Karardı perdelerim, gözlerime indi anıların sisi. Koltuğuma kurulup "Geçti bir ömrün son kullanma tarihi" diye düşünürken buldum, karınca yuvası olan beynimi. Elle tutulur kıvama geldi havasızlık. Sigara dumanı solunumları yerleşti kendi yazdığım biyoloji kitaplarıma; çaya bir tutam tütün koy, beyine giden yoları tıka, asprin geçiştirmelerini unut... Kolay bir tarif niteliğindeki reçetelerim...
Bir fotoğraf donukluğunda gelen gülüşler yankılanıyor odamda. Karmaşık hayaller çağrışımı yapan binbir uğultu, her iki nota arasına sığıştırdığım veryansın sololarım... hepsi benim yaptığım güzel sanat minyatürleri. Havanın kararmasında beliren anlam bir tek düzeliğe bağladı kendini, her zaman görünen anlam değil artık bunlar. Bayram misali yılda bir kaç kez şaşırtıyor beni.
Geceye vurgun aşık kalbim gündüzleri atmaya hevesli değil. Siyanür gibi işledi vücuduma unutamadığım şarkı sözleri. Kravat iğnesiyle hayata tutturulmuş gibi havada kalan ruhum çok yapmacık kaldı; suistimalle bezenmiş Kuru tabloda herhangi bir ikincil anlam kazansada amortisi yine de bende saklı...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


