Soykırım, politik bir terim olarak BM kararlarında tanımlanmış bir kavramdır. O tanıma uymayan hiç bir olayın soykırım olarak tanımlanması mümkün değildir.
BM belgesindeki soykırım tanımına göre; tarih boyunca sadece Yahudiler soykırıma uğramıştır, Ruanda kabileleri, Kamboçya, Kuzey Irak Kürtleri, Avusturya Aborjinleri, Bulgaristan Türkleri, Bosna-Hersek Boşnakları, İtalyan işgali altındaki Kuzey Afrika bedevileri, Fransa tarafından 1 milyonu öldürülmesine rağmen Cezayirliler, 1469 yılında İspanya ile Portekizdeki Müsllümanlar ile museviler ve son olarak bize konu olan Doğu Anadolu-Kafkasya Ermenileri, soykırıma uğramamışlardır.
Soykırımı tanımlayan, 1848 Tarihli "BM Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme" 2. maddesi şöyledir: "Soykırım; ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel bir grubu toptan ya da onun bir bölümünü yok etmek niyetiyle: Grup üyelerinin öldürülmesi, Grup üyelerinin fizik ya da akıl bütünlüğünün ağır biçimde zedelenmesi, grubun fiziksel varlığının tümü ya da bir bölümü ile yok edilmesi sonucunu verecek yaşam koşulları içinde tutulması, grup içinde doğumları engelleyecek önlemler alınması, bir grup çocukların başka bir gruba zorla geçirilmesi eylemlerinden herhangi birine başvurulmasını kapsamı içine alır. Soykırımda planlı, devlet politikası haline gelmiş eylemler söz konusudur."
Bu tanıma göre bir topluluktan milyonlarca kişiyi öldürseniz bile buna soykırım diyemezsiniz, çünkü bu tek başına soykırım sayılmaz. Etnik-dinsel-kültürel temizlik falan diyebilirsiniz.
Bu tanıma uyan tek olay Nazi Almanyasının Yahudilere karşı uyguladığı uygulamalardır. Zaten olayın püf noktası da burdadır: BM bu belgeyi Yahudiler için çıkarmıştır ve yahudilere karşı uygulanan tüm eylemler tanımda yeralmıştır. O günden bugüne de yahudiler bu belgenin değiştirilmemesi için elinden geleni yapmıştır, dünya üzerinde soykırıma uğrayan tek topluluk olarak sayılmak, onlar için ciddi bir avantajdır. Bu yüzden bugüne dek, İsrail, BMdeki stratejik küçük ortakları ve BM güvenlik konseyinde bulunan en büyük ortağı ABD sayesinde içlerinde ermenilerin de bulunduğu tüm grupların soykırım iddialarının reddedilmesini ve belgenin değişmemesini sağlamıştır.
BMnin diğer GK üyeleri olan Çin, uygur türkleri ve nepal uygulamaları, Rusya, Sibirya sürgünleri, Fransa, Cezayir olayı ve İngiltere de geçmişteki sömürgeleri soykırım tanımına girmesin diye İsrailin bu yöndeki çabalarına destek vermiştir.
Bu ülkeler ve tabii pek çok diğer ülke de Ermeni iddialarını, gerçeklik payı olsun olmasın, kabul etmemektedirler. şimdi arada bir kabul ediyorlar gibi haberler çıkıyor, bunlar bürokratik hilelerdir, Rusyada Duma kabul ediyor ama Dumanın kararlarının tavsiye olmadan öte bir anlamı yok. yani Rusyanın ermenilere ilişkin kabul ettiği birşey falan yok, o kabul etse, kendisi de sibirya için suçlanacak.
Fransada da iddia arada bir ısıtılıp meclise getiriliyuor ama ciddi bir sonuç doğurmadan geri çekiliyor. Hakeza ABD ve diğer ülkelerde de böyle. Aynı şekilde Türkiye de arada diğer ülkelere ait bazı iddiaları meclis yoluyla olmasa da Dışişleri yoluyla ısıtıp tabağa koyuyor. Bunlar diplomatik savaşlardır ve gayet olağandır.
Ermenilerin iddia ettiği olaylar gerçek kabul edilse dahi, soykırım olarak tanımlanamaz, bu konuda ciddi bir israil propagandası var, anlatmak istediğim olay bu. Olayların gerçeklik payı ise ayrı bir araştırma ve tartışma konusu.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
