'Anneee...' diye seslendiğini duydular küçük
oğlanın....Kadın yataktan fırladı;salona doğru
koştu.Çocuk,bağırdığını duyup korkmuş olma-
lıydı... 'Ne bahtsız adamım ben...Ulan,delire-
ceğim...' dedi içinden kocası...Terasa çıktı;
takım taklavat ortada...Karşıda,Dolmabahçe
ışıl ışıldı...Yıldızlar,adamla dalga geçercesine
pırıl pırıl...İnsanı baştan çıkartmaya hazır bir
meltem yaladı tahrik olmanın doruğundaki
suratını...Derin bir nefes aldı ciğerlerine...Bo-
ğaz, ayaklarının altında şıpır şıpırdı.Şezlonga
yayıldı.Bir tek whiskey koydu, ne olur ne ol-
maz diye,hazır tutulan bardağına...Bir de
cigara tüttürdü... 'Bir kaç tanker alsam...'
diye düşündü.'Kredi işi kolay...' Bardak elin-
den kayıverdi;yine,o aksakallı ihtiyar belirdi
gözlerinin önünde...'Biliyorsun,Ocak 2004'te
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Davos'ta
görüştüğü BM Genel Sekreteri Annan'a,
'Kıbrıs çözüm planında sizin hakemliğinizi ka-
bul ediyoruz' dedi. Annan, tarafları New York'a
davet etti. Denktaş Takımı New York'tayken
Ankara'da ilginç gelişmeler yaşanıyordu.. İki
kuvvet komutanı ve silahlı kuvvetlerin üst
kademesinden bazıları, işadamları ve medya
patronlarıyla yarı gizli görüşmeler yapıyorlardı;
28 Şubat benzeri postmodern bir darbeye
medya ve kamuoyu desteği aranıyordu.Denk-
taş,Ankara'dan çıkacak bildiriyi bekliyordu.So-
nunda Özkök'ü aradı;'Benim Anayasal olarak
yapabileceğim bu kadar!' diye yanıtladı kendisini
Genelkurmay Başkanı...İki kuvvet komutanı Öz-
kök'ü aşamamışlardı.Sarıkız Darbesi hüsrana
uğramıştı.Darbeciler çok kızgındı;artık,açık bir
darbe yapılmasının zamanı geliyordu...
Kollar sıvandı...
11.Bölümün sonu


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
