Bu işi yapmakla ne iyi ettiğimi düşündüm satırlarda gözlerim gezinirken. Kalmamış olduğu apaçık ortadaydı artık ne sevginin ne de bişiler paylaşmanın keyfinin.
o yalanlar
isyanı değildi kentin kendim gürültüsünde ki
az evvel ezel bir uyanışında doğdum ... öldün
ömrün .... bir daha saatlerin bizi vurduğunda
günün - düğüm anında sen hayatın kördün ki
gördün beni ... ben her yanım kanadı sandım
hep yarım dokunduğumla bağrına taş bastın
ki hissettim halini ...
gittin namı diğer .... gezinebileceğim bir tane
kaldırım bırakmadan gecemde içebileceğim
bir şişe şarap koymadan başucuma
yaşananlar hatırına
geçebileceğim bir şarkı atmadan pikaba
ve eklemeden üstelik anılacaklar yanına adımı
koca bir hüsranla sadece sana bir kere
dokunabilmem elde kaç ederdi yalnızlığın masalı
o gerçekler
ki inkarı değildi kendin kentim sessizliğinde
kimliksizliğimde inkarın ... açlığında gülüşün
tokluğunda darlığın ... sokaklarında varlığım
tuzlu yaşlarımla buzlu sularına daldığım o ki
soldum öyle ... durduğum her an acıyı vurdum
kaldığımla uzağını buldum kaybettiklerimde ...
yok hazmettim hani
bittin namı diğer ... varabileceğim bir tane
meyhane bırakmadan az dediğimce biraz
mevsimi soluyamadan uçuruma
yazların hürmetine
sevineceğim bir hediye vermeden yüreğe
ve işlemeden üstelik süslenecekler anına adını
küçük bir heyecanla sadece bana bir kere
sarılabilmen elde kaç ederdi yalnızlığın kahramanı
Birbirine ait olma diye bir şeyin olmadığı ve verilen zararların şiiriydi bu yazılanlar. Olabildiğine doğruydu yazılanlar. O beni çoktan terk etmişti. Ben ancak fark edebildim.sadece bitti diyen bendim..bitiren oydu..


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
Senden öncesi yoktu benim için, senden sonrasıda yok artık...