• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2

    Bu Evrende, Benim Rolüm Ne?

    Tolga ÇELEBİ

    İnsanlar; çoğu durumda kurban, mağdur rolü oynamaya bayılır. Bu rol gereği, öfkelenirler, üzülürler, ilgi çekerler, gücenirler, homurdanırlar. Bunu yapan insanlar, ciddi anlamda EGO’larını tatmin ederler ve bu ruh halinden çıkmayı düşünmezler. Üzücü olduğuna inandıkları hikayelerini, herkese anlatmaktan zevk alırlar. Haksızlığa uğradıklarına inanırlar. Böyle davranarak, ilgi çekmek isterler.

    Etrafınızda, mutlu olmayı kendine yasak eden birçok insan vardır. Bu insanlar, sürekli, hayattan darbe yediklerinden bahsederler. Şu an bulundukları yeri hak etmediklerinden bahsederler. Anlattıkları hikayeler; belki doğrudur, beklide yanlış. Problem; bu kişilerin yaşadıkları acıyı anlatarak zevk almalarıdır.

    Antik çağlardan beri, insanların yaşadığı sosyal ortamlarda belli rolleri vardır. Bu roller günümüzde, eski çağlardaki kadar katı ve aşılamaz değil. Ama yinede kişiler kendini tanımlarken, üstlendiği rolü baz alarak tanımlıyor. Kimliğimizle, rolümüz özdeşleşmiştir adeta. Bu yüzden EGO’muz, sosyal hayatımızda üstlendiğimiz rolümüzle sıkı sıkıya ilişkilidir.

    Farklı durumlarda, farklı davranışlar sergileriz. Örneğin, çalıştığımız şirkette bir arkadaşımızla yaptığımız konuşma tarzıyla; şirketin Ceo’su ile yaptığımız konuşma farklıdır. Bir çocukla konuşma tarzımız, yetişkinle konuşma tarzımızdan farklıdır. Alış veriş yaptığımız dükkandakiler ile yapığımız konuşma, lüks bir lokantadaki insanlarla yaptığımız konuşmadan farklıdır. Neden böyle? Çünkü rol yapıyoruz. Herkes, rolüne göre hareket ediyor, herkese rolüne göre davranılıyor. Bu yüzden, ilişkilerin çoğu samimiyetten çok uzaktır. Kendimiz olarak konuşmayız çoğu zaman, tuhaf tarafı; karşımızdaki insanda çoğu zaman kendisi olarak konulmaz bizimle.

    Bu durumdan, farkındalık ile kurtulabiliriz. Bir an olduğunuz yerde durun. Derin bir nefes alın ve nefesin içinize dolduğunu hissedin. Ciğerlerinizin oksijen ile dolduğunu, karnınızın şiştiğini hissedin. Sonra tüm havayı boşaltın. Nefes almak, iyi bir uyanma yöntemidir. İçsel dünyanıza dönüş yapmaktır. Nefes alırken sadece siz olursunuz. Nefes iyi bir meditasyon yöntemidir. Size, siz olduğunuzu hatırlatır. Varlığınızı kavramanıza yardımcı olur.

    Yaptığımız bir işi, rol gereği yapmak yerine sadece gerektiği için yaparsak, EGO’muzu susturabiliriz. Özel biri olmaya çalışmak yerine, kendiniz olursanız, elinize %100 siz geçecektir. EGO hiçbir zaman yeterli olmadığınız düşünür. Bu yüzden de herkes rol yapar. İyi olmadığı halde iyi gözükmek için rol yapar. İnsan neyse odur ve elindekiyle tatmin olmalıdır. Rol yapmak kimseyi daha özel kılmaz. Daha öne çıkartmaz. Zaten rol yapsak bile, içimizden bir ses “hayatımızda bir terslik” olduğunu bize haykıracak.

    Son olarak Hz. Mevlana’nın bir sözünü yazmak istiyorum: “Ya göründüğün gibi ol, yada olduğun gibi görün.
    Aman dikkat!!! Aklınıza gelen, başınıza gelebilir. Bu yüzden pozitif düşünün, olumlama yapın, her anın tadına varın. Güzel düşünün, iyi yaşayın. Karamsarlıktan, umutsuzluktan, enerjinizi düşürecek her şeyden uzak durun.

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    02-02-2011
    Mesajlar
    2,811
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Tüm bunların olmasında sistemin dayattığı yaşam tarzının büyük rolü olduğuna inanıyorum. Her şey para olmuş. İnsanlar parası kadar giyiyor, parası kadar yiyor, parası kadar eğleniyor, parası kadar geziyor... Velhasıl parası kadar yaşıyor. Ne kadar paran varsa o kadar insansın... Toplumda ister istemez para ile orantılı bir hiyerarşi oluşuyor.
    Sosyal hayatta üstlenilen rol de yine insanların maddi olanaklarıyla paralel... Bu durum egoyu da ön plana çıkarıyor. İnsanları bencilleştiriyor. Bu cendereden kurtulmadan, düşünsel anlamda insanların bir atılım yapması da mümkün değil...

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı Dostluk ve barış tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tüm bunların olmasında sistemin dayattığı yaşam tarzının büyük rolü olduğuna inanıyorum. Her şey para olmuş. İnsanlar parası kadar giyiyor, parası kadar yiyor, parası kadar eğleniyor, parası kadar geziyor... Velhasıl parası kadar yaşıyor. Ne kadar paran varsa o kadar insansın... Toplumda ister istemez para ile orantılı bir hiyerarşi oluşuyor.
    Sosyal hayatta üstlenilen rol de yine insanların maddi olanaklarıyla paralel... Bu durum egoyu da ön plana çıkarıyor. İnsanları bencilleştiriyor. Bu cendereden kurtulmadan, düşünsel anlamda insanların bir atılım yapması da mümkün değil...
    Evet haklısınız. Bize dayatılan hayat bu...
    Aman dikkat!!! Aklınıza gelen, başınıza gelebilir. Bu yüzden pozitif düşünün, olumlama yapın, her anın tadına varın. Güzel düşünün, iyi yaşayın. Karamsarlıktan, umutsuzluktan, enerjinizi düşürecek her şeyden uzak durun.

  4. #4
    E-posta Aktivasyonu Bekliyor
    Kayıt Tarihi
    12-01-2008
    Mesajlar
    1,365
    Karizma Gücü
    0
    Bencillik, daha doğrusu, "sahte benlik duygusu" insanın kendi öz potansiyelini farketmesine engel, ancak keşke bundan kurtulabilmek bir nefes kadar kolay olabilseydi, nihayetinde böylesine yozlaşmış bir toplumsal düzende, birey bencil olmayı meşru ve doğal sayıyor.Bu toplumsal yapı çözülmeden de insanlığın, egoizm hastalığından kurtulması zor gözüküyor.

  5. #5
    Your Hustler <span style='color: #FF0000'>Ramataklan</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2005
    Mesajlar
    3,814
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    sorun dünya üzerinde cok fazla insan olması ve her gün daha fazla oluyor. cahiller türeyecek akıllılar tükenecek. bir nefes alalım diyorsun öyle mi...sagol hatırlattıgın icin.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı matestas tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bencillik, daha doğrusu, "sahte benlik duygusu" insanın kendi öz potansiyelini farketmesine engel, ancak keşke bundan kurtulabilmek bir nefes kadar kolay olabilseydi, nihayetinde böylesine yozlaşmış bir toplumsal düzende, birey bencil olmayı meşru ve doğal sayıyor.Bu toplumsal yapı çözülmeden de insanlığın, egoizm hastalığından kurtulması zor gözüküyor.
    Toplumun kurtulması için, önce bireylerin kurtulması gerekiyor. Mükemmel bir toplum için önce biz<den, yani kendimizden işe başlamalıyız.
    Aman dikkat!!! Aklınıza gelen, başınıza gelebilir. Bu yüzden pozitif düşünün, olumlama yapın, her anın tadına varın. Güzel düşünün, iyi yaşayın. Karamsarlıktan, umutsuzluktan, enerjinizi düşürecek her şeyden uzak durun.

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    02-02-2011
    Mesajlar
    2,811
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Mükemmel bir toplum için, öncelikle var olan düzeni yıkmalıyız.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Sanal evrende Turan ve İslam istilası
    2005 Konuları bölümünde UNdocab tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 07.10.05, 17:36

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •