IMF Avrupa Bölüm Başkanı Michael Deppler, reformlar konusunda insanların istekli olmadığına dikkat çeken ve Avrupa ile ilgili kaygı içeren bir soruya Türkiye’yi örnek göstererek yanıt verdi. Deppler, Türkiye’de büyük bir mali düzelme ve aynı zamanda ekonomide büyük bir patlama olduğunu belirtti.
ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) Avrupa Bölüm Başkanı Michael Deppler, Avrupa’da insanların reformlar konusunda istekli olmadığına yönelik bir soru üzerine Türkiye’yi örnek gösterdi. IMF Avrupa Bölüm Başkanı Michael Deepler Euro Alanı Politikası konulu IMF raporuyla ilgili düzenlediği konferansta, Avrupa’ya ilişkin bir soru üzerine Türkiye’yi örnek gösterdi. Soruda, Almanya ve Fransa örnek verilerek, işsizliğin yüksekliğinden ve büyümenin düşüklüğü nedeniyle insanların reformlar konusunda çok istekli olmadıklarına dikkat çekildi.
EKONOMİDE PATLAMA VAR:
Bunun üzerine Deppler, Türkiye üzerinde çalıştığını belirterek, şöyle dedi: 'Eğer Avrupa bölümü içinde yer alan Türkiye’ye bakarsanız, siz dünyaya bakış açısınızı uygularsanız, asla hiçbir şey anlamazsınız. Temel olarak bir büyük mali düzelme ve aynı zamanda ekonomide büyük bir patlama vardır.’
FRANSA GİBİ KATI DEĞİL:
Michael Deppler’in Türkiye’yi örnek göstermesi üzerine gazeteci, Türkiye’deki iş gücü piyasasının Fransa’daki katılığa sahip olmadığı belirterek, sorusunu yineledi. Michael Deppler da, Avrupa’nın büyük problemlere sahip olduğunu, insanların bunun farkında olduklarını belirtirken, temel bakış açılarının 'Avrupa’nın sorunlarını daha uzun dönemli ele alması ve çok kısa döneme daha az odaklanması gerektiği’ şeklinde olduğunu belirtti.
EURO BÖLGESİ TAHMİNİ:
IMF, Euro bölgesi için yaptığı büyüme tahminini küçülttü, yakın risklere dikkat çekti. IMF, Euro bölgesinin bu yıl yüzde 1,3’lük bir büyüme yaşayacağı tahmininde bulunuyor. IMF’in daha önce, Nisan ayında yaptığı tahminde büyüme oranı ise yüzde 1,6’ydı.Her iki rakamda geçen yılki yüzde 2’lik büyümenin oldukça altında yer alıyor. IMF 2006 yılı için öngördüğü yüzde 2,3’lük büyüme oranını ise yüzde 1,9’a çekti. IMF yıllık raporunda Avrupa ekonomisinin ‘alçaktan uçan iyileşmesinin sert yere çarptığını’ belirterek iç talepteki zayıf büyümeye ve bunun yüksek petrol fiyatları ile değerli Euro karşısında Euro bölgesi ekonomisini kırılgan bir hálde bıraktığına dikkat çekti. IMF aynı zamanda, son bilgilerin bölge ekonomisinin yılın ikinci yarısında yükselme trendine girebileceğini belirtti.
IMF: Gözden geçirme için TBMM’yi bekliyoruz
ULUSLARARASI Para Fonu’nun (IMF) yeni stand-by anlaşmasının ilk gözden geçirmesini sosyal güvenlik yasasının TBMM’den geçirilmemesi nedeniyle askıya almasının ardından Türkiye’ye bakışında değişiklik olmadı. IMF Dış İlişkiler Direktörü Tom Dawson, gözden geçirmenin parlemontunun yeniden çalışmaya başlayıp alınmayan kararları ele alıncaya kadar ertelediğini kaydetti. IMF Dış İlişkiler Direktörü Tom Dawson, düzenlediği basın toplantısında, Türkiye ile ilgili yeni bir gelişme olup olmadığına ilişkin soru üzerine, yetkililerin alması gereken bir çok önlem bulunan Türkiye’de TBMM’nin çalışmalarına ara verdiğini hatırlattı. Dawson, Türkiye’deki ekonomik programın güçlü kaldığını, ancak gözden geçirmenin, TBMM’nin tatilden dönüp, ‘ertelenmiş olan konuları’ ele alıncaya kadar ertelendiğini bildirdi. Dawson’un ‘henüz kesinleşmeyen konular’ olarak açıkladığı düzenlemelerin başında sosyal güvenlikle ilgili düzenleme geliyor. Ancak veto edilen Bankalar Yasası’nın TBMM’den ikinci kez geçirilmesinin de yeniden gözden geçirme koşulları arasında yer alması bekleniyor. IMF’yle yapılan stand- by anlaşması çerçevesinde yapılan takvimlendirmeye göre, Türkiye’nin eylül ayı itibariyle yerine getirmesi istenen yeni yükümlülükler de bulunuyor.
Türkiye, IMF’ye en borçlu ikinci ülke
TÜRKİYE’nin 30 Haziran 2005 tarihi itibariyle Dünya Bankası’na 6 milyar 96 milyon, Uluslararası Para Fonu’na (IMF) 17 milyar 801 milyon ABD Doları tutarında borcu bulunduğu bildirdi. Devlet Bakanı Ali Babacan, DYP Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan’ın konuya ilişkin soru önergesini yanıtladı. Dünya Bankası’nın bağımsız denetim şirketi tarafından düzenlenen son yıllık rapor olan ‘2004 Yıllık Raporu’na göre, Banka’nın sağlamış olduğu krediler içerisinde Türkiye’nin, 30 Haziran 2004 itibariyle Çin, Meksika, Brezilya, Endonezya ve Arjantin’in ardından 6. sırada yer aldığı bildirildi. Yanıtta, 'Bugün itibariyle Türkiye’nin Dünya Bankası’na ve IMF’ye toplam ne kadar borcu bulunmaktadır?’ sorusuna ’30 Haziran 2005 tarihi itibariyle Türkiye’nin Dünya Bankası’na olan borcu 6 milyar 96 milyon 60 bin 708 ABD Doları, IMF’ye olan borcu da 12 milyar 192 milyon 980 bin 000 SDR’dir’ karşılığı verildi. Türkiye’nin IMF’ye olan borcu, 17 milyar 801 milyon 750 bin 800 ABD Doları’na tekabül ediyor’ yanıtını verdi.
Reform geliyor vergiler iniyor
GELİR ve Kurumlar Vergisi oranlarının 2006 yılı başından itibaren aşamalı olarak indirilmesi planlanıyor. Hükümetin uzun süredir yapılması önerilen vergi reformu kapsamındaki çalışmaları için Gelir İdaresi Başkanlığı ile Vergi Konseyi, temel vergi kanunlarını yeniden yazıyor. Gelir, Kurumlar ve Vergi Usul Kanunlarının güncel hale getirilmesi ve basitleştirilmesi amacıyla başlatılan çalışmada önce Kurumlar Vergisi Kanunu değişecek. Kurumlar Vergisi Kanunu’na ilişkin çalışmalar, Eylül ayı başından itibaren hızlandırılacak ve yıl sonuna kadar da yeni düzenleme Meclis’ten geçirilecek. 2006 yılı başında uygulamaya konulacak. Daha sonra ise Gelir Vergisi Kanunu, köklü bir değişikliğe tabi tutulacak. Ardından da Vergi Usul Kanunu, günün ihtiyaçlarına cevap verir hale getirilecek.
ORANLAR İNİYOR:
Çalışmalara göre, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun yeniden düzenlenmesi sırasında, yüzde 30’luk oran da değişecek. Vergi Konseyi, gelir vergisinde olduğu gibi kurumlar vergisinde de çok oranlı tarife önerdi. Konseyin önerisinde, vergi matrahı 1 trilyon liraya kadar olan kurumlardan yüzde 15, bunun üzerindekilerden de yüzde 30 vergi alınması istendi. Bu öneri, yapılan toplantılarda, 'KOBİ’ler için bir tanımlamaya gidilsin ve kurumlar vergisi oranı, KOBİ’ler için yüzde 15, büyük işletmeler için de yüzde 30 olsun’ şeklinde değiştirildi.
YATIRIM İNDİRİMİ:
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu’yla birlikte yatırım indiriminin de yeni esaslara bağlanması düşünülüyor. Vergi Konseyi, halen yüzde 40 olarak uygulanan yatırım indirimde standart oran yerine, bölgeler ve sektörler için farklı yatırım indirimi uygulanmasını öneriyor. Maliyeciler de, yatırım indiriminde farklı bir sisteme sıcak bakıyor.
GELİR VERGİSİ:
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun ardından yenilenecek olan Gelir Vergisi Kanunu’nda da oran indirimi temel değişikliklerden birisi olacak.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla