ama bilmez ki güçünün üstünde başka bir güç daha olduğunu. Evet, Allah nurunu tamamlıyacaktır. Bu böyledir! Burada önemli olan tek şey ise şudur: O nurunu tamamlayacaktır elbette. Fakat O tamamlarken, O’nun nurundan payımızı almak ve bu tamamlama sürecinde bizimde payımızın, katkımızın olması önemlidir. Allah nurunu tamamlarken bizlere de bir gün ömrümüzün sonunda geriye dönüp baktığımızda “Benim de bir kıvılcım kıymetinde dahi olsa, bir katkım ve payım oldu Elhamdulillah!” diyebilmek vardır...
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  9. #9
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,658
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    vurmayın artık yeterince ölüyüm

  10. #10
    Karapapag adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-08-2007
    Mesajlar
    792
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı EvRiMSeL tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    - Yazardir. Eserlerini uc ana ciltte (Tevrat, Incil, Kuran) topladigina inanilir. (Hristiyanlar bu inanisa katilmazlar. Onlar, kendi ciltlerinin “Allah” tarafindan yazildigini dusunmezler. Yahudilerse Kuran’in, Muhammed isimli peygamber tarafindan yazildigina inanir.) Eserlerinden sonuncusu ve Muslumanlarin iddiasina gore tek orijinalligini koruyabileni olan Kuran, 1400 yildir yayinlanmasina ragmen hic bir zaman en cok satan kitaplar siralamasinda bir numaraya yukselememistir. (Incil birincilikteki yerini kimseye kaptirmamaktadir.)

    - Yaraticidir. Ama yarattigi hicbir sey, kendisinin iddia ettigi gibi mukemmel degil, aksine hatalarla doludur. Kendisine inananlarin reddetmesine ragmen, evrimle bu yaratiklar daha iyiye dogru yol alirlar.

    - Asabidir. Kitabinda biz insanlari yarattigini iddia eder, devamli olarak tapinma ihtiyacina dem vurur ve yapacagimiz hatalarda bize yapacagi iskenceler (derimizi yuzmek, irin icirmek, yakmak, zincirlere baglamak, kaynar su icirip midemizi haslamak, vb.) konusunda bilgi verir.

    - Irkcidir. Koleligi savunur. Kolenin efendisiyle kiyaslanamayacak kadar asagilik olduguyla ilgili ornekler verir. Kadinlari yarim akilli olarak niteler ve erkek egemenliginin dogalligini savunur.

    - Soykirimcidir. Hani tek tek degil, soykirim diyebilecegimiz katliamlar yapmis ve bununla da gurur duymaktadir. Insanlari nasil bogdugunu, nasil yaktigini, ezdigini gururla anlatir ve kalanlari da (biz) bununla tehdit eder.

    - Genetik uzmanidir. Yine evrimi reddeden takipcilerinin aksine, insani “geri-mutasyon()!)” teknigiyle maymunlara ve domuzlara cevirmistir.

    - Kibirlidir. Koskoca evreni yaratmis, o evren icinde kucucuk kalan Samanyolu Galaksisinin, minicik Gunes Sistemindeki, mini minicik bir gezegen olan dunyada yasayan zavalli biz insanciklarla ugrasir durur. Bu kadar buyuk seyleri sadece “ol” diyerek yaratan bir gucun, bizim gibi minik, onemsiz, muhtac, zavallilarla boylesine ugrasmasi cok enteresandir. Bizi hem sever, hem dover, hem tehdit eder, hem affeder. Oldukca dengesizdir. Ama bir yandan da bizi kendisine muhattap bile almaz. Bir araci ile insanlardan sectigi bazilarina haber gonderir. Bu aracilara melek, secilmis insanlara da peygamber denir. Her topluma bunlardan gonderdigini iddia etse de bildigimiz kadariyla bir tanesi (Muhammed) disinda hepsi de Yahudidir.

    - Tuhaftir. Biz minik insanlardan yilda bir ay ac kalmamizi, gevis getiren hayvanlarin kafasini kesip kanini akitmamizi ve kendisine kurban olarak sunmamizi, dunyanin en verimsiz, en cirkin bolgelerinden birisi olan Arabistan’da, kup seklindeki bir binanin cevresinde yedi kez donmemizi, yerden tas alip gosterdigi bir tarafa dogru firlatmamizi, gunde bes kez tuhaf denilebilecek tarzda rituellerle sessizce ona yalvarmamizi sart kosmustur. Bunun disinda yine kendi yarattigi bazi insanlarla (Yahudi) savasip onlarin ellerini ayaklarini caprazlama kesmemizi, buldugumuz yerde onlari oldurmemizi, kadinlari dovmemizi, vb. ister. Aksi takdirde bizi cok agir bir sekilde cezalandiracaktir. (Bkz. Asabi maddesi)

    - Henuz kendisini goren olmamistir. Peygamber oldugu soylenen insanlarin bazilari O’nu gordugunu iddia etse de hicbirisi tatmin edici bir kanit sunamamislardir.

    - Her seyi yarattigini iddia etse de, son yuz yilda bizim acikladigimiz evrenle ilgili hicbir bilgisi olmadigi intibai uyandirir. Gokleri direksiz tuttugu iddiasi, daglari yeri sabitlemek icin yarattigi teoremi, ayi nur sacan (isik kaynagi) bir cisim olarak tanimlamasi, gunumuzde bizlere oldukca komik gelmektedir. Dunya atmosferine giren ve alev alan meteorlaraysa “kayan yildiz” diyerek uzay hakkindaki bilgisizligini iyice ortaya koymaktadir. Ama uzay hakkindaki bilgisizligine ragmen inananlari O’nun herseyi yarattigini dusunurler.

    - Yemin etmeye bayilir. Batan gunese, kayan yildiza, aya, goge, doguya, batiya, akliniza gelecek herseye yemin eder.

    - Comerttir. Dunyada Muslumanlara (ozellikle kadinlara) herseyi yasaklamasina ragmen, oldukten sonra herkese (ozellikle erkeklere) bakire genc kizlarla sinirsiz seks, alkol, tembellik, yesillik, ipek giysiler, irmaklar(!) ve golgeler(!) vaadeder. Henuz bu vaadlerle ilgili yazdigi kitap disinda bir kanit sunmamistir.

    Peki, bu maddelerden sonra biraz daha irdeleyelim, kimdir bu Allah. Muhammed, peygamberligini kirk yasinda deklare ettiginde babasi Abdullah coktan vefat etmistir. Abdullah, Abd-Allah kelimelerinin birlesimiyle “Allah’in kulu” anlamina gelip, Muhammed’in peygamberligini aldigini iddia ettigi Allah ile aynidir. Peki nasil olur da Allah, ya da Arapcasiyla Al-Ilah (El-Ilah), Muhammed daha O’nu insanlara anlatmadan once bilinmekte, dogan cocuklara “Allah’in kulu” anlamina gelecek “Abdullah” ismi verilmektedir? Yoksa, yoksa Allah, yani El-Ilah, zaten Arap toplumunca kabul edilmis, bilinen bir Tanri midir? Yoksa siz Muslumanlar, yine kandirildiniz mi?

    “Allah is found . . . in Arabic inscriptions prior to Islam” (Encyclopedia Britannica, I:643). (Islam oncesi Arapca yazilarda… Allah ismine rastlanir – Britanika Ansiklopedisi I:643)

    “Allah” is a pre-Islamic name . . . corresponding to the Babylonian Bel’ (Encyclopedia of Religion, I:117 Washington DC, Corpus Pub., 1979). (Allah, Islam oncesine ait bir isimdir… Babil kaynaklarina gore. – Dinler Ansiklopedisi, I:117 Washington DC, Corpus Yayini, 1979)

    “The Arabs, before the time of Mohammed, accepted and worshipped, after a fashion, a supreme god called Allah” (Encyclopedia off Islam, I:302, Leiden: E.J. Brill, 1913, Houtsma). (Araplar, Muhammed oncesinde Allah isminde bir tarniya inanmis ve ibadet etmislerdi. – Islam Ansiklopedisi, I:302, Leiden.J. Brill, 1913, Houtsma)

    “Allah was known to the pre-Islamic . . . Arabs; he was one of the Meccan deities” (Encyclopedia off Islam, I:406, ed. Gibb).(Allah, Islam oncesinde bilinmekteydi… Mekke Tanrilarindan bir tanesiydi. – Islam Ansiklopedisi, I:406)

    “Ilah . . . appears in pre-Islamic poetry . . . By frequency of usage, al-ilah was contracted to Allah, frequently attested to in pre-Islamic poetry” (Encyclopedia off Islam, III:1093, 1971). (Ilah, Islam oncesi edebiyatiynda gorulurdu. Al-Ilah ismi, Allah sekline donusturuldu ve Islam oncesi edebiyatinda siklikla kullanildi – Islam Ansiklopedisi, III:1093, 1971)

    “The name Allah goes back before Muhammad” (Encyclopedia of World Mythology and Legend, I:41, Anthony Mercatante, New York, The Facts on File, 1983). (Allah ismi Muhammed oncesine dayanir. – Dunya Mitolojileri ve Efsaneleri Ansiklopedisi, I:41, Anthony Mercatante, New York, Dosyalardaki Kanitlar, 1983)

    “The origin of this (Allah) goes back to pre-Muslim times. Allah is not a common name meaning “God” (or a “god”), and the Muslim must use another word or form if he wishes to indicate any other than his own peculiar deity” (Encyclopedia of Religion and Ethics, I:326, Hastings). (Allah’in orijini Muslumanlik oncesine dayanir. Allah Tanri anlaminda kullanilan genel bir isim degildir, ve Muslumanlar kendi tanrilari disinda bir anlamda kullanacaklarinda baska bir format kullanmalidirlar. – Din ve Etik Ansiklopedisi, I:326, Hastings)

    “Allah was already known by name to the Arabs” (The Bible and Islam: or, The Influence of the Old and New Testament on the Religion of Mohammed, New York, Charles Scribner’s Sons, 1897, p. 102). (Allah, Araplar tarafindan zaten bilinmekteydi. – Tevrat ve Islam, Eski ve Yeni Testimonilerin Muhammed’in dinine etkileri, New York, Charles Scribner’in Ogullari, 1897, sayfa 102)

    “The name Allah is also evident in archeological and literary remains of pre-Islamic Arabia” (The Call of the Minaret, New York: Oxford University Press, 1956, p. 31). (Islam oncesi Arap kalintilarinda Allah ismine rastlanir – Minarelerin cagrisi, New York: Oxford Universitesi Yayinlari, 1956, sayfa 31)



    Ayasofya, kubbesinde hilalle camii’e donusur



    Sumerlerin tapindiklari bir Ay Tanricasi vardir, ismi Nannadir. Semboluyse ‘Hilal’dir. Eski Yunanda Ay Tanricasina Selene, Artemis, Phoebe isimleri verilmistir. Roma Mitolojisinde Luna, Diana isimlerini alir yine ayni Ay Tanricasi. Misirdaysa Chons, Thoth isimleri ile anilmaktadir. Araplar icin Ay Tanrica degil Tanridir, yani erildir. Tanrica olarak Gunese tapilir. Ay Tanrisinin ismi El Ilah, yani Allah’tir. El-Ilah’in uc tane de kizi vardir, al-Lat (Lat), al-Uzza (Uzza) ve Manat (Menat) isimlerindeki bu Ilaheler Araplar icin oldukca kutsal kabul edilir. El-Ilah’in sembolu, tipki eski Sumer inanislarindaki Nanna’da oldugu gibi hilaldir. Tum Muslumanlarca kutsal kabul edilen, minarelerin ve kubbelerin tepesine konan, cogu Musluman ulkenin (ulkemiz dahil) bayraginda da bulunan “hilal”in, El-Ilah, yani Allah’in, ta Sumerler zamanindan beri olan ay tanrisinin sembolu oldugunu biliyor muydunuz? Peki bilmiyorduysaniz, neden minarelerin tepesinde ‘hilal’ oldugunu hic dusunmus muydunuz? Hristiyanlarin ‘hac’ sembolunu elestiren Muslumanlarin, ‘hilal’ sembolunun anlamini dahi bilmemesi sizce ilginc midir?



    El-Ilah ve kizlari



    M.O. 8. YY’da yapildigina inanilan Kabe’de Muhammed’in yasadigi donemlerde 360 tane put bulunmaktadir. Bunlardan en buyugu ve en kutsali El-Ilah, yani Ay Tanrisidir. Gunes Tanrisindan olan kizlari Lat, Uzza ve Menat da bundan sonra en cok tapilan putlari olusturmaktadirlar. Araplar, ozellikle bu uc ilahe ve Allah icin, Islam oncesinde de yuzlerini Kabe’ye donmekte, gunde dort veya bes kez “salat” etmekte (namaz kilmaktadir), Ramazan aylarinda Oruc tutmakta ve kurban kesmekte, Kabe’yi yedi kez tavaf etmekte, seytan taslamakta (Seytan inanci, Zerdustilik inancindan Araplara gecmistir.), kutsal olduguna inanilan “Hacerü’l-Esved” tasini (siyah tas) opmektedirler. Muhammed peygamberlik iddiasiyla ortaya ciktiginda aslinda Araplara yeni bir inanis veya yeni bir Ilah sunmamis, inandiklari Allah’i da ellerinden almamis, sadece zaten inanilmakta olan Allah’in ‘tek tanri’ oldugunu soylemistir. Bu sayede Allah’in diger Araplarca kabulu de daha kolay olmustur.





    Dört farklı açıdan Ay Tanrısı. Göğüs kafesine kazınmış hilale dikkat ediniz.



    Herkesin kulaktan duyma olarak bildigi ama eminim ki cogunuzun aslini bilmedigi “seytan ayetleri”nde de yine konumuzla pek alakali tespitler cikarabiliriz… Olay ozetle soyledir. Muhammed bir gun Kuran’dan ayetler (Necm Suresi) okur, cevresinde inanan ve inanmayanlar onu dinlerken El-Ilah’in kizlari olan Lat, Uzza ve Manat’a atifta bulunur ve bu uc ilaheden ovguyle soz eder ve soyle der (Buhari’nin hadislerinde anlatilir):

    - Lat ve Uzza ve bir üçüncüsü olan Memat. Bunlar yüce turnalardir. (Kugular) ve bunlarin sefaati kesinlikle umulur.

    Bunu yaparken de secdeye varir. Bunun uzerine Muhammed ile birlikte herkes (Musluman olmayanlar da) secdeye varirlar. Bu olay daha sonra Muslumanlar arasinda tepkilere yol acacaktir. Sonrasindaysa Muhammed’e durumu kurtarmaya yonelik ayetler iner. Hacc Suresinin 52-55. ayetleri ilkleridir bunlarin:

    - Senden önce hiçbir resül ve nebi göndermedik ki, bir sey temenni ettigi zaman, seytan onun bu temennisine dair vesvese vermis olmasin. Ama Allah seytanin vesvesesini giderir. Sonra Allah âyetlerini saglamlastirir. Allah hakkiyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Allah seytanin verdigi bu vesveseyi, kalplerinde hastalik bulunanlar ile kalpleri kati olanlara bir imtihan vesilesi kilmak için böyle yapar. Hiç süphesiz ki o zalimler derin bir ayrilik içindedirler. Bir de kendilerine ilim verilmis olanlar onun, Rabbinden gelen hak oldugunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygi duysun diye Allah böyle yapar. Hiç süphe yok ki Allah iman edenleri dogru yola iletir. Inkar edenler, kendilerine kiyamet ansizin gelinceye, yahut da onlara kisir bir günün azabi gelip çatincaya dek o Kur’an’dan bir süphe içinde kalirlar.

    Ve bu ayetler sonunda, Lat, Uzza ve Menat’a ovguler duzen ayetin Muhammed’e seytan tarafindan soyletildigi aciklanir ve bu ayetler Kuran’dan kaldirilir. Necm Suresinde 19-20. ayetler soyle degisir:

    - Lât ve Uzza’ya ve diger üçüncüsü Menat. Erkek size de, disi O’na mi? Öyle ise bu çok insafsizca bir paylastirmadir.

    Muhammed’in yandas toplamak icin uc ilaheye yonelik ovguler soyleyisi ters tepince bunu yine Kuranla aynen yukaridaki gibi duzeltir. Sucu Seytana atar. Kendini kurtarmak icin de, tum peygamberlerin basina bu olayin geldigini de eklemeyi ihmal etmez.

    Sonra Isra Suresi 73-75. ayetlerde de soyle soylenir:

    - Onlar, sana vahyettigimizden baskasini bize karsi uydurman için az kalsin seni ondan sasirtacaklardi. (Eger böyle yapabilselerdi) iste o zaman seni dost edinirlerdi. Eger biz sana sebat vermis olmasaydik az kalsin onlara biraz meyledecektin. Iste o zaman sana, hayatin da, ölümün de katmerli acilarini tattirirdik. Sonra bize karsi kendine hiçbir yardimci bulamazdin.

    Artik yuk Muhammed’in omuzlarindan kalkmis, Allah tarafindan yumusak bir sekilde kendisini uyarmayi da ihmal etmemistir. Sonuncundaysa ugruna kainatlar yaratilan peygamber, pek tabii affedilmistir. (Fw 'Tlg')



    Bu yazı Şüpheci Melek'ten alıntıdır.
    Mükemmel bir paylaşım, umarım herkez okur, okumaktan korkmaz.
    Savaşlara sebep olan tüm farklılıkların yokolması dileğiyle, En baştata dinlerin...

    İzinden ayrılmayacağız m.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Tenya'lara el-hücummmm allah allah allaahhh
    2005 Konuları bölümünde CreMaToRiuM tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 13.10.05, 19:18

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •