Beni görmek demek, zorunlu olarak yüzümü görmek demek değildir. Benim düşüncelerimi anlıyor, duyduklarımı duyuyorsanız, bu yeterlidir!"
Mustafa Kemal Atatürk
GERÇEKÇİLİK
Ataturk İlkelerinden uygarlıkcılık, barışcılık ve devrimcilik ilkelerinin akılcılık ilkesiyle çakışmasının doğal bir sonucu olan gerçekcilik, tüm ilkelere canlılık kazandıran bir ilkedir.
Türk ulusunun tarihsel ve sosyal gerçeklerine dayanmak, toplumun içinde bulunduğu koşulları açık ve aydınlık biçimde belirleyerek gelecegin yolunu çizmek Atatürk gerçekciliğinin özüdür. Tutulan yolda amaca yönelirken "olanı oldugu gibi bilme" ve bu çıkış noktasının gerektirdiği akılcı yöntemler uygulama gerçekliğin yeter ve gerek koşuludur.
Gerçegi bilmek devrimciyi yolundan çevirmez, üstelik türlü çareler arayıp gücünü arttırmak olanağını sağlar. Gerçeğe boyun eğmek ya da toplum yararına uymayan gerçeğin aldatıcı bir gerçek olduğunu düşünmek arasında bocalamadan yürümek ve amaca yönelmek Atatürk gerçekçiliğinin şaşmaz niteliğidir. Bu nitelik, doğru ve yerinde saptamalarla, değer ölçülerine göre sıraladığu amaçlara ulaşmada, olanakları ölçerek, olayların gelişiminden yararlanarak, gerçekleşme koşullarını hazırladıktan sonra adım adım amaca doğru engelsiz ve kararlı yürümesinde kendini gostermiştir.
Atatürk gerçekçiligi, kimi kez halka rağmen, çok kez halkla birlikte ve fakat sonunda kesinkes halk için en iyi yolu bulmak ve gerçekleştirmektir.
Yalan ve yanlışın er geç gerçegin parlak aydınlığında yok olacağı inancı, gerçekciliğin temelidir. Doğru yolda ilerleyen gerçekcilerin başarılarının sırrı bu noktadadır.
Barışcılık, uygarlıkcılık ve devrimcilik girişimlerinin başarıya ulaşmasında gerçekciliğin çizdigi sağlam ve güvenli yoldan şaşmadan ilerlemek gerçek Atatürkçülerin değişmez idealidir.
- - - -
Metni anlaşılır hale getirdim ki millet okusun.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla
