• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
29 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Lord Of The CroW SilveRCroW adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2004
    Mesajlar
    31
    Karizma Gücü
    0

    Nietzche'yi Tanıyalım

    Nietzche'yi Tanıyalım

    --------------------------------------------------------------------------------

    Nietzsche, 13 Ekim 1844’de küçük bir Alman kasabası olan Röcken’de doğdu.Nietzsche’nin çocukluğundan itibaren müzikten hoşlanan bir ruha sahip olduğu söylenir.1858’den itibaren altı yıl Pforta Kolejinde parasız yatılı olarak okuyan filozof, o zamanlar en çok İncil okumaktan hoşlanıyordu.
    1864’te papaz olmaya karar veren Nietzsche, aynı yıl Bonn üniversitesinde klasık filoloji okumaya, 1865-66 yıllarında ise Leipzig üniversitesinde çalışmaya başlar.Nietzsche’nin dine olan inancında işte bu dönemlerde bir körelme söz konusu olmuştur.Schopenhauer’u onun İstenç ve Tasarım Olarak Dünya adlı eseri vasıtasıyla tanıması da, yine bu dönemlere rastlar.1867’den 1868’e kadar bir yıl Prusya ordusunda askerlik yapan Nietzsche,yine aynı dönemde eski ozanlardan, görev yapan Nietzsche, hem miyop olduğu ve hem de bir seferinde attan düşüp yaralandığı için askerlikten çıkarılmış, işte bu sıralarda ahlakçı olduğu kadar aristokrat bir düşünceye sahip olan Yunan ozanıTegnis’i incelemiştir.Nietzsche, 1868-69 yıllarında ilk kez Richard Wagner ve Liszt’in kızı Cosima ile tanışır.Aynı yıl İsviçre’deki Basel üniversitesine klasık filoloji bölümünün boşalması nedeniyle, hocası Ritchl’in de tavsiyesiyle doktoraya bile gerek duyulmaksızın, aynı üniversitede filoloji profesörü olarak göreve başlar.Aslında amacı bir arkadaşı ile kimya çalışmak olan Nietzsche’nin niyetinde filoloji üzerine çalışmak yoktur.Fakat hocasının ısrarı üzerine görevi kabul eder.İsviçre vatandaşlığına geçerek 1869’daki Fransız- Alman savaşında Prusya askerlerine hastabakıcılık yapmak için savaşa katılır.Dizanteri ve difteriye yakalanan Nietzsche bir yıl sonra, askerlikten bir kez daha ayrılmak ve savaştan dönmek zorunda kalır.Sağlık durumundaki bu bozukluk Nietzsche’nin iklim değişikliklerine paralel olarak seyahat yapmasına sebep olmuştur.Hatta bazı Nietzsche yorumcuları, özellikle de psıkoloji ile ilgili olanlar, Nietzsche’nin sağlık durumunun kötü olması ve onun her zaman güce ihtiyaç duymasıyla felsefesi arasında çok yakın bir ilişki bulunduğu kanaatindedirler.Özellikle güç isteme doktrini bu çeşit psıkolojik tahlillere tabi tutulmaktadır.1879’da hastalığı artan Nietzsche kürsüsünü terk etmek zorunda kalır.Malulen emekli edilen filozof bundan sonraki yaşantısı oldukça sıkıntılı bir şekilde ve çoğunlukla da seyahat ederek geçirmiştir.1889’da delirmiş, ve nihayet 1900’de Weimar’da annesi ve kız kardeşinin yanında ölmüştür.


    Kitaplığı...
    Nietzsche çağı itibariyle 19. yüzyılın sonlarında yaşamış olsa da, etkileri itibariyle çağdaş bir filozof olarak düşünülebilir.O, yirmibeş yıllık bilinçli yaşamında arkasında düşüncenin kendinden sonraki seyrini derinden etkileyen bir çok eser bırakmıştır.Onun eserleri de tıpkı yaşamı gibi oldukça karmaşık ve çetrefillidir.İlgi alanlarının çeşitliliği, şiir ve aforizmalarla konuşması, sistem karşıtı bir felsefe anlayışına sahip olması, oldukça sıkıntılı ve hastalık içinde bir yaşam sürmesi, vb. hususlar, eserlerine de yansımış ve yorumcuları birbirinden oldukça farklı düşüncelere sevk etmiştir.Yorumcular, Nietzsche’nin felsefesini ve eserlerini, onun hayatının belli periyotları ile ilişkilendirip, üç döneme ayırarak ele alırlar.

    Birinci dönem, Nietzsche’nin ilk yazılarını da kapsayan ve onun Schopenhauer ve Wagner’in etkisinde kaldığı dönemdir.Bu dönemi [Die Geburt der Tragödie aus dem Geiste der Musık ( Müziğin Ruhundan Tragedyanın Doğuşu) adlı eseri temsil eder.Bu eserde Nietzsche, Sokrates öncesi Grekler’in yaşamın olanca acımasızlığına karşı onunla başa çıkma doğrultusunda ortaya koymuş oldukları tragedyalara dikkat çeker.Tragedyalar Nietzsche’ye göre: oluşun dayanılmaz ağırlığı altındaki Grekler’in, sanat vasıtasıyla hayatı çekilir hale getirdikleri eserlerdi.Nietzsche’nin bu döneme ait diğer eserleri ; ilk eseri olan Die Philosophie im tragischen zeitalter der Griechen (Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe) ve Unzeitgemaesse Betrachtungen (Çağa Uymayan Düşünceler) adlı eserinin alt başlıkları şeklinde kaleme alınan şu çalışmalardır:

    David Strauss, der Bekenner und Schriftsteller ( David Strauss, Dindar ve Yazar, (1873))
    Vom Nutzen und Nachteil- der Historie für das Leben (Yaşam İçin Tarihin Yararları ve Zararları),(1873)
    Schopenhauer als Erzieher (Eğitimci Olarak Schopenhauer, (1874)
    Richard Wagner in Bayreuth (Richard Wagner Beyrut’ta, (1876)

    Nietzsche’nin filozof kariyerinin ikinci dönemi, 1876-1882 yılları arasındaki döneme tekabül eder.Nietzsche’nin bu döneme geçişiyle Wagner ile arasının açılması arasında yakın ilişki vardır.Wagner’in aşırı milliyetçi ve antisemitik tutumları ile Nietzsche’nin ulus kaynaklı geleneksel değerlere karşı olan tavrı arasındaki gerilim, nihayet Wagner’in 1878’de yazdığı Parsifal Operası ile son noktasına ulaşır.

    Nietzsche’nin ikinci dönemi ise, onun 1878’de kaleme aldığı ve üç bölüm halinde yayınlanan Menschliches, Allzumenschliches (İnsanca Pek İnsanca) adlı eseri temsil eder.Bu dönemde Nietzsche’nin ilk dönemdeki Sokrates karşıtı tavrı adeta tersine dönmüş, Sokrates artık yüceltilmeye başlanmıştır.Bu dönem, Nietzsche’nin bilimi şiire yeğlediği, kabul edilmiş tüm inançları sorguladığı ve adeta Fransız Aydınlanmasının akılcı bir filozofu rolüne girdiği dönemdir.Bu dönemde Nietzsche’nin felsefesi pozitivist bir karaktere bürünmüştür. O ciddi bir metafizik eleştirisine girişir ve insan bilgisinin ve deneyiminin metafiziği gerekli kılan özelliklerinin, materyalist bir perspektifle açıklanabileceği doğrultusunda fikirler ortaya koyar.Nietzsche bu dönemde iyi ve kötü ayırımını topluma yararlılık – zararlılık ölçütü ile temellendirir.Yine bu dönemde Nietzsche, Greklerdeki “arkhe” anlayışına benzer bir şekilde arkhesi “ana-bir” olan, panteistik bir felsefi düşünce geliştirir.Nietzsche’nin bu döneme ait eserleri ise şunlardır:

    Vermische Meinnungen und Sprüche ( Karışık Kanılar ve Maksimler, (1879)) ( Bu eseri nsanca Pek İnsanca ‘nın sonuna ekler)
    Der Wanderer und sein Schatten (Gezgin İle Gölgesi, (1880)) ( Bu eser de İnsanca Pek İnsanca’nın ikinci ve son bölümü olarak yazılmıştır)

    Nietzsche yine bu dönemde, Sils – Maria’dayken Ebedi Dönüş öğretisini geliştirmiştir.Buna göre, evrende herşeyin bir ebedi döngüsü söz konusudur.Eğer evren hem ileriye hem de geriye doğru sonsuzsa ve evreni oluşturan unsurlar da sınırlı ise, evrende oluşa gelen olaylar, bu sonsuz zaman içerisinde, tıpkı geçmişte defalarca tekrarlandığı gibi ileride de tekrar edecektir.Nietzsche, adeta biriçe doğma ile elde ettiği bu düşüncelerini, daha sonra Pers bilgesi Zerdüşt’ün diliyle aktaracaktır.Nietzsche’nin üçüncü dönemine bir geçiş niteliği olan bu sürecin diğer bir kitabı da, 1882’de yazdığı ve beşinci bölümünü ise ancak 1882’de ekleyebildiği,Die Fröhliche Wissenschaff (Şen Bilim) adlı eseridir.
    Bu kitapla Nietzsche Tanrı’nın ölüm haberini vererek özgür ruhlara yeni ufuklar açmayı dener.Bu, aynı zamanda 2500 yıllık Batı metafizik geleneğinin sebep olduğu nihilizm'in de ilanıdır.

    Nietzsche’nin üçüncü ve son dönemi, Sils- Maria ‘da içine doğup Zerdüşt’ün diliyle aktarmayı tasarladığı projesi olan Also Sprach Zarathrustra (Böyle Buyurdu Zerdüşt) adlı eseriyle başlar.Bu kitabın ana teması “Üstün İnsan” ve “değerlerin yeniden değerlenmesi”dir.Bu dönem aynı zamanda, Nietzsche’nin düşüncelerinin kemale erdiğinin bir göstergesidir.Nietzsche bu dönemde üstinsan kavramını nihilizmi aşma projesinin önemli bir kavramı olarak sunmaktadır.Söz konusu insan, nihilizme sebep olmuş olan Batı metafizik geleneğinin ve bu geleneğin Platoncu bir formu olan Hristiyanlığın değerlerini yeniden değerleyecek ve oluş felsefesini hayata geçirmek suretiyle nihilizmin ötesine geçecek olan insandır.Nietzsche üstün insanın ahlaki bakımdan konumlandırılmasını da, 1886’da yayınlanan Jenseits Von Gut und Böse (İyinin ve Kötünün Ötesinde) adlı eseriyle yapmayı dener.Buna göre üstün insanın ahlak anlayışı, geleneksel iyi- kötü ayrımına dayanan moral temelli anlayışın ötesinde temellendirilecektir.Nietzsche yine bu dönemde, nihilizmi anlama doğrultusundaki herhangi bir çabanın, yalnızca onun septomlarından hareket etmesinin bu anlama çabasını eksık kılacağı fikrinden hareketle,kendinden sonraki felsefeye de bir yöntem olarak büyük bir etkiye sahip olacak olan, “jeneoloji” metodunu geliştirir ve bu yöntemi ahlakın kökenlerinin bir şeceresini çıkarmakta kullanır.Bu doğrultuda olmak üzere 1887’de, Nietzsche Zur Genealogie der Moral (Ahlakın Soykütüğü) adlı eseri kaleme alır.Nietzsche nihilizmin kökenlerine yönelik jenekolojik araştırması sonucunda, onun kökenlerinin, Batı metafizik geleneğinin dualist karekterinde ve geleneksel moral temelli ahlak anlayışında bulunduğu sonucuna varır.Yine aynı eserde, Nietzsche, efendi ve köle ahlakı olmak üzere iki çeşit ahlak anlayışının ve değerleme tarzının varlığına dikkat çeker.Buna göre nihilizmin kaynağında, tepkisel güçlerle donanımlı olan kölelerin (köle ahlakı), aktif güç sahibi efendilere (efendi ahlakı) galebe çalıp, efendice değerleme tarzını bertaraf etmeleri bulunmaktadır.Sürüce değerlemeler oluşu, yaşamı, içgüdüleri karşılarına alıp, kurtuluşu da bir öte fikrinde aramalarından dolayı nihayetinde insanlığı, anlamanın ve değerin kaybolduğu nihilizme taşımıştır.Nietzsche’nin bu eseriyle yapmak istediği şey ise tarihi seyir içerisinde çeşitli formlara bürünen nihilistik yaklaşımların (Platonculuk, Hristiyanlık, Schopenhauer ‘un irade felsefesi vb.) bir serimini yapmak ve bu suretle de üstün insanın değerleri yeni baştan değerleyip, nihilizmin ötesine geçmesini sağlamaktır.Nietzsche, projesini tamamlamak amacıyla 1884’ten beri kaleme aldığı ve ismini de Der Wille zur Macht – Versuch einer Ummertung Aller Werte (Güç İstemi- Tüm Değerlerin Tersyüz Edilişi Üstüne)koymayı planladığı eserini tamamlayamadan 1889’da çıldırmıştır.Bu dönemde o, ancak küçük çapta birkaç eser kaleme alabilmiştir.Bunlar:

    Der Fall Wagner (Wagner Olayı, (1888), [Der Antichrist /i] (İsa’ya Karşı, (1888), Nietzsche Contra Wagner (Nietzsche Wagner’e Karşı )eserleridir.
    Ecce Homo ise 1888’de bitmiş olmasına karşın, ancak Nietzsche’nin ölümünden sonra , 1908’de yayınlanmıştır.
    Nietzsche’nin projesinin en önemli kısımlarından biri olan ve bir türlü tamamlamaya fırsat bulamadığı eserine ait notlar, kızkardeşi Elisabeth Förster tarafından toparlanıp, Nietzsche’nin ölümünden sonra, 1904’te [i]Güç İstemi İstemi adıyla yayınlanmıştır.Birçok Nietzsche yorumcusuna göre, Güç İstemi tahrifata uğramış şaibeli bir eserdir.


    Nietzsche’nin Türkçeye tercüme edilmiş olan eserleri şunlardır:

    Tragedya’nın Doğuşu (çev:İsmet Zeki Eyüpoğlu) Say Yayınları, İstanbul, 1997
    Ecce Homo (çev: Can Alkor), Say Yayınları, İstanbul, 1997
    Böyle Buyurdu Zerdüşt (çev: A.Turan Oflazoğlu), Asa Kitabevi, Ankara, 1997
    Tan Kızıllığı (çev: Hüseyin Salihoğlu- Ümit Özdağ), İmge Kitabevi, Ankara, 1997
    Nietzsche Wagner’e Karşı- Wagner Olayı (çev: M.Osman Toklu), Gündoğan Yayınları, Ankara, 1994
    İyinin ve Kötünün Ötesinde (çev: Ahmet İnam), Gündoğan Yayınları, Ankara, 1997
    Gezgin İle Gölgesi (çev: İsmet Zeki Eyüboğlu), Birey Yayınevi, 1998
    Gelecekteki Felsefe (çev: Emel Tan), Yönelim , Ankara, 1997
    Ecco Homo (çev: Emel Tan), Seren Yayınları, Ankara, 1993
    Dionysos Dithrambosları (çev: Oruç Aruoba), Kabalcı Yayınları, İstanbul
    Deccal (çev: Hüseyin Kahraman), Yönelim, Ankara, 1992
    Ahlakın Soykütüğü Üstüne (çev: Ahmet İnam), Gündoğan Yayınları, Ankara, 1998
    Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe (çev: Aydın Öz), Düşünen Adam Yayınları ;İstanbul, 1996
    Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe (çev: Nusret Hızır), Kabalcı, İstanbul, 1992
    Putların Alacakaranlığı (çev: Hüseyin Kaytan), Akyüz Yayınları, İstanbul, 1991
    Tarih Üzerine (çev: Nejat Bozkurt), Say Yayınları , Mart 2000

    Nietzsche’nin Türkçeye tercüme edilmeyi bekleyen eserleri ise şunlardır.
    The Gay Science (Translated by Walter Kaufmann), Random House İnc., New York, 1974
    Human, All too Human (Translated By: Marion Feber, Stephen Lehmann), University of Nebraska Press, London, 1976
    Philosophy and Truth (Edited and Translated by: Daniel Breazeale), America, 1979
    The Will to Power (Translated by Walter Kaufmann and R.J.Hollingdale), Random House, New York, 1967
    ---------------------------------
    Komünist Filozof marcos un yazısından derlenmistir.
    Bu mesaj en son " 09.08.04 " tarihinde saat 15:46 itibariyle neoorog tarafından düzenlenmiştir... Neden: smileyleri kapattım
    DivX ve p2p Dünyası
    BÖLÜMÜ KULLANANLARIN İZLEMESİ VE OKUMASI GEREKEN YÖNERGELER HERŞEY SİZİN VE DAHA GÜZEL BİR FORUM İÇİN LÜFTEN KISA BİR ZAMAN AYIRIN.
    P2P BÖLÜM KURALLARI

  2. #2
    Lord Of The CroW SilveRCroW adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2004
    Mesajlar
    31
    Karizma Gücü
    0

    F.WILHELM NIETZSCHE'den Güzel Sözler

    Onlara bir şey verme,onlardan al daha iyi ve onlarla birlikte taşı-bu onların daha çok hoşuna gider,yeter ki senin de hoşuna gitsin-.
    ***
    Evet, kirli bir ırmaktır insan. Kirli bir ırmağı içine alması ve bozulmadan kalması için deniz olmalı kişi.
    ***
    Benim acımam nedir ki!..Acıma,insanı sevenin çivilendiği çarmıh değil midir?
    Oysa benim acımam çarmıha germe değildir.
    ***
    Ben, zar kendine uygun düşünce utananı ve soranı severim: ‘ben düzenci bir oyuncu
    muyum yoksa?’- Çünkü yok olmak ister o.
    ***
    Ben yaralanmada bile gönlü derin olanı ve küçücük bir şeyden yok olabileni
    severim: böyle geçer o köprüyü seve seve.
    ***
    Ben bu kulaklara göre ağız değilim.
    ***
    İnsanlar arasında yaşamayı, hayvanlar arasında yaşamaktan daha tehlikeli buldum.
    ***
    Dünyayı yitirmiş olan kendi dünyasını kazanır atık.
    ***
    On kez yine barışmalısın kendinle:çünkü altetme acıdır ve kötü uyur barışmayan.
    On gerçek bulmalısın günde,yoksa gece de ararsın gerçeği ve canın aç kalır. On kez gülmelisin günde ve sevinmelisin:yoksa miden,o dert babası,gece seni
    tedirgin eder.
    ***
    Gerçek,hayatın anlamı olmasaydı ve ben anlamsızı seçmek zorunda kalsaydım, bence de en seçilesi anlamsızlık olurdu bu...
    ***
    Kıskançlık yalımıyla sarılan kişi, sonunda,akrep gibi,ağılı iğnesini kendine
    çevirir.
    ..
    İnsan altedilmesi gereken birşeydir.
    ***
    Dağlarda en kısa yol,doruktan doruğadır:ama uzun bacakları olmalı bunun için.
    ***
    Siz yükselmek isteyince yukarı bakarsınız. Bense aşağı bakarım.
    ***
    Doğrudur: biz hayatı severiz,ama yaşamaya değil, sevmeye alıştığımız için.
    ***
    Ben yürümeyi öğrendim,o gün bugün, kendimi koştururum. Ben uçmayı öğrendim,o gün bugün kımıldamak için itilmem gerekmez.
    ***
    Ne denli yükseğe ve ışığa çıkmak isterse,o denli yaman kök salar yere, aşağılara, karanlığa, derinliğe-kötülüğe...
    ***
    Fakat sevgim ve umudum hakkı için yalvarırım sana:içindeki kahramandan yüz
    çevirme!. En yüksek umudunu kutsal tut!...
    ***
    Hepiniz ey, çetin çalışmayı ve hızlıyı,yeniyi ve yabancıyı sevenler, -pek katlanamıyorsunuz kendinize; çalışkanlığınız kaçıştır, kendinizi unutma
    istemidir...
    ***
    Nefreti ve kıskançlığı tanımayacak kadar büyük değilsinizdir.Bunlardan
    utanmayacak kadar büyük olun bari.
    ***
    Kendi düşmanınızı aramalısınız,kendi savaşınızı açmalısınız ve kendi
    düşünceleriniz uğruna!..
    ***
    Savaşı bile kutsayan iyi davadır mı diyorsunuz? Size derim:her davayı kutsayan iyi savaştır.
    Savaş ve yüreklilik,komşu sevgisinden daha büyük şeyler başarmıştır. Umarsızları,acımanız değil,yürekliliğiniz kurtarmıştır şimdiye dek.
    ***
    Size katı yürekli diyorlar:ama yüreğiniz katıksızdır ve ben sizin içtenliğinizdeki utangaçlığı seviyorum.Siz yükselişinizden
    utanıyorsunuz,başkalarıysa inişlerinden utanıyorlar.
    ***
    Karşı koymak,- bu,kölelerin soyluluğudur, sizin soyluluğunuz, söz dinlerlik
    olmalı,sizin buyurmanız dahi söz dinlerlik olmalı!
    Yapmalısın, istiyorumdan daha tatlı gelir savaşçının kulağına,ve sevgili
    bildiğiniz her şeyi önce kendinize buyurtmalısınız.
    ***
    Bu dediği dedik,bu sıkıcı kişileri kıskanma,ey gerçek tutkunu!Dediği dedik
    kişinin koluna hiçbir zaman asılmamıştır gerçek...
    ***
    Yalnızlığına kaç dostum: görüyorum ki her yerini ağılı sinekler sokmuş. Sert ve
    sağlam bir havanın estiği yere kaç!.
    Yalnızlığına kaç!. Sen küçük ve acınacak kişilere pek yakın yaşadın.Onların göze
    görünmez
    Öclerinden kaç!.. Artık el kaldırma onlara! Sayısızdır onlar, hem senin yazgın
    sinek kovmak değil ki!...
    ***
    Çok düşünülen her şey kuşkuyla düşünülür.
    Seni erdemlerin yüzünden cezalandırırlar. Yürekten bağışladıkları ancak
    yanlışlarındır.
    ***
    Sen onlara yumuşak davranırken dahi, kendilerini horgördüğünü sanırlar ve senin
    iyiliğini gizli kötülüklerle öderler. Senin sessiz gururun onların beğenisine hep
    aykırıdır; bir kez olsun hafiflik etmek alçak gönüllülüğünü gösterirsen
    sevinirler.
    ***
    Yalnızlığına kaç dostum- ve oraya sert ve sağlam bir havanın estiği yere. Senin
    yazgın sinek kovmak değildir.
    ***
    Yalnız için dost, hep üçüncü kişidir.
    ***
    Başkalarına inancımız,kendimizde neye inanmak istediğimizi açığa vurur. Dost
    özlemimiz bizi ele verir.
    ***
    Kişi dostundaki düşmana dahi saygı göstermeli. Dostuna,ondan yana geçmeden yaklaşabilir misin?
    ***
    Sezmekte ve susmakta usta olmalı dost; görmek istememelisin herşeyi.
    Dostunun uyanıkken ne yaptığını sana düşün açıklamalı.
    ***
    Nice kimseler kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının kurtarıcısı olurlar.
    ***
    Köle misin? Öyleyse dost olamazsın..
    Zorba mısın? Öyleyse dostun olamaz..
    ***
    Sizin dostunuza verdiğiniz kadarını,ben düşmanıma dahi veririm, hem bununla
    züğürtleşmem..
    ***
    Kendinizi kötü sevmeniz,yalnızlığı size zindan eder.
    ***
    Ben size dostu ve dostun taşkın yüreğini öğretiyorum. Ama kişi,taşkın yüreklerce
    sevilmeyi istiyorsa, sünger olmayı öğrenmelidir..
    ***
    Kardeşlerim, ben size komşu sevgisini salık vermem,-en uzağı sevmeyi salık
    veririm size!..
    ***
    Nice kimseleri senin için başka türlü düşünmeye zorlarsın,bunu yanına koymazlar senin. Onlara yaklaştın, ama geçip gittin;hiç bağışlamazlar bunu.
    Onların üstüne ve ötesine geçersin;ama sen yükseldikçe kıskançlığın gözü daha
    küçük görür seni.Fakat uçandan nefret edilir en çok.
    ***
    Kendi sevginin baskınlarına karşı dahi tetikte ol!.Her önüne gelene elini
    uzatmaya pek hazırdır yalnız kişi.
    ***
    Yaratmak ister seven kişi, horgörür de ondan! Sevdiğini horgörmek zorunda
    kalmamış kişi ne bilir ki sevmeyi!..
    ***
    Kadın,erkekten daha iyi anlar çocukları ama erkek kadından daha çocuktur.
    ***
    Ama sizin şerefiniz şu olsun;hep sevildiğinizden daha çok sevmek,hiç mi hiç ikinci olmamak..
    ***
    En son kardeşlerim,yalnıza haksızlık etmekten sakının. Yalnız nasıl
    unutur!. Acısını nasıl çıkarır!..
    Bir derin kuyuya benzer yalnız.Taş atmak kolaydır içine:ama bu taş dibe inecek
    olursa,deyin bana kim çıkarabilir?
    Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!...
    ***
    Kendini haksız çıkarmak,hak istemekten daha soyluca bir iştir.
    Yalnız kişi bunu yapacak kadar zengin olmalı.
    ***
    Ana babasına ağlamaya neden bulamayacak çocuk var mı?
    ***
    En tatlı geldiğin zaman,kendini yedirmeyi kesmeli;uzun süre sevilmek isteyenler
    bunu bilirler.
    Ekşi elmalar vardır. şüphesiz güzün son gününe dek beklemek bunların
    alınyazısıdır, aynı zamanda olgunlaşır, sararır, buruşurlar.
    Kiminde yürek kocar ilkin,kimindeyse ruh. Kimi de gençliğinde kocamıştır
    Ama geç gençleşen uzun süre genç kalır.
    ***
    Kimileri hiç tatlanmaz,yazdan çürürler. Onları dallarında tutan, ödleklikleridir.
    ***
    Olgun adamda, gençten daha fazla çocukluk, daha az karadüşüngü vardır;
    Daha iyi anlar o hayatı ve ölümü..
    ***
    Kişi salt bir öğrenci olarak kalırsa, öğretmenine borcunu iyi ödememiş sayılır.

    İnsan da ağaca benzer; ne kadar yükseğe ve ışığa çıkmak isterse, o kadar yaman kök salar yere, aşağılara, karanlığa, derinliğe, kötülüğe.
    Babanın gizlediği şey, oğulda açığa çıkar.
    Büyük borçlar insanları değer bilmeye değil, kin beslemeğe yöneltir.
    Saklanan bütün gerçekler ağılı olurlar.
    En tatlı kadın dahi acıdır.
    -------------------------------------------------------------------------
    Not itap okuma alışkanlıgım pek yok ancak bu tur demecleri netten takip ediyorum fırsat buldukca burada yayınlayacagım.Yayınladıgım konular sozler ın cogu alıntı olacaktır.Bazıları aklımıza gelır bazıları unutulur adını sayamadıgımız bi cok kısıye burdan tesekkurler .Yukardakı bı cok sozun derleyici si olarak Sayın Ali Göktürk'e ayittir.
    Bu mesaj en son " 09.08.04 " tarihinde saat 15:47 itibariyle neoorog tarafından düzenlenmiştir... Neden: smileyleri kapattım
    DivX ve p2p Dünyası
    BÖLÜMÜ KULLANANLARIN İZLEMESİ VE OKUMASI GEREKEN YÖNERGELER HERŞEY SİZİN VE DAHA GÜZEL BİR FORUM İÇİN LÜFTEN KISA BİR ZAMAN AYIRIN.
    P2P BÖLÜM KURALLARI

  3. #3
    deop adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-07-2004
    Mesajlar
    189
    Karizma Gücü
    0
    hmmm bu sozlerin cogu
    Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabından..ben suan onu okuyorum.. daha bitmedi

  4. #4
    Lord Of The CroW SilveRCroW adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2004
    Mesajlar
    31
    Karizma Gücü
    0
    resimleri de burada
    DivX ve p2p Dünyası
    BÖLÜMÜ KULLANANLARIN İZLEMESİ VE OKUMASI GEREKEN YÖNERGELER HERŞEY SİZİN VE DAHA GÜZEL BİR FORUM İÇİN LÜFTEN KISA BİR ZAMAN AYIRIN.
    P2P BÖLÜM KURALLARI

  5. #5
    celebra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-08-2004
    Mesajlar
    1,247
    Karizma Gücü
    0

    mutlaka okuyun...

    nietzche bence mutlaka kitapları okunması gereken bir yazar.

    özellikle yukarıdaki bir çok sözün geçtiği böyle buyurudu zerdüşt'ü tavsiye ederim.

    bir de irvin yalom'un yazdığı nietzche ağladığında diye bir kitap var hayatını anlatan, onu da okumanızı tavsiye ederim...

  6. #6
    glimmer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-07-2004
    Mesajlar
    61
    Karizma Gücü
    0
    Evet kitapları okunmalı ama sonlarda Zerdüştü okuyun dostlar, Irvin Yalom'un kitabı da iyi kurgulanmış ve nietzche'yi iyi anlatıyor. Ama tabi anlatmadığı şeyler de var...Nietzche'nin su katılmamış bir ırkçı olduğu (bkz. böyle buyurdu zerdüşt-üst insan) bu fikirlerinin de kimi etkilediğini tahmin edin bakalım...Hitler değil mi; ve onlarca milyon ölü insan tabi ki...Kimse onu bu yönüyle anlatmıyor (başka bir topik açarak anlatacağım herhalde), daha dikkatli okuyun lütfen...

  7. #7
    ferraone adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-10-2003
    Mesajlar
    381
    Karizma Gücü
    9
    Nietzsche çok tartışma yaratan bir düşünürdür. Çok tartışma yaratması fikirlerinin keskinliğinden öte, sistematik bir anlatım seçmemiş olmasındandır. Bu nedenle yoruma açık yazılarında herkes kendine yakın birşeyler bulabilir.

    Nietzsche okumalarımdan aklımda kalanlar..
    1-Şeylerin özünün olmadığı düşüncesi, metafiziğin sonunun geldiği düşüncesi
    2-Güç ve irade merkezli bireyci bir felsefe
    3-(Kimi aforizmalarında) Irkçı ve seksist (Cinsiyet ayrımcı) yaklaşımlar..
    4-Postmodern düşünceye ilham kaynağı olan "görelilik" tezlerinin altyapısı (özellikle etik alanında)

    Bunlar geldi doğrudan aklıma.. Daha birçok şey var elbette..
    Hitler'i etkilemesine gelince... Bu biraz tartışmalı bir konu aslında. Avrupa'da yüzyıllardan beri bir anti-semitist (yahudi karşıtı) bir düşünce vardır zaten. Yahudi gettolarının tarihi nazizim'den eskidir. Irkçı düşünceler de çok eskilere dayanır. Nietzsche üst-insan (überman) kavramıyla var olan Hıristiyan ahlakının ötesine geçmiş bir insandan bahsetmekteydi. İradesi ile gücünü birleştiren bir insan. Yine de Wagner ile dostluk günlerinden kalan ırkçı fikirleri de vardır. Ama Hitler Nietzsche'ye oranla Wagner'den çok daha fazla etkilenmiştir.

    Nietzsche'yi burada tartışabiliriz bence..
    Saygılar..

  8. #8
    bree mevcut adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2004
    Mesajlar
    12,090
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    11
    şunu buldum bende arsivde

    "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    17-08-2004
    Mesajlar
    14
    Karizma Gücü
    0
    ya SilveRCow abi süperdi mest oldum benimde kitap okuma alışkanlığım yoktur ama şu sözler bitirdi beni dediğin gibi bu sözlerden bu foruma yazmaya devam edersen sevinirim

  10. #10
    glimmer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-07-2004
    Mesajlar
    61
    Karizma Gücü
    0
    Ferraone dostum söylediklerin de doğruluk payı var. En kısa zaman da daha geniş olarak düşüncelerimi açıklayacağım, bide şehir dışında olmasam ;J

    Saygılar

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. R.T.E 'nin Danışmanlarını Tanıyalım...!!!
    2005 Konuları bölümünde ETKO tarafından açılmış
    Yanıt: 14
    Son Mesaj: 05.09.05, 02:31

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •