TBMM Akaryakıt Kaçakçılığı Araştırma Komisyonu'nun yaklaşık bir aydır sürdürdüğü çalışmalar, önemli kaçakçılık yöntemlerini göz önüne seriyor. Komisyon tutanaklarına yansıyan yöntemlere göre, ağırlıklı olarak deniz yoluyla yapılan kaçakçılığın yıllık rakamının 2.5 milyar dolarlık vergi kaybına ulaştığı vurgulanıyor. Toplam 3.5 milyon tona ulaştığı tahmin edilen kaçak ve sahte akaryakıt vurgununda izlenen yöntemler ise dudak uçuklatıyor. Komisyonun toplantılarına katılan uzmanların açıklamalarında, özellikle deniz yoluyla gerçekleştirilen kaçakçılıkta altı temel yöntemin uygulandığı vurgulanıyor. Deniz kaçakçılığında uygulanan başlıca altı yöntem ise uzmanların ağzından tutanaklara şu şekilde yansıyor:

Metot 1: GEMİDEN TRANSFER

Bulgaristan ve Romanya'dan yerli veya yabancı gemilere yüklenen akaryakıt, uluslararası sularda küçük tonajlı gemilere transfer edilmektedir. Bu gemiler; transfer edilen motorini balıkçı gemilerine, küçük deniz araçlarına ve kara tankerlerine veriyor. Bu yöntem Karadeniz sahilinde; Anadolu Karaburun, Rumeli Karaburun, Kilyos, Kefken ve Şile açıklarında; Marmara'da ise Ambarlı, Silivri, Ahırkapı, Maltepe, Tuzla-Pendik, Yalova, Gemlik Körfezi ve Kapıdağ Yarımadası'nda yoğunluk kazanmaktadır.

Metot 2: SAHTE BELGE SİSTEMİ

Deniz liman bayiliği almış olan şirketlerce, sahte belge düzenlenmek suretiyle arttırılan akaryakıt, iç piyasaya satılıyor. Akaryakıt satılması maksadıyla bayilik alan şirketler, "150 tonu transit geçen gemilere vereceğim" diyor, ancak bunun yerine sadece 100 ton veriliyor; 50 tonunu da iç piyasaya satılıyor.

Metot 3: BALIKÇIDAN PİYASAYA

Transit geçen ve bekleme yapan gemilerden, acente motorları veya balıkçılarca akaryakıt aktarılıyor ve piyasaya sürülüyor. Boğaz'dan gemi geçerken, demirleme yerlerinde lojistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bekliyorlar. Bekleme yapan gemilere küçük deniz vasıtaları yanaşarak yakıt alıyor. Bu tür kaçakçılıklar daha çok Prenses Adaları Bölgesi ile Haliç, Haydarpaşa, Harem, Kadıköy ve Moda kıyılarında gerçekleştiriliyor.

Metot 4: BEYAN SAHTECİLİĞİ

Yasal olarak ithal edilen akaryakıtın beyan edilenden daha fazlası yurda sokuluyor.

Metot 5: HEM ATIK HEM YAKIT

Transit gemilerden 'sintine atığı' adı altında, atık ile birlikte karışık yakıt alınıyor. Bu karışım yetki verilmemiş sahil tesislerinde dinlendirme tanklarında ayrıştırılıyor ve elde edilen yakıt piyasada satılıyor.

Metot 6: DENİZDEN KARAYA

Özel Tüketim Vergisi'nden muaf deniz vasıtaları, aldıkları akaryakıtı bu haktan yararlanmayan, kara kökenli tüketicilere satıyor.

Akaryakıt Kaçakçılığı Araştırma Komisyonu Başkanı AKP Bitlis Milletvekili Vahit Kiler konuyla ilgili olarak, "Deniz yoluyla yapılan kaçakçılık yüzde 90'lar seviyesinde. Oysa, konuyla ilgili olarak yıllarca dikkatler Güney ve Doğu Anadolu'ya yöneltilmiş. Oysa denizlerimiz özellikle akaryakıt kaçakçılığının üssü konumunda" diyor. Kiler'in açıklamalarının ulaştığı boyutu ise komisyona bilgi veren uzmanların açıklamaları gözler önüne seriyor. Tutanak raporlarına göre petrol denizde satılıyor; istenildiği kadar mal, istenildiği zaman bulunabiliyor.

Suriye'den Türkiye'ye kaçak boru
Tutanaklara yansıyan bir başka yöntemse parmak ısırtacak nitelikte: "Suriye sınırımıza yakın olan, güvenlik bölgesinin olduğu bir yerden, dere yatağına, tesisat suyunda kullanılan boru döşeniyor. Bu boru kanalizasyona aktarılıyor ve oradan da bir çırçır fabrikasının içine geliyor. Suriye'den pompalanan mazot yaklaşık 8'de 1 fiyata mal oluyor ve mazot tankerlere aktarılarak piyasaya veriliyor."