• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,658
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Topbaş'ın Saray'ı cami çıktı!

    Kadir Topbaş’ın sahibi olduğu Fatih’teki Saray Muhallebicisi’nin çok ilginç bir hikayesi var
    Kadir Topbaş’ın 2004’te Fatih’te açtığı Saray Muhallebicisi’nin yerinde daha önce tarihi Halil Paşa Camii olduğu ortaya çıktı. 2005 yılında hazırlanan imar planına da binanın yeri ’dini tesis alanı’ olarak geçti. Plan şimdi kurulda onay bekliyor

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın sahibi olduğu Fatih’teki Saray Muhallebicisi’nin çok ilginç bir hikayesi var. Şimdi Saray Muhallebicisi’nin olduğu yerde eskiden 16. yüzyılda Kaptan-ı Derya Halil Paşa’nın yaptırdığı revaktan kubbeli ve taştan minareli Halil Paşa Camii vardı... Saray’ın bulunduğu yerde eskiden caminin olduğu 2005 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi arşivlerine girdi. Kadir Topbaş’ın sahibi olduğu Saray Muhallebicisi ise Toprak Han olarak bilinen binayı 2004 yılında satın aldı. Daha sonra restore ederek muhallebici olarak açılış yaptı..

    Açılıştan 1 yıl sonra itiraz

    İstanbul’un en eski semtlerinden olan Fatih’te 2005 yılında bölgesel imar planı yapılırken, 30 Nisan 2005 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından 1/5000’lik bölgesel plan onaylandı ve itirazların yapılması için askıya çıktı. Yeni düzenlenen bölge planında Saray Muhallebicisi ‘ticaret + konut’ olarak imar planına işlenmişti. Ancak yeni bölge planı askıya çıktıktan kısa bir süre sonra özellikle Kadir Topbaş’ın sahibi olduğu Saray Muhallebicisi yeri için itiraz geldi. İtirazda daha önceden bu alanın cami olduğu iddia edildi.

    400 yıllık cami 1929’da yıkıldı

    17 Haziran 2005 tarihinde Halil Paşa Mutlu tarafından yapılan itirazda şu ifadeler kullanıldı: “...şu anda faaliyette olan Dr. Kadir Topbaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının Saray Muhallebicisi binasının tam yerinde Halil Paşa Camii ve Çeşmesi bulunmakta idi, kaybolan tarihi eserleri ihya ettiğinize göre ve koruma ilkelerine bağlı olarak askıdaki plana itiraz ediyorum. Derhal bu yanlışlığı bizzat Dr. Kadir Topbaş’ın ele almasını ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bu camiyi planlara işlemesini rica ediyorum... ”

    İtiraz işleme kondu

    İşte bu itirazdan sonra zamanın İstanbul İmar Komisyonu Başkanı İrfan Uzun tarafından 9 Eylül 2005 tarihinde yazılan raporla bu iddialar doğrulandı. Bu noktadan sonra sıra imar planında ’ticaret + konut’ olarak geçen yerin ‘dini tesis alanına’ çevrilmesine geldi. Hazırlanan yeni imar değişikliği tasarısı 13 Ekim 2005 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne geldi. Meclise getirilen 3820-3959 nolu dosyada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ismi de verilerek yaşanan durum tescillendi. İmar Komisyonu tarafından hazırlanan raporda ’sehven’ ibaresi kullanılarak hata yapıldığı kabul edildi ve alanın tekrar dini tesis alanına çevrilmesi gerektiği söylendi.

    Kurulun kararı bekleniyor

    Belediye Meclisi’ne gelen bu karar oybirliğiyle kabul edildikten sonra onay alınması için İstanbul Koruma Kurulu’na gönderildi. Çünkü SİT alanı olduğu için Koruma Kurul onayı alınması şart. 2006 yılı sonunda kurula gönderilen karar hala onay bekliyor. 1 yılı aşkındır bekleyen onay eğer çıkarsa Saray Muhallebicisi’nin yeri prosedür açısından da cami olarak işlenmiş olacak.

    İMAR KOMİSYONUNUN RAPORUNDA ‘CAMİ’

    3820-3959 nolu dosyada hazırlanan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyelerine sunulan raporda Saray Muhallebicisi’nin bulunduğu yerde daha önceden tarihi Halil Paşa Camii olduğu kabul ediliyor. Ve ’sehven’ ibaresi kullanılarak hata yapıldığı kabul ediliyor, alanın tekrar dini tesis alanına çevrilmesi gerektiği söyleniyor...

    http://haber.gazetevatan.com/Saray_e...171407/1/Haber

  2. #2
    '64 İmpala adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2011
    Mesajlar
    6,712
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    İşin içinde iş var ,etö var cuntacılar var

  3. #3
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Zamanında Kılıçdaroğlundan da böyle sallama bir suçlama gelmişti.


    AK PARTi Hükümeti döneminde,13.06.2006 tarih 948 Sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis kararıyla bu caminin yeri tespit edilmiş ve imar planına işlenmiştir. Bu imar planı bir bütün olarak mahkeme tarafından iptal edilmiştir. Tekrar aynı Kaptanı Derya Halil Paşa Camii, 15.10.2010 tarih ve 2327 Sayılı yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Belediye Meclisi kararıyla tekrar imar planına işlenmiştir"


    "Bu camii, İstanbul'daki 140 adet kayıp camiden birisidir. AK PARTi Hükümeti döneminde,13.06.2006 tarih 948 Sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis kararıyla bu caminin yeri tespit edilmiş ve imar planına işlenmiştir. Bu imar planı bir bütün olarak mahkeme tarafından iptal edilmiştir. Tekrar aynı Kaptanı Derya Halil Paşa Camii, 15.10.2010 tarih ve 2327 Sayılı yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Belediye Meclisi kararıyla tekrar imar planına işlenmiştir."



    Camilere mi acıyorsunuz?Buyurun acınacak tarafı burada;




    "Cumhuriyet Halk Partisi'nin camiler konusunda sabıkası vardır. Hem de az buz değil, dosyalar dolusu sabıkası vardır. Tek partili dönemde bir yığın cami kapatılmıştır, bir yığın cami satılmıştır, bir yığın cami yıkılmıştır, kira verilmiştir, depo yapılmıştır, ahır yapılmıştır, kışla yapılmıştır, hapishane olarak kullanılmıştır, sazlı sözlü içkili eğlence mekanı haline getirilmiştir ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti binalarına tahsis edilmiştir. Bununla ilgili kanunlar çıkarılmış. Bununla ilgili kanunlar çıkarılmış. 15.09.1935'de 2845 sayılı bir kanun çıkarılmış. Bu kanunda diyor ki, tasnif harici kalacak cami ve mescitler... Camileri tasnif ediyorlar. Yukarıda diyor ki, Efkaf Umum Müdürlüğünce yani Vakıflar Genel Müdürlüğünce cami ve mescitler hakiki ihtiyaca göre tadilen tasnif edilecek, yeniden bunlar tasnife tabi tutulacak. Sonra alttaki fıkrada da diyor ki, tasnif harici kalacak cami ve mescitler usul ve mevzuata göre kendilerinden başkaca istifade edilmek üzere kapatılır. Başkaca istifade edilmek üzere ne mesela... Mesela cezaevi... Divriği'de Cedit Mustafa Paşa Cami hapishaneye dönüştürülmüştür ve çok affedersiniz mahkumlar tuvalet ihtiyacını mihrabın önüne konan küplerle karşılamıştır. Bunlar bizim tarihimizde olan şeyler. Bir başka örnek Anadolu Hisarı... Barutçular sokak Mihrişah Valide Mescidi CHP'ye parti ocağı olarak tahsis edilmiştir. Demokrat Parti döneminde tekrar cami aslına döndürülmüştür.''
    Şu anda Kaptan-ı Derya Halil Paşa Camii'nin yerinde bulunan binanın 50 yıl önce yapıldığını belirten Çelik, ''AK PARTi ile AK PARTi dönemi ile uzaktan yakından alakası yoktur. Bunlar ortadayken, 'işte AK PARTi belediyesi camiyi imar planından çıkardı, biz CHP'liler yapsaydık kıyamet kopardı şimdi' demenin anlamı var mı'' dedi. Çelik, şöyle konuştu:
    ''1941'de aynı kanunda bir değişiklik yapılıyor, ne deniyor biliyor musunuz? Kanuni selahiyetlere binaen işgal edilen, yani kanuni yetkiyle çünkü daha önce kanun çıkarılmıştı başka amaçla da kullanılabilir. Kanuni selahiyetlere binaen işgal edilen veya tamir dolayısıyla içinde namaz kılınmayan, tasnif içi kalan camilerden söz ediliyor. Bu kanunda açıkça görülüyor ki, kışla yapılan, hapishane yapılan, depo yapılan, ahır yapılan, eğlence yeri yapılan bir yığın cami vardır ve bu da CHP'nin marifetidir. CHP'nin sabıka kayıtlarında bunlar mevcuttur. O zaman Sayın Kılıçdaroğlu'nun dün grubunda söylediği Kaptan-ı Derya Halil Paşa Camii ile ilgili söylediği iddialar kesinlikle gerçekle bağdaşmamaktadır. Eğer bu caminin akıbetiyle ilgili bir endişe taşıyorsa kendi partisinin hafıza kayıtlarına baksın, sabıka kayıtlarına baksın orada hepsi vardır.''
    "Bu iddialarınızı ancak size iade edebiliriz"
    "Mescitlerin tamiratında hükümetin yolsuzluk yaptığının'' da iddia edildiğini hatırlatan Çelik, bunun son derece üzücü bir iddia olduğunu söyledi. 1996-2002 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğünün 6 yıl boyunca bütün ülke çapında sadece 56 vakıf eserini onardığını belirten Çelik, AK PARTi iktidara geldikten sonra 2003-2010 arasında 3484 adet vakıf eserinin onarıldığını, bunlar için 1 milyar 100 milyon TL harcandığını ifade etti. Eserlerin onarılması için bütçeden bir kuruş para alınmadığını vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:
    ''Vakıflar Genel Müdürlüğü daha önce evlere şenlik bir yönetime sahipti, ben eski Genel Müdürümüz Yusuf Beyazıt'ı da, mevcut genel müdürümüzü de huzurunuzda tebrik ediyorum. İlgili bakan arkadaşlarımız meseleye sahip çıkmışlardır. Devlet ciddiyetine ve ecdadın hatırasına saygı duyulacak şekilde Vakıflar idare edilmiştir. Vakıflar içinde bulunduğu çıkmazdan çıkarılmıştır. Bunun özellikle altını çizmek istiyorum, Vakıfbank, Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlıdır. Vakıfbank da geçmişte batık bir banka iken kara geçirilmiştir, bunu herkesin çok iyi bilmesi gerekiyor. Peki Sayın Kılıçdaroğlu'nun iddia ettiği mesele nedir? İzmir'de, Manisa'da yapılan bazı onarım ihalelerinde yolsuzluk yapıldığını iddia ediyor ve bunu da hükümetimize fatura ediyor, bunu partimize fatura ediyor. Bundan dolayı da Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu ifadelerinin gerçekle bağdaşmadığını, hilafı hakikat olduğunu ve kendisine yakışmadığını bir kez daha söylüyorum.''
    İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğünde 38 adet proje temini, 41 adet restorasyon ve 23 adet farklı iş ile ilgili olarak yapılan ihalelerde bazı sıkıntılar, usulsüzlükler, yolsuzlukların tespit edildiğini belirten Çelik, şunları söyledi:
    ''Kim tespit etmiş? Bizim hükümetimiz tespit etmiş. 15.02.2008'de konuyla ilgili soruşturma başlatılmış, yani bundan 2 yıldan daha fazla bir süre önce. Bununla ilgili olarak bir personelin sözleşmesi feshedilmiş, bölge müdürü dahil 6 personel savcılığa sevk edilmiş, suç duyurusunda bulunulmuş. Haklarında adli ve disiplin işlemi başlatılmış. 2 personel sadece disiplin yönünden soruşturmaya tabi tutulmuş ve yaklaşık 9 trilyona yakın yapılan fazla ödemeyle ilgili olarak da gerek müteahhitlerden, yüklenicilerden gerekse de sorumlu olan personelden, o paranın kendilerinden tahsili yoluna gidilmiştir. Ve bununla ilgili yasal süreç de devam ediyor, yani mahkeme süreci devam ediyor. 30 firma ve kişi bu yapılan işlerden dolayı da kamu ihalelerinden men edilmiştir. Her dönemde, her hükümet döneminde yapılan işlerde eksiklikler, aksaklıklar, usulsüzlükler ve yolsuzluklar olmuştur ve olmaya da devam ediyor. Mühim olan şudur; bir yolsuzluk tespit edildiği zaman buna hükümet sahip mi çıkmış, bunun üzerine mi gitmiş. Hükümet kararlı bir şekilde bu yolsuzlukların üzerine giderken, sorumlulardan bunun hesabını sorarken, bu yanlış yapan bürokratın kulağından tutup onu adalete teslim ederken siz şimdi AK PARTi hükümetini kutsal mekanların tamirinde bile yolsuzluk yapmakla suçluyorsunuz. Kusura bakmayın bu kabul edilebilir bir şey değildir. Bu iddialarınızı ancak size iade edebiliriz.''
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  4. #4
    Türkçe Turkcheleşmesin K a Ğ a N adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2011
    Mesajlar
    1,156
    Karizma Gücü
    2
    İşin içinde iş var ,etö var cuntacılar var
    ''Zamanı Tanrı yaşar, İnsanoğlu hep ölümlü türemiş.'' Bilge Kağan

  5. #5
    kargaburun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-10-2011
    Mesajlar
    747
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    400 yıllık cami 1929 da neden yıkılmış kimin zoruna gitmiş cami

  6. #6
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    1929 da işbaşında kim varsa ona sormak lazım.
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  7. #7
    mevladi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-03-2011
    Mesajlar
    1,866
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    EVRİMCİ... Kafana TAŞ mı düştü? İmana mı geldin bre GAFİL...
    san ne Camiden ?
    İbrahim içimdeki putları devir elindeki baltayla

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    27-06-2011
    Mesajlar
    330
    Karizma Gücü
    1
    muhallebiciyi camiyemi çevirecekler böyle saçmalıkmı olur

  9. #9
    kargaburun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-10-2011
    Mesajlar
    747
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Alıntı kafkaslar tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    1929 da işbaşında kim varsa ona sormak lazım.
    Sanmıuorum cevap verebilsin.Gerçi konu 2008 yılına ait bir konu.Şimdi açılması ise ilginç.İşine gelmeyen bir yönetici sanırım.

    1929 yılında kim yıktı ise ona laf yok ama.il güzarlık bu olsa gerek.Belkide içeriğini hiç okudan copy/past yapılmış.

    İlginç bir forum velhasıl

  10. #10
    Psk. Dan. brk.trk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2011
    Mesajlar
    224
    Karizma Gücü
    1
    aa CHP cami felan diyor ya.. değişmiş canım bu chp valla oy verilesi bi parti. kılıçdaroğlu gibi dürüst ve sskyı yolmamış bir başkanı var felan fistan helal olsun chp'ye ne diyelim
    My blog; burakturk.blogspot.com
    My twitter; twitter.com/burak_trk
    My face; facebook.com/brk.trk

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Cami imzaları 'naylon' çıktı
    2005 Konuları bölümünde pitney tarafından açılmış
    Yanıt: 25
    Son Mesaj: 22.10.05, 10:05

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •