• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    20-09-2005
    Mesajlar
    101
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Kaf suresi 45. ayet ve......

    Yüce Rabbim bizlere öyle bir kitap göndermiş ki, zerre kadar farkında bile değiliz. Nasıl farkında olalım onu anlamadan okumanın sevap olacağına inanan bir toplum, nasıl olurda içindeki bilgilerden haberdar olur? Sizlere daha önce ki yazılarımda verdiğim örneği burada da vermek istiyorum, çünkü bu örnek hayatımızdan ve yaşamımızdan konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

    Öğretmen sınıfa bilmedikleri dilden bir kitap dağıtıyor ve diyor ki, sizi bu kitaptan bir ay sonra imtihan edeceğim, bu kitabı iyice okuyun. Bu durumda öğrenciler ne der öğretmenine sizce? Önce hepsi güler ve öğretmenin şaka yaptığını söylerler, daha açıkçası bu sözü kimse ciddiye bile almaz. Çünkü dilini bilmedikleri bir kitabı okuduklarında, içinde ne söylediğini nelerin açıklandığını bilmeden, nasıl olurda sorulara cevap verirler, elbette bu ne akla nede mantığa uymayan öğretmenlerinin sözü, olsa olsa şakadan başka ne olabilir?


    Evet, dostlar bu ancak 1 Nisan şakasından öteye gidemez. Peki, yüzlerce yıldır bu şakayı bizlere yapanlara karşı neden duyarsız kalıyoruz da, onların ne akla nede mantığa hatta Kur’an a asla uymayan bu sözlerine inanıyoruz. Bizler düşünme yeteneğimizi mi unuttukta, anlamadan anlamını dahi bilmeden Rabbin ne emrediyor farkında olmadan, Kur’anı okuyacağız ve bizler bundan sevap kazanacağız öylemi dostlar? Peki, Rabbin sizleri bu kitaptan imtihan edeceğim sözünü de mi duyan yok? Rahmanın ne emrettiğini anlamadan nasıl olurda Rabbin imtihanından geçeceğiz, hiç mi düşünmüyoruz bunları?

    Küçücük öğrenciler için verdiğim örnekle ne farkı var bizim yaptığımızın. Onlar gülüp geçmişken ciddiye bile almamışken bu sözleri, nasıl olurda biz büyükler bunun farkına varamayız, nedir bu içine düştüğümüz yanlış, ne zaman farkına varacağız dersiniz? Bir bilgiyi hiç anlamadan okumakla mı yoksa anlayarak, uygulamakla yerine getirmekle mi bir değer, sevap kazanacağımızın farkında bile değiliz.

    Sözlüye kalkan öğrenci öğretmenine; İnanın hocam kitabı çok okudum ama sizin sorduklarınıza cevap veremedim, bana en azından geçerli bir not verin diyebilir mi? Rabbin huzuruna gittikten sonra pişmanlığın fayda etmeyeceğini söyleyen Rabbim e kulak verelim. Rabbim birazcık aklı olana bile nasıl sesleniyor ve bizleri bakın nereye yönlendiriyor, daha açıkçası görev verdiği elçisine nasıl bir emir verip, insanlığı neyle uyar diyor. Hala anlamayana davul zurna az sanırım.


    Kaf 45: Biz onların dediklerini çok iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur’an’la öğüt ver.


    İşte Rabbin kelamını anlamadan okursan, bu gerçekleri göremezsin. Allah Kur’an da bir ayetinde söylediğini, bir başka ayetinde tersini asla söylemez. Bunun tersini söyleyenlere değil, lütfen artık Rabbim e kulak verelim. Elleriyle yazıp bunlar Allah katındandır diyenlerin, foyasını çıkarmanın zamanı geldi ve geçiyor bile, bunu yapmayıp bana ne der işin kolayına kaçarsak, bir gün bunun acısını hep birlikte çekeceğimizi de unutmayalım. Bakın Rabbim bizleri yaratırken imtihan vesilesi olarak içimize yerleştirdiği, adeta bizi bizimle karşı karşıya bıraktığı nefsimiz ile ilgili, bakın ne söylüyor ve bizleri uyarıyor.


    Kaf 16: Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.


    Yüce Rabbim adeta içimizdeki şeytanın nefis olduğunu ve onun bizlere süslü gösterdiği yanlışların farkında olmamız için, yine imtihanın özü olan aklı devreye sokmamızı emrediyor Kur’anın birçok yerinde. Çünkü nefsimizin bizlere hiçte iyi şeyler fısıldamadığını anlatmaya çalışıyor ve bizleri uyarıyor. Nefsini yola getiren, yanlışı düzelten aklımız olduğunu unutmayalım. Allah ayetlerin sonunda bizlerin düşünmemizi öneriyorsa, bundan çıkaracağımız çok şeyler var demektir. Allah, benim tehdidimden korkanlara KUR’AN ile öğüt ver diye açıkça emrediyorsa, Kur’an da her şey yoktur diyenlerin tuzaklarına düşmenin, Rabbin yolundan uzaklaşmak olduğunun farkına varmalıyız.

    Aklımızı Kur’an ile birleştirdiğimizde ise, gerçek doğru yolu bulacağımızı da Rabbim apaçık söylüyor. Bunu yapabilmek ve hayata geçirebilmek için de, Kur’anı anlayarak, anladığımız dilden ilk elden ona müracaat ederek, bol bol okumalıyız. Bakın o zaman hayatımızın nasıl değiştiğini, her şeyin nasıl kolaylaştığını, ne kadar büyük yanılgı içinde olduğumuzu ve daha önemlisi, nasıl daha mutlu olduğumuzu göreceksiniz.


    Rabbim Kur’an gerçeklerinin farkında olan, ona bakan değil onu gören anlayan ve uygulayan kulları arasına bizleri alması dileklerimle.

    SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜŞTABAK

  2. #2
    klodsa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-01-2007
    Mesajlar
    32
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yüce Rabbim bizlere öyle bir kitap göndermiş ki, zerre kadar farkında bile değiliz. Nasıl farkında olalım onu anlamadan okumanın sevap olacağına inanan bir toplum, nasıl olurda içindeki bilgilerden haberdar olur? Sizlere daha önce ki yazılarımda verdiğim örneği burada da vermek istiyorum, çünkü bu örnek hayatımızdan ve yaşamımızdan konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

    Öğretmen sınıfa bilmedikleri dilden bir kitap dağıtıyor ve diyor ki, sizi bu kitaptan bir ay sonra imtihan edeceğim, bu kitabı iyice okuyun. Bu durumda öğrenciler ne der öğretmenine sizce? Önce hepsi güler ve öğretmenin şaka yaptığını söylerler, daha açıkçası bu sözü kimse ciddiye bile almaz. Çünkü dilini bilmedikleri bir kitabı okuduklarında, içinde ne söylediğini nelerin açıklandığını bilmeden, nasıl olurda sorulara cevap verirler, elbette bu ne akla nede mantığa uymayan öğretmenlerinin sözü, olsa olsa şakadan başka ne olabilir?


    Evet, dostlar bu ancak 1 Nisan şakasından öteye gidemez. Peki, yüzlerce yıldır bu şakayı bizlere yapanlara karşı neden duyarsız kalıyoruz da, onların ne akla nede mantığa hatta Kur’an a asla uymayan bu sözlerine inanıyoruz. Bizler düşünme yeteneğimizi mi unuttukta, anlamadan anlamını dahi bilmeden Rabbin ne emrediyor farkında olmadan, Kur’anı okuyacağız ve bizler bundan sevap kazanacağız öylemi dostlar? Peki, Rabbin sizleri bu kitaptan imtihan edeceğim sözünü de mi duyan yok? Rahmanın ne emrettiğini anlamadan nasıl olurda Rabbin imtihanından geçeceğiz, hiç mi düşünmüyoruz bunları?

    Küçücük öğrenciler için verdiğim örnekle ne farkı var bizim yaptığımızın. Onlar gülüp geçmişken ciddiye bile almamışken bu sözleri, nasıl olurda biz büyükler bunun farkına varamayız, nedir bu içine düştüğümüz yanlış, ne zaman farkına varacağız dersiniz? Bir bilgiyi hiç anlamadan okumakla mı yoksa anlayarak, uygulamakla yerine getirmekle mi bir değer, sevap kazanacağımızın farkında bile değiliz.

    Sözlüye kalkan öğrenci öğretmenine; İnanın hocam kitabı çok okudum ama sizin sorduklarınıza cevap veremedim, bana en azından geçerli bir not verin diyebilir mi? Rabbin huzuruna gittikten sonra pişmanlığın fayda etmeyeceğini söyleyen Rabbim e kulak verelim. Rabbim birazcık aklı olana bile nasıl sesleniyor ve bizleri bakın nereye yönlendiriyor, daha açıkçası görev verdiği elçisine nasıl bir emir verip, insanlığı neyle uyar diyor. Hala anlamayana davul zurna az sanırım.


    Kaf 45: Biz onların dediklerini çok iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur’an’la öğüt ver.


    İşte Rabbin kelamını anlamadan okursan, bu gerçekleri göremezsin. Allah Kur’an da bir ayetinde söylediğini, bir başka ayetinde tersini asla söylemez. Bunun tersini söyleyenlere değil, lütfen artık Rabbim e kulak verelim. Elleriyle yazıp bunlar Allah katındandır diyenlerin, foyasını çıkarmanın zamanı geldi ve geçiyor bile, bunu yapmayıp bana ne der işin kolayına kaçarsak, bir gün bunun acısını hep birlikte çekeceğimizi de unutmayalım. Bakın Rabbim bizleri yaratırken imtihan vesilesi olarak içimize yerleştirdiği, adeta bizi bizimle karşı karşıya bıraktığı nefsimiz ile ilgili, bakın ne söylüyor ve bizleri uyarıyor.


    Kaf 16: Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.


    Yüce Rabbim adeta içimizdeki şeytanın nefis olduğunu ve onun bizlere süslü gösterdiği yanlışların farkında olmamız için, yine imtihanın özü olan aklı devreye sokmamızı emrediyor Kur’anın birçok yerinde. Çünkü nefsimizin bizlere hiçte iyi şeyler fısıldamadığını anlatmaya çalışıyor ve bizleri uyarıyor. Nefsini yola getiren, yanlışı düzelten aklımız olduğunu unutmayalım. Allah ayetlerin sonunda bizlerin düşünmemizi öneriyorsa, bundan çıkaracağımız çok şeyler var demektir. Allah, benim tehdidimden korkanlara KUR’AN ile öğüt ver diye açıkça emrediyorsa, Kur’an da her şey yoktur diyenlerin tuzaklarına düşmenin, Rabbin yolundan uzaklaşmak olduğunun farkına varmalıyız.

    Aklımızı Kur’an ile birleştirdiğimizde ise, gerçek doğru yolu bulacağımızı da Rabbim apaçık söylüyor. Bunu yapabilmek ve hayata geçirebilmek için de, Kur’anı anlayarak, anladığımız dilden ilk elden ona müracaat ederek, bol bol okumalıyız. Bakın o zaman hayatımızın nasıl değiştiğini, her şeyin nasıl kolaylaştığını, ne kadar büyük yanılgı içinde olduğumuzu ve daha önemlisi, nasıl daha mutlu olduğumuzu göreceksiniz.


    Rabbim Kur’an gerçeklerinin farkında olan, ona bakan değil onu gören anlayan ve uygulayan kulları arasına bizleri alması dileklerimle.

    SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜŞTABAK



    Muhterem kardeşim halukgta yazılarınızı okuyorum.Yazmasına yazıyorsunuz da... Benim dikkatimi çeken bazı konularda beni aydınlatmalısınız.
    Size yöneltilen soruların hiç birine bugüne kadar cevap vermediniz.Bunun nedeni öğrenebilir miyim?

    Bu acizin anlayışına göre bir kişi ilmi ile amil değilse,söyledikleri boş laftan ibaretir.Söyledikleri satıhtan olduğu için muhatabı üzerinde en ufak bir etkisi yoktur.
    Eğer o kişi ilmi ile amil ise,söyledikleri muhatabının gönlünde yer bulur.
    Hangi konu üzerinde tahsil yaptığınızı bilmiyorum.Eğer sizce bir mahsuru yoksa öğrenebilirmiyim.Madem ki yazıyorsunuz yazdıklarınızın arkasında olmalısınız.
    Sorulan sorulara da cevap vermelisiniz.Cevap vermemek gibi bir hakkınızın olduğunu da düşünmüyorum.

    Lütfen sorduklarıma cevap veriniz?
    Allah'ın ilk emri olan ikra (oku) sözünün,sizce anlamı nedir?
    Madem ki bizler okuduğumuzun farkında değiliz...Sizce Kuran'ı nasıl okumalıyız?

    Öğretmen sınıfa bilmedikleri dilden bir kitap dağıtıyor ve diyor ki, sizi bu kitaptan bir ay sonra imtihan edeceğim, bu kitabı iyice okuyun. Bu durumda öğrenciler ne der öğretmenine sizce? Önce hepsi güler ve öğretmenin şaka yaptığını söylerler, daha açıkçası bu sözü kimse ciddiye bile almaz. Çünkü dilini bilmedikleri bir kitabı okuduklarında, içinde ne söylediğini nelerin açıklandığını bilmeden, nasıl olurda sorulara cevap verirler, elbette bu ne akla nede mantığa uymayan öğretmenlerinin sözü, olsa olsa şakadan başka ne olabilir?


    Evet, dostlar bu ancak 1 Nisan şakasından öteye gidemez. Peki, yüzlerce yıldır bu şakayı bizlere yapanlara karşı neden duyarsız kalıyoruz da, onların ne akla nede mantığa hatta Kur’an a asla uymayan bu sözlerine inanıyoruz. Bizler düşünme yeteneğimizi mi unuttukta, anlamadan anlamını dahi bilmeden Rabbin ne emrediyor farkında olmadan, Kur’anı okuyacağız ve bizler bundan sevap kazanacağız öylemi dostlar? Peki, Rabbin sizleri bu kitaptan imtihan edeceğim sözünü de mi duyan yok? Rahmanın ne emrettiğini anlamadan nasıl olurda Rabbin imtihanından geçeceğiz, hiç mi düşünmüyoruz bunları?

    yüzlerce yıldır bu şakayı bizlere yapanlara karşı neden duyarsız kalıyoruz da, onların ne akla nede mantığa hatta Kur’an a asla uymayan bu sözlerine inanıyoruz.
    Neye kime inanıyormuşuz? Burada ne kastediyorsanız imalı olarak değil de herkesin anlayacağı şekilde açık açık anlatınız.

    İslam dini akıl ve mantık dini midir?

    Allah Kur’an da bir ayetinde söylediğini, bir başka ayetinde tersini asla söylemez.
    Kesinlikle doğrudur.Başka türlü düşünmek imansızlıktır.

    İşte Rabbin kelamını anlamadan okursan, bu gerçekleri göremezsin. Allah Kur’an da bir ayetinde söylediğini, bir başka ayetinde tersini asla söylemez. Bunun tersini söyleyenlere değil, lütfen artık Rabbim e kulak verelim. Elleriyle yazıp bunlar Allah katındandır diyenlerin, foyasını çıkarmanın zamanı geldi ve geçiyor bile, bunu yapmayıp bana ne der işin kolayına kaçarsak, bir gün bunun acısını hep birlikte çekeceğimizi de unutmayalım.
    Bu ima ettikleriniz kimlerdir?

    Yüce Rabbim adeta içimizdeki şeytanın nefis olduğunu ve onun bizlere süslü gösterdiği yanlışların farkında olmamız için, yine imtihanın özü olan aklı devreye sokmamızı emrediyor Kur’anın birçok yerinde. Çünkü nefsimizin bizlere hiçte iyi şeyler fısıldamadığını anlatmaya çalışıyor ve bizleri uyarıyor. Nefsini yola getiren, yanlışı düzelten aklımız olduğunu unutmayalım.
    Nefsimizi akılla mı terbiye edeceğiz? Nasıl?

    Aklımızı Kur’an ile birleştirdiğimizde ise, gerçek doğru yolu bulacağımızı da Rabbim apaçık söylüyor.
    Aklımızı Kuran'la nasıl birleştireceğiz?
    Akıl Kuran'ı kabullenebilir mi? Örnekleyecek olursak Akla; Allahın varlığını, Miracı,Namazı,Haccı,Zekatı,Orucu vs. nasıl kabul ettireceğiz?
    Forumda bunların örneklerini görmekteyiz.
    Gönül diye birşey var mıdır?
    Varsa,gönlün ne olduğunu açıklar mısınız?
    Akıl akıl diyorsunuz da,Bana gerçek aklı anlatabilir misiniz?

    Sorduklarımı cevaplama lutfunda bulunursanız, elbette bu konular hakkında bizim de size bazı söyleyeceklerimiz olacaktır.

    Rabbim Kur’an gerçeklerinin farkında olan, ona bakan değil onu gören anlayan ve uygulayan kulları arasına bizleri alması dileklerimle.
    Dileklerinize katılıyorum sağolun.

  3. #3
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İşte Rabbin kelamını anlamadan okursan, bu gerçekleri göremezsin. Allah Kur’an da bir ayetinde söylediğini, bir başka ayetinde tersini asla söylemez. Bunun tersini söyleyenlere değil, lütfen artık Rabbim e kulak verelim. Elleriyle yazıp bunlar Allah katındandır diyenlerin, foyasını çıkarmanın zamanı geldi ve geçiyor bile, bunu yapmayıp bana ne der işin kolayına kaçarsak, bir gün bunun acısını hep birlikte çekeceğimizi de unutmayalım.

    - Allah 'ın Kelamı 'nı anlamadan okuduğunu ,

    - Bu yüzden de , gerçekleri göremediğini ,

    - Allah 'ın ayetlerinde farklılık olmayacağını , ancak ,

    - Kendisinin ayetler hakkında , sadece kendi anlayabildiğini ifade ettiğini ,

    - Yalanı söyleyenin kendisi olduğunu ,

    - Bu yüzden de kendisine değil , Kuran 'a bakılması gerektiğini ,

    - Yazdıklarını , Allah katındandır diye yazdığını , ancak foyasının artık bit pazarında tezgaha düştüğünü ,

    - Bit pazarı tezgahında bulunan bu " mal 'a " rağbet edilmemesi gerektiğini ,

    - Ahirette azap çekeceğinin farkına varmış ve ,

    - Kendisine azap çekmede yandaş olabileceklere yapmış olduğu bir çağrı olduğunu anlatmış .


    Bir insan kendisini dört satırda da olsa , kusursuz olarak ancak bu kadar ifade edebilir..! Kendi inandıklarınıza değil , benim söylediklerime inanın , iman edin diyor , imansız .
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  4. #4
    klodsa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-01-2007
    Mesajlar
    32
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0





    Muhterem kardeşim halukgta bölüme gelerek yazdıklarımı okuduğunuza gözlerimle şahit oldum.Cevap vereceksiniz diye de uzun zaman bekledim.Sizi sorularıma cevap verir sanmıştım ama çok yanılmışım.Diğer arkadaşlara yaptığınızın aynısını bana da uyguladınız. Sakladığınız birşeyler mi var ki, açığa çıkacak diye cevaplamaktan korkuyorsunuz? Cano 062' nin arkadaşımızın hakkınızda ki suçlamaları çok vahim şeyler değil mi? Yazdıklarınızın arkasında değil misiniz? Doğruysanız neden kendinizi savunma ihtiyacı duymuyorsunuz? Ses çıkarmadığınıza göre hakkınızda yapılan suçlamalar, yoksa doğru mu? Kusura bakma ama ben de aynı şekilde düşünmedim dersem yalan olur.Sukut ikrardan gelir denildiğinden dolayı.......

  5. #5
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı klodsa tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    Muhterem kardeşim halukgta bölüme gelerek yazdıklarımı okuduğunuza gözlerimle şahit oldum.Cevap vereceksiniz diye de uzun zaman bekledim.Sizi sorularıma cevap verir sanmıştım ama çok yanılmışım.Diğer arkadaşlara yaptığınızın aynısını bana da uyguladınız. Sakladığınız birşeyler mi var ki, açığa çıkacak diye cevaplamaktan korkuyorsunuz? Cano 062' nin arkadaşımızın hakkınızda ki suçlamaları çok vahim şeyler değil mi? Yazdıklarınızın arkasında değil misiniz? Doğruysanız neden kendinizi savunma ihtiyacı duymuyorsunuz? Ses çıkarmadığınıza göre hakkınızda yapılan suçlamalar, yoksa doğru mu? Kusura bakma ama ben de aynı şekilde düşünmedim dersem yalan olur. Sukut ikrardan gelir denildiğinden dolayı....

    Evet arkadaşım . Ben de forumda yazılanları okurken gördüm .

    Hatta özelden de mesaj gönderdim ve;

    " Yine konuyu açıp kaçacakmısın , imansız " diye sordum ama cevap veremedi .

    Ne halt yediğini kendisi de biliyor . Adamın işi bu .
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  6. #6
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yüce Rabbim bizlere öyle bir kitap göndermiş ki, zerre kadar farkında bile değiliz. Nasıl farkında olalım onu anlamadan okumanın sevap olacağına inanan bir toplum, nasıl olurda içindeki bilgilerden haberdar olur? Sizlere daha önce ki yazılarımda verdiğim örneği burada da vermek istiyorum, çünkü bu örnek hayatımızdan ve yaşamımızdan konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

    Öğretmen sınıfa bilmedikleri dilden bir kitap dağıtıyor ve diyor ki, sizi bu kitaptan bir ay sonra imtihan edeceğim, bu kitabı iyice okuyun. Bu durumda öğrenciler ne der öğretmenine sizce? Önce hepsi güler ve öğretmenin şaka yaptığını söylerler, daha açıkçası bu sözü kimse ciddiye bile almaz. Çünkü dilini bilmedikleri bir kitabı okuduklarında, içinde ne söylediğini nelerin açıklandığını bilmeden, nasıl olurda sorulara cevap verirler, elbette bu ne akla nede mantığa uymayan öğretmenlerinin sözü, olsa olsa şakadan başka ne olabilir?


    Evet, dostlar bu ancak 1 Nisan şakasından öteye gidemez. Peki, yüzlerce yıldır bu şakayı bizlere yapanlara karşı neden duyarsız kalıyoruz da, onların ne akla nede mantığa hatta Kur’an a asla uymayan bu sözlerine inanıyoruz. Bizler düşünme yeteneğimizi mi unuttukta, anlamadan anlamını dahi bilmeden Rabbin ne emrediyor farkında olmadan, Kur’anı okuyacağız ve bizler bundan sevap kazanacağız öylemi dostlar? Peki, Rabbin sizleri bu kitaptan imtihan edeceğim sözünü de mi duyan yok? Rahmanın ne emrettiğini anlamadan nasıl olurda Rabbin imtihanından geçeceğiz, hiç mi düşünmüyoruz bunları?

    Küçücük öğrenciler için verdiğim örnekle ne farkı var bizim yaptığımızın. Onlar gülüp geçmişken ciddiye bile almamışken bu sözleri, nasıl olurda biz büyükler bunun farkına varamayız, nedir bu içine düştüğümüz yanlış, ne zaman farkına varacağız dersiniz? Bir bilgiyi hiç anlamadan okumakla mı yoksa anlayarak, uygulamakla yerine getirmekle mi bir değer, sevap kazanacağımızın farkında bile değiliz.

    Sözlüye kalkan öğrenci öğretmenine; İnanın hocam kitabı çok okudum ama sizin sorduklarınıza cevap veremedim, bana en azından geçerli bir not verin diyebilir mi? Rabbin huzuruna gittikten sonra pişmanlığın fayda etmeyeceğini söyleyen Rabbim e kulak verelim. Rabbim birazcık aklı olana bile nasıl sesleniyor ve bizleri bakın nereye yönlendiriyor, daha açıkçası görev verdiği elçisine nasıl bir emir verip, insanlığı neyle uyar diyor. Hala anlamayana davul zurna az sanırım.


    SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜŞTABAK

    FUSSİLET
    44 – Eğer biz Kur’ân’ı yabancı bir dille gönderseydik derlerdi ki:“Neden, onun âyetleri açıkça beyan edilmedi? Dil yabancı, muhatap arap! Olur mu böyle şey?” De ki: “O, iman edenler için hidâyet ve şifadır.”Ama iman etmeyenlerin kulaklarında ağırlıklar vardır. Kur’ân onlara kapalı ve karanlık gelir.Onların, çok uzak bir yerden sesleniliyor da söyleneni hiç anlamıyorlar gibi bir halleri vardır.

    ALLAH bütün insanlığı muhatap alarak Kuranı gönderiyor fakat insanlar ALLAH'IN SADECE ARAPLARI MUHATAP ALDIĞINI KENDİLERİNİ ALMADIKLARINI SANIYORLAR.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •