• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 15 1234567891011 ... SonSon
150 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir basari adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-11-2004
    Mesajlar
    2,565
    Karizma Gücü
    0

    Tartışma Atatürk'ün Cenazesi

    Moderatör Notu:
    "Atatürk'ün Tabutu", "Atatürk'ün Ölüm İlanı" ve "Atatürk'ün Cenaze Videosu" isimli başlıklar birleştirilmiştir. Ata'nın ölümü ve naaşının Ankara'ya nakli ile ilgili dökümanlar bundan sonra bu başlıkta paylaşılacaktır.

    1938 Deniz Törenleri için tıklayın
    Atatürk'ün ölümü üzerine T.C. Hükümeti'nin ilanı için tıklayın
    Atatürk'ün naaşının nakil videosu için tıklayın



    ATATÜRK'ÜN TABUTU

    Kefen sıyrıldı ve...

    Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...

    8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile Şevki Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayan ise Ankara Valisi Kemal Aygün'dü... Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naşını Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naşı geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica ediyoruz." Prof. Mutlu önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu. Hastalığını gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını rica etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar götürürüm, bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı. Meclis Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda da...Mutlu, görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı. Gerçekten tarihi bir tanıklıktı bu...

    Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici kabrinden çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir hafta boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk başında nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite üyeleri tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi. Bunun üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku çıkmadı.Sanduka talaş doluydu. Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı doluydu. Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında, ağzı kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu, cesedi muhafaza için kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi
    yazılıydı.

    Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi bir muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes nefesini tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu patlatmış, nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti geziniyordu. Ve 15 yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların yardımıyla katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi kahverengi bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı olmuştu. Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle anlatacaktı:"Yüzünü örten ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü ile karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz kapağının üzerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında uyuyor gibiydi." Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun başına çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar.En başta Başbakan Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes de yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde aşağı, tabuta doğru baktı. O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de baktım ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı. Tahmin ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına yığılıverdi.

    Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş, tekrar solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu beyaz kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp doçenti Dr. Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı gösterdi ve şöyle dedi:"Bu kâğıdı, Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım gönderdi.Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstüne konmasını istiyor." Doç. Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı. "Böyle bir kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi. Komiser
    kâğıdı katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten sonra salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan besmele çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15 yıl içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri bayrakla örtüldükten sonra kapağı kapatıldı.

    Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son durağı olacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı...

    Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açılmıştı Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12 askerin omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir top arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı. Radyodan naklen yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar hüzünlüdür.Ancak o törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisini çekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem yapılmıştı. Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir formül enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük ilaç şişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem sayesinde Ata'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi- öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün defnini şart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı.

    Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in huzurunda Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca tahnit bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı. Bir başka deyişle Atatürk'ün (mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene katılanlar olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o törene katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.

    Bu yazıda yer alan bilgilerin bir kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki Mutlu ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor. Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu ayrıntılarla daha da ilginç bir boyut kazanıyor.

    Atatürk'ü son görenler anlatıyor:

    Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki o töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı buldular. İzlenimlerini şöyle anlattılar:

    • OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile katafalka çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük sakalı vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."

    • HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım. Başı yana doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı. Hani insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle aralıktı gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."
    Bu mesaj en son " 29.10.05 " tarihinde saat 20:29 itibariyle AlpeR tarafından düzenlenmiştir... Neden: konular birleştirildi

  2. #2
    PaSTaFaRYaN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2005
    Mesajlar
    4,323
    Karizma Gücü
    0
    Atatürk'ü yaşarken görmek için neler vermezdim
    Güzel yazıyı bizimle paylaştığın için teşekkürler
    Menderesin Atatürk'ü görünce sararması ve Atamızın gözünün açık kalması gerçekten ilginç

  3. #3
    ---------- WhyNot adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-07-1983
    Mesajlar
    1,514
    Karizma Gücü
    29
    Rahat uyu Atam Izindeyiz...!
    Saygılarımla WhyNot ?¿
    WhyNot Kimdir ?¿

    Ve cellat uyandı bir gece yatağından. Tanrım dedi bu ne zor bilmece. Öldükçe çoğalıyor insanlar. Ben ise tükenmekteyim öldürdükçe...


    ATATURK.TurkForum.Net.Com

    WhyNot's Home

  4. #4
    kaynak
    Ziyaretçi
    Atam İzindeyiz..!!

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    17-08-2004
    Mesajlar
    302
    Karizma Gücü
    0
    Ölü olduğu halde bile sanki ülkenin içinde bulunduğu duruma sitem dolu bakan Atamız yaşasaydı neler yapardı acaba...

    Paylaştığın için saol arkadaşım...

    Yattığın yerde rahat uyu Atam milletçe değerini geç olsada anlamaya başladık ve anlamayanlarda er geç anlayacak...

  6. #6
    emosh-gs adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-11-2003
    Mesajlar
    1,469
    Karizma Gücü
    0
    wayy be çok etkilendim bu yazıdan kaynağı belirtirsen sevinirim.. Ahh be Atam biz de senin gibi toprak olana kadar yaptıklarını arkasındayız..Senin de dediğin gibi elbet birgün vucüdumuz toprak olacak ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıcak !!!
    UEFA ve SUPER KUPA Sahibi Tek "TÜRK" TAKIMI



    "Arkadaşlar, Efendiler ve Ey millet, İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, En Hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır."

    M.Kemal ATATÜRK

  7. #7
    cemistanbul89 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-01-2005
    Mesajlar
    449
    Karizma Gücü
    0
    Çok teşekkürler kardeşim

    Çok etkilendim.

    Yeri gelmişken yeniden söyleyelim:

    ATAM İZİNDEYİZ

  8. #8
    agila_negra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2004
    Mesajlar
    1,106
    Karizma Gücü
    0
    hürriyet gazetesinin haberi galiba,
    yanılmıyorsam can dündar yazmıştı ama emin değilim.
    Dal rüzgarı affetmeye hazırdır,Lakin;
    Kırılmıştır bir kere...

  9. #9
    ANGEL dscvry2001 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    4,103
    Karizma Gücü
    8
    Paylaşan arkadaşa sonsuz teşekkürler.

    ATA'm, izindeyiz!
    ...


    That's all folks.. C'ya another time.. Who knows.


    :hz ...Sadece senin için... :hz


  10. #10
    jolly adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-01-2005
    Mesajlar
    720
    Karizma Gücü
    8
    atamızın son yolculuğu bile etkiliyor insanı gerçekten en az son yolculuğuna uğurlanırken yaptıkları kadar

    o zaten uyuyor, şimdi yukarıdan bizi izliyor, ATAmız'ı utandırmayalım arkadaşlar!..
    M.K.Paşa : "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur..!"


    Laws are sand, customs are rock. Laws can be evaded and punishment escaped but an openly transgressed custom brings sure punishment.




    ... ::: TurkForum Kadınlar Klubü Üyesidir ::: ...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. PKK'lı cenazesi arbedeye yol açtı
    2005 Konuları bölümünde oktayc tarafından açılmış
    Yanıt: 31
    Son Mesaj: 24.06.05, 16:23
  2. Terörist cenazesi, belediye ambulansı ile taşındı, PKK mitingine dönüştü!
    2005 Konuları bölümünde İzmirin_Kartalı tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 28.03.05, 11:48

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •