• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    viaypi dalyan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-10-2004
    Mesajlar
    6,095
    Karizma Gücü
    9

    Onay NLP (Nöro Lengüistik Programlama)

    NLP (Nöro Lengüistik Programlama), mükemmellik psikolojisidir. Bütün iyi iletişimciler tarafından, mükemmel sonuçlar elde etmek üzere kullanılan pratik becerilere dayanır. Bu beceriler, kişisel ve mesleki gelişim açısından paha biçilmez niteliktedir.

    Zayıflayabilir miyim, sevgilimle pozitif bir beraberlik kurabilir miyim, sınavda kazanabilir miyim, özgüvenimi elde edebilir miyim, işimde başarı sağlayabilir miyim. NLP uzmanları , bütün bunlara kocaman bir "evet" yanıtını veriyor. Beyin dilinizi "programladığınızda" bu isteklerinize ulaşmanız hiç de zor değil..

    Dondurulmuş, bastırılmış duygularıyla yaşayan o kadar çok insan var ki çevremizde. Hemen herkes bir şeylerden rahatsız. Mesleğinden, işinden, evliliğinden yakınan insan sayısı gün geçtikçe de artıyor. Hayattaki "ideallerine" kavuşamayıp, herşeyi "kader"e bağlayan binlerce insanla çevrili etrafımız. Bir türlü başarıya kilitlenemeyip, her seferinde "yenildiğinize" isyan edenler, acıklı şarkılarda buluyor teselliyi. Oysa başarı ve mutluluk "programlanabiliyor"! Bu programlamanın hayli yöntemi var ama son yıllarda en çok kullanılan ve deneyimlerle kanıtlanan NLP'yi başa almakta fayda var. Bu yolla başarmanın mümkün olduğunu kanıtlayan örnekler var.. Aylarca, yıllarca uygulanan ama sonuç alınamayan "iyi niyetli" yöntemleri uygulamakta inat edenler, NLP'yi denediklerinde isteklerine kısa kısa zamanda ulaştıklarını görüyorlar. Bu amaçla kurulmuş work shop'lar da bu tür öykülerle dolu.. Beynimiz olağanüstü kapasiteye sahip mükemmel bir bilgisayar aslında. "Yeteneğim yok, beceremem" gibi kodlarla beynimize giden mesajlar maalesef gerçekleşiyor!" İşte bu mükemmel "bilgisayar"ın işleyişini değiştirmek, başarıya odaklanmak NLP ile hayal değil.



    Peki nedir NLP. "Neuro-Linguistic-Programming" kelimelerinin baş harfleri. Türkçeye "Beyni Programlama Klavuzu" olarak çevrilebilir. Ama NLP'yi herkes kendi cümleleriyle tanımlayabiliyor. Fakat genel anlamda tanımı yani "özü" böyle. Bu konuda çok sayıda yabancı kaynak var. Çeviri anlamında NLP kaynakları hayli fazla.. Türkiye'de NLP uzmanı olarak kitap yazan uzman sayısı da çok fazla değil, Bunlardan Nil Gün'ün "NLP" adını taşıyan kitabı hayli sade bir dille kaleme alınmış. Gün, NLP ile ilgili şunları söylüyor kitabın önsözünde: "NLP bilimdir. Bilim nesnel deneyimlerin sistematik doğasını inceler. NLP öznel deneyimlerin sistematik doğasını inceler. NLP bir sanattır. Sanat insanın yeteneklerini, yaratıcılığını kullanarak, iç dünyasının renklerini, müziğini, duygularını estetik bir sunuşla ifade etme ve başkalarına aktarabilme gücüdür. NLP insanın "kendisinin en iyi versiyonu olabilme" sanatıdır. İçsel ve dışsal başarının uyumlu ve dengeli bir biçimde ifade bulduğu yaşam sanatı." NLP"nin en önemli stratejilerinden biri şu: "Eğer bunu dünyada bir kişi bile yapabilmişse benim de yapabilmem mümkündür" Gerçekten de, kulakları hiç duymayan Beethoven’in şu an, dünyanın sayılı bestecileri arasında nasıl yer almayı başardığını konuşmak, tartışmak lazım.. Biz elbette onlarca kitaba sığacak NLP'yi bu yazıda uzun uzun anlatamayız. Ama başarının önce "özgüven"den geçtiğini varsayarsak, işe onunla başlayabiliriz İşte, yitirdiğiniz özgüveni yeniden kazanmak için size ustaların da yardımıyla önerebildiğimiz 14 yol:



    Önce bütün olumsuz tecrübeleri unutun. Durup dururken güveniniz yitirmeniz, başarısızlık duygusunu yaşamanız bundan olabilir. O yüzden ilk adım olarak geçmişteki bütün kötü deneyimleri yok edin. Beyninizden silin gitsin!


    Kendinizle iletişiminiz çok önemli. "Sen bunu yeneceksin" gibi cümleler kurmayın. Yani kendinize iç sesinizle "sen" diyorsanız bu sorundur. İlk olarak kendinizle "iletişim"e geçip, "ben bunu yaparım" şeklinde cümlelerle işe başlayın.


    Erteleme olayına bir son verin. Bir şeyi sonlandırmayıp, yarım bırakma, başarılı olamama korkusuna dayanabilir. "Şu an" yapacağınız ne varsa "hemen şimdi" yapın. Bir not edin bakalım, "yarım" bıraktığınız işler çok fazla mı? Onları tamamlamak güven duygunuzu rehabilite edecektir. Çok basit şeylerde bile bunu uygulayın. Saçınızı kestirmeyi ne zamandır erteliyor musunuz. Hemen gidin kestirin mesela..


    Kesin olarak istediğiniz şeyin ne olduğunu düşünün. Tam olarak neyi, ne kadar, nerede ve nasıl elde etmek istiyorsunuz? Bunu dakikalarca düşünüp, o çok istediğiniz şeye odaklanın. Adrenalinizin arttığını, istediğiniz şeye kavuşmayı "düşünmenin" sizi pozitif bir ruh haline soktuğunu göreceksiniz.


    Kötü tecrübeleri beyninizin bilgisayarını çöp kutusuna atıp, silmiştiniz ya. Eh şimdi, arkadaşlarınızla beraberken biraz sıkılıyorsunuz değil mi? Onlara hep "dertlerinizden" söz ederdiniz hani! Canım, biraz düşünün, sizin hiç başarınız olmadı mı geçmişte. Dost sohbetlerinde arada sırada bu başarılarınızdan da söz edin.. Anlatırken bunu nasıl yaptığınızı yeniden hatırlayacaksınız. Belki de bu yöntem, başka ulaşmak istediğiniz idealleriniz için de işe yarar!


    Çevrenizi iyi gözlemlediniz mi? Başarılı ve mutlu insanlar genellikle "çözüm"e odaklıdır. Bu insanlar yüzde 20 problemlere, yüzde 80 çözümlere odaklanır. Bazı sorunlar aslında sizin "büyüttüğünüz" kadar değil. Siz ona "odaklandıkça" o büyüyor, büyüyor ve çözülmez bir hale geliyor. Bu sorunlarda çıkmaza girdiğinizde bir "örnek" bulun. Yari sorunu çözmüş bir insan örneği. O, nasıl çözdü? Tamamen bu yönteme odaklayın kendinizi.


    Enerjinizi çoğaltın. Çünkü enerji bize sadece fiziksel güç olarak gerekli değildir. Duyu organlarımız da enerji ile çalışır. Bu enerji sesinize, bakışınıza, görünüşünüze etki eder. Spor yaptığınızda seretonin ve endorfin hormanları artacak. Bu iletişimde çok önemli; Bakışlarınız da bu hormonların etkisiyle karşı tarafa daha kolay "olumlu" mesajlar göndermenizi sağlayacak. Kendinizi "iyi" hissetmek, güne gülümseyebilmek için spor çok önemli. Unutmayın, egzersizden uzak kaldığınızda, adeta benzinsiz bir araba gibisiniz!


    Telkin çok önemli. Her ne istiyorsanız onu olmuş gibi hayal edin: Alt bilinciniz sadece şimdiki zamanı bilir. O yüzden gelecek zamanlı cümleler kurmayın. Örneğin, "zayıflayacağım" derseniz asla zayıflayamazsınız. Belirsiz bir gelecek yerine, "şu anda yapıyorum" deyin.. Bu mesajı yolladığınızda, alt bilinciniz sizi o amaç için bazı tutumlara davet edecektir. Siz farkında bile olmadan... Enerjiniz çoğalacak, yavaş yavaş zayıflama isteği artacaktır.


    Aman, renkler çok önemli. Giysilerde renk tonajlarına dikkat edin. Seçtiğiniz her renk sizi anlatıyor çünkü. Canlı renkler mutluluk ve neşeyi koyu renkler ise ciddiyeti temsil ediyor. Bu tarz olarak size en yakışanı seçin. Bu giysileriniz canlı renklere sahipse güveninizin kendiliğinden geliştiğini göreceksiniz. (Tabii yerine göre.. Bir iş toplantısına da pırıl pırıl renklerle gidilmez elbette.) Şu açık ki, asıl olarak “ten giysiniz”, yani solgun olmayan bir cilt, parıltılı bakışlar giysilerden daha da önemlidir. Olumlu düşündükçe farklı bir ten renginin ve bakışların sizde oturduğunu farkedeceksiniz.


    “Evet” ve “hayır”lara dikkat. Hiçkimse size istemediğiniz bir şeyi yaptıramaz. Bazı insanlara da hayır demeyi öğrenin. Hoşlanmadığnız birn mekana sizi götürmek isteyen arkadaşınıza karşı rahatlıkla " hayır" kelimesini kullanın. Birlikte keyif alacağınız mekanları seçecek arkadaşınız mutlaka vardır. Sizi rahatsız eden, olumsuz ruh halinizi çoğaltan insanlarla ilişkinizi de gözden geçirin. Sizi üzen bir insanla yola devam etmek sizden sürekli götürecektir.


    Geleceği "belirsiz" bırakmayın. Planlayın. O gerçekleştiğinde neler hissedersiniz, sürekli bunu düşünün. Artık o ideale, o "plan"a nasıl ulaşacağınızı düşünün ve kendinizi orada hayal edin sık sık. Örneğin işyerinizde “şef” mi olmak istiyorsunuz? Sürekli bunu nasıl gerçekleştireceğinizi düşünmenin ve bu anlamda somut olarak neler yapabileceğinizin ötesinde, o görevi "hayal" edin. Kendiniz orada, bir toplantıda iken hayal kurun örneğin. Hayaliniz güçlendikçe, tutumlarınız da değişecektir. Örneğin, o işte şef olmak için önce dil mi bilmeniz gerekiyor. Farkında olmadan ayaklarınız sizi bir bir hafta sonu kursuna doğru götürecektir..


    Geleceği planlamak kendinize güveni, kendinize güvenmek de size bazı “formüller” de getirecektir. Örneğin zayıflamak istiyorsunuz ama neden şişmanladığınızın "formülü"nü dikkate almıyorsunuz. İşte olumlu bir şekilde başarıya odakladığınızda beyniniz, size "neden şişmanladığınız"ı da anımsatacak. Ve sizi kilo almaya götüren nedenleri de hayatınızdan kaldırmak üzere planlar yapıyor olarak bulacaksınız kendinizi..




    Bir de, “olumlu” anlam içeren kelimelere dikkat edin. Olumsuz olarak beyninize yerleştirdiğiniz cümleler size baskı yapar. Orada "beslenir" ve daha güçlü olarak geri dönebilir". Bir örnek vermek gerekirse, "asla televizyon seyretmiyorum" demeyin. Beyniniz sizi daha istekli olarak TV seyretmeye zorlar. İnsanların "kötülükleriyle" uğraştığınızda da ters tepki verir. Kötü bir kelimeyi kullandığınızda ona yüklediğiniz anlamı bilincinize çağırırsınız! Bu kelimeyi çok sık hatırlamaya başlarsınız. Hatta yıllar sonra o eylemin içinde bile görebilirsiniz kendinizi. O nedenle "olumsuz" herhangi bir kelimeyi (Her ne olursa olsun) beyinize yerleştirmemeye özen gösterin.


    Hayatınızı yönlendirin. Ne eksikse yaşamınızda ona kanalize olun. Sevgi mi yok, sevgi birlikteliğine kanalize olun. O boşluğu bir sevgili dolduracaksa, yani ona gereksinimiz varsa bunu planlayın. Bir takım duygusal boşlukların yerini başka şeylerle kapatmayın. Zaten olumluya ve başarıya kanalize olmuş bir ruh hali, başka arayışlarınıza çözüm bulmak üzere de konumlanacaktır. Başarı ve sevgiyle birlikte donanmış benliğiniz, size enerjiyi ve mutluluğu da çağıracaktır


    Kaynak Ayla Önder

    " Bizi, düşüncelerimizden başka hiçbir şey sınırlayamaz..."

    Temelde başarı, iletişim ve beyni verimli kullanma bilimi olan NLP; hayata, bir gelişim ve öğrenme süreci olarak bakar. İçinden çıkamadığımız, mantığımıza ters düşse de değiştiremediğimiz bir takım alışkanlıkları, değer yargılarını... yanlış öğrenme ve gelişimin önündeki engeller olarak görür.

    Amacı; bu engelleri kaldırıp insanı, başarının prensiplerini, iletişim kurma ve beyni kullanma becerilerini kazandırarak, kişisel mükemmelliğe ulaştırır.

    USTALAR
    Modelleme 3 safhada gerçekleşir. 1-Model iyi yaptığı birşeyi yaparken ne yapıyor.2- Nasıl yapıyor ve nasıl düşünüyor. ( zihinsel dizin ve iç sistemlerini hangi sırada kullanıyor. 3- Modelin inanç sistemi ve değerleri nelerdir. Şimdi üç safhayı birleştirin. Kendinizi modelin yerine koyun ve aynı oymuş gibi davran, hisset,düşün

    Burada önemli olan Einstein , Atatürk olabileceği değil, onlar gibi düşünerek aynı sonuçları üretebilmektir.Japonlar önceleri kalitesiz ürünler satıyorlardı . Daha sonra taklit etmede öyle usta oldular ki sonra istedikleri mükemmellikte üretiyorlar

    USTALARIN KULLANDIĞI REÇETELER
    Onların bir şey yaparken hangi tür malzeme hangi oranda ve sıklıkta kullanırlar .

    Uyku stratejisi Uyuyamamak anormaldir.Vücudunuzun gevşediğini odaklanarak ve uykulu monotonlukta ve yavaş bir tonda kendinize uykunuzun geldigini söyleyin. Vucudunuzun gittikçe ağırlaştığını göz kapaklarının ağırlaştığını hissedin. Bunları zihninizde görüntüleyerek uykuya dalabilirsiniz

    Motivasyon Stratejisi Yapmak istediğin şeylerin gerçekleştiginde alacağınız hazı hissedin.

    Kaygı Stratejisi : Bizler son derece yaratıcı bir zihinsel güce sahipiz. Eğer bu gücü istedigimiz ölçüde ve amaçta kullanırsak kendimizi yaşadıklarımızı duygularımızı kontrol ederek istediğimiz sonuçları üretebiliriz

    Değişim Stratejisi :1- Rahat bir yere oturun ve geçmişte size rahatsızlık veren kendinizi korumasız hissettiginiz bir durum düşün.Bu durumu olayın başlangıcına getir ve teybi başa al ve görüntüyü durdurun

    .2- Bu durumda nasıl daha olumlu ve güçlü olmanız gerektigine karar verin ve videoyu başladın..Kendinizi daha canlı parlak olarak zihninizde videoyu dışardan inceleyin.

    3- Şimdi videoyu baştan al ve filmin içine gir.Yeniden yaşa 4- Böyle bir durumla tekrar karşılaşırsak nasıl haraket ederim diyerek kendinize bir çağrıştırıcı bulun . Böylelikle hazırlıksız yakalanmayacaksın

    Yaratıcılık Stratejisi : Örneğin Disney evinde bir rüya ( hayal )odası yarattı.Oraya gider ve hayale dalar not alır ve yeni şeyler tasarlardı. Daha sonra eleştiri odası dediği yere gider hayal dünyasında yarattığı düşünceleri kendini başkalarının yerine koyarak eleştirir Son olarak bu düşünceleri hayal odasında girişimci ruhuyla nasıl faydalanacağını planlardı.Sizde birşeyler ortaya koymak için ustaları kendinize örnek alın

    İNANÇLARIN MODELLENMESİ
    İnançlar bizi ya mükemmele yada acılara götüren programlardır ve değişebilirler. Örneğin bir çok kişi tenis oynamayı beceremediklerini düşünürler.Ama oynamaya başladıktan sonra tenisin kolay olduğunu görmüşlerdir.Dolayısıyla neye inanıyorsak o doğru olduğuna göre o halde olmasını istediklerimize inanmak bizi güçlü kılan bir strateji

    İnançlar bir masaya benzer ayakları vardır ve destek olurlar.Bir ayağını kısaltırsanız masa devrilir gider. Sizin yıkıcı ve olumsuz inançların varsa o inançlar hakkında kuşku yaratın . İnanca dışarıdan şüphe ile bakın .İnançlar zayıflayacaktır.Varsa olumsuz inançlarınız onlara dışarıdan bakıp onları yetersiz bulun kuşku duyun ve kar gibi eridigini hayal edin. İstediğniz inançları oluşturmada ..miş gibi davranın sizinmiş ve doğruymuş gibi davranın.Geleceği düşünmeyin

    YENİDEN ÇERÇEVELEMEK ( Çaresiz anlarda umut ışığı )
    Yeniden çerçevelemek istenmeyen duygu , düşünce ve yaşantıların bir kaynak olarak ele alınıp istenilen yönde değiştirilmesine denir.Örneğin Mandela sürgün ve hapis günlerini bir aydınlanma kendilerini güçlü kılan bir eğitim olarak görürdü. Yaşanan acıları gelecek günlerin diyeti olarak düşünmek

    1- Kesin doğruyu bilmediğimiz bir hayatta yaşıyoruz.Yeniden Çer. Amacı olaylara bizi engelleyen değil ,güçlendiren , geliştiren olumsuzlukları olumluya çeviren biri olma.

    2-Topluluk önünde konusurken heyacanlanıyorum: Heyacan duymadığın işte çalışmak zaten sana zevk vermezdi .Geçmişteki hataları düşündüğünde yüzüm kızarıyor O an yapacağının en iyisini yaptığından emin ol.Gelecekte bir daha yaşamamak için geleceğini iyi planla .Kimlerin hayatında öyle anlar yoktur.Kendine güvenim yok sıkılıyorum.Belki sevmediğin bir şey yapıyorsun . Yeteneklerini gözden geçir.

    METAFORLARI KULLANMAK

    Davranışlarımızı seçtiğimiz metaforlar doğrultusunda onu doğru kabul ederek davranırız.Örneğin sinirli olanlara : Haklısınız vucudunuzda milyonlarca sinir hücresi var. Sinirli olduğunuzu keşfetmeniz çok olumlu adım. İsterseniz ona sinirlilik değil duyarlılık diyelim

    1- Sizi güçsüzleştiren metaforlarınız varsa değiştirin. Birilerinin ölümlerini tırtıl olmaktan kelebek olup özgürlüğüne kavuştuğunu düşünün. Hayatın anlamını bir boğuşmak değil bir oyun olduğunu düşünün ve sizde iyi bir oyuncusunuz. İşten kovulmaya tanrının size büyük bir şirket kurmak için bir lutfu olduğunuzu düşün Hayatta bize dağıtılan kağıtlarla oynamamız gerekir.Ama usta kumarbaz kötü kağıtlarla bile iyi oyun oynayabilir.

    Sözde UstalaşmaTekniği : Olaylara üç ayrı bakış açısı getirir düşünceni zenginleştirir.

    Geleceğimi düşünmek beni karamsarlığa itiyor” söz ustalığını kullanarak Olumlu sonuç : o halde ciddi calışmalısın . Olumsuz sonuç : Sende maglubların sınıfındasın. Farklı sonuç Böyle bir kural yok sen kötümsersin.

    Tersine Çevirme : Yeni olanaklar bulmak ve olaylara farklı açıdan bakabilmek için radikal düşünebilme Kendi içimizedeki olaylara 180 derecelik açıyla bakmanı sağlar.Örnek Ben iyi bir yöneticiyim Ben iyi bir yönetici değilim Soru Nasıl daha iyi ve etkili yönetici olabilirim

    Trans : Size transa götürecek bir tetikleyici bulun olumsuz durumlarda transa geçip kolaylıkla ondan kurtulabilirsiniz Transtan keyif alıyorsan devam et.Aci veriyorsa çık.
    OLUMLU DEĞİŞİM STRATEJİSİ

    1 İSTEYİN 2- YAPABİLECEĞİNİZE VE OLABİLECEĞİNE İNANIN. 3-NASIL YAPILACAĞINI ÖĞRENİN TEKNİK VE STRATEJİ GELİŞTİRİN 4-SÜREKLİ ÇALIŞIN VE GELİŞTİRİN 5-KULLANIN VE KEYFİNİ ÇIKARIN

    Kaynak NLP ve Kişisel Liderlik Turgay Biçer

    NLP ile iletişim kurmanın birçok yöntemi var. Bunlar, size biraz farklı, biraz garip gelebilir; ama 20 yılı aşkın bir süredir, sayısız ülkede denenmiş yöntemlerdir. Uyum ve ahenk sağlamanın en önemli kurallarından biri, karşınızdaki insanı, aslında aranızda o kadar büyük bir fark olmadığına inandırmaktır. Onların davranışlarını, duruşlarını kopyalayarak onlarla aynı frekansta olduğunuzu hissettirmeniz gerekir. Bunu yapmak için de karşınızdakinin vücut dilini çok iyi takip edip anlamaya çalışmalısınız. Örneğin, onlar ellerini kullanarak konuşuyorlarsa, siz de sizin konuşma vaktiniz geldiğinde aynı şekilde ellerinizi kullanarak iletişim kurmaya çalışabilirsiniz. Onlar, bilinçli olarak bu yöntemin farkında olmayabilirler; ama mutlaka, bilinçdışı bir rahatlama hissedeceklerdir.

    İletişim kurarken dikkat etmemiz gereken bir diğer nokta da ses tonumuzdur. Eğer karşınızdakilerin ses tonuna ve konuşma hızlarına uyabilirseniz, etkin iletişim kurabilirsiniz. Onlar bu durumda, sizinle konuşurken, bilinçdışı bir rahatlama hissedeceklerdir. Yüksek sesle konuşan veya normalin altında, çok kısık sesle konuşan insanlarla iletişim kurarken zorlanırız ve kendimizi rahatsız hissederiz. Burada önemli olan nokta, sizin için zor ve rahatsızlık verici bu durumun, karşınızdaki için de aynı şekilde olduğudur. Bunu bildikten sonra, doğru iletişim kurmanız kolaylaşacaktır. Geçmişte, çok başarılı bir sigorta satışı yapan biriyle çalışmıştım. Onun yaptığı şeyleri modelledim. Aslında onun yaptığı, benim biraz önce anlattığım şeylerdi; sadece kendisi bunları doğal olarak yapıyordu. O kişinin başarılı olmasının en önemli nedeni, iletişim kurduğu insanları doğru gözlemleyip ona göre kendini de değiştirebilmesiydi.

    Son olarak, dünyanın sağlık konusunda gösterdiği değişik tavırlardan bahsetmek istiyorum. İnsanlar, kendi ellerinde olmadan, hasta olduklarını düşünürler. Bu konuda hiçbir kontrolleri olmadığını ve bir kurban olduklarını hissederler. Doğru beslenme konusunda bilinçlenirsek, vücudumuza daha iyi söz geçirebiliriz. Şehirde yaşayan, egzersiz yapmayan, dengesiz beslenen ve sürekli bir koşuşturmaca içinde olan insanların direnç sistemleri zayıfladığından, çok daha çabuk hasta oluyorlar. Hastalıkları tedaviden önce, hastalıklardan korunmaya odaklanan bir sağlık sistemine ihtiyacımız var. Dünyada birçok hasta insan var; ama bu kişilerin oranı, sağlıklı insanlara göre çok düşük. Eğer eczanenize sadece hasta insanların gelmesini amaçlarsanız, çok daha küçük bir kitleyi hedef almış olursunuz. Ama, sağlıklı insanları korumaya odaklanırsanız, daha büyük yüzdeye sahip bir gruba hizmet etmiş olacaksınız.

    NLP

    4 tane ilkesi var 1-Kişinin kendisine ve başkalarına karşı uyumlu ve karşılıklı güvene dayanan doğal bir tavır içinde olması

    2-Ne istediğini bilmek

    3- Duyusal Sezgi Bir tenis oyuncusu topun nereye düşüceğini bilmesi gibi.Gördüğümüz bir oalyın gidişatının nasıl olduğunu bilmek gibi

    4-Esneklik Bir düşünce yada eyleme alternatif düşünce yada eylemler koymaktır.

    İnsanların davranışlarını ve neyi niçin yaptıklarını anlamak ve olaylara onların gözüyle bak.

    Eğer birisi bir şey yapıyorsa herhangi birisi de onu yapmayı ögrenebilir.Bir hedef bulun ve onu gerçekleştirene kadar çalışmaya devam edin.
    İnsanlar her zaman için doğru kararı verirler.Yargılamadan önce koşullara göre değerl
    Yaptığın bir işe yaramıyorsa başka bir şey yap, sezgilerinize duyarlı ol
    Ağrılara , kötü durumların iyi yanını görmeye çalışın, onlar size birşeyler söylemeye çalışmaktadır
    Kendinizin son derece inançlı , tamamen karalı ve yüzde yüz haklı olduğunuz durumu düşünün. Bu duyguları yeniden yaşayın

    · İçinizdeki sese kulak verin Yapma diyorsa yapma

    TEMSİL SİSTEMLERİ

    · NLP beyninizde istediğiniz sonuçları üretmede bir klavuz, temsil sistemleri de sonuçları üretmede en önemli araçlardır.Eğer siz diğer temsil sistemlerinizi geliştirirseniz başkalarıyla daha iyi anlaşan biri haline gelirsiniz

    · Da Vinci hem sanatçı hem bilim adamı ve hemde matematikçi olarak bir çok esere imza attı.Çünkü o yöndeki temsil sistemlerini geliştirmişlerdi

    · Tembel öğrenci yoktur.Yalnızca esnek olmayan hoca vardır.Dersler şema şekillerle gösterilmeli(beden dili), uygun ve ahenkli ses tonuyla anlatılmalı ve gerekirse oyunlarla sanki canlıymış gibi sunulmalıdır.

    · Değişik temsil sistemleri olan bireyleri kabul etmek başarının temelidir.

    · Görseller masaları temiz ,düzenli ahenkli ,işitseller sakin yerlerde çalışırlar,Dokunsallar dağınıklık onlar için önemli değildir.

    · Çatışma ve anlaşamama durumlarında da aynı sistemi kullanın. Eğer karşınızdaki sinirliyse ve bağırıyorsa sizde ona yakın bir tonda cevap verin

    · Görseller için olayları görmelerini sağlayın,hızlı ve tutkulu konuşun.İşitseller için konuşmanızı ritmik ve ahenkli hale getirin , vurgulamalara dikkat edin,Duyusallar için sözü söyle biraz bekle onlara bak.Duygulara hitap et

    1-Kötü deneyim ve anılarımızdan kurtulmak istiyorsan; KENDİNİZİ olayla ilgisiz duruma getirin.Kendinizi iç hayalinizden çekip izleyen durumuna gelin

    2-Olumlu deneylerinizi daha güçlü daha olumlu hale getirmek için görüntünün büyüklüğünü , parlaklığını yakınlığını sesin volumunu,duyguların yoğunluğunu arttırın

    · İlgili durum işe , anlam katmak ,yapılandan haz almak , öğrenmek gelişmek

    · İlgisiz olmak acılardan ve korkulardan kurtulmak için çok faydalıdır

    · Yapması imkansız bir durum için ;onu yakınlara getirin ve içine girin ve istediğiniz şeyi kolayca yaptığınızı farz edinİçinizden istediğim şeyi yapabilecek güçteyim,beni hiçbir şey yıldıramaz, ipler elimde de



    METAPROGRAMLAR

    1-Metaprogramlar bize motivasyon, karar vermede kolaylıklar sağlar

    2-Siz karşınızdaki insanla aynı dili konuşmuyorsanız ( onun metaprogramını kullanmıyorsanız)iki yabancı gibi kalırsın

    3- Motivasyonun yönünü bilmek gerekir.Yoksa karizma bile kişileri harekete geçirmez

    · Karşınızdakinin dünya modeline göre davranın. Liderler de böyle yapar

    · Yaklaşan insanların gücü aktif olmalarıdır.Onlar için problemlerden çok nr istedikleri önemlidir.Ödüller ve amaçlar bunlar için önemlidir

    · Kaçan insanların motivasyonu problemlerdir.Problemleri çabuk kavrarlar. Engeller çatışmalar, durum problem çözümü hakkında konuşur

    4-İnsanların ikna olmaları farklıdır.Kimisi görmek, kimisi duymak,okumak yapmak ister



    SONUÇLAR YARATMAK
    1-Ne istediğimizi, niçin istediğimizi bilmezsek hayatımızı değiştiremeyiz,isteklerimize ulaşamayız

    2-Başarmak için hayata başkaldırmak , uyanmak ve bende varım demek gerekir

    3- Sonuçlar üretemezsen ne olur ? Bir insan kaderini ya kendi çizer yada başkaları kendi yaşamları için bizlerin kaderini tayin ederler .Seçim size ait

    4- Ne istiyorum sorusu bizi sonuçlar üretmeye , isteklerimizi biçimlendirmeye götürür

    5-Peki istediklerimizi nasıl bilcez ? İyi plan yapacaz.

    · Hayellerimizin gerçekleşmesi için amaçlarımız gerçekci, ulaşılabilir olmalı

    · Hedefiniz için yanıp tutaşacaksınız

    · Hedefler küçük ve sizi motive etmiyorsa büyük hedeflere ihtiyacınız var

    · Amaçlarınızı kontrol altına almak için girişken ol

    · Amaçların detayı ne kadar zenginse başarı yüzdesi artar

    · Amaçlarda başarısızlık diye bir şey yoktur.Farklı yollar dene

    · Amaçlarının sınırları belirli olacak,ulaştığında bunu fark et.



    KESİN BAŞARI FORMÜLÜ

    1- NE İSTEDİĞİNİ NİÇİN İSTEDİĞİNİ BİL

    2- EYLEME GEÇ

    3- KONTRO ET

    4- ESNEK OL(Esneklik direnç kazandırır.En esnek olan kazanır.



    UYUM VE GÜVEN OLUŞTURMAK

    1-Normal iletişimin % 55 beden dili , % 38 ses tonu ,% 7 si kelimeler oluştur. Kelimerin vücut dili ve ses tonu ile birleşinc gücü artar.

    2- İnsanların güvenini kazanmanın ve uyum oluşturmanın bir yolu da insana değer vermektir.

    3- Karşınızdaki kişiyi aynayalarak onun duygusal dünyasına giriyor güvenilir biri olduğu mesajınızı veriyorsunuz

    4- Karşınızdaki insan bağırarak konuşuyorsa ses tonunu onunkine eşit seviyeye getirin ve yavaş yavaş sesinizi azaltın, o da sizin ritmine girecektir.



    EŞLEŞME VE YÖNLENDİRME

    1-İnsanın inançlarına saygı duyarak , vücut hareketlerini , ses tonunu, kelimelerini aynalamaktır eşleme.Bütünlük sağlamaktır.Uyum için gerekli

    2- İnsanlarla aynı noktaya geldikten sonra yavaş yavaş ses tonunuzu, konuşma hızınızı , jest ve mimiklerinizi değiştirin.İnsanlar sizin güçlü dünya modelinize gelecektir.Liderlikte,eğitimde,her türlü ilişkilerde önemlidir



    DURUM ANOTOMİSİ

    Lider ve başarılı insanlara baktığınızda kendilerini becerikli duruma sokabilen ,en olumsuz atmosferi bile kendi duygu ve dusunclerini kontrol edebil

    1-Onlar olayların kendisinden çok o olaylarda değişik düşünebilen, beyinlerini olumlu ve farklı kullanmayı öğrenmiş kişilerdir

    2- Güçlü olmak kalıtımsal bir durumdan çok öğrenilebilecek bir durumdur.

    3-Olayların bizi sınırlamasına , güçsüzleştirmesine değil, aksine bizi güçlü, becerikli ve istekli kılmasını sağlamayı öğrenmeliyiz.

    4- Başarılı insanlarda olumsuzlukları yaşarlar.Fakat onlar olaylara farklı tepki gösterirler

    5- Bizlerde başarılı insanların yakaladığı ustalığı yakalayabiliriz.Amaç biz de onlar gibi iyi güçlü, olumlu sonuçlar üretebiliriz onları modelleyebiliriz

    6- Kendinizi olmak istediğiniz kişiye sokun.Onlar gibi yürüyün onlar gibi konusun,onları gibi davranın.Kendine güvenin gelecek motive olacaksınız.

    7- Sınırlar kafamızdadır ,Evrende sınır yoktur.İstediğiniz düşünceleri değiştirebilir ve seçebiliriz.

    8-Bizler durumun kölesi değil, durumun ve hayatın efendileriyiz.

    9-Kahraman insanlar aslında bizden insanlardır ama onlar ne istediğini bilirler.

    İDEAL ÖĞRENMENİN ilk koşulu öğrenme atmosferini hazırlamak öğrenme psikolojisine girmektir.Kaslar rahat ve gevşek, zihin berrak, iç atmosfer coşkulu, kaygısız endişesiz,enerji dolu, doğal, iyimser yani iç uyum yüksek

    2- Öğrenciyle sıcak bağlar kurulduktan sonra derse başlanmalı,sürekli izlenmeli

    3-Konuyu ilgi çekici hale getir.Anlaşılacak biçimde görsel,işitsel dokunsal yönden konuları hazırlamak öğrenmede önemlidir.NLP temsil sistemlerin kullan

    4-Öğreticinin kendine güveni,konuya inanması enerji durumu öğrenme kolayle

    5-Yaratıcılığı kullanarak çeşitli tekniklerle bir şov yap.



    KORKULARDAN KURTULMAK

    1- İnsanlar bir şeyden korktuklarında o korkutucu durumu hayal ederler o hayalin içine girerek onu deneylerler. Nasıl korkmasınlar. İlişkisiz olmak kendinizin hoş olmayan bir deneyim yaşamasını izlemenizi ve olayla bağı olmayan bir gözlemci olarak kaldığımız sürece onunla başa çıkabiliriz

    2- Eğer hayatınızdan zevk almak istiyorsanız buyuk ve hoş duyguları tekrar hissedin. Onlarla ilişkili hale geçin

    3- Hoş olmayan anılarla ilişkisiz hale geçerek becerekli ve yaratıcı olarak kalabilirsiniz. Zorluklarla daha iyi mücadele edebilirsiniz.

    4- Nasıl ? 1- İlişkisiz hale geçme Bir olumsuz anınızı düşünün. İlişkisiz hale geçin. Kendinizi o anın içinde sanki tv de film seyrediyormuş gibi görün. Filmi siyah beyaz yapıp, tv’yi uzaklaştırmak filmiz daha loş daha az net olmasını sağlayın. 2- Sondan başa doğru oynatın. Rahatsız edici anınızı düşünün. Nasıl hatırlıyorsanız o şekilde oynatın. Filimin içine girip 1,5 s içinde geriye doğru oynatın. Filmin aynısını tekrar oynat ve duygulara dikkat et. Neden ? Deneyimi sondan başa doğru yaşamak deneyimin beyindeki düzeyini korkuyu yok edecek şekilde değiştirir.

    5- En güçlü fobiyi bile yenmek için ; İlişkisiz hale geçmeyi filmi sondan başa oynatmakla birleştirmemiz gerekir.

    6- Karısını eve geldiginde kalp krizinden ölmüş buldu. Bu travmadan şu şekilde kurtuldu.Aynı denyimi yüzlerce metre yukarıdan kendisini arka bahçeye yürürken ve karısını ölü bulurken izledi. Kendisinin oturuşunu ağlayışını gördü. Filmin içine atladı ve filmin 1,5 s de geri çekildiğini hayal etti. Bu korku duygularını anısından koparttı. Yaşadığı hoş anılarla ilişkili hale geçti

    7- Güçlü olumsuz duyguları saf dışı etmek veya şoklara HIZLI FOBİ TEKNİĞİ

    Korkutucu bir durum düşünün( Sunuş yapmak vs.) Büyük bir film salonunda oturduğunuzu hayal edin Kendinizi korkulu tepkiyi verişinden onceki sabit bir karede gorun. Vücudunuzdan suzulup yukarı projeksiyon odasına suzulun. O olayın siyah beyaz filmini oynatmaya başlayın. Guvenlikle olduğunuzu anlayın. Olayın içine girin hızla sondan başa oynatın

    8- Tehlikeli durumlarda uygun tedbirleri alın.Nasıl başa çıkacağınızı öğren

    Üç Algısal Pozisyon vardır.1- İlişkili olmak 2- İlişkisiz olmak( olayla duygusal bağ kopar) 3-Diğeri poz.Biriyle anlaşmazlık içindeyseniz bu pozisyonu benimseyin.Bir başkasının deneyiminin içinde olmak demektir. (empati). Bu kendi gorusunuzden vazgeçmek anlamında değildir Harika bir bağlantı kurabilmek için onların bakış açılarıyla bütünleşmiş olmak gerekir.

    1-Gandhi bir görüşmeye hazırlık olarak olayları Hinduların Müslümanların ve İngilizlerin gozunden gorurdu. İki tarafta girebilseydi durum çok daha farklı olurdu. Bu kendniz , diğeri ve gözlemci arasında geçbilme bilgeliğe ilk adımdır

    2-Einstein kendi ve gözlemci bakış açısını görecelik kuramında kullanmıştır. Bir kendisi ışık demetinin ucunda diğeride kendini izliyor

    3-Bu üç bakış açısını etkili takımlar kurmak için kullanınız.

    1- Korku ve endişe duygularınız üzerinde hayal edeceğinizden çok daha fazla kontrol sahibi olabilirsiniz





    ÖZDEĞER VE ÖZTAKDİR YARATMAK



    1-Özdeğer hayatınızı nasıl değiştirebilir? Özdeğerli insanların normal insanlardan farkı düşünme biçimlerinde uygun değişikler yaparak davranışlarını da değiştirebilmeleridir. Örneğin Fredin moral bozukluğu vardı. Bu moral bozukluğunuzun içsel temsillerine baktığınızda duyguların zihin gözünüzdeki belirli görüntülerden kaynaklandığını gördü. Yani kendini nasıl değiştireceğini bul

    2- Kendinizi sizi gerçekten seven insanların gözünden görün, gerçekten kim olduğunuzu görün, bu sizin üzerinizde inanılmaz bir etkisi olur.

    3- Kendi programda kendi biyografinizin yapıldığını hayal edin. Sevdiğiniz insanları programa çağırdığını ve siz hakkında iyi şeyler söylediğini hayal et

    4- Kendinizi diğerlerinden ayırmak

    Özdeğerin bir başka öğesi bireyselliğin farkına varmaktır. Onlar siz ve biz ifadelerinden çok ben ifadesini kullanırlar. Kendimi kusurlarımı ve diğer şeylerimi seviyorum diyebileceksiniz.

    5- MÜKEMMEL SİZ

    Diyelim ki birinden yumruk yedin. Harika, pozitif sizi parıldayan bir noktanın içine koyun. O görüntüyü yumruk görüntüsünün ortasına yerleştirin Harika siz görüntüsünü büyütüp parlaklığını arttırın. Diğer görüntü matlaşıp küçülsün. Yumruk harika siz görüntüsüyle yer değiştir. Bu kalıp özgüvenli alakalı tüm sorunlarla başa çıkar.

    6- SWISH KALIBI: Güven eksikliğiniz olduğunuz bir anı düşünün. Bu meseleyi çoktan çözmüş olduğunuzda oluşacak görüntüyü yaratın.Bu sizi parlak ve renkli bir görüntü şeklinde görün. Şimdi mükemmel sizi parıldayan noktanın içine yerleştir. Gittikçe büyümesine izin ver.Şimdi rahatsızlık verici görüntünün ortasına yerleştirin. O görüntü solarken, küçülürken parçalanırken muhteşem siz büyüsün, parlaklaşsın renklensin, kendim hakkımda iyi şeyler hissediyorum deyişinizi duyun.

    Buradaki Swish kalıbı iki görüntüyü yerdeğiştirmek için büyüklük ve parlaklığı kullanmaktır.İnsanlar ihtiyaç duyacakları bütün kaynaklara sahiptir NLP varsayımının doğrulayıcısıdır.

    7-ELEŞTİRİ NLP varsayımı : Her davranış belli bir çerçevede faydalıdır. ÖZDEĞERLİ kişi eleştiri karşısında kendini iyi hisseder. Aynı meydan okuyucu tavırla diğer kişinin bakış açısını değerlendirir diğer insanın bakış açısını kabul etmek yada ret etmek zorunda hissetmez. Kendini olduğu gibi kabul eder ve herkesin ayrı bir dünya modeli olduğunu kabul eder.

    Eleştirinin değerli olduğunu düşünür. Faydalı bilgiler içerir. Rahatça tepki verme stratejisini kullanın. Savunmacı bir tepki vermek yerine söylenenleri dikkatlice dinleyip objektif değerlendirip, öğrendiklerinizi amaçlarınız için kullanın.Eleştiri doğruysa hem fikir olabilirsiniz. Katımıyorsanız ben onu o şekilde görmüyorum diyebilirsiniz

    Kaynak Turgay Biçer

    NLP ve Kişisel Liderlik
    Bu mesaj en son " 07.08.05 " tarihinde saat 18:09 itibariyle dalyan tarafından düzenlenmiştir... Neden: uygulama yaptım

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    06-08-2005
    Mesajlar
    8
    Karizma Gücü
    0
    Teşekkür ederim arkadaşım çok güzel bir kaynak yaratmışsın.....Saygılar...

  3. #3
    Chitlembiq adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-07-2005
    Mesajlar
    16
    Karizma Gücü
    0
    ellerine sağlık çok güsel bi konuya değinmişsin.. Keşke herkes uygulayabilse ne süper olurdu..
    Umut İkliminde Çiçekten Çiçeğe Konar Saman Alevi Gibi...
    Fakat Dolu Dolu Yaşar Kelebekler...
    Kelebekler Sever Mi?
    Kalpleri Var Mı Onların?
    Ölümüne Bağlanırlar Mı Bir Kardelene?
    Sadece Bir Çiçeğe, O Da Düşlerinde Konarlar Mı
    ?

  4. #4
    Darth Deria adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-12-2004
    Mesajlar
    155
    Karizma Gücü
    0
    Saolasın
    From Algeria

  5. #5
    viaypi dalyan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-10-2004
    Mesajlar
    6,095
    Karizma Gücü
    9
    Yenilgileriniz icin kimseyi suclamayin... Degismeyi, kotü gideni degistirmeyi kafaniza koyun ve hemen simdi harekete gecin... Bunun icin de okuyun! Bu yazi dizisi, NLP adi verilen yontemle huzurlu ve zafer dolu bir yasamin sirlarini veriyor

    Mutlu ve basarili yasamin sirri - 1

    Sorun bir kere kendinize... Yasamak size cok mu siradan gelmeye basladi? İnanclariniz, sevgi ve mutluluklariniz size yetmemeye mi basladi? Hayatin kontrolünü kaybettiginizi ve güzellikleri fark edemediginizi mi hissediyorsunuz? Kendi kendimizi tekrarlayip, bundan sikilir hale mi geldiniz? İste tüm bu sorulara Evet diyor ve yasaminiza yeniden yon vermek istiyorsaniz dogru seyi okuyorsunuz...
    Kilo vermenin, kendini sevmenin, kiskancligi ve ofkeyi yenmenin, hayallerinize kavusmanin, basarinin yollarini bu dizide ogreneceksiniz. �Modern mucize NLP�de krize yer yok; beceriye ve beceriyi gelistirmeye imkan var. Sadece karar verin. Karariniz rasyonel, attiginiz adimlar kalici olsun; siz mutlu olun... Artik dovünmeyin.... Hemen simdi, harekete gecin...
    Banu Gokcül, gecmiste daha iyi bir hayat icin yazilmis tüm Dogu ve Bati ogretilerinin bir ozeti olan kisisel gelisim akimlarindan NLP�nin ne demek oldugunu, tam olarak neye yaradigini, ona danisanlara nasil bir kaldirac gorevi yaptigini anlatiyor...

    NLP nedir?
    Neuro Linguistik Program (NLP), zihnini yeniden programlamak demek. Bir takim insanlarin basarilarinin ardinda ne var? diyerek baslatilan bir arastirmanin sonucu olarak gelistirilmis. Arastirmanin sonucunda basarili insanlarin digerlerine gore daha zeki olmadiklari ancak hayatlarini dogru programladiklari ortaya cikmis.

    NLP neye yariyor?
    Star Wars�da ekip, uzay araclarini tamir icin baska bir gezegene iner. Jedi�nin ciragi Bu gezegende istedigimiz yedek parcayi nereden bulacagiz? diye sorar. Jedi de O bize gelir" der. İste bu aslinda NLP. NLPyle biz Jedi tricklerini ogreniyoruz. Her sey oldugu gibi, kendiliginden geliyoru, doganin sirrina uyum saglamayi, Kozmosa, evrene uymayi ogreniyoruz. Cünkü evrenle barisik oldugumuzda zaten her sey, Jedinin da dedigi gibi bize geliyor. NLP bize bu sirri veriyor.

    Peki basarinin sirri gercekten nerede?
    En onemlisi ic motivasyonu saglamak. İnanc sistemini degistirmek. Spontan olmak. Bu bizim kültürümüzde ve dilimizde olmayan bir kelime. Aninda, kendiligindenlik ve dogallik demek. Yaraticiligin kaynagi bu. O andaki ozgün duruma gore ozgün davranis sergiliyorsun. Kalip davranis degil. Bunu bir tek sekilde yapabilirsin. Simdi ve burada�na sahip cikarak.Simdi ve burada�da gizli güc ve yaraticilik var. Halbuki biz buna sahip cikmak yerine hep sikayet ederiz. Yok Türkiye�de yasadigimi icin boyleyim� yok patron bana davrandigi icin boyleyim. Hep hayat bize vurmus ama bunu degistirmek bizim elimizde. Ben degisime inaniyorum. Herkes istedigi gibi davranislarini degistirir. Degismez denilen huy da su da degisir. İnancta.

    Degismek isteyenler ne yapmali?
    Degismeye karar versinler. Ve hemen degissinler. Kendilerine yalan soylemesinler. �Degisemiyorum� demesinler.

    O kadar kolay mi?
    NLP, ihtiyacimiz olan bütün kaynaklara icimizde sahibiz� der. Degisim cok zor. Ama imkansiz degil.

    NLPnin terapiye gitmekten ne farki var?
    Ornegin kilo vermek. Ben yemek yemeyi seviyorum� diyorsam ben kilo veremem�, Yemek hazirlamayi seviyorum� dersem ben kilo veremem. Cünkü yemek yemeyi sinir sistemimde hep keyif diye düsünmüsüm. Bir olayi zevke degil de aciya baglarsam degisebilirim. Kisacasi bir olayi ancak sinir sistemimde degistirebildigim zaman o olayla ilgili degisik bir etki yaratabiliyorum kendimde. Aksi takdirde �icki icmek iyidir, sigara elime yakisiyor� dedigimde sigara da icki de icerim.

    Size kimler, niye geliyor?
    Hayatlarinda bir seylerin yürümedigini bilenler geliyor. Bir kaldiraca ihtiyaclari var. Ben onlara kaldirac gorevi yapiyorum. Onlarin kendiliginden gormedigi isteklerini fark etmesini ve dillerini degistirmelerini sagliyorum.

  6. #6
    viaypi dalyan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-10-2004
    Mesajlar
    6,095
    Karizma Gücü
    9
    Eğitimimize algılama konusuyla başlıyoruz. Algılarımız, dışarıdaki dünyanın zihnimizdeki temsil ediliş biçimini dolayısıyla, neye tepki vereceğimizi sürekli etkiliyor.

    -- Karşılıklı sohbet eden iki kişinin, aralarındaki iletişimin, %7 si içerik (söylenen söz), %38' i ses tonu (sessiz, bağırarak.. vs.) ve geri kalan %55 i de beden dili (fizyolji, jest ve mimik) aracılığı ile gerçekleşiyor.

    -- Demekki insanlar arasındaki iletişimde, ne söylenildiğinden ziyade nasıl söylendiği ya da davranıldığı önemli, çünkü insan beyni tarafından öncelikli olarak, sözsüz sinyaller yorumlanıyor.

    -- Birçok insan karşısındakiyle iletişim kurarken algılarını keskinleştirmeyi, dikkatini yoğunlaştırmayı (Kalibre etmeyi) ihmal eder. Kalibrasyonu zayıf olan kişiler, söylediklerini sabırla dinleyen bir kişinin, aslında kibarlığından veya bizi kırmak istemediğinden dolayı sohbete katlanmış olduğu gerçeğini algılayamaz. Kalibrasyonu zayıf olan bir satış temsilcisi ise, müşterisinin gerçek ihtiyacını veya ürünü satın almak istemediğini zamanında algılayamaz ve gereksiz dil dökebilir.

    Neden Kalibrasyon ?

    -- Beden dili öğretisini, tüm insanlar için genellemek mümkün değildir. Konuşurken burnunu kaşıyan her bireyin, her zaman yalan söylediğini iddia etmek yargısız infaza benzer. Bundan dolayı tüm dikkatimizi o anda konuştuğumuz kişiye vermeliyiz. Algılarımız ne kadar açıksa, karşından gelen sözlü veya sözsüz sinyalleri de o denli iyi algılayabilir ve kendi tepkilerimizi ona göre ayarlayabiliriz. Elbette bu yeni bir şey değildir. Çalan telefona da cevap verdiğimizde dikkatle dinlersek karşıdan gelen “alo” sesi dahi, karşımızdakinin ruh hali hakkında çıkarımlarda bulunmamız için yeterli olabiliyor. “Leb demeden leblebiyi anlama” becerini aşağıdaki uygulama önerileri ile geliştirebilirsin:

    Uygulama önerisi:

    a) En az iki dakika dikkatli bir şekilde, partnerinizin beden dilini bilinçli bir şekilde gözlemleyin. Daha sonra çıkarımlarınız hakkında partnerinizle konuşun.

    b) Bir partner ile birlikte bir video fragmanını televizyonunuzun sesini tamamen kısarak dikkatle izleyin. Gözlemlerinizin zihniniz tarafından nasıl yorumlandığına dikkat edin. Daha sonra video fragmanını sesli izleyin ve hatalı yorumlamalarınıza hangi sinyallerin yol açtığını analiz etmeye çalışın.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. PIC Programlama
    2003 - 2004 Konuları bölümünde SaTuRN tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 30.11.05, 17:43
  2. PIC Programlama
    2005 Konuları bölümünde red_fever tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 23.11.05, 15:14

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •