• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    Aklın Bitmeyen Sorgulaması

    Felsefenin özü, bir bilgiye sahip olmaktan çok, onu arayıp araştırmaktır. Felsefe uğraşı, bu doğrultuda olmak üzere, her şeyden önce bir “düşünme çabası”dır. Peki düşünme ne? Düşünme,aklın bir işlevidir; böylece akıl, edindiği bilgileri yeniden gözden geçirir, tartışır. Gerçekten, yaşamın deneyimleri, yığınla izlenim ve bilgi sağlar bize. Belli bir meslekten isek, hele hele bilimsel bir etkinlik içindeysek, daha tam, daha aydınlık kavramlar ediniriz. Ne var ki, yaşam deneyimimiz ne denli zengin, bilimsel ve teknik bilgilerimiz ne denli derin olursa olsun, hiçbiri felsefenin yerini tutmaz. İşte felsefe yapmak, bu bilgiler üzerinde düşünmek, onları sorgulamak, yani “yeniden gözden geçirip tartışmak”tır.

    Felsefe Bilim midir?
    Filozof,başlarda bütün bilimleri kucaklayan bir kişi olduğu halde, içinde bulunduğumuz bilim çağında, felsefe,bir bilim olma iddiasında değildir. Bilim, kendi alanında egemen olup çıkmıştır: Euklides’le matematik, Galilei ile fizik, Lavoisier ile kimya; Claude Bernard ile biyoloji, pozitif bilimler olmuşlardır. Filozofların uzun süre kendi “av alanı” olarak kullandıkları insanı bile, bilim ele geçirmiştir: Psikoloji ve sosyoloji, insan davranışlarının incelenmesine deneme yöntemi ve ölçüyü getirip sokmuşlardır.


    Peki felsefenin yararsız olduğu anlamına mı geliyor bu?
    Hayır! Ancak felsefe,bugün artık açıkca, başka disiplinlerin sağladığı bilgilerden yola çıkan bir düşünce girişimi olarak görünüyor. Özellikle filozof, günümüzde, düşüncelerinin en değerli kaynaklarından biri olan bilim ve teknikteki gelişmeyi göz ardı edemez. Konuşmaya başlarken ve tartışmasını sürdürürken onlara mutlaka dayanacaktır; sözünü bağlarken de, “Ne yapayım,inancım bu!”deyip bilimin dışında kalamaz. Bu yanıyla, filozof, eskisinden belki çok daha fazla, ayağını yere sağlamca basan kişidir.

    Bilim üzerinde felsefi bakımdan düşünmek, önce “bilimin sonuçları ve yöntemleri” üzerinde durmak demektir: Bilimsel bilginin niteliği nedir? Böylesi bir bilgi, gerçekliği hakkıyla kavrıyor mu, yoksa bize sadece pratik formüller ve işlemsel simgeler mi sağlıyor? matematikçinin, sözünü ettiği aksiyomların anlamı nedir?

    Felsefe, bu sorulara yanıt vermeye çabalar.İşin ilginç yanı, bilim de felsefeyi umursamaz halde değildir. Örneğin, kalıtımbilim(jenetik)gibi iyiden iyiye bilimsel dallar, araştırmalarının sınırlarını çizmek ve ihtiyaç duydukları manevi onayı elde etmek için, filozofların dikkatlerini üzerlerine çekiyorlar.

    Felsefenin - bugün pek önemli - bu dalına, bilgi kuramı(epistemoloji)denir.
    Ne var ki,felsefi düşünce daha öteye gider ve bilimin ihtiyaç duymadığı bir takım sorular da sorar. Bilim, başta doğa olaylarını, kavranabilir, yani matematik formüllerle dile getirilebilir yasalarla birbirine bağlayarak açıklama çabasındadır. Ama bilim, bu açıklamayı yaparken, sadece “araçlar” verir insana; “davranışlarımızı yönlendiren amaçlar” üstüne hiçbir şey söylemez o. Bilimin ve tekniğin insanın eline verdiği güçlerin parlaklığıyla isteklerimizin belirsizliğinin - üstelik acı biçimde - gözler önüne konduğu günümüz dünyasında, sadece felsefe isteklerimizin sınırlarını bize gösterebilir; sorumluluklarımızı hatırlatabilir. Bir başka deyişle, yalnız felsefe değerler sorunu’nu ortaya atabilir ve çözmeye çalışabilir.

    Öte yandan, çok daha genel sorunlar vardır ki, bilim hiç konu edinmez onları kendine; Niçin dünya vardır? Nereden geliyor insan ve nereye gidiyor? Kesinlikle yok olup gitmek için mi geldik dünyaya, yoksa ölümsüz bir ruhun sahibi miyiz? Bu dünyadaki varlığımızın gerçek anlamı nedir? İnsanın yazgısı önceden belirlenmiş midir, yoksa kişinin yolunu çizen sadece kendi akıl ve iradesi midir? Bütün bu sorular metafizik sorulardır. Felsefe, üzerlerinde durup tartışır bunların da.

    Vaktiyle Kant buraya kadar anlattıklarımızı şu üç soru da özetlemişti: Neyi bilebiliriz? Ne yapmalıyız? Neyi umut edebiliriz? Yaşamı bütünlüğüne kucaklayan bu sorular,bu günde felsefenin temel sorularıdır.

    Server Tanilli
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  2. #2
    Mindtricker ßoi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-08-2005
    Mesajlar
    192
    Karizma Gücü
    0
    Demek ki bilimle alakalı konuların felsefe bölümünde yeri yok. Evet, felsefe bilim değildir.

  3. #3
    minna adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-12-2004
    Mesajlar
    91
    Karizma Gücü
    0
    walla bu kadar uzun bi yazıyı okuyamam ayrıca copy paste için saol:twisted:

  4. #4
    mayakovsky adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2005
    Mesajlar
    10
    Karizma Gücü
    0
    Ne bilebilirim?
    .....Ne umabilirim?
    .........Ne yapabilirim?

    Cennetin ışıklı çiçek bahçeleri sanki bu soruların arkasından birdenbire beliriverecekmiş gibi gelmişti bana da yıllarca.. : İnsan nedir ?

    Oysa (Ne üstümdeki yıldızlı gök ne içimdeki ahlak yasası...) :

    İlmin derin görüşleri, aklın hükümleri

    Doldurmuyor boşalmış olan hisli bir yeri
    Bu mesaj en son " 15.08.05 " tarihinde saat 23:01 itibariyle mayakovsky tarafından düzenlenmiştir... Neden: (....)
    "En sonunda,insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alış veriş ve pazarlık konusu olduğu zaman gelip çattı.
    Bu,o zamana kadar el değiştiren fakat ticaret konusu olmayan,erdem,duygu,kanaat,bilgi ve bilinç gibi şeylerin de ticaret konusu olduğu bir zamandır.Bu genel kokuşma ve evrensel ölçekli alış-veriş dönemidir. Eğer ekonomik terimlerle ifade etmek gerekirse,bu, maddi olsun manevi olsun,her şeyin gerçek değerinin saptanması için pazara getirildiği bir zamandır."Karl Marx, Felsefenin Sefaleti

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    18-08-2005
    Mesajlar
    15
    Karizma Gücü
    0
    server tanilli iyi bir felsefeci.Okuduğun başka kitabı var mı?
    HER SEÇİŞ BİR VAZGEÇİŞTİR..

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Bitmeyen Pil!!
    2005 Konuları bölümünde Alessandro tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 25.02.05, 22:35

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •