'UFO' görme bozukluğu
"Ufoseverlerin hemen her gün gördüğü, dünyayı yol geçen hanına çevirmiş bu uzaylılar neredeyse 10 numara miyop ufoseverlere bile görünüyor ama dünyanın en gelişmiş cihazları onları tespit edemiyor..."
14 Ağustos 2005 08:41
Bilimkurgu filmleri ve romanları çocukluğumuzun en heyecanlı parçalarıydı. Zaman ilerledikçe bilimin 'kurgu' olan kısmına hayranlığımı sürdürmekle birlikte bilimin kendisine olan merakım ve saygım arttı.
Hayatım boyunca medyada o kadar çok UFO* görme vakasına rastladım ki, 35 yaşına gelip de hala UFO görmemiş biri olarak bu konuda kendimi iyice yalnız hissediyorum. Belki de küçük çaplı hipermetropumun yanısıra, UFO görmemi engelleyen başka bir göz hastalığım da olabilir.
Yıllardır UFO'ların varlığıyla ilgili, büyük devletleri de içine alan komplo teorilerini gazetelerden televiyonlardan görüyoruz, duyuyoruz. Bu komplo teorilerini üretenlerin içindeki fazla heyecanlı çocuk, dünyada uzaylılardan daha büyük sorunların olduğunun bir türlü farkına varamıyor. Binlerce yıldır dünyamızı ziyaret ettiklerini öne sürdükleri uzaylılar henüz hiçbir cinayetin faili olarak aranmıyorlar. Hiçbir banka soygunundan sonra kasada bir uzaylının parmak izine rastlanmadı. İnsanlara karşı nükleer bomba kullanmadılar. Bu komplo teorisyenleri dünyaya at gözlüğüyle bakmaya devam ederlerse, elbette ki baktıkları her yerde bir uzaylı parmağı görmeye devam edeceklerdir. Çünkü uzaylı görebilmek için uzaylıların varlığına inanmak yetiyor.
GÖRGÜ TANIKLARI
Türkiye'deki ufologları bünyesinde toplayan 'Sirius' diye bir derneği duymuşsunuzdur. 'O gördü', 'bu gördü' diye dünyanın bütün ülkelerinden UFO haberlerini sitelerinde yayınlıyorlar. Bu dernektekilerin bilimle aralarındaki 'uzaklığı' anlayabilmek için bu haberlere bakmak yeterli. Birisi bir şeyi gördüğünü iddia etmişse ufologlara göre kesin görmüştür.
Bir Avusturalyalının UFO görme hikayesini bir de Sirius'un internet sitesindeki haberin dilinden dinleyelim: ' 01 Ağustos 2005 günü sabaha doğru 03.45'te görgü tanığı küçük ağaç dallarını yakarken kuzeye doğru 'V' biçiminde uçan dokuz cisim gördü. Cisimler ince bir bulutun arkasında bulunuyorlardı ve birer aura tarafından çevrelenmişlerdi. Dokuz diskin çevresinde ince bir sis tabakası veya beyaz bir aura görünüyordu ve bu da turuncu olan renklerini daha açık gösteriyordu...' Haberi okuduğunuzda sanki arkadaşların değerli 'görgü tanığı'nın UFO'yu görürken yanında noter bulundurduğu duygusuna kapılıyorsunuz! Yazının hiçbir yerinde 'öne sürdü' ya da 'iddia etti' gibi olayı tarafsız gören bir habercinin tutumu yok! Açıkçası ufologlara göre 'UFO gördüm' diyen ve şöyle heyecanlı bir de hikayesi olan kişi kesinlikle doğru söylüyordur!
John Carpenter'ın 'They Live' (Yaşıyorlardı) filmi uzaylıların aramızda yaşadığı ve her şeyi yönettikleri bir dünyayı anlatıyordu. Fakat insanlar çıplak gözle göremedikleri uzaylıları ancak gizli bir tarikatın dağıttığı gözlüklerle görebiliyordu bu filmde. Film her ne kadar uzaylıları anlatsa da, özünde bir kapitalizm ve tüketim toplumu eleştirisi barındırıyor.
Neyse acı gerçeği burada sevgili ufoculara bir kez daha hatırlatarak konuyu kapatalım. Bilimadamları şimdiye kadar kendi gezegenimiz dışında, en basitinden de olsa bir yaşam formuna rastlamadı. Yerkürenin ve havakürenin her milimetresi yerden ve uzaydan 24 saat gözetim altında. Ufoseverlerin hemen her gün gördüğü, dünyayı yol geçen hanına çevirmiş bu uzaylılar neredeyse 10 numara miyop ufoseverlere bile görünüyor ama dünyanın en gelişmiş cihazları onları tespit edemiyor.
Ufocular için yürekten bir temenni: Dilerim bir gün o dört gözle beklediğiniz UFO'ları ve içlerindeki uzaylıları gözlüklerinizi çıkararak 'gerçekten' görürsünüz ve bu olay bilimsel olarak gözlemlenebilir bir biçimde gerçekleşir.
Unidentified Flying Object (Tanımlanamayan Uçan Cisim)
Hakan Tiryaki - Akşam - 14.08.2005


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla