• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
17 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    31-08-2011
    Mesajlar
    89
    Karizma Gücü
    1

    Haber Ahirete giden gelen var mı ?

    Günlük hayatımızda, ahiretin varlığı hakkında derinliğine nüfuz edilmeyince zorlandığımız sorularla karşılaşırız. Bunlar "Görmediğime inanmam" safsatasının arkasına sığınan materyalistlerin, bir iman vadisini daha inkar için kullandıkları, devrini çoktan kapamış hezeyanlardır.

    Evet, insan akıl ve mantığının bir hadiseyi hâlihazır için kabullenip de onu istikbal için inkar etmesinden daha korkunç bir tezat düşünülemez. Aslında ahiretin varlığına delil olarak içinde yaşadığımız hayat kafidir. İkinci bir hayatın varlığını inkar edenler, içinde yaşadıkları hayatı inkar edebilirler mi? Edemezler.

    Çünkü; bir kumandanın hiç yoktan bir orduyu toplayıp emri altına alması mı daha kolaydır, yoksa vazifesini öğrenmiş, birbiriyle tanışmış ve istirahat için dağılmış bir orduyu teşkil eden askerleri, tekrar bir boru sesiyle bir araya getirmesi mi daha kolaydır? Hangisi? Elbette ikincisi. Bu misal gibi, Rabbimiz, bizi yokluk karanlıklarından çıkarıp, pırıl pırıl bir alemde hayat dediğimiz nimeti vermiş olduğuna göre, ölünce aynı işin bir kere daha tekrarlanması nasıl imkansız olabilir. Üstelik birincisine göre daha kolay değil midir?

    Hem bir yerden veya bir şeyden haber vermek için, o yere gitmek veya o şeyi mutlaka gözümüzle görmek mi gerekir? Astronomi ilmi bize yıldızlardan, galaksilerden, bahsetmektedir. Uzayda hala ışığı bize ulaşamayan nice yıldızlar vardır. Peki buralara kim gidip, kim gelmiştir?

    Bu konu ile alakalı olarak Bediüzzaman Hazretleri şöyle der:

    "Perde-i gayb içindeki alem-i ahirete ait menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için, ya kainatı küçültüp iki vilayet derecesine getirmeli, veyahut gözümüzü büyütüp yıldızlar gibi gözlerimiz olmalı ki, yerlerini görüp, tayin edelim. Ahiret alemine ait menziller bu dünyevi gözümüzle görülmez"

    Bu dünyanın ölçülerine göre çalışan insan aklı, her ne kadar mahiyet ve ölçüleri başka olan bir alemi hakkiyle idrakten aciz ise de, varlığı hakkında hadsiz deliller olup ispat edildiği için, ahireti mümkün görmektedir. Aklen mümkün olan bir şeyin varlığı da haber yoluyla tahakkuk eder. Bütün peygamberler ve kitaplar ahiretin varlığını haber vermiş ve insanın öldükten sonra tekrar dirilerek, bu dünya hayatında yaptıklarından hesaba çekileceğini ihbar etmişlerdir. Mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'de de ahiret hayatı, dünya hayatından bazı misaller, bir takım teşbihler getirilerek en mükemmel bir tarzda anlatılmıştır. Bu anlatım da ahiretin, Cennet ve Cehennem menzillerinin dünyaya benzediğinden değil, başka türlü tam manasıyla bu hakikati anlamamız mümkün olmadığındandır.

    Üstelik Efendimiz (s.a.v.) de, Miraç Gecesi'nde gidip görmüş ve gelip haber vermiştir. Şimdi varlığı hakkında bu kadar sağlam deliller sıraladıktan sonra, inkar edenlere soruyoruz: Siz nereye gidip baktınız da göremediğinizden dolayı yokluğuna hükmediyorsunuz? Deliliniz nedir? Madem inkar ediyorsunuz, inkarınıza delil getirmek mecburiyetindesiniz. Yok, yok demek neyi halleder?

    İzah ve ispat edenlerin, ciltler dolusu bilgiler verip şüpheleri defettikleri bir davanın, güneş gibi açık bir hakikatin karşısında inkar ile gözlerini kapayanlar, ancak kendilerine gündüzü gece yaparlar.


    ŞİMDİ BU BÖLÜMÜN FORMATINI BEN SİZE SÖYLEYİM
    KONU DİREK GIRGIRA VURULUR CEVAP BEN GİTTİM GELDİM YAZILIR YADA DERİN BİR SESSİZLİK SUKUT CEVAP YOK

  2. #2
    simigo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-05-2011
    Mesajlar
    622
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı n izmir tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Günlük hayatımızda, ahiretin varlığı hakkında derinliğine nüfuz edilmeyince zorlandığımız sorularla karşılaşırız. Bunlar "Görmediğime inanmam" safsatasının arkasına sığınan materyalistlerin, bir iman vadisini daha inkar için kullandıkları, devrini çoktan kapamış hezeyanlardır.

    Evet, insan akıl ve mantığının bir hadiseyi hâlihazır için kabullenip de onu istikbal için inkar etmesinden daha korkunç bir tezat düşünülemez. Aslında ahiretin varlığına delil olarak içinde yaşadığımız hayat kafidir. İkinci bir hayatın varlığını inkar edenler, içinde yaşadıkları hayatı inkar edebilirler mi? Edemezler.

    Çünkü; bir kumandanın hiç yoktan bir orduyu toplayıp emri altına alması mı daha kolaydır, yoksa vazifesini öğrenmiş, birbiriyle tanışmış ve istirahat için dağılmış bir orduyu teşkil eden askerleri, tekrar bir boru sesiyle bir araya getirmesi mi daha kolaydır? Hangisi? Elbette ikincisi. Bu misal gibi, Rabbimiz, bizi yokluk karanlıklarından çıkarıp, pırıl pırıl bir alemde hayat dediğimiz nimeti vermiş olduğuna göre, ölünce aynı işin bir kere daha tekrarlanması nasıl imkansız olabilir. Üstelik birincisine göre daha kolay değil midir?

    Hem bir yerden veya bir şeyden haber vermek için, o yere gitmek veya o şeyi mutlaka gözümüzle görmek mi gerekir? Astronomi ilmi bize yıldızlardan, galaksilerden, bahsetmektedir. Uzayda hala ışığı bize ulaşamayan nice yıldızlar vardır. Peki buralara kim gidip, kim gelmiştir?

    Bu konu ile alakalı olarak Bediüzzaman Hazretleri şöyle der:

    "Perde-i gayb içindeki alem-i ahirete ait menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için, ya kainatı küçültüp iki vilayet derecesine getirmeli, veyahut gözümüzü büyütüp yıldızlar gibi gözlerimiz olmalı ki, yerlerini görüp, tayin edelim. Ahiret alemine ait menziller bu dünyevi gözümüzle görülmez"

    Bu dünyanın ölçülerine göre çalışan insan aklı, her ne kadar mahiyet ve ölçüleri başka olan bir alemi hakkiyle idrakten aciz ise de, varlığı hakkında hadsiz deliller olup ispat edildiği için, ahireti mümkün görmektedir. Aklen mümkün olan bir şeyin varlığı da haber yoluyla tahakkuk eder. Bütün peygamberler ve kitaplar ahiretin varlığını haber vermiş ve insanın öldükten sonra tekrar dirilerek, bu dünya hayatında yaptıklarından hesaba çekileceğini ihbar etmişlerdir. Mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'de de ahiret hayatı, dünya hayatından bazı misaller, bir takım teşbihler getirilerek en mükemmel bir tarzda anlatılmıştır. Bu anlatım da ahiretin, Cennet ve Cehennem menzillerinin dünyaya benzediğinden değil, başka türlü tam manasıyla bu hakikati anlamamız mümkün olmadığındandır.

    Üstelik Efendimiz (s.a.v.) de, Miraç Gecesi'nde gidip görmüş ve gelip haber vermiştir. Şimdi varlığı hakkında bu kadar sağlam deliller sıraladıktan sonra, inkar edenlere soruyoruz: Siz nereye gidip baktınız da göremediğinizden dolayı yokluğuna hükmediyorsunuz? Deliliniz nedir? Madem inkar ediyorsunuz, inkarınıza delil getirmek mecburiyetindesiniz. Yok, yok demek neyi halleder?

    İzah ve ispat edenlerin, ciltler dolusu bilgiler verip şüpheleri defettikleri bir davanın, güneş gibi açık bir hakikatin karşısında inkar ile gözlerini kapayanlar, ancak kendilerine gündüzü gece yaparlar.


    ŞİMDİ BU BÖLÜMÜN FORMATINI BEN SİZE SÖYLEYİM
    KONU DİREK GIRGIRA VURULUR CEVAP BEN GİTTİM GELDİM YAZILIR YADA DERİN BİR SESSİZLİK SUKUT CEVAP YOK
    Olmaz mı bizim ahirette marketimiz var, müşterilere özel münibüsümüz var, siz daha gelmediniz mi, "Ahiret Market" ürünlerimiz hem kaliteli hem ucuz, gideceğiniz zaman haber verin kasiyeri arıyayım size özel % 10 ekstra indirim uygulatayım...

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    31-08-2011
    Mesajlar
    89
    Karizma Gücü
    1
    ben zaten sizden böyle bir cevap geleceğini bildiğim için bu başlığı attım
    kırmızı yazılar ile size önceden cevap yazmıştım
    şimdi senin diğer arkadaşlarının bu konu üzerindeki yorumunu yazsam benim bölüme mum yakıp bez bağlarlar bu adam ermiş diye

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    31-08-2011
    Mesajlar
    89
    Karizma Gücü
    1
    Neyse enaniyetli insanlara karşı bir parça enaniyet göstermek gerekir diyor bir düşünür bende ona binaen
    hayatı gülüp eğlenmek zanneden her şeyle alay geçen adamlarla bir parça takılıyorum
    mevzu ciddi lüften geyik yapmayalım sonra bir gidersiniz bırakmazlar sizi bu tarafa
    mülk suresinin sonunda olduğu gibi keşke toprak olsaydım dersiniz

  5. #5
    simigo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-05-2011
    Mesajlar
    622
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı n izmir tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ben zaten sizden böyle bir cevap geleceğini bildiğim için bu başlığı attım
    kırmızı yazılar ile size önceden cevap yazmıştım
    şimdi senin diğer arkadaşlarının bu konu üzerindeki yorumunu yazsam benim bölüme mum yakıp bez bağlarlar bu adam ermiş diye
    Fenamı olur bizde seni goygoycu baba diye lanse eder reklamını yapar köşeyi dönerdik, ama sen bu mükemmel başlangıcı çok zeki takıntınla sona erdirdin, bu bir milattı adamım ama kendin başlattın kendin bitirdin...

  6. #6
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı simigo tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Olmaz mı bizim ahirette marketimiz var, müşterilere özel münibüsümüz var, siz daha gelmediniz mi, "Ahiret Market" ürünlerimiz hem kaliteli hem ucuz, gideceğiniz zaman haber verin kasiyeri arıyayım size özel % 10 ekstra indirim uygulatayım...
    Ahirette sana zakkumdan leziz yemek var, Bağırsakları ateşte çok üzel pişirlimiş kokoreçler var.irinlerden, kanlardan sıcak içecekler var.Pisliklerden sana ikram var.Soğuktan üşümemek için sana ateş var.Sıcaktan yanmamak için zemheri soğuğu var.Sırtını okşalayacak kırbaçlar var.Yaramazlık yaptığında ateşten sopalar var.Seninle çok samimi olacak zebaniler var, var da var ahbap!Canın sıkıldığında cehennemin çirkin karıları var senin için yanıp tutuşmaktadırlar.Yakışır sana!..
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  7. #7
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Ya İslamla yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!..(Necip Fazıl Kısakürek)
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  8. #8
    simigo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-05-2011
    Mesajlar
    622
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı DETEKTİF tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ahirette sana zakkumdan leziz yemek var, Bağırsakları ateşte çok üzel pişirlimiş kokoreçler var.irinlerden, kanlardan sıcak içecekler var.Pisliklerden sana ikram var.Soğuktan üşümemek için sana ateş var.Sıcaktan yanmamak için zemheri soğuğu var.Sırtını okşalayacak kırbaçlar var.Yaramazlık yaptığında ateşten sopalar var.Seninle çok samimi olacak zebaniler var, var da var ahbap!Canın sıkıldığında cehennemin çirkin karıları var senin için yanıp tutuşmaktadırlar.Yakışır sana!..
    Bizim markette bunlarda var.
    Birde müslümanlara özel indirimimiz var, hacılara %12, hocalara %14 cübbelilere sarıklılara%50 (Ahiret Market Yönetim Kurulu)
    Şu çirkin karı meselesi? Onuda nereden uydurdun DEDEKTİF ? (Sizde mi ahirette market açtınız, desene oradada seninle bayaa bi takışacaz...

  9. #9
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Ateistler için alıntı yazısı, okuyun Allah'ın nankör kulları!..

    Ey ateistler!

    Zeus sizi soylu yapamaz, ebediyet veremez. Kendinize, ebediyet
    verebilecek bir Tanri bulun. O da, Allah'tan baskası olamaz!


    Işte Allah ve Âhiret inkârcisi bütün ateistler, ölüme karsi koya-
    mayarak birer birer öldüler ve kabre girdiler. Bedenleri cürümeye
    baslarken, ruhlari da, onlari vareden Allah'a götürüldü. Allah ise
    görevli melege: "Alin bunlari, lâyik olduklari yere götürün" dedi.
    Görevli melekler de onlari alip kabirlerine getirdi. Kime ait olduk-
    larina dair kimlik tesbiti yapildiktan sonra ötedünyaya gecis tüne-
    lindeki hücrelerine yerlestirildiler. Bu yalnizlik hücrelerine de gele-
    cegi gösteren birer havaî ekran koydular. Bu ekranda ise onlara,
    gidecekleri yer gösteriliyordu. Gidecekleri yer ise: "Cehehennem"di!
    Cünkü onlar, onlari yaratan ve yaşatan yüce Allah'a inanmiyorlardi.
    O'nun gönderdigi Elci ve Kitaplar icin de: "Allah hic bir sey indirme-
    mistir" diyorlardi. Artik suclarini anlamislardi. Ne yazik ki, kurtulus
    icin cok gecti! Simdi ugrayacaklari cetin azabin korkusuyla tir tir
    tiremeye basladilar, kiyameti bekliyorlar. Ve zaman geldi, bütün
    ruhlari şoke eden cok büyük bir sarsinti ve gümbürtüyle kiyamet
    koptu, dünya yikildi. Ölen bütün insanlarin ruhlari, yeniden diriltilme-
    yi bekliyorlar. Cok kisa olduklarini zannettikleri uzunca bir zaman
    gectikten sonra diriltici melegin "uyanin" borozanini öttürmesiyle iş-
    te yeniden dirilmeye basladilar. Bütün insanlar yeniden bedenlene-
    rek kabirlerinden cikti ve düzlestirilmis dünya üzerindeki büyük mey-
    danda toplanmaya basladilar. Din Günü'nün "Büyük Meydan"i yüz
    milyarlarca insanla doldu tasti. Onlara uzaydan bakildiginda, sanki
    kelebek sürüleri gibi görülüyorlardi. Bütün insanlar, bu günün cok
    cetin bir gün oldugunu anlamisti. Neler olacagini büyük bir merakla
    bekliyorlardi. Sesler, soluklar kesilmisti. Nihayet yüce Rab büyük
    bir hasmetle insanligin toplanti meydanina geldi. Meydan, O'nun
    isigiyla aydinlandi. Herkesin sevap ve günah defterleri acildi. Herkes
    büyük kücük bütün günahlarindan hesaba cekildi. Cehenneme atila-
    cak olanlarin alinlari damgalandi. Allah inkârcilari en önde olmak ü-
    zere cehenneme sevkiyat basladi. Cehennem hapsinin gardiyanlari
    da, alinlari damgali günahkârlari, damgalarindan taniyip bir bir atese
    atmaya basladi. Atese atilanlar ise feryatlar kopararak lâyik olduk-
    lari azaba giriyordu. Ateistler de azabin en siddetlisine atildi. Cünkü
    onlar büyük Allah'i inkâr ediyorlardi. "Âhiret yok, cennet-cehennem
    yalan" diyorlardi. Ancak atese atildiklarinda "yalan" dediklerinin,
    "gercek" oldugunu gördüler. Gördüler ama, iş işten gectikten sonra
    görmenin ne faydasi vardi. Halbuki onlara, bu gercegi görmeleri icin
    yeterli zaman ve gerekli Kitap da verilmisti. Fakat onlar, bu gercegi
    inkâr etmeyi secmisti. Bu secimlerinin karsiligi da etesti! Bugün
    onlara, icinde bulunduklari aci azaptan cikmak yoktur! Onlar azap
    icinde inlerlerken, Allâh'a inanmis olanlar da hakettikleri cennete
    buyur edildiler. Onlar da: "Bize bunu ihsan edene hamdolsun" dedi-
    ler. Böylece bütün insanlik, dünyada yaptiklarinin karsiligina göre
    ebedî bir hayata basladi. Cennetlikler hayatlarindan memnun,
    cehennemlikler ise yaptiklarindan pisman. En pismanlari ise
    ateistler oldu!

    Cünkü onlar; yaraticilari ve yaşaticilari olan Allah'a inanmayi reddet-
    mislerdi. Allah'a ait olan yaraticilik ve yaşaticiligi; maddenin gözle
    görülmez aciz ve acimasiz atomlarina ve onlarin kör ve şaşkin hare-
    ketlerine vermislerdi. Herseye kudreti yeten, gören, duyan, bilen gö-
    rülmez Allah yerine, yaratici ve yaşatici olarak; kör, sagir, iradesiz
    ve kudretsiz, şaşkin ve hedefsiz varliklari koymuslardi. Ama onlarin
    "Tanri" olduklarina dair kesin bilgileri de yoktu. Cünkü madde ve te-
    sadüf, onlara bir "Kitap" indirmemisti. Indirecek hali de yoktu. Cok
    uzak devirlerde yaşamis Hititler'e ait tabletlerdeki belli belirsiz yazi-
    lara inaniyorlardi da, cok yakinlarindaki gercek gercegi gösteren
    Allah indirmesi Kur'ana da inanmiyorlardi. Bu Kitab'in her sözünde
    bir kusur arayip buluyorlardi. Bulduklari kusur ise; aslında "kesin
    gercek"ti. Ama seytan onlara bunu "akildisi"lik olarak gösteriyordu.
    Onlar da, "seytanin gör dedigi"ne inaniyorlardi. Bu "seytanî bakis"
    ile, Allah Elcisi Hz. Muhammed'in meşru evliliklerine bile "gayri
    meşru" dediler. Halbuki, bir seye meşruluk tanimak hakki onlarin
    degil, onlari Yaratan'in hakki idi. Ama onlar bu hakki da gasbetti.
    Hem onlar, insanligin üzerine "meşruluk hâkimi" olarak da gönderil-
    memisti. Ama onlar, bu sınırı da tanimadi; herseye haklari varmis
    gibi eşcinsellerin cirkin ve gayri meşru evliliklerine bile meşruiyet
    tanimak icin cirpindilar da, bir Peygamberin nikâhli eşlerine "cok
    kadinla evlilik" gerekcesiyle tahammül edemediler; cumhuriyet Tür-
    kiyesi'nin köylerindeki cocuk evliliklerini gördüler de, ondörtbucuk
    asir öncesinin kavim ve kabile sartlarina uygun düsebilecek olan o
    Peygamberin aile rizasiyla yapilmis kücük yaştaki bir kiz cocugu-
    nu nikâhlamasini hazmedemediler ve o dünyanin en temiz insanina
    "sübyanci", "haremci" diyerek, o kahrolasicilar, iftiralarin en büyü-
    günü attilar! Allah da onlarin bu pisliklerine karsi onlari tuttu atese
    atti, bununla da onlara "yalanci" olduklarini gösterdi ve gösterecek.
    Ölmesinler de, görmesinler! Doğmaya engel olamayarak dünyayi
    gördüler. Tekrar diriltilmeye engel olamayarak da âhireti ve ondaki
    cehennemi görecekler. Görmekle kalmayacak, ona girecekler. Za-
    man binegi de onlari ondan baska bir yere götürmemektedir. Zaman
    atından inemezler ki, oraya gitmesinler! Cünkü onlar, Allah'i inkârla-
    riyla oraya gitmek istemektedirler. Zaman atı da caresiz, onlari, on-
    larin istedigi yere götürmektedir. Biz de onlarin "cehenneme gitme
    özgürlügü"ne dokunmuyoruz. Ne yapalim? Isteyen istedigi yere gi-
    der! Ama ancak "akli olanlar" cennete yönelir... Bu dünya da; akil-
    lilar ile, akilsizlarin yaris yeridir.

    Gelmisin gectigini gör de, gelecegi gelmis bil. Bize göre "gelecekte"
    olan cennet ve cehennem, Allah'a göre "gelmis"tir. Madem gelecegi
    durduramazsin, gelecekte olan, gelmis demektir. Kurtulus da, ancak
    Allah'a inanc iledir.

    (DEVAM EDİYORUZ)
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  10. #10
    simigo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-05-2011
    Mesajlar
    622
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı DETEKTİF tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ya İslamla yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!..(Necip Fazıl Kısakürek)
    Necip Fazılın hayatını okudun mu

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ulastirma bakanini az kalsin ahirete ulastiriyorlardi
    2005 Konuları bölümünde KARECHi tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 07.07.05, 23:44

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •