• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    20-09-2005
    Mesajlar
    101
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Daha çokkkkk bekleriz.

    Ne geldiyse başımıza, yaptıklarımızdan geldi deriz bazen, kendi kendimize hayıflanırız. Adeta yaptığımız yanlışları kendimize itiraf ederek, nefsimizi rahatlatmaya çalışırız.


    Acaba inancımızı, imanımızı yaşarken, yaptığımız yanlışları da Allah ın önerdiği yöntemle araştırıp, düşünüp akıl yürütüp, görmeye çalışıp, aynı yöntemle kendimize itiraflarda bulunup, Rabbimden bağışlanma dileyebiliyor muyuz?


    İşte bu sorunun cevabını ancak ben, kendi şahsım adına verebilirim. Sizlerde nefsiniz ile bu mücadeleyi vermelisiniz ki, din ve iman adına, istemeden yaptığımız yanlışların farkına varabilelim ve böylece Rahmanın şefaatine nail olalım.



    Tüm bu sözleri neden söylediğime gelince. Okuduğum haberde, İran ın MEHDİ nin gelişine hazırlandığı yazıyordu. Acaba ahir zamanda geleceğini söyledikleri mehti yi, yalnız İran mı bekliyor? Bugün açın internet sitelerini, ülkemizde de merakla gelecek bir kurtarıcının, mehdinin beklendiğini, tarikat ve cemaat eksenli sitelerden görebilirsiniz.


    İşin daha da ilginci, içimizden bazı gruplar bu işin detayını da veriyor ve diyor ki; Hazreti Mehdi ile birlikte Hz. İsa da gelecek ve tüm Dünyayı kötülüklerden kurtaracaktır. İşin kötüsü Hz. İsa nın geleceğini söyleyenler Hıristiyanlar. Hz. İsa ahir zamanda gelip, bizleri kurtaracaktır diyorlar. Fakat Kur’an asla bu bilgiye onay vermez. Kur’an dan onay arayanlar, yine Allahın açıklamadığı halde, ayetinden bir kelimenin ardı sıra anlamlar vererek, Rahmanın vermediği bir hükmü verip, büyük günah işlemişlerdir.

    Biraz daha detaya indiğimizde mehdi nin nasıl tanınacağı konusunda söylenen sözler, bizlerin nasıl bir inanç içinde olduğumuzu, çok açık gösteriyor. Bakın nasıl tanınacakmış, mehdi bir kısım inanca göre.


    (Birçok hadis-i şeriflerde buyruldu ki, (Mehdi'nin başı hizasında bir bulut olacaktır. Bulutdan bir melek: Bu Mehdi'dir, sözünü dinleyiniz!) diyecektir.)



    Şimdi sizlere sormak istiyorum, tüm bu bilgilere Kur’an onay veriyor mu? Asla tek bir açıklama dahi yok. Kıyamete yakın olacaklar konusunda gerektiği kadar açıklamanın dışında, hiçbir bilgi yoktur Kur’an da mehdi ile ilgili.


    Hani bizler Kur’an dan hesaba çekilecektik, sorumluyduk? Hani her şeyden nice örnekler vardı Kur’an da? Her şey açık seçik ve anlaşılırdı? Hani bizlere rehberdi, güneşti, gönül gözüydü Kur’an. Hani onun hükümlerine uyacaktık, ne oldu. İşte tüm bu ve buna benzer yüzlerce ayetin üzerini örtüp, görmezden gelip, doğru olması mümkün olmayan bilgilere inandığımızda, birde Kur’an dan yanlış inançlarımıza, kelimeler arkasından anlamlar verdiğimizde, hem peygamberimize, hem de Rahmana iftira attığımız bilincinde olmalıyız.


    Peygamberimiz bir hadisinde, benim sözüm olup olmadığını, Kur’an ile karşılaştırınız diye bizlere öğüt verdiğini, sakın unutmayalım. Ben söylemediğim halde, bu peygamber sözüdür diyenlerin varacağı yerin, cehennem olduğunu söylediğini de bilelim.



    Ne yazık ki İslam âlemi birilerini bekliyor, yaptığı yanlışları, günahları affettirmek adına. Kedimiz uğraş verip doğruya, güzele Allahın rehberiyle ulaşmak için çaba gösteren bile yok. Hiç kimse boşuna birilerini beklemesin, çünkü gelecek hiç kimse yok. Allah zaten bizlere gönül gözünü, güneşini, zikrini, rehberini göndermiş, bizler daha ne bekliyoruz?

    Allahın gönderdiği rehberden, Kur’an dan gereği gibi istifade etmeyip, onu anlaşılması zor yaparak, yüksek bir yere ne yazık ki astık. Kur’an ı terk edip velilerin ardına düşerek, zaten elimizdeki Kur’an ın değerini bilmemekle, cezamızı çektiğimizin farkında bile değiliz. Bizler hataların en büyüğünü yaptıktan, elimizdeki güneşin kıymetini bilmedikten sonra, Rabbim neden başka kurtarıcılar göndersin ki? Size Furkan yetmiyor mu?


    Hastalığının farkında olmayan insan, tedavi olmak için çabada da göstermez. Böylece hastalığımızdan habersiz, yaşayıp gidiyoruz. Rabbim bizleri affetsin. Ülkece içine düştüğümüz bu açmaz, bu kargaşanın tek bir sebebi var. Oda Allahın rehberini, zikrini devre dışı bırakıp, kendimize edindiğimiz Velilerin, hiç düşünmeden ardı sıra gitmektir.


    İran bekleyedursun mehdilerini, ya bizim ülkemizdekiler hangi mehdiyi bekliyorlar dersiniz? Ya diğer İslam ülkeleri? Acaba İslam ülkeleri bir mehdi de anlaşabilecekler mi? İslam dininde birçok konularda birleşemeyenler, mezheplere bölünenler, acaba mehdi konusunda ne yaparlar?


    Sakın İslam ülkeleri arasında, ileride mehti savaşı çıkmasın. Ne kadar üzüntü verici bir konu değil mi dostlar. Bunları söylemekten üzüntü duyuyorum, ama bu konuyu gündeme getirip, Kur’an ışığında, artık düşünmemiz ve aklımızı başımıza toplamamız, Kur’an ın özünde birleşmemizin zamanı gelmiştir. Allahın uyarısını duyalım, dinde ayrışmadan tek yumruk olalım.



    Allah biz İslam ülkelerini öyle bir imtihan ediyor ki, bizler bunun bilincinde bile değiliz. Rabbim İran a, en değerli kaynakları vermiş. Petrol ve doğalgaz ile tüm Dünyanın göz bebeği. Peki, bu gelir, bu önemli kaynaklar gerektiği gibi kullanılıp, halkın huzuru ve refahı için kullanılabiliyor mu? Düşünün lütfen milyarlarım var, ama ben yiyip içemiyorum. İşte elimizdeki rehberden uzak yaşamanın sonuçları. Kendi içinde birlik ve beraberlikten uzak, Dünyaya kafa tutan politikalarla nereye kadar gidilebilir? Elimizdeki tüm kaynakları silaha yatırarak mı, tüm âleme İslam ı anlatacağız? Peygamberimiz böylemi yapmış?


    Yıllarca İran, Irak savaşını izledik. İşte Allah gereği gibi İslam ı yaşayamayanlara, ellerindeki rehberi devre dışı bırakıp, beşeri bir inanç yaratanlara layık gördüğü bir son. Müslüman Müslüman ın kardeşidir sözlerini Kur’an dan görmezden gelenlerin, birbirini çekinmeden öldürüp, sırf mezhepleri farklı diye, camide bir birilerini katledenler, gerçekten Müslüman olabilir mi sizce?



    Değerli din kardeşlerim. Lütfen artık kendimize gelelim. Elimizin altındaki GÜNEŞİN, GÖNÜL GÖZÜNÜN farkına varalım. Yoksa bizlerinde daha çokkkkkk, mehdiler beklemekle geçer hayatımız. Boşa geçirecek zamanımız yok. Vakit dolup, emanetin zili çaldığında, pişman olmak istemiyorsak, gelin Rahmanın ipine sarılalım, en sağlam ip Kur’an ın ipidir. Başka birilerinden, beşeri ipler beklemeyelim boşuna. Tüm sorularımızı, gönülden tertemiz kalbimizi açarak, tüm hurafelerden arınmış bir halde, Kur’an a soralım. Bakın her sorunun cevabını nasıl orada bulacağız, o zaman göreceksiniz.



    Allah bizleri Kur’ana davet ediyor da, her ayetin üzerinde düşünmemizi, akıl etmemizi istiyorsa, gelin başdanışmanımız Kur’an ı, yanı başımızdan eksik etmeyelim. Onu sen anlamazsın diyenlere kulak asmadan, inatla onun ipine iki elimizle sarılalım, anlayarak okuyalım. Şunu asla unutmayalım, Allah kullarına, anlaşılması zor bir rehber gönderip, daha sonrada ondan hesap asla sormaz.


    Bu Dünyayı çekilmez yapan bizleriz. İşlediğimiz suçların sonunda, Allahın istediği bir kul olamadığımız içindir ki, bizler bir birimizin kanını emiyoruz. Yaptığımız yanlışlardan kurtulmak içinde, başka kurtarıcı bekliyoruz. Boşuna bekleriz, doğruya güzele ulaşmak istiyorsak, kendi yanlışımızı kendimiz düzeltmeliyiz. Çünkü elimizde bunu yapacak, zaten kurtarıcı FURKAN var, gelin ondan yardım isteyelim.

    Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK

    Dünyagündemi.net

  2. #2
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne geldiyse başımıza, yaptıklarımızdan geldi deriz bazen, kendi kendimize hayıflanırız. Adeta yaptığımız yanlışları kendimize itiraf ederek, nefsimizi rahatlatmaya çalışırız.


    Acaba inancımızı, imanımızı yaşarken, yaptığımız yanlışları da Allah ın önerdiği yöntemle araştırıp, düşünüp akıl yürütüp, görmeye çalışıp, aynı yöntemle kendimize itiraflarda bulunup, Rabbimden bağışlanma dileyebiliyor muyuz?


    İşte bu sorunun cevabını ancak ben, kendi şahsım adına verebilirim. Sizlerde nefsiniz ile bu mücadeleyi vermelisiniz ki, din ve iman adına, istemeden yaptığımız yanlışların farkına varabilelim ve böylece Rahmanın şefaatine nail olalım.



    Tüm bu sözleri neden söylediğime gelince. Okuduğum haberde, İran ın MEHDİ nin gelişine hazırlandığı yazıyordu. Acaba ahir zamanda geleceğini söyledikleri mehti yi, yalnız İran mı bekliyor? Bugün açın internet sitelerini, ülkemizde de merakla gelecek bir kurtarıcının, mehdinin beklendiğini, tarikat ve cemaat eksenli sitelerden görebilirsiniz.


    İşin daha da ilginci, içimizden bazı gruplar bu işin detayını da veriyor ve diyor ki; Hazreti Mehdi ile birlikte Hz. İsa da gelecek ve tüm Dünyayı kötülüklerden kurtaracaktır. İşin kötüsü Hz. İsa nın geleceğini söyleyenler Hıristiyanlar. Hz. İsa ahir zamanda gelip, bizleri kurtaracaktır diyorlar. Fakat Kur’an asla bu bilgiye onay vermez. Kur’an dan onay arayanlar, yine Allahın açıklamadığı halde, ayetinden bir kelimenin ardı sıra anlamlar vererek, Rahmanın vermediği bir hükmü verip, büyük günah işlemişlerdir.

    Biraz daha detaya indiğimizde mehdi nin nasıl tanınacağı konusunda söylenen sözler, bizlerin nasıl bir inanç içinde olduğumuzu, çok açık gösteriyor. Bakın nasıl tanınacakmış, mehdi bir kısım inanca göre.


    (Birçok hadis-i şeriflerde buyruldu ki, (Mehdi'nin başı hizasında bir bulut olacaktır. Bulutdan bir melek: Bu Mehdi'dir, sözünü dinleyiniz!) diyecektir.)



    Şimdi sizlere sormak istiyorum, tüm bu bilgilere Kur’an onay veriyor mu? Asla tek bir açıklama dahi yok. Kıyamete yakın olacaklar konusunda gerektiği kadar açıklamanın dışında, hiçbir bilgi yoktur Kur’an da mehdi ile ilgili.


    Hani bizler Kur’an dan hesaba çekilecektik, sorumluyduk? Hani her şeyden nice örnekler vardı Kur’an da? Her şey açık seçik ve anlaşılırdı? Hani bizlere rehberdi, güneşti, gönül gözüydü Kur’an. Hani onun hükümlerine uyacaktık, ne oldu. İşte tüm bu ve buna benzer yüzlerce ayetin üzerini örtüp, görmezden gelip, doğru olması mümkün olmayan bilgilere inandığımızda, birde Kur’an dan yanlış inançlarımıza, kelimeler arkasından anlamlar verdiğimizde, hem peygamberimize, hem de Rahmana iftira attığımız bilincinde olmalıyız.


    Peygamberimiz bir hadisinde, benim sözüm olup olmadığını, Kur’an ile karşılaştırınız diye bizlere öğüt verdiğini, sakın unutmayalım. Ben söylemediğim halde, bu peygamber sözüdür diyenlerin varacağı yerin, cehennem olduğunu söylediğini de bilelim.



    Ne yazık ki İslam âlemi birilerini bekliyor, yaptığı yanlışları, günahları affettirmek adına. Kedimiz uğraş verip doğruya, güzele Allahın rehberiyle ulaşmak için çaba gösteren bile yok. Hiç kimse boşuna birilerini beklemesin, çünkü gelecek hiç kimse yok. Allah zaten bizlere gönül gözünü, güneşini, zikrini, rehberini göndermiş, bizler daha ne bekliyoruz?

    Allahın gönderdiği rehberden, Kur’an dan gereği gibi istifade etmeyip, onu anlaşılması zor yaparak, yüksek bir yere ne yazık ki astık. Kur’an ı terk edip velilerin ardına düşerek, zaten elimizdeki Kur’an ın değerini bilmemekle, cezamızı çektiğimizin farkında bile değiliz. Bizler hataların en büyüğünü yaptıktan, elimizdeki güneşin kıymetini bilmedikten sonra, Rabbim neden başka kurtarıcılar göndersin ki? Size Furkan yetmiyor mu?


    Hastalığının farkında olmayan insan, tedavi olmak için çabada da göstermez. Böylece hastalığımızdan habersiz, yaşayıp gidiyoruz. Rabbim bizleri affetsin. Ülkece içine düştüğümüz bu açmaz, bu kargaşanın tek bir sebebi var. Oda Allahın rehberini, zikrini devre dışı bırakıp, kendimize edindiğimiz Velilerin, hiç düşünmeden ardı sıra gitmektir.


    İran bekleyedursun mehdilerini, ya bizim ülkemizdekiler hangi mehdiyi bekliyorlar dersiniz? Ya diğer İslam ülkeleri? Acaba İslam ülkeleri bir mehdi de anlaşabilecekler mi? İslam dininde birçok konularda birleşemeyenler, mezheplere bölünenler, acaba mehdi konusunda ne yaparlar?


    Sakın İslam ülkeleri arasında, ileride mehti savaşı çıkmasın. Ne kadar üzüntü verici bir konu değil mi dostlar. Bunları söylemekten üzüntü duyuyorum, ama bu konuyu gündeme getirip, Kur’an ışığında, artık düşünmemiz ve aklımızı başımıza toplamamız, Kur’an ın özünde birleşmemizin zamanı gelmiştir. Allahın uyarısını duyalım, dinde ayrışmadan tek yumruk olalım.



    Allah biz İslam ülkelerini öyle bir imtihan ediyor ki, bizler bunun bilincinde bile değiliz. Rabbim İran a, en değerli kaynakları vermiş. Petrol ve doğalgaz ile tüm Dünyanın göz bebeği. Peki, bu gelir, bu önemli kaynaklar gerektiği gibi kullanılıp, halkın huzuru ve refahı için kullanılabiliyor mu? Düşünün lütfen milyarlarım var, ama ben yiyip içemiyorum. İşte elimizdeki rehberden uzak yaşamanın sonuçları. Kendi içinde birlik ve beraberlikten uzak, Dünyaya kafa tutan politikalarla nereye kadar gidilebilir? Elimizdeki tüm kaynakları silaha yatırarak mı, tüm âleme İslam ı anlatacağız? Peygamberimiz böylemi yapmış?


    Yıllarca İran, Irak savaşını izledik. İşte Allah gereği gibi İslam ı yaşayamayanlara, ellerindeki rehberi devre dışı bırakıp, beşeri bir inanç yaratanlara layık gördüğü bir son. Müslüman Müslüman ın kardeşidir sözlerini Kur’an dan görmezden gelenlerin, birbirini çekinmeden öldürüp, sırf mezhepleri farklı diye, camide bir birilerini katledenler, gerçekten Müslüman olabilir mi sizce?



    Değerli din kardeşlerim. Lütfen artık kendimize gelelim. Elimizin altındaki GÜNEŞİN, GÖNÜL GÖZÜNÜN farkına varalım. Yoksa bizlerinde daha çokkkkkk, mehdiler beklemekle geçer hayatımız. Boşa geçirecek zamanımız yok. Vakit dolup, emanetin zili çaldığında, pişman olmak istemiyorsak, gelin Rahmanın ipine sarılalım, en sağlam ip Kur’an ın ipidir. Başka birilerinden, beşeri ipler beklemeyelim boşuna. Tüm sorularımızı, gönülden tertemiz kalbimizi açarak, tüm hurafelerden arınmış bir halde, Kur’an a soralım. Bakın her sorunun cevabını nasıl orada bulacağız, o zaman göreceksiniz.



    Allah bizleri Kur’ana davet ediyor da, her ayetin üzerinde düşünmemizi, akıl etmemizi istiyorsa, gelin başdanışmanımız Kur’an ı, yanı başımızdan eksik etmeyelim. Onu sen anlamazsın diyenlere kulak asmadan, inatla onun ipine iki elimizle sarılalım, anlayarak okuyalım. Şunu asla unutmayalım, Allah kullarına, anlaşılması zor bir rehber gönderip, daha sonrada ondan hesap asla sormaz.


    Bu Dünyayı çekilmez yapan bizleriz. İşlediğimiz suçların sonunda, Allahın istediği bir kul olamadığımız içindir ki, bizler bir birimizin kanını emiyoruz. Yaptığımız yanlışlardan kurtulmak içinde, başka kurtarıcı bekliyoruz. Boşuna bekleriz, doğruya güzele ulaşmak istiyorsak, kendi yanlışımızı kendimiz düzeltmeliyiz. Çünkü elimizde bunu yapacak, zaten kurtarıcı FURKAN var, gelin ondan yardım isteyelim.

    Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK

    Dünyagündemi.net



    Sayın Haluk Bey hocam!.

    Bakınız her zaman bu siteye uğradığınızda yeni bir konu açıp hiçbir yorum yapma gibi bir hevesiniz olmadan direkt siteden kaçıyorsunuz.Biz müslümnlar olarak sizin yapacağınız yorumlara cevap verebiliriz.Ancak siz bizi sessiz ve derinden mi takip ediyorsunuz onu bilmem ama sizin yaptığınız hiç de doğru değildir.Bundan böyle lütfen bu hataları bize karşı yapmayın.Bizim yorumlarımıza iştirak edin.Yok eğer bizi bir şeyler bilmezler diye cahillikle itham ediyorsanız o zaman ve hiçbir zaman buralarda bir konu açmaya hakkınız olmaz.Çünkü her açtığınız konu ya muallakta ya da sürümcemde kalıyor.Bu yüzden mezhepsiz ve ateist arkadaşlarla aramızda polemik oluşturmuş oluyorsunuz.

    Bakınız size biz uslübuna göre cevap verebileceğimizi söyledim.Lütfen bizi muhatabınıza alınız.Şayet yine kaçarsanız bunun vebalinden kurtulamazsınız.Kafaları karıştıracak konular açmayınız.Allah'ın ipine sımsıkı sarılmak demek; Şeriat'ı yaşamak yaşatmak ve Kur'an ve sünnet çizgisinden hiç ayrılmamak onlara sımsıkı sarılmak demektir.Diyeceklerim bu kadardır teşekkürler!...
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    31-08-2011
    Mesajlar
    89
    Karizma Gücü
    1
    HALUK GÜMÜŞTABAK herşeyi öğrenmiş tek birşey kalmış oda HİÇBİRŞEY BİLMEDİĞİNİ BİLMİYOR

  4. #4
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne geldiyse başımıza, yaptıklarımızdan geldi deriz bazen, kendi kendimize hayıflanırız. Adeta yaptığımız yanlışları kendimize itiraf ederek, nefsimizi rahatlatmaya çalışırız.


    Acaba inancımızı, imanımızı yaşarken, yaptığımız yanlışları da Allah ın önerdiği yöntemle araştırıp, düşünüp akıl yürütüp, görmeye çalışıp, aynı yöntemle kendimize itiraflarda bulunup, Rabbimden bağışlanma dileyebiliyor muyuz?


    İşte bu sorunun cevabını ancak ben, kendi şahsım adına verebilirim. Sizlerde nefsiniz ile bu mücadeleyi vermelisiniz ki, din ve iman adına, istemeden yaptığımız yanlışların farkına varabilelim ve böylece Rahmanın şefaatine nail olalım.



    Tüm bu sözleri neden söylediğime gelince. Okuduğum haberde, İran ın MEHDİ nin gelişine hazırlandığı yazıyordu. Acaba ahir zamanda geleceğini söyledikleri mehti yi, yalnız İran mı bekliyor? Bugün açın internet sitelerini, ülkemizde de merakla gelecek bir kurtarıcının, mehdinin beklendiğini, tarikat ve cemaat eksenli sitelerden görebilirsiniz.


    İşin daha da ilginci, içimizden bazı gruplar bu işin detayını da veriyor ve diyor ki; Hazreti Mehdi ile birlikte Hz. İsa da gelecek ve tüm Dünyayı kötülüklerden kurtaracaktır. İşin kötüsü Hz. İsa nın geleceğini söyleyenler Hıristiyanlar. Hz. İsa ahir zamanda gelip, bizleri kurtaracaktır diyorlar. Fakat Kur’an asla bu bilgiye onay vermez. Kur’an dan onay arayanlar, yine Allahın açıklamadığı halde, ayetinden bir kelimenin ardı sıra anlamlar vererek, Rahmanın vermediği bir hükmü verip, büyük günah işlemişlerdir.

    Biraz daha detaya indiğimizde mehdi nin nasıl tanınacağı konusunda söylenen sözler, bizlerin nasıl bir inanç içinde olduğumuzu, çok açık gösteriyor. Bakın nasıl tanınacakmış, mehdi bir kısım inanca göre.


    (Birçok hadis-i şeriflerde buyruldu ki, (Mehdi'nin başı hizasında bir bulut olacaktır. Bulutdan bir melek: Bu Mehdi'dir, sözünü dinleyiniz!) diyecektir.)



    Şimdi sizlere sormak istiyorum, tüm bu bilgilere Kur’an onay veriyor mu? Asla tek bir açıklama dahi yok. Kıyamete yakın olacaklar konusunda gerektiği kadar açıklamanın dışında, hiçbir bilgi yoktur Kur’an da mehdi ile ilgili.


    Hani bizler Kur’an dan hesaba çekilecektik, sorumluyduk? Hani her şeyden nice örnekler vardı Kur’an da? Her şey açık seçik ve anlaşılırdı? Hani bizlere rehberdi, güneşti, gönül gözüydü Kur’an. Hani onun hükümlerine uyacaktık, ne oldu. İşte tüm bu ve buna benzer yüzlerce ayetin üzerini örtüp, görmezden gelip, doğru olması mümkün olmayan bilgilere inandığımızda, birde Kur’an dan yanlış inançlarımıza, kelimeler arkasından anlamlar verdiğimizde, hem peygamberimize, hem de Rahmana iftira attığımız bilincinde olmalıyız.


    Peygamberimiz bir hadisinde, benim sözüm olup olmadığını, Kur’an ile karşılaştırınız diye bizlere öğüt verdiğini, sakın unutmayalım. Ben söylemediğim halde, bu peygamber sözüdür diyenlerin varacağı yerin, cehennem olduğunu söylediğini de bilelim.



    Ne yazık ki İslam âlemi birilerini bekliyor, yaptığı yanlışları, günahları affettirmek adına. Kedimiz uğraş verip doğruya, güzele Allahın rehberiyle ulaşmak için çaba gösteren bile yok. Hiç kimse boşuna birilerini beklemesin, çünkü gelecek hiç kimse yok. Allah zaten bizlere gönül gözünü, güneşini, zikrini, rehberini göndermiş, bizler daha ne bekliyoruz?

    Allahın gönderdiği rehberden, Kur’an dan gereği gibi istifade etmeyip, onu anlaşılması zor yaparak, yüksek bir yere ne yazık ki astık. Kur’an ı terk edip velilerin ardına düşerek, zaten elimizdeki Kur’an ın değerini bilmemekle, cezamızı çektiğimizin farkında bile değiliz. Bizler hataların en büyüğünü yaptıktan, elimizdeki güneşin kıymetini bilmedikten sonra, Rabbim neden başka kurtarıcılar göndersin ki? Size Furkan yetmiyor mu?


    Hastalığının farkında olmayan insan, tedavi olmak için çabada da göstermez. Böylece hastalığımızdan habersiz, yaşayıp gidiyoruz. Rabbim bizleri affetsin. Ülkece içine düştüğümüz bu açmaz, bu kargaşanın tek bir sebebi var. Oda Allahın rehberini, zikrini devre dışı bırakıp, kendimize edindiğimiz Velilerin, hiç düşünmeden ardı sıra gitmektir.


    İran bekleyedursun mehdilerini, ya bizim ülkemizdekiler hangi mehdiyi bekliyorlar dersiniz? Ya diğer İslam ülkeleri? Acaba İslam ülkeleri bir mehdi de anlaşabilecekler mi? İslam dininde birçok konularda birleşemeyenler, mezheplere bölünenler, acaba mehdi konusunda ne yaparlar?


    Sakın İslam ülkeleri arasında, ileride mehti savaşı çıkmasın. Ne kadar üzüntü verici bir konu değil mi dostlar. Bunları söylemekten üzüntü duyuyorum, ama bu konuyu gündeme getirip, Kur’an ışığında, artık düşünmemiz ve aklımızı başımıza toplamamız, Kur’an ın özünde birleşmemizin zamanı gelmiştir. Allahın uyarısını duyalım, dinde ayrışmadan tek yumruk olalım.



    Allah biz İslam ülkelerini öyle bir imtihan ediyor ki, bizler bunun bilincinde bile değiliz. Rabbim İran a, en değerli kaynakları vermiş. Petrol ve doğalgaz ile tüm Dünyanın göz bebeği. Peki, bu gelir, bu önemli kaynaklar gerektiği gibi kullanılıp, halkın huzuru ve refahı için kullanılabiliyor mu? Düşünün lütfen milyarlarım var, ama ben yiyip içemiyorum. İşte elimizdeki rehberden uzak yaşamanın sonuçları. Kendi içinde birlik ve beraberlikten uzak, Dünyaya kafa tutan politikalarla nereye kadar gidilebilir? Elimizdeki tüm kaynakları silaha yatırarak mı, tüm âleme İslam ı anlatacağız? Peygamberimiz böylemi yapmış?


    Yıllarca İran, Irak savaşını izledik. İşte Allah gereği gibi İslam ı yaşayamayanlara, ellerindeki rehberi devre dışı bırakıp, beşeri bir inanç yaratanlara layık gördüğü bir son. Müslüman Müslüman ın kardeşidir sözlerini Kur’an dan görmezden gelenlerin, birbirini çekinmeden öldürüp, sırf mezhepleri farklı diye, camide bir birilerini katledenler, gerçekten Müslüman olabilir mi sizce?



    Değerli din kardeşlerim. Lütfen artık kendimize gelelim. Elimizin altındaki GÜNEŞİN, GÖNÜL GÖZÜNÜN farkına varalım. Yoksa bizlerinde daha çokkkkkk, mehdiler beklemekle geçer hayatımız. Boşa geçirecek zamanımız yok. Vakit dolup, emanetin zili çaldığında, pişman olmak istemiyorsak, gelin Rahmanın ipine sarılalım, en sağlam ip Kur’an ın ipidir. Başka birilerinden, beşeri ipler beklemeyelim boşuna. Tüm sorularımızı, gönülden tertemiz kalbimizi açarak, tüm hurafelerden arınmış bir halde, Kur’an a soralım. Bakın her sorunun cevabını nasıl orada bulacağız, o zaman göreceksiniz.



    Allah bizleri Kur’ana davet ediyor da, her ayetin üzerinde düşünmemizi, akıl etmemizi istiyorsa, gelin başdanışmanımız Kur’an ı, yanı başımızdan eksik etmeyelim. Onu sen anlamazsın diyenlere kulak asmadan, inatla onun ipine iki elimizle sarılalım, anlayarak okuyalım. Şunu asla unutmayalım, Allah kullarına, anlaşılması zor bir rehber gönderip, daha sonrada ondan hesap asla sormaz.


    Bu Dünyayı çekilmez yapan bizleriz. İşlediğimiz suçların sonunda, Allahın istediği bir kul olamadığımız içindir ki, bizler bir birimizin kanını emiyoruz. Yaptığımız yanlışlardan kurtulmak içinde, başka kurtarıcı bekliyoruz. Boşuna bekleriz, doğruya güzele ulaşmak istiyorsak, kendi yanlışımızı kendimiz düzeltmeliyiz. Çünkü elimizde bunu yapacak, zaten kurtarıcı FURKAN var, gelin ondan yardım isteyelim.

    Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK

    Dünyagündemi.net
    Ne güzel yazmışsın, ALLAH razı olsun senden.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  5. #5
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı DETEKTİF tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sayın Haluk Bey hocam!.

    Bakınız her zaman bu siteye uğradığınızda yeni bir konu açıp hiçbir yorum yapma gibi bir hevesiniz olmadan direkt siteden kaçıyorsunuz.Biz müslümnlar olarak sizin yapacağınız yorumlara cevap verebiliriz.Ancak siz bizi sessiz ve derinden mi takip ediyorsunuz onu bilmem ama sizin yaptığınız hiç de doğru değildir.Bundan böyle lütfen bu hataları bize karşı yapmayın.Bizim yorumlarımıza iştirak edin.Yok eğer bizi bir şeyler bilmezler diye cahillikle itham ediyorsanız o zaman ve hiçbir zaman buralarda bir konu açmaya hakkınız olmaz.Çünkü her açtığınız konu ya muallakta ya da sürümcemde kalıyor.Bu yüzden mezhepsiz ve ateist arkadaşlarla aramızda polemik oluşturmuş oluyorsunuz.

    Bakınız size biz uslübuna göre cevap verebileceğimizi söyledim.Lütfen bizi muhatabınıza alınız.Şayet yine kaçarsanız bunun vebalinden kurtulamazsınız.Kafaları karıştıracak konular açmayınız.Allah'ın ipine sımsıkı sarılmak demek; Şeriat'ı yaşamak yaşatmak ve Kur'an ve sünnet çizgisinden hiç ayrılmamak onlara sımsıkı sarılmak demektir.Diyeceklerim bu kadardır teşekkürler!...[/B]
    Lütfen ALLAH'IN muhatap alıp furkan gönderdiği insanları sizde muhatap alın, hem bu sayede bu sitede olmayanlarında soracağı soruları bu sitede olanların soracağı sorular doğrultusunda cevaplamış olursunuz.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. TurkForum YONJA'ya da Bekleriz...
    TF Üyeleri-TF Olayları-TF Ekseni bölümünde DJ_akRAP tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 26.11.05, 12:53

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •