Ahmet Selim


Her şey ortada
Basit şeyleri anlatmak zordur. Çünkü zaten basittir ve anlaşılması gerekir. Anlaşılamıyorsa acaba niçin anlaşılamıyor? Bu soruyu cevaplamak kolay değil. Basiti daha da basitleştiremezsiniz. Onu izah için kuracağınız cümleler, ona fazladan bir şeyler giydirmek demektir ki "izah" kavramıyla bağdaşmaz.

Terör niçin var? Birilerinin kafasındaki çözümü dayatmak için var. Mesajları açıktır: "Bizim istediklerimizi verirseniz terörü biz bitiririz. Ama siz bitiremezsiniz."

Terörü onu memnun ederek bitiremezsiniz; çünkü onu memnun edici tavizleri veremezsiniz. Farz-ı muhal" isteseniz" bile veremezsiniz.

Bazı doğrular belki geç anlaşılır, ama sonunda anlaşılır. Tabii ki gecikmeler meseleleri daha da ağırlaştırır. Ne var ki; bir yarar sağlamayacağı kesin olan eleştiriler de bir anlam taşımaz ve böyle durumlarda sabır gerekir. Söz, vakti gelince söylenmeli; ne erken, ne geç. Aksi halde israf edilmiş olur ve vakti gelince de etkisi azalır.

Terörü dolaylı-dolaysız destekleyenler ve kullananlar ciddi olarak yanılıyor. Kendi ihtiraslarıyla o kadar dolmuşlar ki, bazı gerçekleri görmüyor ve bazı hususları düşünemiyorlar. Hep kendi kendileriyle konuşup kendi yanlışlarını tekrarlıyorlar ve buna da düşünmek diyorlar. Apayrı bir dünya kurmuşlar kendilerine. Basit doğruları bile göremiyorlar. Demokratik siyasette terörün bir dayatma unsuru olarak kullanılamayacağını, öyle yapılmak istenirse tamamen ters sonuçlar doğacağını dahi anlayamıyorlar. Sun'î bir veriler dünyasında düşünce değil hayal üretmekle meşguller. Batı'daki bazı örnekler bizim şartlarımıza hiç benzemez. Onlarda bölgesel durumlar söz konusu, bizde ise herkes her yerde. Sadece bu fark bile kıyasa imkân vermez.

Terör hiçbir kuralı olmayan bir şiddet acımasızlığıdır. Terörün meşruiyeti olamaz. Terörü meşru görmek de gayri meşrudur. Demokratik meşruiyeti olan taleplerde bulunacak kimselerin önce gayri meşruluklardan arınması gerekir ki iyi niyetlerine inanılabilsin. Aksi halde bir oyun oynanıyor demektir ve bu basit bir gerçektir. Basittir ama, anlayamayan çoktur.

Gayri mümkünleri zorlamak, hesap ve tahmin dışı sonuçlar getirir. Hayatın her alanında böyledir. Bu da basit bir gerçektir, bunu da anlamayan ve anlamak istemeyen çoktur.

İyi niyetin objektif tezahürleri vardır. Uzaktan bakarak niyet okunmaz, fakat bir mesele üzerinde tartışılırken iyi niyetin varlığı veya yokluğu açıkça ortaya çıkar. Şerbet destisinden sirke sızmaz. İhtiyat zarureti var ise hüsnüzan ile hareket edilmez. (fıkıh, hazm) Burada bir arıza varsa, kelime ve kavram oyunlarının yanıltıcı gel-gitleriyle boşuna oyalanır durursunuz. Bugüne kadar yaşananlar ana hatlarıyla böyleydi. Bana göre böyleydi. Terazinin bir kefesinde terör varsa, öbür kesinde "iyi niyet" olamaz... İşte bir basit gerçek daha.

Şöyle bir benzetme yapayım:

Birine bir geometri probleminin çözümünü anlatmaya çalışırken "üçgenin iç açıları toplamı 180º olduğuna göre..." diyorsunuz, karşı taraf "ne mâlum öyle olduğu?!" diye itiraz ederse, ne yaparsınız? Kâğıdı fırlatıp atmaz mısınız? Oturup üçgeni açıyı çizgiyi noktayı mı anlatmaya başlarsınız? Belli konularda sık yazmak istemeyişimin sebebi budur. Basit gerçekleri reddedenlere laf anlatacağım diye fikri basitleştirmek hakikate saygısızlıktır.

... Talep ile tepki arasında mantıksal bir ilişki olur. Kimse yanlışlıkla ayağına basan birine silah çekmez. Yahut "bana selam vermedin" diye birine yumruk atmaz. Bu çapta, böylesine acımasız bir terör, bazı demokratik-kültürel haklar için yapılmaz. Yapılmaz da desteklenmez de. Bir basit gerçek de bu. Bunun nesini izah edeceksin? Bu terör bir tepki eylemi falan değil, belli bir amacı olan bir aksiyon terörü. Bütün sosyo-ekonomik şikâyetler halledilse de yapacak, Amerikan demokrasisinin özgürlüklerini versen de yapacak. Amacı belli.

Basit gerçeklerin görülemediği yahut görülmek istenmediği bir konuda yorum yapmayı düşünce üretmeyi nasıl anlamlı kılacaksınız? Basit gerçekler yorumdan müstağnidir. Sahih yorumlar basit gerçekler için değil onların ardındaki ciddi hakikatler için yapılır.


http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yaz...her-sey-ortada