• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    titan#6 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-01-2005
    Mesajlar
    1,424
    Karizma Gücü
    8

    Yalnızlık kokuyoruz

    Yalnızlık kokuyoruz

    Ne kadar hapsolmuşuz sana yalnızlık, ne kadar medet umar olmuşuz senden; ne kadar saklanır olmuşuz boş kimliklerimizin, ünvanlarımızın ardına; ne kadar çok unutmuşuz etten, kemikten kandan oluştuğumuzu, insan olduğumuzu... Ne kadar anlamsız bir canavar, bir yanardağ haline getirmişsin bizi.. Biz mi snei çağırdık, ya da sen öylesine gelmek mi istedin...

    Her gün bir tufan gibi sürükleniyoruz seller misali işlerimize, okullarımıza... Sabah olduğunu bile anlamadan otomatik bir şekilde dolaplarımıza yaklaşıyoruz, belki kimimiz hergün aynı şeyleri üzerimize geçiriyoruz, banyo, mutfak ve en sonunda ayakklarımza geçirilen ayakkabı denen şeyle akın akın bir yerler akıyoruz, koşuyoruz...

    Kapılardan giriyoruz, kapılardan geçiyoruz, sandalyelere, bürositlere çöküyoruz, bilgisayarın tuşlarına vuruyoruz... Hatta kimilerinin bilgisayarlarının karşısında iş gereği aynalar var konuşurlarken, karşılarında telefondaki sese daha iyi yanıt versinler diye...

    Ekran, klavye, makine, iplik, ustura, fön, posta çantası, streskop vs. Derken girdiğimiz kapılardan bezgin çıkıyoruz öylece... Kimimiz servislere, kimimiz otobüslere, kimimiz bir yerlere...

    Ama hepimiz yanlız, ama hepimiz yorgun, ama hepimiz hayalsiz, düşsüz... Derken evler, derken yataklar, derken dolap girer yine devreye... Derken zaman ilerler, derken mumlar söner, derken aklar düşer, derken, diyecek birşey kalmaz öylece... Tek sözü yine yalnızlık söyler...

    Ne kadar gariptir değil mi kâğıt parçalarının esiri olmuşuz, uyuşturucu gibi bırakın kanımızı, hücrelerimize nüfuz etmiş... O zehir için kan döküyoruz, kan kusuyoruz, kardeş öldürüyoruz, günlerimizi ibadet edercesine ona sunuyoruz...

    Hayatlarımızı koltulara, kâğıtlara, elbiselere, arabalara, evlere, taşa, toprağa adıyoruz... Hergün biraz daha yol alıyoruz yalnızlıklardan... Mutsuzlaşıyoruz, kendimizi unutuyoruz... Oysa yaşayacak bir dünya var dışarda öyle değil mi, biz mevkilere kartlara, kartvizitlere hapsoluyoruz...

    Çığ olup katlanıyoruz, çığ olup yuvarlanıyoruz, sel sel, dalga dalga, buram buram yalnızlık kokuyoruz... Canavarlaşıyoruz...

    Lüks odalarda, geniş koltularda oturup, yeni kurbanlar seçip, yeni yalnızlar kafilesi için planlar programlar hazırlıyoruz... Diş biliyoruz... Ateş püskürüyoruz, hayatları vahasız çöllere dönüştürüyoruz, serap bile görmekten yoksun milyonlar yetiştiriyoruz... Şanslı ve şeytanlıklarını kullanarak zirveye oturanlara mevki etiketleri yapıştrıyoruz, diğerlerini cehennem karanlığında yeteneklerini öldürmek için kendilerine hapsediyoruz... Binbir çeşit rengi sırf güzelliklerini görmekten korktuğumuz için derin çukurlara atıp sonsuz bir renksizliğe hapsediyoruz...

    yazar:?

    "Fark yaratmak icin cok kücük oldugunuzu düşünüyorsanız,bir sivrisinekle yatağa hiç girmemişsiniz demektir." Anita Raddoick
    yeraltından yazmak için yerinüstünden kovulmuş olmanız gerekir
    E.B.

  2. #2
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    yüreğine sağlık...
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

  3. #3

    Red Devil (Amy Lee Fan)
    Hanedan_JK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-12-2003
    Mesajlar
    2,507
    Karizma Gücü
    0
    Şehirler büyüdükçe insanlar küçülüyor ve bizler evet gerçekten de bu büyük zindanlarda yalnızlık kokuyoruz..! Yüreğine sağlık titan
    Bu Ne Büyük AŞK
    TF - Beşikt
    AŞK


    Uçurtmalar, rüzgar kuvvetiyle değil, bu kuvvete karşı uçtukları için yükselirler.

    ...Bu düny@d@ z@tén y@ndık,céhénnémdé yorg@n ilé y@t@rız !...



 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •