Batının Suriye'deki maceracılığı

Batılı sömürgeci devletler Suriye'ye karşı saldırgan ve maceracı bir politika izlediği halde Rusya Amerika ile AB'nin Suriye'ye karşı askeri müdahalesine karşı çıkmaktadır. Rusya dış işleri bakanı Sergei Lavrov Suriye'de milli barış müzakerelerinin başlatılması gerektiğini ve batının Suriye'ye baskı ve saldırılara karşı çıktığını söyledi. Suriye cumhurbaşkanı Beşar Esat ise yaptığı konuşmada, Suriye'nin batılı güçlerle birlikte Arap birliği tarafından baskı altında tutulduğunu söyledi. Suriye arap birliğinin denetleme heyetini kabul edip, bu birliğin desteğini kazanmak isterken, arap birliğine üye bazı ülkeler batılı sömürgeci güçlerle işbirliği yapıp, Suriye'ye karşı tutum izleyip, uluslararası güçleri Suriye'ye müdahale etme şartlarını hazırlamaya çalışıyorlar.
Bazı gözlemcilere göre, Arap birliği Suriye iç krizini sonlandırmak bahanesiyle bu ülkeye gözlemci heyeti göndermiştir. Fakat Arap birliği bu girişimine rağmen bizzat iç kriz yaşamaktadır. Bu arada Katar rejimi Suriye'ye karşı krizi zirveye ulaştırmak için Arap birliğinde öncü rol oynamaktadır. Katar rejimi uluslararası güçlerle BM'yi Suriye krizine müdahale etme şartlarını sağlamaya çalışıyor. Katar Monarşı- hanedan rejimine sahip, Amerika askeri üssüne ev sahipliği yapan bir küçük Arap ülkesidir. Bunun için, Arap dünyasında önemli bir konum ve siyasi güce sahip değildir. Fakat Amerika ile Fransa ve İngiltere gibi zorba ve sömürgeci güçlerle Türkiye'den oluşan batı eksenli bir ittifak tarafından desteklendiği için Arap ülkelerinde özel bir rol oynamaktadır. Arap birliğine üye ülkelerin yöneticilerinin çelişkili ifadeleri, bu ittifakın içindeki çekişmeleri gözler önüne sermektedir. Nitekim Irak, Cezayir, Sudan ve Lübnan Suriye'ye yönelik yaptırımlara karşı çıkmalarına rağmen Katar ile Suudi Arabistan gibi hanedan rejimleri batılı emperyalist devletlerinin emir kulu olarak davranmaktadırlar. Suriye'ye karşı saldırgan bir tutum izleyen Amerika ise BMGK'yi kullanıp Suriye'ye karşı müdahale kararını çıkarmaya çalıştı. Fakat Çin ile Rusya'nın vetosuyla karşılaştı ve Moskova ile Pekin'i Suriye'ye karşı askeri müdahale konusunda ikna edemedi.

Amerika Suriye'ye karşı yaptırım uygulamak ve bu ülkeye saldırmak için yeni yollar denemeye çalışıyor. Amerika önderliğindeki NATO Libya'ya karşı saldırıya geçip bu ülkeyi tahrip ettikten sonra, Amerika Suriye'ye karşı benzer bir sinsi planı hazırlayıp uygulamaya, bu bağlamda diğer ülkelerin desteğini kazanmaya çalışıyor. Nitekim Suriye'yi askeri açıdan tehdit edip, baskı altında tutmak için doğu Akdeniz'deki Suriye kıyılarına yakın savaş gemilerini göndermiştir. Rusya da bu bölgeye savaş gemilerini gönderip, Suriye'ye karşı askeri saldırıları önlemeye çalışıyor. Bütün bu girişimler Amerika ile müttefiklerinin Suriye'ye karşı yeni komplolar hazırlayıp uygulamaya çalıştığını yansıtıyor. Rusya savaş gemileriyse Suriye'nin Tarsus limanında demirlemiştir. Fakat Moskova, son kriz ve gelişmelerden dolayı değil önceden planlanmış bir şekilde donanmasını Suriye karasularına gönderdiğini ileri sürmektedir. Fakat gerçek şu ki, Rusya Libya'da aldanıp gafil avlandığı gibi, Suriye konusunda da oldu bittiyle karşılaşmak istemiyor. Rusya'ya göre, Suriye iç krizi, uluslararası bir boyuta dönüşmemeli ve bu ülkeye karşı askeri müdahale yapılmamalıdır. Rusya ile bölgedeki bazı ülkeler ayrıca Suriye'ye terör örgütlerinin sızdığını, bunların batılı devletler ve bazı işbirlikçi Arap rejimleri tarafından desteklendiğini belirtmektedirler.

Suriye'de tekfirci terör örgütleri de saldırılarını sürdürmektedirler. Batılı ülkeler bir taraftan, Irkçı İsrail rejimi de diğer taraftan Suriye'yi bölüp parçalamak ve anti Siyonist ekseni zayıflatmak için Suriye'ye karşı saldırgan bir tutum izleyip, kendi sinsi ve yayılmacı girişimlerini gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Batılı devletlerle Siyonist güç odakları Suriye'yi çökertmek ve kendi denetimleri altına almak için yeni saldırgan bir kampanya başlatma planını hazırlamaktadırlar. Fakat gerçek şu ki; Suriye'nin çöküşü ve batılı emperyalist güçlerin denetimine geçmesi, komşu ülkelerin milli güvenliği ve menfaatlerini olumsuz yönde etkileyip, özellikle Türkiye, Irak, Ürdün ve Lübnan ile Filistin milletlerinin kaderini karartacaktır.

Kaynak

amerikan piyadesi erdoğan ve giller hazır ol...