Aslında insana ait tek gerçek yalnızlığı mıdır?
Ne hoştur bazen tek başına gezmek,sinemaya tek gitmek mesela. Ama komik bir
film seçilmemeli. Tek başına gülmek zor olur. Komediler 2 kişi için
idealdir.
Yalnız gezerken vitrin bakmak,dükkanlara girip fiyat sormak zevklidir. Hatta
bir süpermarketten alış veriş yapmak arabanın arka koltuğuna torbaları
koyup,direksiyona geçtiğimde şimdi ne yapsam diye düşünmek güzeldir.
Kendine güvenen adımlarla eve girmek ve evden her an çıkabileceğini bilmek.
Küçükken hep bunun hayali kurulmaz mı? Ama sonra büyüyünce keşke çocuk olsam
denir.
Ben hiç demem. Hatta keşke çocuk olmasaydım hiç. Hep yetişkin yaşasaydım bu
33 yılı. Keşke daha 33 yıl daha 33 yaşında kalaydım.
Neyse.
Dedim ya tek başına olmak ara sıra güzeldir ama yalnızlığımı seviyorum demek
daima bir züğürt tesellisidir.
Tamam evim evim güzel evim ama biriyle paylaşılmazsa ne anlamı var evimin?
Şimdi al bir çıkmaz daha.
Ev paylaşılınca da bir süre sonra bunalım başlar.
Bu yüzden denklem basit.
Sevgili sevgilinin de bir evi olmalı.
İki kişi bir gün orada bir gün burada hatta zaman zaman uzun da olsa orada
kalabilmeli. Ama insan sıkıldığı an kendi evine dönebilip yalnızlığıyla bir
süre hasret giderebilmeli.
Yani-Ay hayatım neden iki ayrı eve masraf yapıyoruz canım,gel beraber
oturalım-diye başlayan tiradlar çoğunlukla berbat ayrılıklarla
sonuçlanırlar.
Yani tecrübeyle sabittir emin olun.
Tabii bu durumda olan adama olur.
Kurulu düzenler bozulur.
Yeni bir düzen oluşturulur.
Ayrılık gelince kadın evde oturur adamsa şapa tabii.
Yani kısadan hisse misse olmasa da
Tek başına yaşanan hiçbir şey yarım değildir aslında.
İnsanlara ait tek gerçek yalnızlıkları kadar acılarıdır bir bakıma.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
