• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    PaSTaFaRYaN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2005
    Mesajlar
    4,323
    Karizma Gücü
    0

    Mutsuz Attila İlhan Kimdir? Hayatı, Biyografisi ve Yaşamı Hakkındaki Yazılar ( 1925 - 2005)

    İlk Gençlik Yılları


    15 Haziran 1925'te Menemen'de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat'ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı. Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi'ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı'nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. 1946'ta mezun oldu. İstanbul Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. 1948'de ilk şiir kitabı Duvar'ı kendi imkanlarıyla yayınladı.


    Paris Yılları


    1949 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nazım Hikmet'i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris'e gitti. Bu harekette aktif rol oynadı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan bir çok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye'ye geri dönüşünde sıklıkla başı polisle derde girdi. Sansaryan Han'daki sorgulamalar ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynamıştır. Bir kaç kez gözaltına alındı.

    İstanbul - Paris - İzmir Üçgeni


    1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca Paris'e tekrar gitti. Fransa'daki bu dönem Attilâ İlhan'ın Fransızca'yı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950'li yılları İstanbul - İzmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini yavaş yavaş Türkiye çapında duyurmaya başladı. Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953'te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlar.

    Sanatta Çok Yönlülük


    1957'de gittiği Erzincan'da askerliğini yaptıktan sonra, tekrar İstanbul'a dönüş yapan Attilâ İlhan sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Onbeşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960'ta Paris'e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın İzmir dönemini başlattı. Sekiz yıl İzmir'de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler serisinden Bıçağın Ucu yayınlandı. 1968'te evlendi, 15 yıl evli kaldı.

    İstanbul'a Dönüş


    1973'te Bilgi Yayınevi'nin danışmanlığını üstlenerek Ankara'ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak 'ı Ankara'da yazdı. 81'e kadar Ankara'da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul'a yerleşti. İstanbul'da gazetecilik serüveni Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından beri köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesi'nde sürdürmektedir. 1970'lerde Türkiye'de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür halk tarafından beğeniyle izlenilen diziler oldu.


    ESERLERİ
    Şiir kitapları: Duvar (1948), Sisler Bulvarı (1954),Yağmur Kaçağı (1955), Ben Sana Mecburum (1960), Bela Çiçeği (1962), Yasak Sevişmek (1968), Tutkunun Günlüğü (1973), Böyle Bir Sevmek (1977), Elde Var Hüzün (1982), Korkunun Krallığı (1987), Ayrılık Sevdaya Dahil (1993).

    Romanları: Sokaktaki Adam (1953), Zenciler Birbirine Benzemez (1957), Kurtlar Sofrası (1963/64), Bıçağın Ucu (1973), Sırtlan Payı (1974), Yaraya Tuz Basmak (1978), Fena Halde Leman (1980), Dersaadet’te Sabah Ezanları (1981), Haco Hanım Vay (1984), O Karanlıkta Biz (1988).

    Gezi notları: Abbas Yolcu (1957).

    Deneme-anı türü: Hangi Sol (1970), Hangi Batı (1972), Faşizmin Ayak Sesleri (1975), Hangi Seks (1976), Hangi Sağ (1980), Gerçekçilik Savaşı (1980), Hangi Atatürk (1981), Batının Deli Gömleği (Gazete yazıları, 1981), İkinci Yeni Savaşı (1983), Sağım Solum Sobe (Gazete yazıları, 1985), Yanlış Erkekler Yanlış Kadınlar (1985), Ulusal Kültür Savaşı (1986), Sosyalizm Asıl Şimdi (1991), Aydınlar Savaşı (1991), Kadınlar Savaşı (1992), Hangi Edebiyat (1993), Hangi Laiklik (1995),Hangi Küreselleşme (1997), Bir Sağ Kırmızı Karanfil
    (gazete yazıları, 1988).

    Senaryosunu yazdığı Sekiz Sütuna Manşet (6 bölüm) 1982’de, Kartallar Yüksek Uçar (12 bölüm) 1984’te, Yarın Artık Bugündür 1986’da, Yıldızlar Gece Büyür (16 bölüm) 1992’de, Tele-Flaş (13 bölüm) 1993’de TV dizisi olarak oynandı. Atilla İlhan’ın Bütün Şiirleri Bilgi Yayınevi tarafından basılıyor (1983).

    Tutuklunun Günlüğü kitabıyla Türk Dil Kurumu 1974 şiir Ödülü’nü, Sırtlan Payı romanıyla da 1974-1975 Yunus Nadi Armağanı’nı kazandı.

    --------------------------------------------------------------------------

    Kendisi artık aramızda değil ama ben onun vefat gününü yazmak istemiyorum çünkü o hala agerek fikirleriyle gerek roman ve şiirleriyle hala aramızda
    Seni unutmayacağız Attila İlhan
    Bu mesaj en son " 20.03.06 " tarihinde saat 19:43 itibariyle vAlinOr tarafından düzenlenmiştir... Neden: arka arkaya möesaj atmamaya dikkat edelim ;)

  2. #2
    kadavra009 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-06-2004
    Mesajlar
    493
    Karizma Gücü
    0
    vefat haberini bende 5 dakka kadar önce duydum çok üzüldüm gerçektende.....
    Dünyayı güzellik kurtaracak
    bir insanı sevmekle başlayacak her şey...




    ultrAslan
    HerYerdeyiZ
    AnkarA

  3. #3
    My Darling
    Ziyaretçi
    Buyuk bir sairdi...Onu ahmet kaya nın sarkılarında tanıdım ...Allah rahmet eylesin...

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    04-03-2005
    Mesajlar
    340
    Karizma Gücü
    0
    İşi başka yönlere çekmeyelim. Attila İlhan Türkiye'de son dönemde ortaya çıkan kim aydın tartışmasında hiç şüphesiz herkesin aydın sıfatını yakıştırabildiği tek isimdi. Bu dünyada ölümüne inanamayacağım ve ölmesini istemediğim birkaç kişiden biriydi. Türkiye çok yönlü bir sanatçıyı, gerçek bir aydınını kaybetti. Bu kayıp çok büyüktür, belki şimdi bu kayıbın önemini kavrayamıyoruz ama gerçekten Türkiye'de iyi olan ve bana umut veren insanlardan biriydi. Allah rahmet eylesin.
    Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.
    Uğur Mumcu







    {Super**68 Williams F1 {Super**68

  5. #5
    Penguen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2005
    Mesajlar
    2,600
    Karizma Gücü
    8
    Büyük usta Attila İlhan ile ilgili Turforumda yapılan paylaşımlar;

    Attilâ İlhan Hayatı ve Şiirlerinden Seçmeler - 1925-2005 -v1 - http://www.turkforum.net/showthread.php?t=170664

    Atilla İLHAN vefat etmiştir!
    - http://www.turkforum.net/showthread.php?t=170523

    Mütefekkir şair Attila İlhan vefat etti
    - http://www.turkforum.net/170756-mutefekkir-sair-attila-ilhan-vefat-etti.html

    Şair - Yazar Atilla İlhan hayatını kaybetti.
    - http://www.turkforum.net/170559-sair-yazar-atilla-ilhan-hayatini-kaybetti.html

    Attila İlhan - http://www.turkforum.net/155100-atilla-ilhan.html

    Attilâ İlhan seksen yıldır öğrenci - http://www.turkforum.net/153891-attila-ilhan-yildir-ogrenci.html

    Atilla İlhan Şiir Albümü [Ben Sana Mecburum Bilemezsin]
    - http://www.turkforum.net/showthread.php?t=103772
    ...:::▒▓ Penguen Kardeşliği ▓▒:::...
    ve penguenler göçtüler artık


    ir: ¸„.-·~¹°”ˆ˜¨ Zopacılar Birliği ¨˜ˆ”°¹~·-.„¸ ir:
    zopam rafında formamı astım bir kenara.


    Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
    Güzel yüzün yanakların ıslanır
    Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
    Hüzün keder yüreğime yaslanır


    Sen ağlama bir damla gözyaşın yeter
    Sen üzülme gülüm

    Gece gökyüzünden bir damla yaş düşünce
    Bahar gelir tüm çiçekler ıslanır
    Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
    Hüzün keder yüreğime yaslanır


    Sen ağlama bir damla gözyaşın yeter
    Sen üzülme gülüm gamzende güllerin biter
    Yollarıma taş koysalar döneceğim
    Gözlerinden yaşlarını sileceğim


    http://satek.saitem.org/ataturk_bayrak.gif

    Bir zamanlar beni buralarda BloodLust olarak bilirlerdi yabancı ...

  6. #6
    <span style='color: #FF0000'><span class='glow_FFA500'>davhan</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2005
    Mesajlar
    7,761
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9

    Attila İlhan (1925 - 2005)

    Attila İlhan 15 Haziran 1925’te Menemen’de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı kentlerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza Nazım Hikmet şiiri göndermesi nedeniyle 1941’de tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı.


    CHP ŞİİR ARMAĞANI’NDA İKİNCİLİK ÖDÜLÜNÜ KAZANDI
    Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi’ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı’nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü kazandı. 1946’ta mezun oldu.


    İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Üniversite yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. 1948’de ilk şiir kitabı Duvar’ı yayınladı.


    1949 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Paris’e gitti. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan bir çok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye’ye geri dönüşünde sıklıkla başı polisle derde girdi. Bir kaç kez gözaltına alındı.


    1950’Lİ YILLARDA ADINI DUYURDU
    1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca tekrar Paris’e gitti. Fransa’daki bu dönem Attilâ İlhan’ın Fransızca’yı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950’li yılları İstanbul - İzmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini Türkiye çapında duyurmaya başladı.


    Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953’te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlar. 1957’de askerliğini yaptıktan sonra sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Ali Kaptanoğlu adıyla onbeşe yakın senaryo yazdı.


    ’YASAK SEVİŞMEK’ VE ‘AYNANIN İÇİNDEKİLER’
    1960’ta Paris’e geri döndü. Babasının ölmesiyle birlikte İzmir’e döndü. Sekiz yıl İzmir’de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler serisinden Bıçağın Ucu yayınlandı. 1968’te evlendi, 15 yıl evli kaldı.


    1973’te Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını üstlenerek Ankara’ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak’ı Ankara’da yazdı. 81’e kadar Ankara’da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul’a yerleşti.


    ‘SEKİZ SÜTUNA MANŞET’, ‘KARTALLAR YÜKSEK UÇAR’ VE ‘YARIN ARTIK BUGÜNDÜR’
    İstanbul’da gazetecilik serüveni Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından beri köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesi’nde sürdürmekteydi. 1970’lerde Türkiye’de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür senaryosunu yazdığı dizilerdi.


    Türk edebiyatının usta kalemi Attila İlhan, 80 yaşında hayatını kaybetti. ()


    ATTİLÂ İLHAN KİTAPLARI


    ŞİİR
    Duvar
    Sisler Bulvarı
    Yağmur Kaçağı
    Ben Sana Mecburum
    Belâ Çiçeği
    Yasak Sevişmek
    Tutuklunun Günlüğü
    Böyle Bir Sevmek
    Elde Var Hüzün
    Korkunun Krallığı
    Ayrılık Sevdaya Dâhil
    Kimi Sevsem Sensin


    ROMAN
    Sokaktaki Adam
    Zenciler Birbirine Benzemez
    Kurtlar Sofrası
    Aynanın İçindekiler
    Bıçağın Ucu
    Sırtlan Payı
    Yaraya Tuz Basmak
    Dersaadet’te Sabah Ezanları
    O Karanlıkta Biz
    Fena Halde Leman
    Haco Hanım Vay
    Allahın Süngüleri-Reis Paşa


    ÖYKÜ
    Yengecin Kıskacı


    DENEME-ANI
    Abbas Yolcu
    Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler
    ANILAR VE ACILAR
    Hangi Sol
    Hangi Batı
    Hangi Seks
    Hangi Sağ
    Hangi Atatürk
    Hangi Edebiyat
    Hangi Laiklik
    Hangi Küreselleşme


    ATTİLÂ İLHAN’IN DEFTERİ
    Gerçekçilik Savaşı
    ‘İkinci Yeni’ Savaşı
    Faşizmin Ayak Sesleri
    Batı’nın ‘Deli Gömleği’
    Sağım Solum Sobe
    Ulusal Kültür Savaşı
    Sosyalizm Asıl Şimdi
    Aydınlar Savaşı
    Kadınlar Savaşı
    CUMHURİYET SÖYLEŞİLERİ
    Bir Sap Kırmızı Karanfil
    Ufkun Arkasını Görebilmek
    Sultan Galiyef
    Dönek Bereketi
    Yıldız, Hilâl ve Kalpak


    ÇEVİRİLERİ
    Kanton’da İsyan (Malraux)
    Umut (Malraux)
    Basel’in Çanları (Aragon)



    --------------------------------------------------------------------------------

    AN GELİR
    an gelir
    paldır küldür yıkılır bulutlar
    gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
    o eski heyecan ölür
    an gelir biter muhabbet
    çalgılar susar heves kalmaz
    şatârâbân ölür




    şarabın gazabından kork
    çünkü fena kırmızıdır
    kan tutar / tutan ölür
    sokaklar kuşatılmış
    karakollar taranır
    yağmurda bir militan ölür


    an gelir
    ömrünün hırsızıdır
    her ölen pişman ölür
    hep yanlış anlaşılmıştır
    hayalleri yasaklanmış
    an gelir şimşek yalar
    masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
    direkler çatırdar yalnızlıktan
    sehpada pir sultan ölür


    son umut kırılmıştır
    kaf dağı’nın ardındaki
    ne selam artık ne sabah
    kimseler bilmez nerdeler
    namlı masal sevdalıları
    evvel zaman içinde
    kalbur saman ölür
    kubbelerde uğuldar bâkî
    çeşmelerden akar sinan
    an gelir
    -lâ ilâhe illallah-
    kanunî süleyman ölür


    görünmez bir mezarlıktır zaman
    şairler dolaşır saf saf
    tenhalarında şiir söyleyerek
    kim duysa / korkudan ölür
    -tahrip gücü yüksek-
    saatlı bir bombadır patlar
    an gelir
    Attila İlhan ölür
    SEVDADANDIR

    ASALETIN BIZE YETER


  7. #7
    Gül Güzeli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2005
    Mesajlar
    1,971
    Karizma Gücü
    7

    Atilla İlhan (1925-2005)

    Atilla İlhan


    15 Haziran 1925’te Menemen, İzmir’de doğdu. İllk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı şehirlerde tamamladı.

    Atilla İlhan - Çocukluk Yılları
    İzmir Atatürk Lisesi henüz birinci sınıfında, mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat'ında tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Henüz 16 yaşındaydı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı.

    Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı. Kararın çıkması ile İstanbul Işık Lisesi'ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı'nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. Bu ödül kendisi için kuşkusuz büyük mutluluk kaynağı olmuştu.

    1946'da mezuniyetinin ardından, İstanbul Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında "Yığın" ve "Gün" gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanmaya başladı. Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek öğrenimini yarıda bıraktı. 1948'de ilk şiir kitabı "Duvar"'ı kendi imkanlarıyla yayımladı.

    Paris Yılları

    1949 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nazım Hikmet'i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris'e gitti. Bu harekette aktif rol oynadı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan bir çok karakter ve olaya temel oluşturdu. Türkiye'ye geri dönüşünde sıklıkla başı polisle derde girdi. Sansaryan Han'daki sorgulamalar; ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynadı. Bir kaç kez gözaltına alındı.

    İstanbul - Paris - İzmir Üçgeni

    1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca tekrar Paris'e gitti. Fransa'daki bu dönem, Attilâ İlhan'ın Fransızcayı ve Marksizmi öğrendiği yıllardı. 1950'li yılları İstanbul - İzmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini yavaş yavaş Türkiye çapında duyurmaya başladı. Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi nedeniyle, yine bu dönemde, 1953'te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başladı.

    "Çoğu zaman üç beş kişi için yazdığımızı sanırız,
    onlar bizi okumazlar. Asıl seslendiklerimiz,
    hiçbir zaman tanımayacağımız, başka üç beş kişidir."
    Atilla İLHAN

    Sanatta Çok Yönlülük

    1957'de gittiği Erzincan'da askerliğini yaptıktan sonra, tekrar İstanbul'a dönüş yapan Attilâ İlhan, sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Onbeşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960'ta Paris'e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın İzmir dönemini başlattı. Sekiz yıl İzmir'de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak "Yasak Sevişmek" ve "Aynanın İçindekiler" serisinden "Bıçağın Ucu" yayımlandı. 1968'te 15 yıl sürecek evliliğini yaptı.

    İstanbul'a Dönüş

    1973'te Bilgi Yayınevi'nin danışmanlığını üstlenerek Ankara'ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak'ı Ankara'da yazdı. 1981'e kadar Ankara'da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul'a yerleşti. İstanbul'da gazetecilik serüveni Milliyet (2 Mart 1982 - 15 Kasım 1987) ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından 2005 yılına kadar köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesi'nde sürdürdü. 1970'lerde Türkiye'de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve
    Yarın Artık Bugündür halk tarafından beğeniyle izlenilen diziler oldu.

    İlk romanı "Sokaktaki Adam" yayınlandığında 10 roman yazmıştı. Bunlar hiç gün ışığına çıkmadı. Attilâ İlhan bunun sebebini bir söyleşide şöyle açıklıyor: "... bir çok roman yazdım daha önceden. Ama neden yayınlamadım? Çok akıllıca bir sebebi vardı. Çünkü biliyorum ki yazarlar ilk romanlarında kendilerini anlatırlar. O da romancılık değildir. Günlük tutmaktır." (Düşün, Haziran 1996).

    Roman serüvenine başladığında döneminin diğer yazarları daha çok yerel ve kırsal olayları, kişileri işlerken Attilâ İlhan şehir insanını Türkiye'nin yakın dönem tarihini siyasal, ekonomik ve sosyal yanlarıyla ele alan bir yapı içerisinde işliyordu. Sadece İstanbul, İzmir gibi Türkiye'nin büyük şehirlerini, işlediği dönemin yaşam tarzını, ekonomik ve sosyal sorunlarını kahramanlarının gözüyle yansıtmakla yetinmiyor; aynı zamanda, batı kültürünün Türkiye'ye ne şekilde yansıdığını, olumlu ve olumsuz etkilerini, çizdiği karakterlerle ve Avrupa'daki şehirlerle örtüşen bir yapı içerisinde irdeliyordu.

    Attila İlhan, 11 Ekim 2005'te İstanbul'daki evinde hayata veda ettiğinde 80 yaşındaydı.

    Kaynak: www.biyografi.info

    yok kimseyi duymadım, canımı sıkmadım
    fikrini sormadım ben.


  8. #8
    mumy_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2006
    Mesajlar
    4,510
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    an gelır Atılla Ilhan ölür,,,
    Ahmet kaya cok harıka yorumlamıstı bu eserını,,Allah rahmet eylesın,,,
    "Ah ulan Ayrılık"
    - Bir tek seninle Ayrılamadık..

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •