• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
27 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0

    Başarılı Denizin Kızına ve İzmir Aşıkları'na...



    İzmir'de Sabahlamak...

    ne vapurlar gelip geçer../ ben ege'den geçemem..
    oturunca denize karşı alsancaktan.../ gözlere sevdalı bir şarkı söyler karşıyaka../ izmir!..sen gerçekten de sevdaların şehri misin..?../ şarabım bitti../ gözlerinden içmeme izin verir misin..?


    gece yarısından sonra
    her saatin çeyrek geçelerinde kalkar vapurlar,
    alsancaktan karşıyaka'ya
    kaç çeyrekler geçer de,
    kalkıp gidemem
    denizin mavisini gözlerime yaslayışından

    omuzlarıma çöker şehrin yorgunluğu
    bedenime çöker yüreğin mahzunluğu
    şarkılarıma çöker yalnızlığın şehvetli tangosu

    bu kadar da üstüme gelmeyin be kardeşim
    serde kadınlık var,
    ağlarım..




    Beni Kucakla İzmir

    beni kucakla izmir..bu gitmeler bana göre değil..bu gitmeler kadınlığımın harcı değil..

    beni kucakla izmir
    bugün çocukluğum balonlar kadar renkli değil
    kurşunu olmayan silahlarla,
    intihar provaları yapıyorum
    ve sancılarını çekiyorum,
    ertelenen sevgilerin..

    bir babanın kızım tadında kokan,
    iyi geceler öpücüğü düşüyor fotoğraflardan
    saçlarımın dağınıklığını rüzgardan biliyorum,
    inkar ediyor
    sebebi olmadığım acıların,
    katili de değilim
    boşuna arıyorsunuz hüznümün sahibini
    kendimden başka kimseye,
    borçlu değilim..

    beni kucakla izmir
    bugün ellerim beş yaş yumukluğunda değil
    türkülerin saflığından utanıyor gözlerim
    türküler susturuyor beni bugün
    küçük bir çocuğun yardım çığlıklarını işitiyorum
    dua eden ellerine hüzünden başka bir şey bırakamamak,
    acıtıyor içimi
    hüzün bir çocuğun acısını dindirebilir mi..?

    beni kucakla izmir
    bugün kahkahalarım bildiğin yerde değil
    gitmez dediğin kaptan da terk etti gemiyi
    korunaklı seyir defterleri sular altında
    kızlığından sıyrılmış bir kadının,
    gölgesi vuruyor sulara
    kadının gözleri su yeşili
    kadının gözleri ıslak
    kadının gözleri uzaklarda..

    beni kucakla izmir
    bugün sabır taşım iyi yontulmuş değil
    ağızdan çıkan her söz yaralıyor küçüklüğümü
    buruk gülümsemelere ev sahipliği uzun sürdü
    hasretle çalan telefonun sesi bir anlık
    sevdam,
    kilometrelere zincirlenmiş bir isyan
    kalbim,
    bu isyanda sıkışan küçük bir kuş
    nerdesin diyebilmek bile zorlaşıyor gecelerde
    seni seviyorum’lu bütün şarkılar eksik yazılmış
    eksik yazılmış özlemin adresi rehberlerde
    yolunu kaybeden yolcular,
    kuytu köşelerde sızma endişesinde
    sarhoşluğu hiç bu kadar sevmemiştim
    hiç bu kadar korkmamıştım yalnız uyumaktan..

    beni kucakla izmir
    bugün gitmeler bana göre değil
    bu gitmeler kadınlığımın harcı değil
    ellerimde küçülüyor kavuşmalar
    kavgaların en kanlısı gözlerde yaşanıyor
    intihar mektuplarına rastlıyorum karanlık sokaklarda
    en berbat ayrılıklar gece
    en berbat yalanlar geceleri söyleniyor
    seviştiğim ve sevdiğim adam,
    geceleri bensiz uyuyor..

    beni kucakla izmir
    bugün sarhoşluğum çekilir gibi değil
    dibini gördüğüm şişelerde başlıyor yalnızlığım
    yirmi dört ayar değerinde değil sevinçlerim
    kime satsan almaz
    zenginliğim yüreğimden öte değil..

    beni kucakla izmir
    bugün düşlerim ulaşılır cinsten değil
    bozukluk sevişmelerimin hepsini,
    tek kollu dilenciye verdim
    dilenci şaşkın
    ben şaşkın
    gece şaşkın
    nasıl oluyor da anlatamıyorum garipliğimi
    kustuğum şiirlerde,
    konuştuğum ama duyamadığım bütün insanlarda aynı nakarat
    aynı melodi tekrarlanan
    şarkılarımın öksüzlüğüne isim koyamıyorum..

    beni kucakla izmir
    bugün şiirlerim sahibine yakın değil
    özlediğim adam,
    gecenin öteki yüzünde
    özlediğim adam,
    yatağında uykusuz
    özlediğim adam,
    ne çok sevildiğinden habersiz

    beni kucakla izmir
    beni kucakla izmir..!

    bugün özlemim
    bugün suskunluğum
    bugün çaresizliğim
    bildiğin gibi değil...




    İzmir! Sen Benim Erkeğim Gibisin...

    bir ömür boyu ancak bir şehir sevebilir./..anladım..
    izmir!../..sen benim erkeğim gibisin../..ne olursa olsun beni hep sevecek gibisin.. / /


    vakti bir zamandı
    senin bir parçan değildim ama beni aldın
    yorgundum../..yorulmuştum,
    omzunu yasladın
    aradığım ama bulamadığım bir sevdaydın
    şehvetle değil../..şefkatle yaklaştın
    o günden beri ayrılamadım senden
    değil sadece senden../..her şeyinden
    izmir!../..sen benim erkeğim gibisin
    ne olursa olsun beni koruyacak gibisin

    terkedilmişliğin loş ışıklı sahnelerinde isyan ettim aşk’a
    trajik komik ayrılıklar en çok alkışı aldı
    suskunluğuyla vuranlar görünmez katil oldu
    yaralarımı bir sen gördün
    bir sen sardın
    bir sen bastırdın
    izmir!../..sen benim erkeğim gibisin
    ne olursa olsun bana sarılacak gibisin

    meteliksiz dolaştığım oldu sokaklarında
    elimde bira şişesi ayaklarımı denizine uzattığım oldu
    çok isyan ettim
    ağladım
    akıttım göz yaşlarımı sularına
    küfürler yağdırdım dili bozuk geçmişin,
    yalnızlığımın en karanlık yerlerinde karşıma çıkmasına
    senden çıkardım hıncımı
    seni terk etmekle tehdit ettim
    saçlarım uzundu../..kısaydı../..uzundu
    saçlarıma geçirip ellerini beni kendine çektin
    izmir!./..sen benim erkeğim gibisin
    ne olursa olsun beni bırakmayacak gibisin

    başka şehirlerle aldattım seni
    başka şehirlerin gelini olmayı düşledim,
    yüreğimin sevgiye acıktığı ihtiras kokan kollarda
    başka şehirlere koştum,
    arkamda senin gözlerini bırakarak
    ama biliyordun
    sevilmeyi seviyordu yüreğim
    ondandı her sıcak öpüşte mum gibi eriyişim
    eridim../..gittim../..gönderildim../..geri geldim
    senin kadar kimse okuyamadı beni
    kimse senin gibi yüreği bilmedi
    izmir!../..sen benim erkeğim gibisin
    ne olursa olsun bensiz olmaz gibisin

    gündüzünü de sevdim elbet
    ama gecelerin başka
    gecelerin bedenimle şehvet yarışında
    ah! sevişmek diyorum../..sevişmek değil sadece bedenle
    yürekle../..gözle../..elle../..ve ruhla
    gecelerin sevişmeme mani../..özlemle sarılanım yoksa
    görmüyor musun,
    intihara meyilli sevgilerim
    kanayan ve ağrıyan bir bedenin arzularına tutunuyorum
    ilk ismim kadın../..sonrasında çiçeğim
    sevişme sonrası içilen sigaralar gibi yorgun ve uykuludur yüreğim
    ama sen,
    izmir!./..sen benim erkeğim gibisin
    ne olursa olsun beni boşaltacak gibisin

    bir vapur telaşında kaybettim belki beklemeyi
    yakışmadı üstüme kararsız bakışlar../..unutulmak ağır geldi
    sabahın en kör saatlerine kadar sana kustum şarkılarımı
    ne istediğimi kimse sormadı
    kimse bilmedi aslında ne çok ağladığımı
    sen biliyorsun her şeyi../..evin yolunu bile neden şaşırdığımı
    kollarına alıp yatağıma yatırıyorsun savunmasızlığımı
    tatlı melteminle örtüyorsun üstümü../..hatta çıplaklığımı
    bir iyi geceler öpücüğü dudaklarıma
    bir sarılış çocukluğuma
    her şey iyi olacak diyen sesin kulaklarımda
    kahretmesin../..inanıyorum sana

    izmir!../..sen benim erkeğim gibisin
    ne olursa olsun beni hep sevecek gibisin..


    Pelin Onay
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

  2. #2
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0


    İZMİRLİYİM, İZMİRLİSİN, İZMİRLİYİZ, EEE O ZAMAN SORUN YOK )

    Eğer Kordon dendiğinde aklınıza elektrikli ev aletlerinin dışında bir yer ismi geliyorsa;
    Eger Alsancak'ta hayatınızda bir kere bile piyasa yaptıysanız;
    Körfez kokusu nedir biliyorsanız; (Her ne kadar artık kokmuyorsa da)
    Hilton'un yapıldığı tarihi hatırlayabiliyorsanız;
    Fame City'de deliler gibi eğlendiyseniz (yaşınıza bakmadan);
    "TAM35" ve "35BUÇUK" kavramları size birşey ifade ediyorsa;
    Gevrek, Boyoz, Çiğdem, Domat, Nohut, Asvalya gibi kelimeleri kullanıyorsanız;
    "Geliyom, gidiyom, gelcen, yapçan, etçen" şeklinde konuşuyorsanız; Karataş'daki Asansör'den İzmir'i seyrettiyseniz;
    Churchill'de çay içtim dediyseniz;
    Elinizde Hasan Tahsin anıtının ya da Cumhuriyet Meydan'ındaki Atatürk anıtının yanında çekilmis bir fotograf varsa;
    Saat Kulesi'nin altında bir arkadaşınıza randevu verdiyseniz.
    Kemeraltı'nda alış veriş yaptıysanız;
    Karşıyaka denince aklıniza güzel kızlar geliyorsa;
    Bir kerecik dahi Kıbrıs Şehitleri'nde sevgilinizle el ele dolaştıysanız;
    Kara kış ne demektir bilmiyorsanız;
    Bi kerecik olsun kar görebilmek için, taa Sabuncubeli ya da Manisa Spil'e gittiyseniz;
    Zeybek havası duyduğunuzda içiniz cız edip kalkıp oynayasınız geliyorsa; Kalbim Ege'de Kaldı şarkısını kendinizle özleştirebiliyorsanız;
    9 Eylül size üniversite dışında şeyler de hatırlatıyorsa;
    "Kumru"'nun aslında bir kuş olmadığını , çok da lezzetli olduğunu düşünüyorsanız;
    Hıdrellez denince sokaklarda yakılan ateşler, deniz kenarına küçük taşlarla yapılan ev planları akliniza geliyorsa;
    Behçet Uz'un kim olduğunu biliyorsanız;
    Sokaklarda türbanlı insan görmeye alışık değilseniz;
    Dedeniz dahi yazın bermuda şort giyiyor ve sokaklarda şortuyla dolaşıyorsa; İnsanlar size sanki birer düşman gibi bakmıyorsa;
    Şimdiye kadar bir kere bile olsa Sevinç'in önünde buluştuysanız;
    Üniversite denince aklınıza iki tane , özel okul (kolej) denince de sayılı isim geliyorsa;
    Sıcakkanlıysanız;
    Ağustos ayında Fuar'ın açılışını heyecanla bekliyor ve Fuar açılınca ailecek geziyorsanız;
    Paraşüt kulesinden atladıysanız ya da atlayan tanıdıklarınız varsa;
    Fuar'daki gölde kuğulara bindiyseniz;
    Hiçbir zaman bir yere geç kalma korkusu yaşamadıysanız;

    SİZ İZMİRLİSİNİZ DEMEKTİR....



    SMYRNA'YA DAİR

    Ey Smyrna! Sen, en güzel amazon kadını!
    Göğsünü örten o sırma saçlarındı aklımı başımdan alan.
    Ey Smyrna! Beşbin yıllık yorgun kadın.
    Yirmi üç yıl önce bu ihtiyar doğduğunda
    Nasıl da aşık ettin onu kendine?
    O ihtiyar ki hep seni sever,
    Hep senle olmak ister.
    Senin de ondan başkasını sevmeni istemez.
    Ama seni sevenlere de ses etmez.
    Lakin böyle güzelliğe aşık olmayan ya delidir ya da kör.
    Ey Smyrna! Kendini beşbin yıllık bir ihtiyar sanma sakın.
    düştüğün, yorulduğun zamanlar oldu biliyorum
    Ama sen hiç pes etmedin, hep galip çıktın sonunda.
    Duydum ki o güzelim körfezinde balıklar yeniden can bulmuş.
    Güneş doğarken başka bir arzuyla doğar olmuş,
    Batarkense senden ayrılmanın hüznünü taşır olmuş üstünde.
    Ey Smyrna! Güzeller güzeli!
    Pasaportta nargilemi fokurdatıp,
    Güneşin senden ayrılmanın hüznüyle gözyaşı döküşünü izlerken,
    Diyorum ki sana :
    Nice beşbin yıllara!…

    ESAT BORA



    İZMİR SEVGİLİM

    Ne zaman özlesem o İzmir
    saçlarında nice aşklara tanık olur imbat
    Gözlerinde gece yaldız yağıyor denize
    Ve elinde nergisleriyle gelen
    Belki de adı İzmir bir sevgilidir
    Rüzgarıyla deniziyle nergisleriyle gelen
    Belki de sevgilim işte bu şehir
    En eski şarabını sunar ince elleri
    yaşarım gür sularla soylu coğrafyasıyla
    Esrik öpücükleri
    Aşklar ve kentler birlikte yaşar
    Birlikte soluk alır eski fotoğraflar da bile
    İkiye bölebilir misiniz hasreti
    Bir şarkıyı maviye sevinci
    Ayrı koyarsanız İzmir'le İzmirliyi
    Kırılır tuz-buz olurlar billurlar gibi
    Ey Dinçer doğdun gezdin sevdin ne güzel
    Sen Homer'den beri İzmirliydin
    Yüzün güneşiyle yanık için nergisiyle serin
    Hani el ele koşmuştunuz ya vapura bir gün
    Kazı duvarına teşekkür ederim diye
    Pasaport' daki taş iskelenin.

    Dinçer Sümer



    İZMİR ŞİİRİNDE LİRİK KIRINTILAR

    Olasıdır İlyada'nın İzmir"de yazıldığı
    Olasıdır Amazonlu Smyrna'nın oynaştığı
    These'yle
    Sevginin ve sevişmenin tarih düşüldüğü...
    Taşlar ayaklanır mı
    Efes'te Pagos'ta Agora'da?
    Beş bin kez uyanır mı İzmir
    Salıncağında?

    Tepekule uzun öykü
    Uzun anlatım
    Çala kalem geçilir mi sevdalar
    Bak gök yüzünün derinliğine
    Hititli mavi kuş uçar mı hala?
    Olgunluğuma denk düşen eski özlem.
    Eylül hüznünle ele geçirdiğim kent.
    Sevincimin yeni atlası, yeni coğrafyası hayatımın.

    Eksiği fazlası
    Beş bin inci dizilir gerdanına
    Işır ki duruşu aşkınlaşır
    Ben kabıma sığarmıyım ne mümkün
    İzmir'li olurum tarihin görkeminde
    Ah o lirik sevda, o antik coşku
    Şairin ve şiirin harman yeri
    Olasıdır; İzmir'den filizlendiği aşkın

    OĞUZ TÜMBAŞ
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

  3. #3
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0


    KARŞIYAKA'DA BİR CUMARTESİ SALINCAĞI

    barbar bir ses ürkütür yalnızlığımı
    Parklara dükülüyorum çok sesli dudağımla
    Geceye çiçek atıyorum
    Martılarla yarışarak
    Bir Cumartesi salıncağında

    Çayımı yudumluyorum
    Sevda ağacının gölgesinde
    Sen varsın yanımda
    Onulmaz acılarla Alaeybey'de
    Güllerin saltanatıyla
    Körfezi taşıyorsun
    Küçük Yamanlara

    Atımı eyerleyip Silahımı kuşanıyorum
    Karagöl'ün hüzünlü kıyısında
    Eskiyor Zaman
    Baldan Sayıyorum zehrini
    Bir Cumartesi salıncağında....

    A. NEYZAR KARAHAN

    BU AKŞAM

    Bu akşam seni özlediğimi yazacağım
    ve küllerimi yalnızlar sokağına döktüğümü
    teninin kokusunu ciğerlerime işlediğimi
    nar çiçeğinin güneşe gebe olduğunu
    arının çiçeğe unutamadığı geceleri fısıldadığını
    içimdeki tomurcuk mevsiminin yorulduğunu
    durup durup şiirini okuduğumu
    ve bana aktığını
    ve sana usta ozanlardan
    dizelerle seslendiğimi
    Mesela
    M.Cevdet Anday'dan Orhan Veli"den
    becerebildiğim kadarıyla Özkan Mert'ten
    Refik Durbaş'tan Sina Akyol'dan
    ve senin bildiğin benim beğendiğim diğer ozanlardan
    gözlerimdeki fotoğrafına baktığımı
    ve akmaması için bir cigara yaktığımı
    İzmir'in taşınmaz olduğunu
    kordonun taşlarının çimen koktuğunu
    ve sana aktığımı
    ve seni öyle çok

    öyle çok özlediğimi
    bu akşam seni özlediğimi
    ve içimdeki savaşı yazacağım

    Fatma Koştan



    KARŞIYAKA`NIN KIZLARI

    Deniz mavisi , yosun yeşili
    kömür karası gözler
    Derin ve anlamlı bakışlar sizde...
    Fidan gibi selvi boylar
    İncecik beller
    Alımlı ve endamlı yürüyüşler sizde...
    Esmerler , sarışınlar , kumrallar
    Yanık ve ipeksi tenler
    Bal rengi özenle taranmış ve
    Belik belik örülmüş saçlar sizde...
    Trende , vapurda , otobüste
    Can yakan bakışlar , süzüşler
    Sohbetin en koyusu
    En can alıcısı sizde..
    El ele yürüyüşler
    Göz göze gelişler
    Şen şakrak gülüşler
    Gene sizde...
    Otobüs duraklarında bekleyişler
    Vapur iskelesinde verilen randevular
    Koşuşmalar , günlük telaşlar
    Saatlere meraklı bakışlar
    Telefonlara sarılışlar
    Dört gözle bekleyişler
    Sizler için...
    Tomurcuk , gonca güller
    Kırmızı , beyaz karanfiller
    Buket buket verilen çiçekler
    Yanağa kondurulan öpücükler ve
    Pırlantayla süslü kraliçelik taçları
    Sizler için...
    Karşıyaka’nın kızları
    Yürüyüşleriniz başka
    Gülüşleriniz , sevinçleriniz başka
    Aşklarınız bambaşka!..
    Karşıyaka’nın kızları
    Başkalarına benzemezsiniz siz
    Hiç benzemezsiniz başkalarına
    Öyle güzel , öylesine güzelsiniz ki
    Siz Karşıyaka’nın kızları...
    Sizlere sevgi ve hayranlık dışında
    Hiç sözüm yok...
    Sizler gerçekten çok güzelsiniz
    Çok güzelsinizKarşıyaka’nın kızları ...




    KARŞIYAKALI UYUYAN GÜZEL

    Yıllar öncesiydi
    Bir tatil günü
    Binmiştim Konak’tan
    Karşıyaka vapuruna
    Öten vapur düdüğüyle
    Başladı yolculuk...
    Hınca hınç doluydu
    Ayakta duranlar bile ne çoktu
    Güneşli bir ilkbahar günüydü
    Deniz masmavi
    Güneş bir başka güzellikteydi
    Kızıllıklar içinde!
    Yanan ateş misali...
    Birden daldı gözlerim
    Karşımda uyuyan bir güzel!
    Yok olup kaçtılar
    Sanki buhar olup uçtular adeta
    Belki denizde buldular
    Kendilerini...
    Terkettiler birer birer
    Bizler için!
    Yalnız değildim elbet
    Bir uyuyan güzel
    Bir de ben vardım...
    Yatla bir gezideydim
    Sandalla dolaşıyor gibiydim adeta
    Uyuyan güzel!
    Günün telaşıyla yorgun düşmekten mi
    Vapurda uyumanın verdiği keyiften mi
    Nedir ,bilinmez O an
    Fırçamı alıp tuvale işlemek
    Makinemle fotoğrafını çekmek
    Kameramla görüntülemek
    Kalemimle küçücük bir şiire
    Dökmek istedim güzelliğini
    Yoktu yanımda hiç biri!...
    Her zaman yanımda olan
    Eksik etmediğim
    İki şey vardı
    Yüreğim ve beynim!
    Yüreğimin kamerasıyla görüntüleyip
    Beynimin hard-diskine kaydettim...
    Bir ara farkedemedim
    Uyuyan güzelin
    Uyanıp uyanmadığını
    Öyle sevecen
    Öyle güzeldi ki!.
    Ayırdetmek.İmkansızdı !
    Neler söylemedi neler
    Uyurken bile...
    Bitmesin istiyordum
    Bu yolculuk bu rüya
    Bilmiyordum adını
    Soramadım bile!
    Önemli de değildi belki
    Ben verdim adını
    O’naUYUYAN GÜZEL diye!
    Uyuyan ve uyanık gözlerle
    Seyrettik birbirimizi
    Bir an bakmışım
    Yaklaşılmış iskeleye
    Geri dönmüştü giden yolcular
    Birer birer...
    Uyarmadım bu kez uyuyan güzeli
    Dayanılmazdı uyuyan güzelin
    Uyanık haline!
    Koşar adımlarla çıktım vapurdan
    Uyuyan güzeli
    Yalnız bırakarak...
    Kaç kez yolculuk yaptım
    Karşıyaka Konak vapurlarıyla
    Başı öne eğik, yana yatık
    Uyuyanları az görmedim
    Benim uyuyan güzelim gibi
    Uyuyanı ve güzeli
    Ne gördüm .
    ne de tanıdım...
    Yıllar yılı
    Vapur seferlerinde
    Hep O’nu aradı gözlerim
    Kim bilir nerdedir!
    Onu bulmanın ve tanımanın
    Yok artık çaresi!
    Belki ilk ve son kez uyumuştu
    Uyuyan güzel!
    Nereden bilebilirdim ki!
    Ben onu kaybettim
    Yıllar öncesi...
    Uzun yıllar geçse de
    Hiç uyanmadan
    Yüreğimin derinliklerinde
    Mışıl mışıl uyuyor
    Benim uyuyan KARŞIYAKA’LI GÜZELİM!...
    Ve büyüsü bozulmasın
    Uyanmasın istiyorum
    Benim Karşıyaka’lı güzelimin!..

    Özcan Özcan....
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

  4. #4
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    VE SON OLARAK AHMET PİRİŞTİNA [8 NİSAN 1952 - 15 HAZİRAN 2004]



    İzmir Ağlıyor

    (..bu şehir seni unutmayacak..)
    "İzmir için ölürüm" diyen bir adamdı, / öldü.../..izmir ağlıyor şimdi sevgilisi için..


    dokundu kalbine bir el
    titredi
    gitmek için erkendi,
    bekleyemedi

    esti kalbinde bir yel
    üşüdü
    hayatın yorgunluğu tıkadı damarlarını
    semaya süzüldü

    bir yürek düştü Ege'nin sularına
    körfezin kollarında uykuya daldı
    kordonun bağı çözüldü
    saatler durdu, ışıklar söndü
    "İzmir için ölürüm" diyen bir adamdı,
    öldü.

    İzmir ağlıyor şimdi sevgilisi için
    İzmir’e acı yakışmıyor
    on iki yaşında bir çocuk, " senin yerine ben gitseydim" diyor
    böylesine derinden seviliyor
    gecede titreyen mumların gölgesi,
    hüznün şah damarına vurup, kaldırımlara yansıyor

    iyi yolculuklar sana İzmir’in sevgilisi
    bu şehir ellerini kaldırdı, seni yıldızlara uğurluyor..


    Pelin Onay



    Ayhan Çıkın..





    RUHU ŞAD OLSUN...
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

  5. #5
    kaybolan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2005
    Mesajlar
    1,052
    Karizma Gücü
    0
    ellerine sağlık ..bu ne izmir sevgisi ...adamın İzmirli olası geliyor..ama olunmaz dimi...bu arada Ahmet Piriştinayı'da yad edelim.. Allah rahmet eylesin..
    Dünya Fani, Ölüm Ani

    TF-BJK Bankası SECURITY
    ----------------GELDİM----------------

    Non ti dimentichero' mai

  6. #6
    tuncakaya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-05-2005
    Mesajlar
    840
    Karizma Gücü
    0
    hepsi çok güzel fakat piristina çok kaliteli bir insandı

    onunla ilgii olanlar daha bir başka etkiledi beni

    ellerine sağlık

  7. #7
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    Smyrna&Kordelya İzmir'e aşığımmm ))
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

  8. #8
    tatlibela adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-02-2005
    Mesajlar
    3,913
    Karizma Gücü
    8
    off off bagırasım geldııııı tutmayın benıı KAFKAFFKAFF SİN SİN SİN KAFSİN KAFSİN KAF:
    ahmet piriştina yı unutmyacazz izmirlilerr ruhu sad olsun...
    ebrucummm ellerın dert gormesınnn bır kez daha ne gusel bır sehırde yasadıgımı hatırlattınn



    İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze ...Bundandır böyle dibe vuruşumuz...

  9. #9
    Honest
    Ziyaretçi
    Teşekkürler ablacım...

  10. #10

    Red Devil (Amy Lee Fan)
    Hanedan_JK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-12-2003
    Mesajlar
    2,507
    Karizma Gücü
    0
    mükemmel bi çalışma. Emeğine sağlık canım
    Bu Ne Büyük AŞK
    TF - Beşikt
    AŞK


    Uçurtmalar, rüzgar kuvvetiyle değil, bu kuvvete karşı uçtukları için yükselirler.

    ...Bu düny@d@ z@tén y@ndık,céhénnémdé yorg@n ilé y@t@rız !...



 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •