• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    angel_nili
    Ziyaretçi

    Bu şehir seni hiç sevmedi ki!...

    Bu şehir seni hiç sevmedi ki!... Boş sokaklarına karanlık çökeli çok zaman oldu bu şehrin... Rüzgar uyudu... Su uyudu... Gece uyudu... Sen gittin ya bir kez bu şehirden, işte buralarda akşam o zaman oldu... Ne karlar, yağmurlar yağdı, "UYAN UYAN" çığlıkları atarak bu şehre... Kaç kez açtı akasyalar çiçeklerini bende unuttum.... Ben bu şehri unuttum. Tıpkı senin onu, onun beni unuttuğu gibi... İçimde fırtınalar kopararak unuttum... Bırak bu şehri, bu şehirle yaşayan acıların üzerini, aynı çölün kumları örtsün, bırak boş sokaklarda anılar gönüllerince dolaşsın... Bu boş sokakta, şu merdivenin başında asılı kalan kahkahalar, sen gittin gideli onlarda kör, sağır, dilsiz, onlarda katılmış bu uyku oyununa ve onlarda unutmuş bu şehrin aydınlığını... Bundan sonra gelme artık... Senin sevmediğin bu şehir ne senin gölgeni, ne de bekçiliğini sindirir içine... Her çıkmaz sokak senin adındır buralarda ve her gece bu şehir senin adını haykırır, yeni çıkmaz sokaklar eklerken içine... Her bir kaldırım taşı tanır seni... Kokunu... Sesini... Yüreğini... Ama artık hiç biri istemez seni yeniden görmeyi. Lavcivert gökyüzünü kaplar gözlerinin siyahını çalan bulutlar.... Son bir martı haykırır veda edercesine bu şehre... Son çiçekte solmuştur, dahası küsmüştür bu şehre, yaşanan sevdalara ve gidenlere... Giderken sen acımasızca, ne depremler oldu bu şehirde, asfaltta, duvarlarında kalan gölgeni yutmak için. Dinmek bizmez fırtınalar yaşadı aralıksız bu karanlık sokaklar söküp atarken içinden kokunu. Sokak lambaları söndü bir daha yanmamak için, aydınlatmamak için terkettiğin bu şehri, senin bakışlarınıda silerek içinden... Can çekişen umutlar kapıldı, sana dair herşeyi sürükleyen, sonsuzluğa doğru yol alan selin akıntısına... Şimdi artık sakın dönme... Gidişine alışamayan bu şehri, dönüşünle sahipsiz bir enkaza çevirmemek için gelme... Kal olduğun şehirde. Uzan terkettiğin şehirden çaldığın yeşil çimelere, sen terketsende seni terketmeyen yıldızlara dön. Yum gözlerini arkanda bıraktığın anılara, gece bak o zaman sana neler getirecek....

  2. #2
    cylmz35
    Ziyaretçi
    Yüreğine sağlık... Çok güzelmiş...
    -----------------------------------------
    kalpsizlere inat aşka yeniden gülümser misin?
    Bunca acı, bunca hüzün… Geçse artık, geride kalsa istemez misin? Gel haydi otur yanıma, biraz peynir var, biraz da rakı, sever misin?

    Biliyorum, yorgunsun. Yaşananlar bu kadar yoğunken, bir gün, hiç beklemezken, aniden yapayalnız kaldığını görürse sanki bütün dünya omzuna yüklenmiş de taşıyamıyormuş gibi hisseder insan. Üstelik o ağırlığın ne zaman kalkacağını asla bilemez. Sanki hayatının sonuna kadar hep böyle, hep yorgun ve bitkin yaşayıp gideceğini düşünür. Umudu kalmamıştır, sevinci kalmamıştır. Kırgındır herkese ve her şeye. Yarına dair hiçbir şey düşünemez olur. Hatta, sık sık ölüm gelir aklına. Sanki ölürse bu acıdan, bu yükten çok çabuk kurtulacakmış gibi…

    Pencereyi açacağım, temiz hava iyi gelir, rahatlatır seni, içine derin derin çeker misin?

    Şimdi sen bana içinde kanayan yarayı anlatıyorsun ya, benim yaralarım da azıyor, yeniden kanamaya başlıyor. Herkes mi vefasız diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bu kadar kolay mı aşk? Bu kadar çabuk harcanabilir mi? Ah yüreğim, ne çok kandırıldın ne çok…

    Bir şarkı çalacağım, “Nerede bende o yürek, yardan kaçacak…” dinler misin?

    Her şeyi boşverip sadece aşka adamıştın kendini öyle mi? Zaten böyle yaşandığı zaman onun adı aşk. Diğer türlüsüne ne denir bilmiyorum, ilgilenmiyorum. Bırak herkes dilediği gibi yaşasın ama sen her zaman aşka ada kendini. Kırılsan da, yıkılsan da aşka ada. Başka türlü bulunamıyor ki mutluluk…

    Bir kadeh daha içeceğim ben, ya sen? Peki buz da ister misin?

    İkindi rakılarım vardı benim bir zamanlar. Sevgiliyi düşünerek güneşin batışına yakın içilen rakılar. Sevgili yoktu yanımda belki ama aşkı vardı ya, yeterdi bana. Zaten rakımı sevgilinin hayali tadlandırırdı sadece. Hay Allah, kendimi anlatmaya başladım, oysa seni dinleyecektim değil mi? Hüznü, acıyı geride bırakacaktık. Yara, yarayı deşiyor ne yapayım ki… Kızma kendine, sen hatalı değilsin. Yaşamak istediğin gibi yaşadın, kendi tercihini yaşadın. Anlamadıysa, çekiver kuyruğunu gitsin! Rahatlat içini, elinden geleni yaptın. Son ana kadar vazgeçmedin, ki bu yakışırdı sana zaten. Ağla, utanma. Gözyaşların onurundur, saklama. Sen asıl ağlamaktan korkanları ayıpla, yadırga.

    Bir sigara daha yakar mısın? Kül tablasını boşaltayım ben, yine fazla kaçırdık bu gece. Uykun geldi mi? Uzanmak ister misin?

    Aslında uyusam da uyanmasam diye düşündüğünü biliyorum. Ya da her şeyin sadece bir rüyadan ibaret olduğunu… Gerçeği kabullenmek öyle zor ki… Sen şimdi, aynı sokaklarda, tek başına dolaşacaksın. Her adım canını yakacak, her yerde o olacak. Gözünü kapatmak isteyeceksin ama bu kez hayalleri beynini dolduracak. Kaçış yok, bu acı yaşanacak. Ve ancak yaşanınca tamamlanacak. Bir gün yeniden, aşk kapını çalacak. “Daha dikkatli olacağım, bu kez ağlamayacağım” diyeceksin ama bunun da yararı olmayacak. Aşkı önceden kim hesaplayabilmiş ki sen hesaplayasın? Kim yüreğinin kapısını kapatabilmiş ki sen kapatasın? Kaç yarını daha böyle umutsuz, böyle acıyla geçireceksin belli değil.

    Yine de, her şeye rağmen, acıya inat, vefasızlara inat, hainlere inat ve kalpsizlere inat aşka yeniden gülümser misin?

  3. #3
    angel_nili
    Ziyaretçi
    Alıntı cylmz35 tarafından gönderildi.
    Yüreğine sağlık... Çok güzelmiş...
    -----------------------------------------
    kalpsizlere inat aşka yeniden gülümser misin?
    Bunca acı, bunca hüzün… Geçse artık, geride kalsa istemez misin? Gel haydi otur yanıma, biraz peynir var, biraz da rakı, sever misin?

    Biliyorum, yorgunsun. Yaşananlar bu kadar yoğunken, bir gün, hiç beklemezken, aniden yapayalnız kaldığını görürse sanki bütün dünya omzuna yüklenmiş de taşıyamıyormuş gibi hisseder insan. Üstelik o ağırlığın ne zaman kalkacağını asla bilemez. Sanki hayatının sonuna kadar hep böyle, hep yorgun ve bitkin yaşayıp gideceğini düşünür. Umudu kalmamıştır, sevinci kalmamıştır. Kırgındır herkese ve her şeye. Yarına dair hiçbir şey düşünemez olur. Hatta, sık sık ölüm gelir aklına. Sanki ölürse bu acıdan, bu yükten çok çabuk kurtulacakmış gibi…

    Pencereyi açacağım, temiz hava iyi gelir, rahatlatır seni, içine derin derin çeker misin?

    Şimdi sen bana içinde kanayan yarayı anlatıyorsun ya, benim yaralarım da azıyor, yeniden kanamaya başlıyor. Herkes mi vefasız diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bu kadar kolay mı aşk? Bu kadar çabuk harcanabilir mi? Ah yüreğim, ne çok kandırıldın ne çok…

    Bir şarkı çalacağım, “Nerede bende o yürek, yardan kaçacak…” dinler misin?

    Her şeyi boşverip sadece aşka adamıştın kendini öyle mi? Zaten böyle yaşandığı zaman onun adı aşk. Diğer türlüsüne ne denir bilmiyorum, ilgilenmiyorum. Bırak herkes dilediği gibi yaşasın ama sen her zaman aşka ada kendini. Kırılsan da, yıkılsan da aşka ada. Başka türlü bulunamıyor ki mutluluk…

    Bir kadeh daha içeceğim ben, ya sen? Peki buz da ister misin?

    İkindi rakılarım vardı benim bir zamanlar. Sevgiliyi düşünerek güneşin batışına yakın içilen rakılar. Sevgili yoktu yanımda belki ama aşkı vardı ya, yeterdi bana. Zaten rakımı sevgilinin hayali tadlandırırdı sadece. Hay Allah, kendimi anlatmaya başladım, oysa seni dinleyecektim değil mi? Hüznü, acıyı geride bırakacaktık. Yara, yarayı deşiyor ne yapayım ki… Kızma kendine, sen hatalı değilsin. Yaşamak istediğin gibi yaşadın, kendi tercihini yaşadın. Anlamadıysa, çekiver kuyruğunu gitsin! Rahatlat içini, elinden geleni yaptın. Son ana kadar vazgeçmedin, ki bu yakışırdı sana zaten. Ağla, utanma. Gözyaşların onurundur, saklama. Sen asıl ağlamaktan korkanları ayıpla, yadırga.

    Bir sigara daha yakar mısın? Kül tablasını boşaltayım ben, yine fazla kaçırdık bu gece. Uykun geldi mi? Uzanmak ister misin?

    Aslında uyusam da uyanmasam diye düşündüğünü biliyorum. Ya da her şeyin sadece bir rüyadan ibaret olduğunu… Gerçeği kabullenmek öyle zor ki… Sen şimdi, aynı sokaklarda, tek başına dolaşacaksın. Her adım canını yakacak, her yerde o olacak. Gözünü kapatmak isteyeceksin ama bu kez hayalleri beynini dolduracak. Kaçış yok, bu acı yaşanacak. Ve ancak yaşanınca tamamlanacak. Bir gün yeniden, aşk kapını çalacak. “Daha dikkatli olacağım, bu kez ağlamayacağım” diyeceksin ama bunun da yararı olmayacak. Aşkı önceden kim hesaplayabilmiş ki sen hesaplayasın? Kim yüreğinin kapısını kapatabilmiş ki sen kapatasın? Kaç yarını daha böyle umutsuz, böyle acıyla geçireceksin belli değil.

    Yine de, her şeye rağmen, acıya inat, vefasızlara inat, hainlere inat ve kalpsizlere inat aşka yeniden gülümser misin?


    buda çok güzelmiş yüreğine sağlık

  4. #4
    _mAvEriCk_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-09-2004
    Mesajlar
    253
    Karizma Gücü
    0
    çok teşekkurleer arkadaslar...ellerinize saglık
    hala üzerinde bal mumu olmayan bi çoçuğum...

  5. #5
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    teşekkürler...
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •