• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
35 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    titan#6 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-01-2005
    Mesajlar
    1,424
    Karizma Gücü
    8

    Mutlu olmak zor mu ?

    Mutlu olmak zor mu ?

    Nefes almak bir mutluluk değil mi?

    Hemen bence gerekli mutluluk şartlarını verelim;

    1- Asla demeyiniz [ asla asla demeyiniz ::))] !

    2- ''ama'' ve ''fakat'' demeyiniz!

    3- ''farketmez'' derseniz yalan söylemiş olursunuz,her şey fark eder.

    4- Hiç bir cümlenizin fiili '' mış,miş ''veya ''lar,ler ''veya ''mişler,mışlar''veya ''larmış,lermiş'' le bitmesin,
    bunlar sizin bilmediğiniz ve görmediğiniz ,başkasının anlattığı eylemledir ve bunlara göre hareket hem size hem karşınızdakine zarar verir.

    5- Başkasının yerine düşünmeyin !!

    6- Başkasının yerine karar vermeyin !!

    7- Bencilce yaşayın,zaten insan bencildir ve kendisi için yaşar,aksini söyleyip veya düşünüp kendinizi kandırmayın,böylece kim olduğunuzu ve nerede olduğunuzu bilirsiniz. Başkalarına daha az zarar vermiş olursunuz.

    8- Pozitif düşünce ile yaklaşın konulara (yapacağım,başaracağım gibi), ama bu Pollyanna'cılık olmasın

    9- Asla vazgeçmeyin

    10- Geçmişi yargılamayın, bir şey kazanamazsınız sadece tecrübe olarak faydalanın ve mutsuzsanız tekrar etmeyin !

    11- Mutlu olmak ve ilerlemek için yaşanan şeyleri tekrar yaşamayın,yaşanmışlardan faydalanın (ateşin el yaktığını öğrenmek için elinizi ateşe sokmaya gerek yok,etrafınıza bakmak ve okumak yeterlidir)

    12- Kendinize ve etrafınızdakilere - insanlara güvenin onları sevin!

    13- Genelleme yapmayınız! (bütün erkeler veya kadınlar gibi)

    14- Siz hissetiğinizi yaşayın ,varsın dünya beğenmesin siz beğeniyorsanız yeterlidir.

    15- Bir anı yaşamak için yıllar harcamak başarısızlıktır, başarı bir anda yılları yaşayabilmektir.

    16- Ben hep veriyorum, almıyorum demeyin,sadece verirseniz,vermeyi bilmediğinizden o hiç bir yere gitmez.
    Almasını bilmeyen veremez, vermesini bilmeyen alamaz, ağlamasını bilmeyen gerçekten gülemez, üzülmesini bilmeyen sevinemez.Her şeyin dengesi vardır.

    17- Ve karar verin,şu an sizinde yeni bir hayata başlama anınız olsun !!

    Çok mu zor bunları uygulamak,bakın bunları yazın ve uygulayın hayatınızın hemen değiştiğini göreceksiniz.

    Hayat çok güzel,yaşamasını biliniz
    DR.Cenk Kiper Mutluluk Yasaları®
    yeraltından yazmak için yerinüstünden kovulmuş olmanız gerekir
    E.B.

  2. #2
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0
    "MUTLULUK SORUNSUZ BİR YAŞAM DEĞİL, ONLARLA BAŞA ÇIKABİLME YETENEĞİDİR."
    H. JACKSON BROWN
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  3. #3
    titan#6 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-01-2005
    Mesajlar
    1,424
    Karizma Gücü
    8
    bence mutluluk o sorunlarla ugrasırken anlamını unuttugumuz ve kendimizi mutsuzlukla mutluluk arasında sıkışıp kalmış gibi hıssetmektr...
    yeraltından yazmak için yerinüstünden kovulmuş olmanız gerekir
    E.B.

  4. #4
    Bella adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-08-2005
    Mesajlar
    26
    Karizma Gücü
    0
    Mutluluktan beklentileri daralttığımızda sonuç daha çabuk geliyor.

  5. #5
    ŞAHSUVAR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-04-2005
    Mesajlar
    1,822
    Karizma Gücü
    8
    mutluluktan beklentı olmaz.....mutluysanız mutlusunuzdur elde etmıssınızdır.onu ele gecırmek ıcın yanı en kısa zamanda ona ulasmak ıcın,hıc oldugunuzu kabul etmelı ve bır hıc olarak hareket etmelısınız.ıste o zaman zamanın en kucuk bırımınde bıle mutlu olabılırsınız
    tekbir,tekliftir...secde ise ilanı aşktır.

    Birligin kederi, ayrılıgın safasından daha hayırlıdır. (yayhabin Muaz)

    " YÜKSEK RUHLAR"

  6. #6
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    Mutluluk Üzerine Üç Tez

    Mutluluk üzerine üç tez ileri süreceğim . İlk olarak sükunet ", uzun süreli bir mutluluk duygusuyla ve böylece ruhun münasip bir düzene sahip olması nosyonuyla bağlantılıdır. Mutluluk en iyi şekilde sükûnet terimleriyle anlaşılır. Mutluluğun genel bir özelliğinin, onun mutluluk ile huzurun arasındaki bağlantıyı yakalamak olduğu düşünülür. Bu huzur herhangi önemli bir çatışmanın olmaması anlamındadır; derin bir sükûnettir. Dahası, bir amaca doğru hareket etmekten ziyade, bir durağa gelmek gibi bir şeydir. Bir boşluktan, bir boşluğun üstesinden gelmekten ziyade, bir son durum, bir tamamlama, bir gerçekleştirmedir. Yunanca "ataraksiya" terimi İngilizce'ye genellikle "Tranquillity" (Sükûn) olarak çevrilir, bu terim Aristoteles ile Ptaton 'un kullandığı "euidaimonia" kelimesinin doğal rakibidir. Bu ikincisi genellikle "mutluluk" ve nadiren de "huzur" diye çevrilir; ataraksiya çevrilmesi zor bir kelimedir, sükun yaklaşık bir anlama sahiptir. Mutluluğu sükûnet olarak anlamak, mutluluğun düşmanını kaygı olduğunu görmemize yardımcı olur, Kaygı kelimesiyle şu ya da bu konudan duyulan -örneğin Ajanlar sizi yakalamadan Nebuchadnezzara geri dönüp dönemeyeceğiniz türünden- kaygıyı değil, hayatın uyumdan uzaklığı, istikrarsızlığı, doğru gitmemesi, dağılacağı türünden geceleri uyumanızı engelleyen "zihne takılmış kıymık" gibi bir kaygıyı kastediyoruın.

    Bu, beni mutluluğa dair ikinci tezime getiriyor. Temel görüşlerden biri mutluluğu ataraksiya (sükûnet) ile ilişkilendirirken, diğerleri Aristoteles 'i takip ederek mutluluğu faaliyet (energeia) ile ilişkilendirir. Stoacılar ile Aristotelesçiler arasındaki tartışma, temel seçenekler sunuyor. Aristoteles mutluluğa- ruhun mükemmellikle (arete) uyumlu faaliyeti olarak tanımlıyor. Mutluluk summum bonum 'dur ve bir insan için en yüksek iyi, onun uygun işlevine (ergon), yani ruhuna uygun iş veya faaliyetteki mükemmelliğine dayanıyor. Burada "harici iyilere" de (mesela düzgün yiyecek, güvenli ortam gibi) yer var; mutluluk sadece erdemin uygulanması değildir. Buna mutluluğun nesnel tanımı diyebiliriz ve bu tanım birçok aşikâr avantajlara sahiptir. Bu tanım bize mutluluk iddialarını değerlendirmek ve insanların (örneğin Matrix'te olduğu gibi) insan-akülerden daha fazla bir şey olmadığı durumlarda mutlu olduklarını sanmalarında hatalı olduklarını açıklamak için araçlar sunuyor. Daha önce de söylediğimiz gibi, bu tanım "mutlu köle" ve "mutlu tiran" sorunlarına da uygulanabilir. Mutluluğun ahlakla ve bir insanın hayatını bir bütün olarak nasıl sürdürdüğüyle ilişkilendiriyor. Mutluluk ile halinden memnun olmaya birbirinden ayırmak için bir yapı sunuyor.

    Ruh, doğal işlev, mükemmellik, meşhur kuramsal ve pratik erdemi uzlaştırma güçlüğünü bir yana koysak bile, bu tanım mutluluğun tecrübe edilişiyle temiz bir şekilde bağlanmıyor. Aristoteles mükemmelliğin (arete) bir pathos olmadığını söylüyor (Nikamakhos'un Ahlakı II v.3) ve hiçbir yerde mutluluğun bir duygu (bir pathos) olduğunu söylemiyor. Mutluluk bir energeia olduğuna göre, onun faal olma durumu "pathos" teriminin akla getirdiği pasiflikle uyumsuz görünüyor. Ve tanımı gereği duygu olmayan erdemlerle uyum içinde olan faaliyet olarak mutluluğu bir duygu veya heyecan olarak anlaması tuhaf olurdu. Mutluluk daha ziyade Neo'nun aktif karar vermesi, kendisi ile dünya hakkında gerçeği keşfetmesidir, yoksa kırmızı elbiseli kadınla sanal bir ilişki değil.

    Nihayet mutlulukla ilgili üçüncü tez: iki temel alternatif mutluluk görüşünden hiçbiri tek başına yeterli değildir. Aristotelesçi mutluluk için neden böyle olduğuna dair daha önce bazı sebepler göstermiştim. Mutluluğun sükûnet ile ilişkilendirilmesini onaylamış olmama rağmen, benim açımdan bu ilişkiyi bir düzeltme yapmadan kabul etmek mümkün değil. Mutluluğun sükûnet olarak gören bakış açısı, onu apatheia ile, tutkusuzlukla, bütün duygulara aynı mesafede olma, uzaklık, kayıtsızlıkla ilişkilendirme eğilimindedir. Bunun sebebi bizzat sükûnetin huzurla, barış içinde olmayla ve bahsettiğimiz diğer niteliklerle ilişkili olması, öte yandan, tutkuların, heyecanların, bağlılığın telaşla, uyumsuzlukla, hareketle ilişkili olmasıdır. Sakin bir hayat yaşamak böyle anlaşılınca, haklı olarak onun çorak, kuru, ilhamsız ve insan hayatındaki değerli birçok şeyden yoksun olduğunu düşünürüz. Sükûnet olarak mutluluk, bu uzun süreli, yapısal anlamıyla, gündelik hayattaki halinden memnun olmama ve kaygıyla uyumludur. Bu anlamda sakin bir hayattan çok, bir insanın temel duruşundaki denge, tutarlılık, oturmuşluk anlamına gelir. Yaşanan tecrübeler düzeyinde in- san, bu tanıma göre, gerçekten her türlü tutkuyu, bağlılığı, düşkünlüğü yaşayabilir. Hatta bunlar bazen fırtınalı bile olabilir: elbette bunlar insanın mutluluğunu, ruh hali anlamında riske eder ve yine aynı anlamda bir insanın mutluluğunu başkalarının ellerine teslim ederler.

    Charles L.Griswold
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  7. #7
    mayakovsky adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2005
    Mesajlar
    10
    Karizma Gücü
    0

    Mutluluk ÜstÜne

    MUTLULUK ÜSTÜNE

    Scilicit uftima semper

    Expectanda dies homini est, dicique beatus

    Ante obitum nemo, supremaque funera debet (Ovidius)

    İnsanın son gününü beklemeli her zaman

    Mutlu dememeli ona ölmeden

    Cenazesi kaldırılmadan.

    Bu konuda Krezus'u hikayesini çocuklar da bilir:

    Pers kralı onu esir edip ölüme mahkum edince sehpaya giderayak, Ah Solon, ah Solon! diye bağırmış. Krala götürmüşler bu sözü, o da ne demek istediğini sordurunca Solon'un kendisine verdiği bir öğütün ne doğru çıktığını anlatmış. Solon bir gün demiş ki ona: «Talih ne kadar güleryüz gösterirse göstersin, ömürlerinin son günü geçmeden insanlar mutlu saymamalı kendilerini; çünkü insan hayatı kararsız, değişkendir; ufacık bir eylem yüzünden bir durumdan bambaşka bir duruma geçiverir.»

    Agesilaus da, Pers kralının o kadar genç yaşta öyle büyük bir devlete konduğu için mutlu sayılabileceğini söyleyen birine: İyi ama, demiş, Priamos da o yaşta mutsuz değildi. O büyük İskender'den sonraki Makedonya krallarının Roma'da dülgerlik, budamacılık yaptıkları, Sicilya zorbalarının Koryntos'da çocuk bakıcısı oldukları görüldü. Dünyanın yarısını fethetmiş, bunca orduları yönetmiş bir İmparator bir Mısır kralının aşağılık adamlarına yalvarma zavallılığına üşüyor: Altı yedi ay daha az yaşamış olsa bu hale düşmeyecekti koca Pompeius. Bizim babalarımız zamanında da, bütün İtalya'yı o kadar uzun süre sarsmış olan Milano Dukası Sforza, zindanda öldü, daha kötüsü on yıl yaşadı o öldüğü zindanda. Hıristiyanlık dünyasının en büyük kralının dulu, kraliçelerin en güzeli, Maria Stuart, cellat eliyle ölmedi mi geçenlerde? Binlerce örneği var bunun. O kadar ki, fırtınalar, kasırgalar nasıl mağrur ve yüksek yapılarımıza daha çok yüklenirlerse, bu dünyanın büyüklerini yukarılarda kıskanan güçler var diyeceği geliyor insanın. Ve talih sanki ömrümüzün son gününü bekliyor, uzun yıllar boyunca yaptığını bir anda yıkma gücü olduğunu göstermek için. Laberius gibi bağırttırmak için bizi: Gereğinden bir gün fazla yaşamışım! diye.
    (İsmet Özel’in bir yazısını bana çok çağrıştırdı bu düşünceler. Bir gün, o yazıyı da vereyim… )

    Solon'un doğru sözü böyle yorumlanabilir. Ama o bir filozof olduğuna ve filozoflar mutluluğu, mutsuzluğu talihin cilvelerine bağlamadıklarına, büyüklüklere zaten önem vermediklerine göre, daha derin düşünmüş ve demek istemiş olabilir ki bence, ömrümüzün mutluluğu, soylu bir ruhun rahatlığına, doygunluğuna, düzenli bir kafanın kararlı ve güvenli oluşuna bağlı olduğu için, (abç. mayakovsky) hiçbir insana, komedyasının en son ve kuşkusuz en zor perdesini oynamazdan önce mutlu denemez. O perdeden önce maske takınmış, felsefenin güzel öğütlerine gösteriş olsun diye uymuş, ya da sarsıcı olaylarla sınanmadığımız için hep sağlam yürekli kalmayı başarmış olabiliriz. Ama ölüm karşısında son rolümüzde, gösterişe yer kalmaz artık, o zaman ana dilimizle konuşmak, dağarcığımızda iyi kötü ne varsa olduğu gibi ortaya dökmek zorundayız.

    Nam verae voces tum demum pectore ab imo

    Ejiciuntur, et eripitur persona, manet res. (Lucretius)

    İşte o zaman içten sözler dökülür yürekten

    Maske düşer, yüz kalır ortada.

    İşte onun için hayatımızın bütün eylemleri bu son mihenk taşında denenmelidir. Başlıca gündür o, bütün öteki günleri yargılayan gündür. Bütün geçmiş yılların hesabı o gün verilmeli, der eskilerden biri. Ben de çalışmalarımın meyvesini denemeyi ölüme bırakıyorum. O zaman görürüz düşüncelerimin ağzımdan mı, yüreğimden mi çıktığını... (Kitap 1, bölüm 19)
    (Acaba Sait Faik, Sinağrit Baba’yı yazmadan önce bu yazıyı okumuş mudur? )

    Montaigne
    Bu mesaj en son " 16.08.05 " tarihinde saat 15:45 itibariyle mayakovsky tarafından düzenlenmiştir... Neden: Birkaç yazım hatası
    "En sonunda,insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alış veriş ve pazarlık konusu olduğu zaman gelip çattı.
    Bu,o zamana kadar el değiştiren fakat ticaret konusu olmayan,erdem,duygu,kanaat,bilgi ve bilinç gibi şeylerin de ticaret konusu olduğu bir zamandır.Bu genel kokuşma ve evrensel ölçekli alış-veriş dönemidir. Eğer ekonomik terimlerle ifade etmek gerekirse,bu, maddi olsun manevi olsun,her şeyin gerçek değerinin saptanması için pazara getirildiği bir zamandır."Karl Marx, Felsefenin Sefaleti

  8. #8
    maykoloji adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2005
    Mesajlar
    50
    Karizma Gücü
    0
    mutluluk kişiye göre değişir kimi eline lüks bir arabanın anahtarını alınca mutlu olur kimide cebine sevdiği bir kitap parası girince
    bu göreceli kavramın içinde aslında insan oğlunun aç gözlülüğü ve elindekilerle yetinmemeside vardır......
    Z.BURNU GENÇLER BİRLİĞİ....

  9. #9
    exomystic adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-08-2005
    Mesajlar
    179
    Karizma Gücü
    0
    Kısa vadede mutluluğun hiçbir anlamı yoktur . Uzun vadede mutlu olabilmek için ise uzun süre size mutluluk verebilecek bişeylere ihtiyacınız vardır .
    edit by pitney: İmzada reklam yapmak forum kuralları gereği yasaktır.

  10. #10
    BLuedream- adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-06-2004
    Mesajlar
    79
    Karizma Gücü
    0
    mutluluk gulmekten tebessum etmekten istediklerimizi elde etmekten ibraret degildir.
    mutluluk olmasada olamasada herseye iyimser oldu gozuyle bakmak konusamasak da gozlerimizle karsımızdakine icimizde kalan herseyi aktarabilmektir
    mutluluk karsımızdakini mutlu etmek ona hos goru gostermek degildir .
    mutluluk hayatı paylasmaktır .

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Mutlu Olmak Icin
    2005 Konuları bölümünde g-zero tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 01.07.05, 00:50

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •