• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    kenankilimci adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-10-2010
    Mesajlar
    1,287
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2

    Dünyanın dibindeki (G.Afrika) Selimiye Camii.

    DÜNYANIN DİBİNDEKİ SELİMİYE CAMİİ

    Başbakan Erdoğan ve kalabalık bir iş adamı heyeti ile Güney Afrika Cumhuriyeti'ndeyiz. 'Dünyanın dibi' sayılan bir yer burası.

    Seyahat ekonomi ağırlıklı.

    Türkiye Afrika pazarını çok önemsiyor. Hem Erdoğan hem Gül sık sık iş adamları ile bu ülkelere çıkarma yapıyor.

    Güney Afrika Türkiye'de hep Mandela ve anayasa tartışmalarında gündeme gelir fakat burası dünya ekonomisi için çok önemli. Altın ve elmas gibi değerli taşlar açısından müthiş bir servete sahip.

    Çin başka Afrika ülkelerinde olduğu gibi burada da çok etkin.

    Zaten ülkenin en çok ticaret yaptığı ülke de Çin. Türk iş adamları pazara yeni giriyor ama başarılı işlere imza atıyorlar.

    Afrika battaniye pazarının yüzde 70'i Hazım Sesli'nin elinde. Ayrıca Zorlu perde fabrikası kurmuş. Arçelik de ülkenin en büyük beyaz eşya üreticisi DEFİ'yi satın alıyor. Ancak hâlâ alınacak çok yol var. Çünkü Güney Afrika'nın dış ticaretinde Türkiye yüzde 1'lik paya sahip.

    Önümüzdeki üç yıl içinde Güney Afrika yatırımlar için 121 milyar dolar ayırdı. Türkiye'nin hedefi de bu yatırımlardan daha fazla pay almak.

    Seyahat ekonomi gündemli ama Güney Afrika birçok yönüyle çok ilginç bir ülke.

    Üzerinde sayfalar dolusu yazı yazılabilir.

    Mesela üç başkenti var. Pretoria yürütme, Cape Town yasama, Bloemfontein yargı başkenti.

    Nüfusun yüzde 79'u siyahlardan oluşuyor. 11 ayrı resmi dil var. Müslüman oranı yüzde 3 ama Müslüman nüfus etkili hatta bakan ve bakan yardımcıları var. Hoşgörüsü ile bilinen bir ülke.

    Aynı zamanda güvenlik açısından da dünyanın en sıkıntılı ülkesi. Gasp, soygun gibi suçlarda rekor kırıyorlar.

    Ülke 1994'ten bu yana siyah beyaz gerilimini atlatmış gözükse de hâlâ sosyal dengesini bulabilmiş değil. Çünkü ırkçılık sorununu aşmışlar ama bu kez de sosyal dengesizlik ve gelir dağılımındaki adaletsizlik büyük problem olmuş.

    Aslında Türkiye için de alınacak dersler var. Şöyle ki: Ülkedeki yaygın kanı siyah beyaz ayrımı bitince her şeyin düzeleceği yönündeymiş.

    Ancak öyle olmamış. Çünkü siyahların beklentisi çok yükselmiş. Irkçılık bitince zengin olacaklarını ummuşlar.

    Fakat ekonominin kuralları başka türlü işlediği için gerginlik başka bir düzlemde devam ediyor.

    Az sayıda Kürt de Johannesburg'da. Özellikle Mandela'nın popülaritesinden yararlanmak istiyorlar. Geçen yıl Leyla Zana da bir aya yakın buradaymış. Siyahlar ile Kürtler arasında paralellik kurmaya çalışmışlar. Nispeten de olsa başarılı oldukları konuşuluyor.



    Güney Afrika'da 1999'dan bu yana Türk okulları var. Çok da başarılılar. Ancak Johannesburg'da başlı başına yazılacak bir hikâye daha var.

    Pretoria'dan Johannesburg'a doğru giderken sizi şok bir görüntü karşılıyor. Yolun solunda Selimiye Camii'ni görüyorsunuz.

    Güney Afrikalılar'ın 'Uncle Ali' dedikleri Ali Katırcıoğlu ile camiyi ve kendi hikâyesini konuştuk.

    Antalya Aksekili Ali Bey, yıllarca ticaret sektöründe çalıştıktan sonra 2000 yılında emekli olmuş. Amerika'da hiç Osmanlı eseri olmadığı düşüncesinden hareketle Selimiye Camii'nin bir benzerini Amerika'da yaptırmak istemiş.

    3 yıl zaman ve ciddi para harcar ama Amerikan bürokrasisini aşamaz. Fethullah Gülen'i ziyareti sırasında Gülen kendisine 'Bu camiyi Güney Afrika'ya yap' deyince soluğu Johannesburg'da alır.

    Hocaefendi 'yap' dediği için de inşaatın başından hiç ayrılmaz.

    2 yıldır burada. Selimiye Camii'nin 4'te 3 oranında birebir aynısını yaptırıyor. Yanına okul, çarşı ve klinik de yaptırıyor.

    Yani tam anlamıyla bir külliye inşa ediyor.. Adını da Nizamiye koymuşlar.

    Aslında 'Uncle Ali'nin film olacak bir hikâyesi var.

    Kendi tabiriyle köyden çıkmış hiçbir şeyi olmayan birisi olarak başladığı ticari hayatında bugün 'dünyanın dibi'nde dev bir külliye yaptırıyor.

    Üstelik birçok dünya liderinin görüşmek için fırsat kolladığı Mandela ile yarım saat oturmuş, cami için ondan destek almış. Karşılaşmalarını da şöyle anlatıyor: "Ben dil bilmem, protokol bilmem. Karşılaşınca sarıldım. Korumaları filan şaşırdı. Bizde samimiyet göstergesidir dedim. O da elimi hiç bırakmadı."

    Güney Afrika'dan anlatılacak çok şey var ama sonraki yazılara artık.

    kynk: http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/...-makalesi.aspx

  2. #2
    kenankilimci adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-10-2010
    Mesajlar
    1,287
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Johannesburg'da Selimiye Camii...

    Mustafa ÜNAL - Zaman - 05.10.2011

    Johannesburg'a girerken birden karşımıza çıkıverdi. İnanması güç. Ama gerçek: Edirne'deki Selimiye Camii'nin kopyası. Adı farklı: Nizamiye Külliyesi.

    Sadece camiden ibaret değil. Dört başı mamur bir külliye. Banisi işadamı Ali Katırcıoğlu... Külliyenin girişinde karşılıyor bizi. Antalya Aksekili. Mütevazı, sempatik. Amerika'da Osmanlı mimarisiyle cami inşa etme planları içindeyken Fethullah Gülen Hocaefendi'nin önerisiyle bir anda kendini Güney Afrika'da bulmuş. 'Haritada bile yerini bilmiyordum.' dediği Güney Afrika'ya geleli 4 yıl olmuş. Kısa sürede 'Uncle Ali' diye nam salmış. Herkesin Ali amcası olmuş yani. Projeyi Güney Afrika'nın efsane siyahî lideri Nelson Mandela'ya anlatma fırsatı yakalamış. 'No protocol' diyerek Mandela'ya sarılmasını etrafındakiler şaşkınlıkla izlemiş. Mandela da aynı sıcaklıkla karşılamış. "Elimi tuttu, görüşme boyunca bırakmadı." dedi. Maketini gördüğü külliye projesine yakın ilgi göstermiş Mandela. "Ülkemizde çok hasta var. Külliyenin köşesine hastane yaparsanız iyi olur." demiş. Mandela'nın önerisiyle klinik inşasına başlanmış.

    Caminin inşaatı bitmek üzere. Katırcıoğlu, 'İki yıldır inşaatın başındayım, sabahtan akşama kadar...' dedi. Dış görüntüsünden içerideki tezyinata kadar hepsi Selimiye'den. Çinileri Kütahya'dan getirilmiş. Ebatları biraz küçültülmüş. Ortaokuldan liseye kadar imam hatip olarak düşünülmüş. Binaları bitmek üzere. İlahiyat fakültesi için de çalışmalara başlanmış. Arazi müsait... Dört minaresiyle çok uzaklardan da görülebilen cami bölgede ilgi alanı olmuş. Osmanlı'da olduğu gibi caminin yanı mezarlık olarak planlanmış. Burada vefat eden bir Türk defnedilmiş. Ali amca, kabri Johannesburg'da bulunan son Osmanlı diplomatı Mehmet Remzi Efendi'nin mezarını buraya nakletmek için çalışmaları başlatmış.

    Güney Afrika'ya Başbakan Erdoğan'la geldik. 10 saate yaklaşan yolculuğun sonunda Pretoria'ya indiğimizde hava oldukça serindi. G.Afrika'da ilkbahar. Pretoria Güney Afrika'nın başkenti. Daha doğrusu başkentlerinden biri. Üç tane başkenti var. Her erkin başkenti ayrı. Yürütmenin başkenti Pretoria, Johannesburg'a 70 kilometre uzaklıkta. Güney Afrika 1992'ye kadar ırk ayrımcılığının en sert uygulandığı ülke. Mandela'nın ömrü cezaevlerinde geçti.

    Başbakan Erdoğan'ın iki günlük Güney Afrika seyahati ekonomi ağırlıklı. Erdoğan'a Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan eşlik ediyor. Ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun öncülüğünde bir uçak dolusu işadamı. Erdoğan'ın Güney Afrika'ya 'başbakan' olarak ikinci gezisi. İlkini 2005'te gerçekleştirdi. Bir ay önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Güney Afrika'daydı. Burada hükümet başta ulaşım ve enerji olmak üzere altyapı yatırımlarına 2011-2014 aralığında 121 milyar dolarlık bütçe ayırmış. Hisarcıklıoğlu seyahatten çok umutlu olduğunu söyledi. "125 işadamı ile gidiyoruz. Hedef, ticaret hacmini 1 milyardan 5 milyar dolara çıkarmak." dedi. Bunun için iki ülke arasında serbest ticaret anlaşmasının imzalanması gerekiyor. Zafer Çağlayan'la konuştum, "Güney Afrika'ya geçen yıl da geldim. Burası en sağlam lojistik merkez. Türk işadamlarının çeşitli alanlarda yatırımları var. Yeterli değil. Şimdi müteahhitlik hizmetlerini zorluyoruz." dedi.

    Battaniye sektörü Türklerin elinde. İki firma; Ahlesa ve Sesli, sektörün yüzde 70'ine sahip. Yılda 5 milyon battaniye satıyorlar. Hazım Sesli geziye katılan işadamlarından. Battaniyenin bu ülke için çok önemli olduğunu anlattı: "Battaniyeyi çok amaçlı kullanıyorlar. Yaşamın bir parçası. Düğünlerin vazgeçilmez takısı. Geceleri soğuk olduğu için şal olarak üzerilerine alıyorlar. Ayrıca cenazelerde kullanılıyor. Battaniyeyi tabuta sarıp gömüyorlar. Başbakan Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Kgalema Motlanthe'ye takdim ettiği, üzerine resminin dokunduğu battaniye Sesli'nin Uşak fabrikasında üretildi." Hazım Sesli, Ahlesa ile birlikte enerji işine girdiklerini söyledi. Arçelik 2010 cirosu 325 milyon dolar olan beyaz eşya firması Defy'yi satın almış... Şemsettin Çalışkan'ın büyük kömür madenleri var. Nizamiye Külliyesi'nden ekonomik ilişkilere G.Afrika Türkiye'ye daha yakın artık...

    kynk: http://zaman.com.tr/yazar.do?yazarno=1049

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. AKP Selimiye Kışlası ve Kuleli Askeri Lisesi'ni satıyor
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde '64 İmpala tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 04.11.11, 09:46

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •