• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    Genel izleyici. hakki_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-03-2009
    Mesajlar
    3,714
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Takıntılı Kişilik

    1) Takıntılı kişilik özeliklerini taşıyan kişiler; hem kendi üzerlerinde hem de çevrelerinde denetimi sağlamak üzere önlemler alınır.
    2) Yaklaşımlarında ölçülüdürler.
    3) İlişkilerde ihtiyatlı,düşünceleri mantıklıdır. Bu özeliklerinde aşırıya kaçarlarsa sert görünüşlü ve bilgiçlik taslayan kişiler olur.
    4) Duygular ve sezgiler yerine, nedensellik ve mantıksal olma üzerine dururlar. Nesnel olmak için ellerinden geleni yaparlar.
    5) Taşkınlık yapmaktan kaçınırlar.
    6) İlişkilerde ölçülü ve duygusal olarak mesafeli görünürler, aynı zamanda dengeli, güvenilirlik ve dürüstlük niteliklerine sahiptirler.
    7) İlişkilerinde kendilerini tutma duygularını frenlemelerine ek olarak çevrelerinde egemenlik kurmayı severler.
    8) Takıntılı, saplantılı kişiler için her şeyin bir yeri vardır. Her şey yerli yerinde olmalıdır.
    9) Temizliğe düşkün ve düzenlidirler.
    10) her şeyi tam zamanda yapan dakik kişilerdir.
    11) Çevresindeki kişilerin ve ilişkilerin önceden belirlendiği gibi davranmasını, daha çok kendi istekleri doğrultusunda davranmasını isterler.
    12) Takıntılı insanların düşünce ve davranışlarına karşı gelindiğinde, şaşırtıcı, dikkafalı ve inatçı olabilirler.
    13) Doğruluğa ve dürüstlüğe çok önem verirler.
    14) Mülkiyet hukuku duyguları çok güçlüdür.
    15 Çok tutumlu davranırlar ve sahip oldukları şeyleri çok zor paylaşırlar.
    Bir kişide takıntılı, saplantılı kişilik özelikleri olmazsa, anormal bir durumun olduğunu gösteremez. Tam tersine bu niteliklere sahip olmak kişiler çok şey kazandırabileceği gibi, toplumların verimliliklerini önemli ölçüde obsesyonel üyelerine borçludurlar. Bu özellikler aşırıya kaçarsa denge bozulur, sorunlar yaşamaya başlar.


    TAKINTILAR VE SAPLANTILARI OLAN KİŞİLERDE YAYGIN OLAN DAVRANIŞ BİÇİMİ
    Takıntıları, saplantıları olan kişiler düşünce veya eylemle bunlar etkisiz hale getirilme çalışırlar.
    Örnek: Tüp gazı kapatıp kapatmadığı ile ilgili takıntıları olan bir kişi, tüpü kapattığına ilişkin güvence duymak için tüpü tekrar tekrar kontrol eder. Bu takıntılı düşüncelerini etkisizleştirmeye çalışır.
    Örnek: Tekrarlayan davranışları olan bir kişi(sürekli el yıkayan, sıraya koyan) ya da zihinsel eylemleri olan (dua etmek, sayı saymak, çeşitli kelimeleri aklında geçirmek gibi.) Bu tarz davranışların anlamı huzursuzluk ve gerginliği azaltmak, sıkıntıdan kurtarmaktır. Kişi bu davranışları doğrultusunda haz almaz, doyum sağlamaz.
    Örnek: Küfür etme takıntısı olan kişi düşünmek istemediği sövme işinden kurtulmak için 100 kez 10’dan 100’e kadar sayı saya bilir.
    Takıntılı ve saplantılı kişiler, neden yaptıklarını bilmeden kendilerinin yarattığı ayrıntılı kurallara göre katı bir biçimde uyulan ya da basma kalıp olan bir takım eylem ve davranışları yerine getirirler.
    En sık gördüğümüz davranışlar yıkama, temizleme, sayma, kontrol etme, sıraya koymadır. Kişiler davranışlarının mantıklı olup olmadığı konusunda kararsızlık içindedir. Kişi takıntı ve saplantılarının mantıksız olduğunu kabul ettiği zamanlarda bunlara karşı koymak için çaba gösterir. Ancak kişi gösterdiği bu çaba sırasında sıkıntısı artıp, istemediği davranışları yapmasına yol açar.
    Obsesyonlara örnekler (saplantı ve takıntılara örnekler)
    Birsini yaralama ya da birisine zara verme dürtüsü.
    Geçmişteki bir yaşantıyla ilişkili olarak birisine karşı yoğun öfke duymayla ilgili düşünceler.
    Sevdiği birinin başına bir kaza geleceği düşüncesi.
    Birisine açık saçık şeyler söyleme yada sövme dürtüsü.
    Yakın arkadaşının yada ailesinden birinin yaralanacağı, öleceği düşüncesi
    Cinsel şiddet eylemleri düşüncesi.
    Sağlığıyla ilgili olarak bir şeylerin yolunda gitmediği düşüncesi.
    Birisine fizikse ya da sözlü olarak saldırıda bulunma dürtüsü.
    Çocuklarının başına bir şey geleceği, özellikle kaza geçirecekleri düşüncesi.
    Karısının zarar görmüş olup olmadığı düşüncesi.
    Birisine bağırıp çağırma dürtüsü.
    Çocuklarına zarar verme ya da onlara karşı şiddet kullanma dürtüsü.
    Araba kullanırken arabaya çarpa dürtüsü.
    Birisine saldırma ve şiddetle cezalandırma dürtüsü.(örnek: çocuğunu otobüsten dışarı atma)
    İnsanlara kaba saba şeyler söyleme dürtüsü.
    Olası kazaları ya da aksilikleri düşünme(genellikle bir geziye çıkmak üzereyken)
    Kalabalıkta bir kişiyi itme dürtüsü.(örnek: kuyrukta beklerken)
    Belirli birtakım kişilere saldırma dürtüsü.
    Uygunsuz bir takım şeyler söyleme dürtüsü.
    Tanıdık ve bildik olan ya da olmayan çekici kadınlara karşı duyulan cinsel dürtü.
    Birisinin yeryüzünden yok olmasını isteme dürtüsü.
    “olağandışı” cinsel eylemlerde bulunma düşüncesi.
    Utanç duyduğu, küçük düştüğü, rezil olduğu geçmişteki yaşantılarını düşünme.
    Birisine saldırıda bulunma ve öldürme dürtüsü.
    Bir bankayı soyma gibi çok sıra dışı bir olay gerçekleştirmiş olabileceği düşüncesi.
    Binanın tepesinden atlama dürtüsü
    Eşine acı verecek belirli bir takım cinsel eylemlerde bulunma dürtüsü.
    Trenin yaklaştığı bir sırada demir yoluna atlama dürtüsü.
    Sevdiği birine fiziksel olarak zarar verme düşüncesi.

    Kaynak:http://www.panik-atak.com/v3/index.p...d=71&Itemid=75
    Her eser,kendisini yapan ve varligini yokluguna tercih eden bir sanatkarin varligini ispat eder.

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    18-07-2011
    Mesajlar
    111
    Karizma Gücü
    1
    böyle insanlara hasta gözüyle bakmak lazım, ayrıca tedavi edilmesi gereken bir durum bence.
    bir civi kayboldugu icin bir nal kayboldu
    bir nal kayboldugu icin bir at kayboldu
    bir at kayboldugu icin bir atli kayboldu
    bir atli kayboldugu icin bir haber kayboldu
    bir haber kayboldugu icin bir savas kaybedildi
    ve bir savas kaybedildigi icin bir krallik yokoldu...

  3. #3
    Genel izleyici. hakki_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-03-2009
    Mesajlar
    3,714
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Bildigim kadariyla tedavisi yok..
    Her eser,kendisini yapan ve varligini yokluguna tercih eden bir sanatkarin varligini ispat eder.

  4. #4
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Allah'a şükür ki benim hiçbir takıntım yoktur.Ancak takıntılı olan yakınlarım vardır.Bunları ikna etmek de çok zor oluyor.Takıntılı insanlar hem kendilerine hemde başkalarına zarar veriyor.Bunun tedavisi oldukça zordur.Keskin bir irade meselesidir.Üzerinde durmamak gerekir.Vesveselerle değil, olaylara akıl ve mantık yollarıyla yaklaşmak lazımdır.Bir insanın beyni neye takılıp odaklandıysa onun için takıntı hastalığı oluyor.Bazen görüyorum. Takıntılı insanlar çok komik ve aciz durumlara düştüklerini her zaman görmüşümdür.Onlara, yaptıklarının ne kadar saçma bir şey olduğunu anlatıp izah etsek bile bir türlü bu hastalıklarından vazgeçemiyorlar.En iyisi, bunlarla uğraşmayıp kendi hallerine bırakmaktır.

    kısacası şudur.Takıntılıinsanalr hep bilinçaltı yaşarlar.Bu ise başlıbaşına bir hastalıktır.Psikologlar bunun tedavisini tam olarak yapamıyorlar.Hap ve ilaçlar vermekle geçiştiriyorlar.Gerçekten bunların işi çok zordur. .
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    13-09-2011
    Mesajlar
    49
    Karizma Gücü
    0
    teşkkürler güzel konu .)

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •