Hayallerime sığamıyorum bu aralar,Özlüyorum sevgilimi,bir tanemi ahh.yüreğimi
Can anlıyorsun beni Onu yaşamın en olağan yerinde aradım.
Yanıbaşımda. Nasıl ısındı içim nasıl üşüdü. Yaşamın zıtlıklarıyla sarıldım ona.
Yanlış olan hayallerim ve umutlarım değildi. Yanlış olan onun olmamasıydı. O
yanımda yoktu ve ben biraz da olmamasını sevdim. Olmadığı kadar büyüdü
içimde. Büyüdükçe ulaşılmazımdı. Ulaşamadıkça yürek sızımdı. Ben yürek
sızımı sevdim Kızdım kendime. Kızgınlıklarımla çoğaldı düşünceler. Bir duvar
hayal ettim. Ne kadar kimsesiz, terkedilmiş acı varsa gelsin yaslansın diye.
Yetmedi duvar, kısa geldi. Meğer geride unutulmuş, terkedilmiş ne çok ağrı
varmış. taşıyamayan bırakıp gitmiş, bırakıp gitmiş
Kentin kıyılarına gece konan evler rüyalarımı süsledi sonra. Her ev
köylü gözlerimde olağan, kentli gözümde sorun, insan gözümde çaresizlikti
Her ev biraz gözlerimdi. Evler mi yaşamımın bir yanıydı yaşamım mı evlerin
ortak paydasıydı. Anlıyordum ama anlatamıyordum Ellerimde mühürlü güzellikler vardı. Biliyordum. Ellerimde yumru yumru saklanan bir yaşam. Sıkılmış bir yumrukla yaşamak nasıl zordur bilemezsin
Özenle sakladığınız temiz bir yarın vardır. Korkarsınız ellerinizi açmaya
Düşürmek vardır yorgun avuç içlerinin teriyle yıkanmış yalın bir
Sevgiyi Kaybetmek vardır yılların özenle büyüttüğü sahipsiz bir aşkı.
Gelenler, geçer gider artık. Kalanlarla yaşanır bir süre daha. Her giden
biraz eksiltir beni, azalanla yetinirim. Boşluklar büyür, derinleşir
Gidenin sıcaklığı varsa büyüyen boşluklarda, kim gelirse gelsin yer
edinemez. Sıcak olan bir yeri ısıtamazsınız asla Her şey değişti. Gözlerimde artık ömrün son demini huzura zorlayacak bir yakarışla sarıldım yaşama
Sonra mı ne oldu. Henüz bitmedi her şey. Uzun zamandır inatlaşıyoruz
yaşamla. Öğrendiğim şeyleri derlemekle geçiyor gecelerim. Öğrendiklerimi
sıralıyorum, uzadıkça uzuyor liste. Her başlığın alt başlıklarını belirliyorum
sonra. Ama alt başlıklar ortaya çıktıkça bilgisizliğimin farkına varıyorum
şaşırıyorum. Sanırım yaşamı hep ana başlıklarıyla yaşamışız. Geçip gitmiş çoğu
şey. Kaçırdığımız ne çok şey varmış. Öğrendiklerimi derliyorum gecelerin uzunluğuna inat
Liste uzadıkça bildiklerim kısalıyor. Kıyısının olup olmadığını dahi bilmediğim
bir denizde, inadına yüzüyorum yıllardır kendini dağ lalesi sanan ve dağ lalelerine tutkun bir kardelen ben, benden yana mevsim kış... ilk yazda geziye çıkıyor kardelen,
yanından geçiyor büyük bir bahçenin hayatındaki tüm güzel insanlar birer çiçek
olmuşlar bahçede. güzel kokulu ıtırlar, ılgınlar, ayrık otları arasından başını çıkaran sarı
papatyalar, lalelerle yan yana rengarenk güller, bir köşede beyaz ölümcül
güzellikte bir NERGİS(beğenmezsen çiçeğinin ismini sen koy) , duvarı sarmış
yaseminler, yer yer yaban çiçekleri ve kırılgan gelincikler... ve görüntülerine kanılmasını
bekleyen saldırgan ısırgan otları, parçalayıcı devedikenleri, sinsice yaklaşıp nefesini
kesen şeytan tüyleri ve diğer yalancı, üçkağıtçı pusuda bekleyen ne kadar ot varsa hepsi...
kenarda küstüm çiçekleri... el değmesini bekleyen ama değince de kapanıveren...
bahçeyi uzaktan seyrediyorum her biri bir süre dünyayı güzelleştirip gidecekler.
kalan tek şey soyut bir çiçek kavramı olacak. gülleri kokluyor ama bu sefer
dikkat ediyorum gelinciklere. nasılsa hep oradalar dememeyi öğrenmiş
onların rüzgara direnmeyi çabuk bıraktığını biliyorum. ya sen NERGİS?
güçlü ve bilen nergis kocaman gövdenle, ihtişamınla nasıl da yalnızsın değil mi?
her koşulda yaşamdan karlı çıkan eğrelti otlarının yanına gizlenip,
kendinden vaz geçiyorsun. senin bembeyaz başını görüyor, yere dikilen gözlerini...
"şimdi seni çıkarsam CAN , o sıcacık çiçeğini basam göğsüme ve öyle yavaş
yavaş değil de bir anda boşalsa zehrin yüreğime..." zehrin yüreğime..."
"sana keyifli masallar anlatamam artık. acına müdahale edemem. bir
dost eli yok edemese de acıları azaltır belki, üstesinden gelmeyi
kolaylaştırır."Yanıbaşındayım CAN ...YANIBAŞINDA
alintidir


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

