Dink davasında ‘terör örgütü yok’ kararı veren İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı Rüstem Eryılmaz, “Bu cinayetin birkaç simitçinin işi gibi basite indirgenmesine karşıyız. Bizce de basit bir cinayet değil. Azmettiren birileri olması gerekir ama deliller bu kadar” dedi.

Dink davası sanıklarının birçok devlet görevlisi ile olan temasları açıkça ortaya çıkmışken, ortada örgüt yok kararı veren Hâkim Rüstem Eryılmaz, davada örgüt suçlamasından beraat kararı verdiklerini ancak bu kararın “örgüt yoktur” anlamına gelmediğini, yeterli delil bulamadıklarını söyledi. Hakim Eryılmaz, "TİB kayıtları incelenebilirdi ancak dava uzamasın diye bitirdik" dedi.

“Karardan kimsenin memnun kalmayacağını tahmin etmiştik”
Vatan gazetesinden Öge Demirkan’ın görüştüğü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı Rüstem Eryılmaz, Dink davasında aldıkları kararları değerlendirdi.

Dink davasında sanık olarak yer alan 19 sanığın tamamına örgüt üyeliğinden beraat kararı veren Mahkeme Başkanı Eryılmaz, mahkemelerin delilere göre karar verdiğini belirterek, dosyadaki delilere göre alacakları karardan kimsenin memnun kalmayacağını tahmin ettiklerini dile getirdi.

Herkesin bu olayın arkasında kimlerin olduğunu merak ettiğini ve aydınlatılmasını istediğini bildiklerini belirten Eryılmaz, kendilerinin de bunu istediğini ancak eldeki delilere göre karar verebileceklerini söyledi.

“Arka plan aydınlatılamadı ama davanın uzamasını istemedik”
Bu davada, herkesin merak ettiği arka planın aydınlatılamadığına dikkat çeken Eryılmaz, “Ancak bu dosya kapandı anlamına gelmez. Çünkü belirlenemeyen failler ve görevi kötüye kullanmayla ilgili 2007 yılından beri savcılıkta açılan dosya var. Bu dosyalar daha tamamlanmadı. Hrant Dink davası bitti demek yanlış olur. Örneğin TİB’den binlerce kayıt geldi. Biz burada dava ile ilgili eldeki deliller çerçevesinde karar verdik. Çünkü davanın uzamasını istemedik. Dava açılalı 4,5 yıl oldu. Eğer TİB’den gelen kayıtları araştırmaya kalksak dava birkaç yıl daha uzayabilirdi. Davalar uzayınca da kamuoyundan baskı geliyor, baskı altındayız. Ayrıca davanın uzatılması için yapılanlar da var. Biz elimizden geldiğince davayı uzatmadan karar vermeye çalıştık. Ancak 4,5 yıl kimileri için uzundur, kimileri için de kısa...” dedi.

‘Basit cinayet değil’
Davada örgüt suçlamasından beraat kararı verdiklerini hatırlatan Eryılmaz, bu kararlarının örgütün olmadığı anlamına gelmeyeceğini söyledi. Kendilerinin hukuki olarak örgüt bağlantısı tespit edemediğine vurgu yapan Eryılmaz şöyle konuştu: “Bu cinayetin bir kaç simitçinin işi gibi basite indirgenmesine karşıyız. Bizce de basit bir cinayet değil. Ama dosyadaki delillerler bu ve biz hakimler hukuk çerçevesinde karar vermek zorundayız.

“Ergenekon davası bitmeden nasıl Ergenekon denir”
Davayla ilgili Ergenekon iddialarını da değerlendiren Eryılmaz şunları dile getirdi: “Burada hukuki çerçevede değerlendirme yapmak gerekir. Bir örgütün hukuki varlığının ispatı için bu konuda açılan davanın karara bağlanması, Yargıtay’ın da onaylaması gerekir. Böylece hukuki olarak örgütün varlığı tespit edilmiş olur. Ergenekon ile ilgili böyle bir süreç tamamlanmadan nasıl ‘Ergenekon terör örgütünün işi' denilebilir ki?”

“Şahsen tatmin olmadım”
Bu cinayetin Hayal’in kafasından çıkmış bir fikir olmadığını belirten Eryılmaz, “Azmettiren birilerinin olması gerekir. Şahsi fikrim bu. Ama bu durumun hukuki olarak varlığını kabul edebilmek için deliller olması gerekir. Belli isimler ortaya atıldı ama bu kişilerin cezalandırılmasına yetecek deliller yok. Beklenti fazla olduğu için bu karar kimseyi tatmin etmedi. “Kişisel olarak siz tatmin oldunuz mu?” diye sorarsanız, azmettiren birileri olması gerektiği için evet olmadım. Ama dosyadaki delillere göre en iyi karar bu” diye konuştu.

“En yüksek cezayı verdik”
Olayın vahametinden dolayı herhangi bir indirimde bulunmadıklarını belirten Eryılmaz: “En üst seviyeden cezaları verdik. Örneğin McDonalds’ın bombalanması olayından Yasin Hayal, 3 yıl 4 ay hapis cezası aldı ve bu ceza Yargıtay tarafından onandı. Bu suçun cezası 3-5 yıl arasıdır. Biz aynı suçtan Erhan Tuncel’e en üst sınırdan ceza verdik. Mahkemenin takdiridir bu ve biz böyle takdir ettik. Az çok hukuktan anlayan insanlar, dosyada toplanan delillere göre bu kararın verileceğini görecek. Basının fazla beklentisi ve öldürülen kişinin kimliği böyle bir algı oluşmasına neden oldu” dedi.

“Dosya kapanmadı
Müdahillerin devlet görevlilerinin ihmali yüzünden bu cinayetin gerçekleştiğini söylediğini kaydeden Eryılmaz, “İhbar geldi ve devlet yetkilileri görevlerini yerine getirmedi. Bu kişiler de yargı önüne çıkarılmadı diye tepkileri var. Bu konuda hâlâ yürüyen bir soruşturma var. Bu unutulmasın. Dosya kesinlikle kapanmadı, bu ilk karar. Yargıtaya götürüleceğine dair ifadeler var. Yargıtay inceler ve bozabilir. Veya şu husus araştırılsın diyebilir. Olayın üzerinden 5 yıl geçti. Mahkeme 4.5 yılda karar verdi.”

"Samast ve Hayal 2 günde çıkamaz"
Ogün Samast ve Yasin Hayal için birkaç gün içinde ceza evinden çıkmayacağını belirten Eryılmaz, “Yargıtay örgüt kararını onar, Hayal hakkındaki kararı bozarsa 5 yıllık sınırdan faydalanabilir. Ancak Yasin Hayal’in tutuklu kaldığı 5 yıl sadece Hrant Dink davasından değil. Başka suçlardan da dolayı tutuklu olduğu için bu davadan tutuklu kaldığı süre tahminimce 3 yıldır, daha 5 yılı bile dolmadı. Heyet olarak biz kararı açıkladık ve şu aşamadan sonra 5 yıllık süreçten faydalanamazlar” dedi.
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-si...a-haberi-50675