• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 13 1234567891011 ... SonSon
123 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,658
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Kuran Evrensel Değildir...

    Bu yazımda Kur’an’ın içeriğinden ziyade; hem mantıksal olarak, hem de Kur’an’daki birkaç cümleyi baz alarak onun tüm insanları kapsamadığı konusu üzerinde duracağım.

    Hemen bir ayetle giriş yapayım. “Onu yabancı bir dilde(arapça olmayan bir dilde) bir Kur'an yapsaydık, herhalde derlerdi ki: 'Onun ayetleri açıklanmalı değil miydi? Arap olana, A'cemi (Arapça olmayan bir dil)mi olur?”[1]şeklinde önemli bir ayet.

    Evet; doğru olanı zaten bu. Madem insanlardan bir şeyler isteniyor, onlara bir mesaj iletilmek isteniyor ve sonuçta da dini inanca göre cennet, cehennem gibi mükafat ve ceza yerleri de söz konusu, o halde insanların rahatça anlayabileceği bir dille olmalı. Daha bitmedi! Başka ayetler de var. Hemen onları da özetle vereyim. ” Ümmü-l Kura” denilen Mekke halkı ve civarında yaşayanları uyarasın diye biz sana Kur’an’ı Arapça olarak indirdik” deniliyor ve bu ayet Kur’an’da iki surede geçiyor.[2]

    Allah konuyu çok benimsediği için Nahl sursinde yeminle başlayarak ,”Yemin olsun ki, biz onların(inanmayanların), "Kur'an'ı ona(Muhammed’e) bir insan öğretiyor" demekte olduklarını biliyoruz. Sözünü ettikleri kişinin dili yabancıdır/Arapça değilidr. Oysaki bu, apaçık Arapça bir dildir”[3] deniliyor. Bir ayet de, “Biz onu (Kur'an'ı), öğüt alırlar diye senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık”[4]

    Bu ayetlerden gayet açık bir şekilde anlaşılıyor ki, Kur’an türkleri, rusları, kürdleri, ingilizleri, kısacası Arapça konuşmayan tüm insanları kapsamaz. Zaten gerekçesi Kur’an’da belirtiliyor: Başka dilde gönderseydim haklı olarak diyecektiniz ki, biz arabız ama bize gelen kitap yabancı. Tam burada biz arap olmayanlar da haklı olarak Kur’an’ın Allah’ından soruyoruz: Peki eğer biz de bu Kur’an’dan sorumluysak, bizim dilimizde olmayan bir dille mi(Arapça) bize kitap gönderiliyor? Niye bu gerekçeyi tanrı araplar için göz önüne alıyor da, biz hakkımızı arayıp soru sorsak haksız gösteriliyoruz! Peki bu adalet mi?

    Aslında Kur’an’da, ”Biz, her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdik(onlardan birini seçtik) ki kendilerine açıklasın” ayeti de var[5]. Dinlere inanıp inanmamak(içerik olarak, tanrı boyutlu olup olmamak gibi) bir yana; mantıksal olarak bu ayet doğrudur. A ma nedense sıra Muhammed’e gelince bakıyoruz bu kural çiğnenmiş(Tabi ki Kur’an’da olmamakla birlikte zoraki bir evrensellik misyonu Kur’an’a biçilmiş). Bu durumda tanrı kendi kuralı dışına çıkmış oluyor, mümkün olmayanı topluma teklif ediyor, daha doğrusu radikalleşiyor..

    Bir de hadis külliyatında geçen şöyle bir hadis var: Hz. Muhammed ölmek üzereyken bazı tavsiyelerde bulunur. Onlardan biri, ”Arap yarımadasında iki dinin olmaması; buna asla izin verilmemesi” şeklindedir[6]. Bir diğer hadisi de şöyledir:”Müslüman olmayanları Arap yarımadasından çıkarın”. Gayet açıktır ki sad ece o bölgede yaşayan ve arapça konuşan insanları ancak ilgilendiren bir din. Aslına bakılırsa artık bugünkü araplar da Kur’an’dan sorumlu olmamalı. Çünkü o günkü Arapça ile(Kur’an Arapçası) bugün konuşulan ve basın- yayında kullanılan Arapça arasında çok fark vardır. Bulunduğum çevrede birçok arap doktor, öğretmen, mühendis vs branştan insanlar var. Bazen kendilerinden çok kısa cümleler soruyorum; yanıt veremezlez. Bunu şunun için yazıyorum: Artık bugünkü arapların da Kur’an’dan anlamaları için özel bir ihtisas görmeleri gerek.Bunu anlatırken şöyle fıkra tipi bir anı hatırıma geldi. Bizim bölgede Kur’an dilini çok iyi bilen bir hoca vardı(hala yaşıyor; ancak çok yaşlanmış). Yeni Arapça’dan da anlamak için bazı arap gazetelerini okumaya başlıyor. Bir yerde Eski Rusya’nın dışişleri bakanı(Gürcictan eski devlet başkanı) Eduvard Şevardnadze ismi geçiyor. Hoca herhalde cümlenin akışından bunu çıkaramıyor. Sonuçta kalkıp Arapça sözlüklere bakıyor. Ama bu sözlükle halledilen bir kelime değ il ki. Boşuna uğraşıyor. Birgün kahvede arkadaşlarla oturuyoruz o da geldi. Oturur oturmaz hemen sordu: Ya ben o kadar uğraştım çıkaramadım; acaba bu Eduvard Şevardnadze kelimesinin anlamı nedir, bilen var mı? Arkadaşlar gülmeğe başladılar, ”Seyda(yani üstad), bu senin işin değil, sen boşuna uğraşmışsın. Bu bir isim ve Rusya’da bir üst düzey yetkili” dediler. Hocaefendi eskilerden, siyasetle hiç ilgisi olmayan biri. Aynen bugünkü araplarla Kur’an Arapçası da buna benzer: Hiç anlamazlar.

    Bu yazıdan amacım, islamın anayasası olan Kur’an içinde de kalsak yine kesinlikle araplar dışındaki insanlar bu dinden sorumlu tutulamazlar.(Bugünkü arapların da Kur’an Arapçasına ne kadar yabancı olduklarını belirttim) Kısacası bu evrensellik fikri halk arasında vardır; ancak bir iftiradır, uyduruktur, Kur’an’da böyle şeyin izi bile yoktur.

    Konuyu biraz daha açayım. Diyelim ki Kur’an’dan Türkiye’deki halklar da sorumludur; peki bu insanlar Kur’an dilini bilmiyorlar. Şu halde reva mıdır ki 75 milyon insan, Yaşar Nuri Öztürk, Zekeriya Beyaz, cübbeli Ahmet veya Fethullah ekibinin ağzına baksın, Kur’an’ın ne dediğini onlardan öğrensin ve onlar da din sayesinde köşeyi dönsünler! Hangi mantık, hangi vicdan bunu kabul eder?

    Şu sorulabilir: Peki madem bu ayetler açıkça belirtiyor ki bu Kur’an Mekke ve çevresi için Arapça konuşanlar için inmiş; dolayısıyla diğer dillerde konuşanlar bundan sorumlu tutulamaz; o halde nerden çıktı bu halk arasındaki Kur’an’ın tüm insanların yasası olduğu düşüncesi;hiç mi bunun Kur’an’da bir kanıtı yok, bu iftira mı gerçekten?

    Bu konuda hadislere girmeyeyim; sadece Kur’an ne diyor buna değineyim. Kur’an’da az önce geçen ayetlerin bir kısmında ”Ümmü-l Kura” kelimesi geçiyor. Bu, o zaman Mekke’nin diğer adıydı. Mekke, Bekke, Ümmü-l Kura hepsi bildiğimiz Mekke şehrinin adlarıdıydı ve bunların tümü de zaten Kur’an’da geçiyor. Bugün nasıl Türkiye’de bazı il, ilçe ve köylerin birden fazla isimleri varsa o zaman Mekke, Medine için de aynı şey söz konusuydu. Mesela Medine’ye aynı zamanda Yesrib de deniliyordu. İşte islam alimleri burada Ümmü-l Kura kelimesinden sözlük anlamını alarak, köylerin anası-ana kent, başkent şeklinde bir yorum çıkarark, bunu tüm dünyanın ve hatta belki ilerde Samanyolu, Galaksi, ne bileyim tüm evrenin başkenti yapıp böylesine bir yorumla Kur’an’ı evrensel yapmağa çalışmışlar. Kabul edelim ki zoraki de olsa Ümmü-l Kura kelimesinden tüm dünyanın başkenti anlamını ç ıkardık ve böylece tüm insanları Kur’an’dan sorumlu tuttuk; peki az önceki net ayetler ne olacak?
    Yine tüm insanların Kur’an’dan sorumlu olduğunu iddia edenler şu ayeti kanıt gösteriyorlar.

    ”Biz seni tüm insanlara müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik”.[7] Bir başka surede ,” Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” diyor[8]. Bir kere bu son iki ayet Kur’an’ın evrenselliğiyle alakalı değildir. Bunlar afaki açıklamalardır ve birer perspektiftir. Mesela Atatürk, ”Yurtta sulh cihanda sulh” diyor. Bu şu demek değildir ki Atatürk tüm dünyaya taliptir. Kaldı ki tüm dünya şöyle dursun; getirmiş olduğu sistem Türkiye’nin ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor. Dostoyevski, ’Yeryüzünde tek bir can acı çekerken mutlu değilim’ diyor. Herhalde bu güzel sözden dolayı kimse kalkıp onu peygamber ilan etmez.

    Bir de madem ki cinlerin de peygamberidir ve cinlerin dili Arapça da değidir,(kim bilir belki onların da dili Arapça’dır ve en çok araplarla dialog kurarlar da o yüzden arap alemi ilerlemiyor!) o halde tüm insanların da peygamberdir gibi yorumlar mümkün. Ben bu cin-min konusuna girmeyeyim; ne bileyim belki cinler çarpar!.Bu benim branşım değil; bu efsuncuların- üfürükçülerin işi.

    Halbuki eğer Arapça gönderilen Kur’an’dan tüm insanlar sorumlu tutulsa, bu, ancak asimilasyonun danıskası olur. Bu sakın yanlış anlaşılmasın, hakaret anlamında demiyorum. Çünkü bu durumda inanan insanlar Arapça’ya yönelirler/yönelmeliler. Sonuçta bu inancın girdiği yerlerde anadilin cılız kaldığı bir gerçeklik var. Yaklaşık bir asırdır Türkiye uğraşıyor, Türk Dil Kurmu olsun üniversiteler olsun saf bir Türkçe ortaya çıkarmağa çalışılıyor. Ama hala da türk devleti deniliyor. Devlet Arapça’dır. Cumhurbaşkanlığı en üst makamın adıdır. Halbuki cumhur arapçadır. Adalet dağıtan yerin adı Adliye, uygulayıcısının adı da hakimdir. Bunlar arapçadır. Yine Belediye arapça bir kelimedir. İşte en sivri örnekler ve milliyetçiliği benimseyen bir Türkiye ve bir asırdır yapılan çalışmanın bile silemediği tahribat. Bu yüzden eğer tüm ulusların kitabı olsa asimilasyonun danıskası olur diyorum.

    Konuya uyar mı bilemiyorum ama; şöyle kapatmak istiyorum: Seneca(MS.65 ö), ”Din sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır” diyor. Evet; görünen köy klavuz istemez.

    [1]- Fussilet suresi 44.ayet.
    [2] -En’am suresi, 92 ve Şura 7. ayet.
    [3] Nahl sursi, 103. ayet.
    [4] -Duhan suresi, 58. ayet.
    [5] -İbrahim suresi, 4. ayet.
    [6] -Buhari, Megazi, Hz. Muhammed’in hastalığı başlığı altında, no: 4431.Müslim, no: 1767
    [7]-Sebe Suresi, 28
    [8]-Enbiya suresi, 107. ayet.
    http://www.facebook.com/note.php?not...81172451967252

  2. #2
    Psk. Dan. brk.trk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2011
    Mesajlar
    224
    Karizma Gücü
    1
    Tamam evrimsel... Maymundan geliyorsun anladık İnsanların düşüncelerine saygı göstermek zorundasın, her ne kadar insan olmasan bile.. Yoksa sana muz vermezler
    My blog; burakturk.blogspot.com
    My twitter; twitter.com/burak_trk
    My face; facebook.com/brk.trk

  3. #3
    MantıK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-09-2011
    Mesajlar
    1,190
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Alıntı brk.trk tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tamam evrimsel... Maymundan geliyorsun anladık İnsanların düşüncelerine saygı göstermek zorundasın, her ne kadar insan olmasan bile.. Yoksa sana muz vermezler
    Güzel kardeşim, konu evrim teorisi veya kimden geldik, değil, konu; kuranın evrensel olup olmadığı... İnsanların düşüncelerine saygı gösterilecekse sen de evrimselin düşüncelerine saygı göster, göstermediğin saygıyı, ondan beklemen sana doğru geliyor mu? Kuranın evrensel olup olmadığı konusunda bilgin varsa buyur paylaş...
    Eğer raksedeceksen, ay ışığında şeytanla raksedeceksin...

  4. #4
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,658
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Konu hakkında ne düşünüyorsun?

  5. #5
    '64 İmpala adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2011
    Mesajlar
    6,712
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Gözlerımı katlettın ne kadar kargaık bı yazı verıdıgın lınkden okucam

  6. #6
    '64 İmpala adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2011
    Mesajlar
    6,712
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Ben şu kısmına katıldım sadece
    Madem butun ınsanlıga hıtap edıyor,butun ınsanların arapca ogrenmesı lazım.

    Buda ınsanlarn ogrenmesı ıcın bır engel bır antı tesvık olur.Keske yeryuzundekı her dıle cevrılseydı basından barı

  7. #7
    Psk. Dan. brk.trk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2011
    Mesajlar
    224
    Karizma Gücü
    1
    O zaman sadece Araplar müslüman olma hakkına sahip. Türkler'e büyük bir peygamber gelmediği için Türkler dinsizde olabilir, bundan 500 600 yıl önce Rusça gibi bir dil olmadığı için onlar da dinsiz olmak zorunda o halde çünki onların dilini bilen bir peygamber hiç bir zaman dünya üzerinde bulunmadı. Aynı şekilde ingilizce konuşan ülkelerdeki vatandaşlar da dinsiz olmalı çunki o taraflara milattan önce bilmemkaçıncı yüzyılda peygamber gönderildi, ondan sonra Anadolu topraklarında oldu çoğunlukla.. sonuç olarak sadece orta asyada yaşayan insanlar dinlerden hangisi kendi dilinde indiyse o dine mensup olmak zorunda...

    Mantıklı bir şeyler söylese arkadaş tamam diyeceğim. Ayrıca Mantık, arkadaşın diğer konularına bakarsan ne derece saygılı olduğunu kendin de göreceksin.. bu gibi insanlara saygı yada sevgiyle ne yazıkki yaklaşamıyorum artık...
    My blog; burakturk.blogspot.com
    My twitter; twitter.com/burak_trk
    My face; facebook.com/brk.trk

  8. #8
    MantıK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-09-2011
    Mesajlar
    1,190
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    Bir şeyin evrensel olabilmesi için tüm insanlığa hitap etmesi gerekir, kutsal kitapların tamamı ortaya çıktığı yöreye ve o yöredeki insanların yaşama şekline göre şekillenmiştir, bugün bizim felsefe, sosyoloji, psikoloji dediğimiz toplum bilimlerinin o dönemlerde ortaya çıkş şeklinin adı dindir. Düşünsenize Tanrı peygamberi toplumsal baskıların arttığı, insanların zulme uğradığı dönemlerde gönderiyor, bu tıpkı günümüzde fransız ihtilali, Mao, Lenin, Atatürk örneğinde olduğu gibi... Peygamber olduğunu iddia edenler devrimcilerdir, toplumun düzenini yeniden inşa etmiş ve yeni düzenlerinin kanunnamesini insanlar arasında sorgulanmamaksızın kabullenmesini sağlayıcı olarak Tanrının elçisi olduğunu ve bu sözlerin tanrıya ait olduğunu yerine getirmeyenlerin cehennemlik olacağını söyleyerek yapmışlardır.Böylelikle Yaptıkları hatalarıda, hatasız kısımlarıda, tanrıya malederek hem inandırıcılıklarını hemde güvenliklarini garanti altına almaya çalışmışlardır...

    Peygamberlere bakarsanız hepsi yahudi, muhammed araptır fakat kendini İbrahimin soyundan adleder, bu çaba yahudiler tarafından kabullenilmek içindir, çünkü yahudiler dünyadaki ırkçılığın baş mimarıdırlar, kendilerinden olmayanı kabullenme eğilimi göstermeyecekleri için, muhammed bende yahudiyim demeye getirmiştirki yahudilerin kabulünü sağlamaya çalışmıştır,çünkü yahudiler tarafından kabul görmek o dönemde çok önemli bir güçtür, çünkü dinleri ilk ortaya atan sümerlerin çok tanrılı din inancını, tek tanrılı din inancına getirmeye çalışanlarda yahudilerdir, çünkü dinlerin ana temasını da bütün insanlardan daha iyi bilen yahudlerdir, muhammedin vahiy katiplerine bakarsanız, fikir alış verişinde bulunduğu dostlarına bakarsanız bu daha da iyi çözümlersiniz. bu nedenle her dinde Tanrının yardımcıları vardır, tıpkı Sümer dinindeki en yüce tanrının bir alt komisyonu olan yardımcı tanrılarda olduğu gibi veya Marduk dinindeki tek tanrılı din inancının yardımcılarının varlığı gibi veya Baal veya melekler, peygamberler gibi...

    Dinlerin evrensel olması mümkün değildir, çünkü dinler çıktığı coğrafyanın dışında fikir sahibi değildirler, bir amerikadan bir kutuplardaki eskimolardan veya bugün mezopotomya ve akdeniz kıyılarının dışına, doğdukları gün hitap edememişlerdir, mesela islamın yayılma şekline bakarsanız, diğer dünya milletleri için bir pasaj sunamaz, bu nedenle İslama davet kuranla değil kılıçla olmuştur, başka türlü olmasıda mümkün değildir zaten.

    Zuhruf Sûresinin 44 . Ayetinde
    Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.

    En basitinden bu ayete baktığımızda sana ve kavmine diyor, evrensel olsaydı sana ve insanlara derdi. Kavimseldir çünkü o dönemde dinler kavimleri ilgilendirirdi, tıpkı putperestlikte kabede bulunan 360 putun her birini kendilerine seçmek ve onu yüceltmek gibi...


    Dinlerin hiç birinin kutsal kitabını kendini peygamber ilan edenler görmemiştir, hep sonradan kaleme alınmıştır, çünkü tarih sonradan yazılır, kurallar sonradan belirlenir. Bu nedenledirki dinlerde mezhepler vardır...

    Kutsal kitapların hiç biri insanlığın nasıl varolduğunu açıklayamaz, Sümerlerden yola çıkılarak oluşturulan tek tanrılı dinlerde çok tanrılı dinlerin mitolojik olaylarını aynı mitolojik olaylarla ele alır, sadece isimler farklıdır.

    Bunun içindirki Tevratta, Kuranda kendi coğrafyasındaki nehirlerden örnekler sunar amazondan, missisipiden bahsedemez, çünkü bilmemektedirler.
    Yazabileceğim çok daha fazla örnek var ama sıkıcı olmasını istemiyorum...

    Dinler Tanrıdan olsaydı, İnsanlığın nasıl meydana geldiğini öyle bir açıklardıki, Tanrının insana bahşettiği bilim ve sorgulama yeteneklerinin hepsiyle örtüşürdü, bizde olduğu gibi kabullenirdik, reddetmek gibi bir lüksümüz olamazdı...

    Kutsal denilen kitapların hiç biri evrensel değildir, çünkü hiç birinde evrensel ayetler bulamazsınız....
    Eğer raksedeceksen, ay ışığında şeytanla raksedeceksin...

  9. #9
    Psk. Dan. brk.trk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2011
    Mesajlar
    224
    Karizma Gücü
    1
    1 Öncelikle belirtmem gerekiyor ki ben senin tanrı diye hitap ettiğin varlığı tanımıyorum. Çok üzgünüm bu yüzden kastettiğin şeyleri anlamadım tanrı dediğin şey ile alakalı olanı...
    2 O halde kitaplar uydurmadır madem tüm insanlığa hitap etmiyor...
    3 Madem kitaplar uydurma dinlerde uydurmadır
    4 Dinler uydurma ise haşa Allah diye bir şey yoktur
    5 Allah diye bir şey yoksa bizde olmamalıyız, sonu olan herşeyin mutlaka bir başı olmak zorunda...
    6 Herşeyin bir başı olmak zorundaysa o etkileşimi başlatacak birşeye ihtiyacımız var...
    7 O halde Allah olmak zorunda..

    Şimdi senin söylediklerinden ben anlam çıkartamadım.. Çok pardon, hangi dine mensupsunuz? Büyük ihtimalle Ateistsiniz... Herhangi bir dine mensup bir insan olsaygdınız eğer, söylediklerinizin ne kadar saçma olduğunu anlardınız... Kusura bakmayın ama gerçekten hayatımda gördüğüm en mantıksız yazılar bunlar
    My blog; burakturk.blogspot.com
    My twitter; twitter.com/burak_trk
    My face; facebook.com/brk.trk

  10. #10
    MantıK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-09-2011
    Mesajlar
    1,190
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    1
    google aç ve deizm, veya deist yaz ve oku belki mantığın değişmeye başlar
    Eğer raksedeceksen, ay ışığında şeytanla raksedeceksin...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Her Yerde Ceset Vardı (Evrensel)
    2005 Konuları bölümünde Cemo tarafından açılmış
    Yanıt: 28
    Son Mesaj: 16.09.11, 20:16
  2. Şovenizm her yerde (Evrensel)
    2005 Konuları bölümünde Cemo tarafından açılmış
    Yanıt: 106
    Son Mesaj: 14.04.05, 22:09
  3. Evrensel Gezegen Kümesi
    2003 - 2004 Konuları bölümünde Seçkin tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 07.12.04, 20:42

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •