• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    Evren Tablosu

    İnsanlık uyarlı bir evren tablosuna sahip olabilmek için XVI. yüzyıla, Polonyalı bilim adamı Kopernik 'in (1473-1543) yeni görüşler ortaya koyuşuna kadar beklemiştir. Yer'i Evren'in merkezi olmaktan çıkaran Kopernik , Yer de öbür gezegenlerle birlikte Güneş'in çevresinde dönmektedir görüşünü ortaya koyuyordu.

    Gerçekte Kopernik 'in sistemi hiç de yeni değildi. Çok önceleri Pythagoras'çılar Yer'in kendi ekseni etrafında döndüğünü, Evren'in merkezinde Güneş'in bulunduğunu, gezegenlerin de Güneş çevresinde döndüğünü bildirmişlerdi.

    Kopernik bu Pythagoras'çı görüşü geliştirmiştir. Yer'i Evren'in merkezine yerleştiren görüş Aristoteles' ci görüştür. Bütün Ortaçağ'a egemen olan bu Aristoteles'ci görüşü Gelileo Galilei (1564-1643), Kopernik'in görüşlerine dayanarak sarsacaktır.

    Aristoteles; Evren'de iki bölge ayırıyordu: Ayüstü dünya ve Ayaltı Dünya
    Ayüstü dünyada olup bitenler, bizim de içinde bulunduğumuz Ayaltı dünyada olup bitenlerden çok değişiktir.

    Ayüstü dünya, oluşumun ve bozulmanın olmadığı yerdir. Burada bütün,varlıklar hiçbir engele uğramadan, hiçbir gelişigüzelliğe düşmeden, tam bir gerekirlilik içinde, düzenli bir biçimde devinirler; onların devinimi en yetkin devinim olan dairesel devinimdir. (Aristoteles, başladığı yerde biten devinimi en yetkin devinim sayıyordu. Yunan düşüncesinin belirgin özelliklerinden birini ortaya koyan bu görüşü hıristiyanlık dünyası bütün Ortaçağ boyunca benimsedi.)

    Ayüstü dünyada bulunan'varlıklar hem canlı.hem ölümsüz varlıklardır ve tümü esîr'den yapılmıştır. Esîr cisimseldir, ama hiç bozulmaz, hep olduğu gibi kalır. Esîr, iIk yunan filozoflarının ortaya koyduğu iIk ilke ya da anamadde kavramına yakındır.

    Örneğin Thales 'in su, Herakleitos 'un ateş dediği şeye Aristoteles esir der gibidir.


    Ay Altı Dünya
    Içinde bulunduğumuz Ayaltı dünya, değişimin var olduğu, oluşumun ve bozulmanın varolduğu; ölümlü varlıkların bulunduğu dünyadır. Ayüstü dünyadaki gerekirliği Ayaltı dünyada bulamayız. Ayaltı dünya yetkinliklerin olmadığı dünyadır: Ayüstü dünyadaki dairesel devinimin yerini Ayaltı dünyada doğru çizgi boyunca devinim. almıştır. Ayaltı dünya da bütün şeyler bu çizgisel devinimle, kendilerine en uygun yerleri alırlar.. Ağır şey merkeze doğru inmek ister, hafif şey merkezden uzâklaşmak ister: taşın düştüğünü, alevin yükseldiğini görürüz. Böylece, Ayaltı dünyada her şey, kendi “doğal yer” ine çizgisel devinimle ulaşır.

    Aristoteles , Evren’in yapısını açıklarken, ilk yunan filozoflarından Empedokles 'in koymuş olduğu dört öge kuramına başvurur. Bu dört öge toprak, su, hava ve ateş'tir.

    “Doğal yer” kavramı da böylece açıklığa kavuşur. Bu dört öge birçok değişik özelliğe sahip olmalarıyla birbirlerinden ayrılırlar; bu , özelliklerden başlıcası herbirinin ayrı bir “doğal yer”e sahip olmasıdır.
    Evren Tablosu
    Şimdi Aristoteles ’ın. çizdiği , evren tablosunu düşünelim: Yer küre, Evren'in ortasında.devinimsiz durmaktaydı. Öbür küreler onun çevresinde içiçeydiIer. En dıştaki küre «İlk Gök»tü: Yer,'den “İlk Gök”e.. kadar; şöyle bir sıralanma vardır: en ortada en ağır Yer, en dışta en hafif Ateş;
    Ateş'le :Yer, arasında dıştan içe doğru önce, Hava; sonra Su:
    Ateş; sıcak ve . kurudur.
    Hava; sıcak ve nemlidir.
    Su; soğuk ve nemlidir.
    Toprak ', soğuk ve kurudur: , Bütün:.bu ögeler birbirlerine dönüşebilirler. Karışık yapılı cisimler;bu, dört ögenin bileşikleridirler. Oluşum; bu dört :ögenin bileşmesidir, yani bir tözün., bir başka töze dönüşmesidir. Demek ki, bir şeyin oluşması, bir başka şeyin bozulmaşıyla olur. Oluşum ve.bozulma bir değişmedir: Yalnızca maddeden ve bileşimden bileşik olan:şeyler oluşur: ve bozulur



    KAYNAK: Aristoteles Felsefesi-Afşar Timuçin-Kavram Yayınları
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  2. #2
    haknet adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-05-2005
    Mesajlar
    2,157
    Karizma Gücü
    0
    Yazılarını beğeni ile okuyorum. Çok seviyorum.

    SAYGILAR...
    :x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x



    KaN KaRDeŞLeR BiRLiGi



    :x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x:x

  3. #3
    mcc
    mcc çevrimdışı
    mcc adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-04-2005
    Mesajlar
    144
    Karizma Gücü
    0
    Bu yazıyı paylaştığın için sağol ESHQUIA, Kenan Evren'in nü tabloları aklıma geldi istemsiz olarak başlığı görünce, patlattım ben de kahkahayı.
    Atatürkçülüğün düşmanları, sıra size de gelecek.
    Mustafa Kemal Atatürk


    Vakti istibdatta söz söylemek memnu idi;

    Ağlatırdı, ağzını açsan hükümet mananı.

    Devr-i hürriyetteyiz şimdi, değişti kaide;

    Söyletirler evvelâ, sonra, s….ler ananı!...

    Şair EŞREF

  4. #4
    ŞAHSUVAR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-04-2005
    Mesajlar
    1,822
    Karizma Gücü
    8
    "nu " klasmanındakı tablolar mı aklına geldı.....hanı su dere kenarındakı....

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Öğrenciler hece tablosu ezberlemeyecek
    2005 Konuları bölümünde This-is-me tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 06.09.05, 13:03

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •