DİYALOGCULARIN SAİD-İ NURSİ BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİ İSTİSMARLARINA REDDİYEYalnız Bazılarının Üstad Bediüzzaman Hazretlerini bu işe karıştırarak “ondan delil alıyoruz” gibi laflarla hüküm çıkartmalı asla doğru değildir. Bunu mutlaka söyleyelim. Çünkü biz bu meseleyi burada bulunanlardan Mehmet Fırıncı ağabeyimiz ile istişare ettik. Kendisi üstadın talebesidir, onunla birlikte evinde üç ay kalmıştır.
![]()
Ayrıca Mehmet Paksu ve Kenan Hoca Efendi ile iştirak ettik. Şu anda bu hocalarımız aramızda bulunmaktadır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri açıkça diyor ki: “İslam diğer dinleri neshetmiştir.”
Üstad Bediüzzaman Hazretlerini’nin ileri gelen talebelerinden olan Abdülkadir Badıllı ağabeyimiz de Urfa’dan bir mazareti sebebiyle gelemedi. Selamları, hürmetleri var. Büyüğümüzdür kendisi, o da bu meseleyi Lalegül Fm’de canlı olarak beyan etti.
“Biz Üstadın talebeleriyiz, İslam diğer dinleri nesh etmiştir, diğer dinler mensuhtur ve geçersizdir. Müslüman olmadan cennete girmek yok. Biz bu görüşteyiz. Bunun aksine görüş beyan edenlerden biz beriyiz.” Dediler.
Onun için bazen Üstad Bediüzzaman Hazretlerini istismar edenler olabilir. Bunlara kapılıp, aldanıp da “Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu görüştedir” diye bir şey çıkartmamak lazımdır. Çünkü o da “Muhammedün Resulüllah’ın şart olduğunu, İslam’ın şart olduğunu” söylüyor.
Bütün bunlar nereden çıkıyor biliyor musunuz?
“İslam öbür dinleri nesh etmemiş (!)” görüşünden çıkıyor. Üstad: “İslam bütün dinleri neshetmiştir” diyor.
Üstadın sadece bir görüşü var, o da fetret devri gibi bir karanlık durumda kendilerine yeterli bir tebliğ ulaşmamış kimselerin cennete gireceğidir. Zaten ehl-i Sünnet imamlarından Eş’ari’nin görüşü de bu olduğu için bunda bir sakınca yoktur.
Tebliğ gelmiş, İslam’ı duymuş, biliyor ama hala müslüman olmuyor. Bunun herhangi bir şekilde cennete gireceğine dair Üstad’ın bir beyanı yoktur. Geçmişlerimize, büyüklerimize saygı duymak zorundayız, bu karıştırıcılara aldanıp lütfen büyükler istismar edilmesin.
İçimizde doğu âlimleri var. 30 – 40 kadar şarktan gelen müderrislerimiz var. Onlar da tabi Üstad’ın risalelerini çok okuyan âlimlerdir.
Bu yazılanların amacı da Said-i Nursi Hazretlerine değil, onu istismar edenlere reddiye yapmaktır.
Şimdi Bediüzzaman’ın risalelerini okuyup, biz onun talebesiyiz diyenler onun tedrisatından geçmiş gerçek talebelerine ne diyecekler, nasıl cevap verecekler? Tabi olup yanlış görüşlerinden vaz mı geçecekler yoksa bu muhterem insanları dışlayarak kendi borularını öttürmeye devam mı edecekler… Bekleyip göreceğiz…
www.ismailaga.info


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla


