• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    titan#6 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-01-2005
    Mesajlar
    1,424
    Karizma Gücü
    8

    GÜVENMEK & GÜVENİLMEK

    GÜVENMEK & GÜVENİLMEK

    Birbirimizi görmeden,
    tanımadan ve sadece "hissederek" yürüttüğümüz dostluk
    ilişkisi yaşamımızdaki diğer ilişkilerden çok farklı gelişiyor..
    Gerçek yaşamda önce fizikleriyle, giyim kuşamlarıyla, sonra da
    fikirleriyle ve yaşam görüşleriyle, zihinleriyle tanışırız insanların..
    sanal ortamda, önce fikirler ve görüşler ön plandadır,
    birbirimizi zihinlerimizle tanırız, severiz ( ya da sevmeyiz )
    ve bazen de tanımak isteriz, görüşür tanışırız....Değer verir,
    dost oluruz..

    "Dostunuz size
    aklından geçenleri açıklarken ne 'hayır'ı ne de 'evet'i
    ona söylemekten korkmayınız. Ve o sustuğunda yüreğiniz
    onu dinlemeyi sürdürsün; eğer dostun senin içindeki denizin
    alçalacağını bilmek zorundaysa, bırak yükseleceğini de bilsin..
    Yanlızca zaman öldürmek için aranılan dost nedir ki ?
    O, sizin ihtiyacınızı karşılamak içindir, yoksa anlamsız
    boşluğunuzu değil.. Ve dostluğunuzun uyumunda,
    bırakın kahkahalar yükselsin ve zevkler paylaşılsın..."



    Bazen bu büyü bozulmasın diye, dürüst olamadığımız için,
    bu tanışmayı istemeyiz. Karşımızdakinin dürüstlüğü veya
    bizimki. Bir şekilde kafamızda hep dürüstlüğü sorgularız,
    güvenmek isteriz yazılana, dostlarımıza....
    Hiç kimse yalanı sürekli
    sürdürecek kadar zeki değildir...Ve hiç kimse de bu yalanlara
    sonsuza kadar inanacak kadar saf değil...Dürüstlük, özgürlük
    demektir ve özgürlük kısıtlanmamalıdır asla...
    İnsan;
    karşısındakini bir süre aldatabilir belki... Hatta uzun bir
    süre de bunu devam ettirebilir... Ama kendini kandıramaz,
    bunu hep sürdüremez. Sürdürürse, kişilik sorunları
    başlayacaktır, yarattığı kahramanı yaşatmaya çalışırken,
    kendisini yaralamış, hatta öldürmüş olabilir...
    Ne kaybederiz oysa, ne olur boyumuz kısa veya uzun ise,
    zayıf veya şişman isek... Sağlığımız yerinde veya değil ise...
    Eksiklerimiz varsa... Paramız olsa veya olmasa...
    Veya o filmi görmemişsek, o şiiri duymamışsak....
    Ya da o ülkeye gitmemişsek...Sesimiz güzel değilse...
    O konuya yabancı isek....Söylediğimiz yaşta değilsek...
    Manken-fotomodel bir kadın veya atletik vücuda
    sahip bir erkek değilsek.. Ya da yaşamımızda olmadığını
    söylediğimiz birileri varsa... Ne farkeder dostluk adına..
    Yalanların esiri olarak yaşamak ve
    bir gün herşeyden kaçmaktansa,
    dürüst olmayı denesek dostlarımıza ve kendimize...
    Yarattığımız dünyanın birgün başımıza çökmesindense...
    Daha kötüsü, bir başkasının dünyasını yıkmaktansa....



    "Tıpkı okyanusun sahilinde durmadan kumdan
    kaleler yapan ve sonra da bir vuruşta
    gülerek yıkıveren çocuklar gibi. Oysa sizler kumdan
    kaleler yaptıkça okyanus sahile daha çok kum yığmaktadır,
    ve yaptığınız kaleleri yıktıkça okyanus sizlere gülmektedir.."






    Kendine mükemmel bir kişilik yaratmak çok kolay...
    Zor olan, olduğunu dürüstçe olabilmek... En acı gerçeğin
    bile en güzel yalandan üstün olduğunu hatırla...
    Dürüstlük temelinde oturan dostlukların daha değerli
    ve uzun ömürlü olacağını ta içinde biliyorsun...
    Unutma,uzun vadede dürüstlük her zaman galip gelecektir...
    Kendini zor olsa da, acı olsa da, kabullen... Çünkü sen biriciksin,
    çok değerlisin. Sonradan acısını çekeceğin hayalleri
    yaratma..


    ''Acınız, idrakinizi kaplayan kabuğun kırılmasıdır.
    Nasıl ki, bir meyvanın yüreğinin güneşi görebilmesi
    için kabuğunun çatlaması gerekir, acı da sizin için öyledir.
    Kalbinizi güncel yaşantınızın mucizelerine hayran tutabilseydiniz,
    acınız mutluluğunuzdan daha az görkemli olmazdı. Tıpkı;
    tarlalarınızdan geçip giden mevsimler gibi, yüreğinizin
    mevsimlerini de kabul edebilseydiniz, Pişmanlık ve üzüntülerinizin
    Kış'ında çevrenize huzur içinde bakabilirdiniz... Acılarınızın çoğu
    kendinizce seçilmiştir. İçinizdeki hekimin hastalıklı benliğinizi
    tedavi amacıyla verdiği tatsız ilaçtır... Bu nedenle, içinizdeki
    hekime güvenin ve uzattığı devayı sükûnetle ve yatışarak için.."


    Karşındakine güvenmek istiyorsan,dürüstlük arıyorsan,önce
    kendini güvenilir kılmalısın. Bunun da yolu; acı da olsa,
    zor da gelse kendinle tanış ve bize seni sun..
    Çünkü biz seni seviyoruz, klavyenin tuşlarındakini,
    sahte dostu değil,
    sadece ve tam da şu halinle
    SENİ
    .....
    yeraltından yazmak için yerinüstünden kovulmuş olmanız gerekir
    E.B.

  2. #2
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    teşekkürler...
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Damarlarındaki asil kana güvenmek...- kürşad kurtkaya
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde GöKBöRü tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 06.10.11, 16:12

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •