• Reklam
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    20-09-2005
    Mesajlar
    101
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Kıssalar öğüt verir, aklını kullanan nasibini alır.


    > Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.

    > Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar.
    İlk önce bir bakkal dükkânına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir;

    > sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der.
    İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü defa bir semerciye gider: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu der "benim semerlere iyi süs olur. Bundan "kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm."

    > En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm."
    > Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:

    > "Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim." Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.

    > Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..

    > Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır.
    Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?"
    > Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum,
    kafam karmakarışık" diye cevap verir.

    > Bilge hoca çok kısa cevap verir:
    "Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini
    bilen anlar ve o değerini bilenin yanında kıymetlidir."

    Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır.

    > Mesele kuyumcuyu bulmaktadır...


    Yukarıdaki çok güzel ve anlamlı hikâyeyi bir arkadaşım gönderdi bana, Allah ondan razı olsun. Bizler yaşamımız boyunca en sevdiklerimizin dahi kıymetini ne yazık ki yaşarken bilmiyoruz. Elimizden yok olup gittiğinde ise, dövünüp duruyoruz. İşte tıpkı yaşamımızda yaptığımız kıymet bilmezliği, Rabbin bizlere rehber diye indirdiği KUR’ANA yapmıyor muyuz?

    Zora düştüğümüzde Allah deyip, Rabbin yardımıyla kurtulduğumuzda, hemen unutmuyor muyuz tüm olanları? Allah ın kitabına da aynı şekilde vefasız davranmıyor muyuz bizler? Allah bu kitaba sarılın sizleri bana ulaştıracak. Bu kitap her konuda sizlere gerektiği kadar açıklama yapacak dediğini duymazdan gelip, onu yüksek bir yere asarak, beşerin kitaplarına sarılmıyor muyuz?

    Bu yaptığımız, yukarıdaki mücevherin değerini bilmeyen diğer insanlara benziyor. Biz elimizdeki pırlantayı, elması sahte taklitleri ile değiştiriyoruz, ama farkında bile değiliz. Bize satılan mücevherin sahte olduğunu araştırma gereği bile duymuyoruz, adeta sahte olduğunu öğrenmekten korkarcasına.


    Altın almak istiyoruz bir dosttan, ama sorma gereği bile duymuyoruz bir erbabına. Elbette bir gün o sahte altınları, ihtiyaçtan erbabına, sarrafa bozdurma gereği duyduğumuzda, hepsinin sahte taklit olduğunu anlayacağız, ama artık iş işten geçmiş olacak. Zor anımızda yardımcı olsun diye biriktirdiğimiz altınlarımız, mücevherlerimizin beş para etmediğini anladığımızda, ne olur halimiz hiç düşünen oldu mu?


    Bizler bir gün kazanıp biriktirdiklerimizi harcamak için, Rabbin huzuruna varacağız. Acaba biriktirdiklerimizin sahte olup olmadığını, şimdiden araştıran var mı? Eğer araştırmayıp birilerine güvenerek biriktiriyorsak, yanlış şeyleri biriktirdiğimizi asla bilemeyiz. Gelin işi erbabına soralım, ona danışalım onun verdiği değerleri biriktirelim. Onun çizdiği yoldan giderek, toplayalım mücevherlerimizi.

    Rabbim bizleri, senin kitabının, rehberinin, güneşinin ışığını fark eden, kıymetini değerini bilen, KURAN SARRAFLARI YAP NE OLUR.

    SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜŞTABAK

  2. #2
    gencerli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2006
    Mesajlar
    483
    Karizma Gücü
    0
    Sevgili Haluk bey paylaşım için teşekkürler.

    Bazı yobaz takımı sizin hakkınızda ileri gerri yazsada siz onlara bakmayın.

  3. #3
    gencerli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2006
    Mesajlar
    483
    Karizma Gücü
    0
    Adam bir konu açmış insanlara karşı bir paylaşımda bulunmuş kötümü yapmış yani.
    Seninkide iişmi yani, senin fikirlerini paylaşmyor diye ukalaca cevap vermekte neyin nesi.
    Bu ne ahlak bu ne terbiye, size dergahınızda böyle terbiyesizliklermi öğretiyorlar yoksa.
    Geçen sene formu bıraktım bi galibi meselesidir gidiyor, bugün baktım yine aynı terene devam ediyor.

  4. #4
    Uye Culinary adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-05-2011
    Mesajlar
    888
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    güzel bir konu teşekkür ederiz

  5. #5
    çağrı49 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2007
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı gencerli tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Adam bir konu açmış insanlara karşı bir paylaşımda bulunmuş kötümü yapmış yani.
    Seninkide iişmi yani, senin fikirlerini paylaşmyor diye ukalaca cevap vermekte neyin nesi.
    Bu ne ahlak bu ne terbiye, size dergahınızda böyle terbiyesizliklermi öğretiyorlar yoksa.
    Geçen sene formu bıraktım bi galibi meselesidir gidiyor, bugün baktım yine aynı terene devam ediyor.


    Devamlı kendi bildiğini okuyan (yazan) bizler tarafından Kuranın hakikatine göre ters düşen yazılarda düzeltilmesi için yanıtlanması gerekli sorduklarımız yanıtlanmayacaksa burada iyi niyet beklememizi kimse boşuna beklenmesin.Siz ukalalığın ne olduğunu bilmiyorsunuz galiba....Duruma göre sonra size anlatırım.Size göre, bizler dervişiz diye yapılan hakaretlere susmamız mı gerekiyor? Yeteri kadar sustuk,artık yeter! Gereken ne ise gerektiği gibi yanıt alacağını bilmelidir. Dinimiz gereğinde kısasa kısas olduğunu unutmamanızı hatırlatırım.Bıraktıysanız o sizin sorununuz.Bu yanlışlıklar bu çarpıtmalar bu şekilde devam ettiği müddetçe bizim burada olacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın.Allah'ın izniyle Galibiler gerçek islamı dünyaya anlatacaklar inşaallah.Karşılıklı tartışalım, amma din satmaya çalışmayalım.Dini gerçek manada anlatmayanlar bizi karşılarında daima bulacaklardır.Ama öyle,ama böyle! Seçim sizinlerin.
    " BİLENLE BİLMEYEN BİR OLMAZ"

    Bakara 140-

    Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Şûrâ Sûresi 13

    “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

  6. #6
    çağrı49 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2007
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    5


    Kıssalar öğüt verir, aklını kullanan nasibini alır.


    Bir kıssa da benim anlatmam farz oldu artık,yeri gelmişken anlatayım bari.

    Hocanın canı bir gün sarma çeker.Ama elinde yoğurt bakraçları anası da aglamış ne yapayım ne yapayımm derken aklına göl gitmek gelmiş.Gelmiş gölün kenarına,atmış bakraçları kenara, çıkarmış sarmış sigarasını hafif hafif demleniyor.Sonra birden bire bekçinin düdügünü duymus. Eyvah şimdi yandık derken aniden atmış sarmayı bakracın içine sonrada bakracı tutmus göle dökmeye baslamış.O esnada bekçi de yanında bitivermis.Bekçi bakmış bakmış anlamamış sonra hocaya sormuş ne yapıyorsun diye.Hocada görmüyor musun yoğurt mayalıyorum demis.Bekçi kahkahalar içinde ilahi hoca koca göl hiç maya tutar mı demis.
    Hoca da ya tutarsa diye cevap vermiş.Sonra bekçi ilahi hoca diyip güle güle yoluna devam etmiş.Hoca hem keyfine, hem yoğurda yanarken bekçinin arkasından bakıp, şimdi bu salak herkese anlatır demiş.
    " BİLENLE BİLMEYEN BİR OLMAZ"

    Bakara 140-

    Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Şûrâ Sûresi 13

    “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

  7. #7
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    yazı için paylaşım için çok teşekkürler. İnşallah insanlar kuran ile öğüt alırlar. Yaratılmışlara bel bağlamak yerine vesile olduklarını anlarlar. Vesilelerinde her yerden geldiğini idrak ederler.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •