• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
12 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    kovalent adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    243
    Karizma Gücü
    0

    ABD ve Çin tekstilde anlaşmak üzere

    Kotaların kalkmasıyla birlikte Çin’in tekstil ticaretindeki ağırlığı ABD’yi harekete geçirdi. ABD, 2008’e kadar Çin ithalatına yüzde 7.5 artış sınırı getirirken, üç yıl sonrası için de yeni bir anlaşma yapmak istiyor Dünya genelinde kotaların yılbaşından itibaren kalkması sonrasında tekstil sektöründe zorlanan ABD, Çin’le uzun vadeli bir anlaşma yapma aşamasına geldi. The Wall Street Journal’da yer alan habere göre, Çin’in 2008 yılı sonundan itibaren ABD’ye yapacağı hazır giyim ihracatını sınırlamasını sağlayacak bir anlaşmanın iki gün içinde gerçekleştirilmesi bekleniyor.

    Olan yeni bizim ihracatçıya oluyor!!!

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    24-07-2005
    Mesajlar
    366
    Karizma Gücü
    0
    Yaw çinle tekstil sektorunde buyurse olan Ülkem insanlarına olur...

  3. #3
    finito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    15,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    maalesef isteyen istediği kadar kota koysun tarife koysun çin yine de bir şekilde ülkelerin ekonomilerine giriyor. işte bu yüzdendir ki çinsiz bir ekonomi için çabalamak yerine bizler de çin ile böyle anlaşmaya varmaya çalışmalıyız bizim ihracatçımızın bundan daha az zarar görmesi için.
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° SKYMOON EFE toprağın bol mekanın Cennet olsun °º©


    Türkforum'a bugüne kadar gönderilen her 58 mesajdan birinin Efeler Birliği başlığına gönderildiğini biliyor muydunuz?

  4. #4
    kovalent adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    243
    Karizma Gücü
    0
    adamlarla nasıl anlaşacağız ki acayip fiyat kırıyorlar zaten bizimde ihracatımız maliyet üzerinden gidiyor

  5. #5
    finito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    15,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    adamlarla nasıl anlaşacağız ki acayip fiyat kırıyorlar zaten bizimde ihracatımız maliyet üzerinden gidiyor
    dostum şöyle bi şey olabilir belki
    dünya üzerinde tekstil sektöründe uzmanlaşmış çok fazla ülke yok.
    petrol ihrac eden ülkeler vb. tarzında bu adamlarla
    oturulur bi masaya bu tür bi birleşme için düğmeye basılır.
    haa serbest rekabet ortamında bu pek iyi bi şey olmayabilir
    ama diğer ekonomilere bakınca da pek serbest rekabeti takmıyolar söz konusu olankendi ekonomileri olunca.
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° SKYMOON EFE toprağın bol mekanın Cennet olsun °º©


    Türkforum'a bugüne kadar gönderilen her 58 mesajdan birinin Efeler Birliği başlığına gönderildiğini biliyor muydunuz?

  6. #6
    kovalent adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    243
    Karizma Gücü
    0
    uzmanlaşmak olarak markalaşmayı kastdediyorsan ona kabulüm bugün italya gibi bir marka olrsak çinden fazla etkilenmeyiz ama bir italya olmak için baya yol katetmemiz gerekiyor diğer taraftan çin hiç kimseyi dinlemeden devam ediyor diğer ülkeler bile buna karşın hiç bir şey yapımıyor amerika örneği gibi biizim diğer ülkelerle çine karşı bi uzlaşma şansımı çok az bence

  7. #7
    idiotequem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2004
    Mesajlar
    72
    Karizma Gücü
    0
    Türkiye, ABD mi ki anlaşabilsin...Yırtınıyoruz 2 senedir ama takan yok.Herkes kendi derdine düşmüş...Ben bu DTÖ'yü kuranın...

  8. #8
    finito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    15,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Türkiye, ABD mi ki anlaşabilsin...Yırtınıyoruz 2 senedir ama takan yok.Herkes kendi derdine düşmüş...Ben bu DTÖ'yü kuranın...

    maalesef...zaten baktığımız zaman DTÖ de IMF de Dünya Bankası da UNDP de aynı yere varıyor. her yol romaya çıkar misali
    gelişmiş ülkelerin çıkarına olan ne varsa bu örgütlerde karar olarak alınıyor. undp yi de yukarı örnekler içine koymamdaki amaç gelişmemiş ülkeleri kalkındırma amacına yönelik kurulan undp nin bile gelişmiş ülkelerin çıkarı için çalışmasıdır.
    Dünya Bankasına ABD basıyor % 17 sermayeyi haklı olarak diyor ki '' susun ben konuşacağım ''

    işte bu nedenle ikili anlaşma yapmak daha önemli amma bu ikili anlaşmaları Türkiye DTÖ varken nasıl yapacak o da biraz bazılarının politika kabiliyetine kalmış bir şey sanırım.
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° SKYMOON EFE toprağın bol mekanın Cennet olsun °º©


    Türkforum'a bugüne kadar gönderilen her 58 mesajdan birinin Efeler Birliği başlığına gönderildiğini biliyor muydunuz?

  9. #9
    Zindan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-05-2004
    Mesajlar
    658
    Karizma Gücü
    0
    Ne yazikki altin kurali altini olan koyuyor, bu orgutlerdeki oranlara bakildigi zaman, dunya ticaretindeki gelismis ulkelerin -payina oranla- soz hakki oldugu net bir sekilde goruluyor.Bence asil korkmamiz gereken sey CIn in markalasma asamasina gelip urunlerini belli bir kalite duzeyine tasima ihtimali, zira bu maliyet yapilariyla Cin le basa cikmak cok zor.Amerikada bunun farkina coktan vardi.

    Isi uzun vadede degerlendirirsek artan ihracat gelirleri eninde sonunda Cin deki maliyet kalemlerini artiracak.Yani nasil Ab isgucu pahaliligindan dolayi maliyetlerinin artisi ve dolayisiyla rekabet gucunde kayiplar yasadiysa bu Cininde derdi olacak...
    "Ain't Gonna Rain Anymore"

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    01-11-2005
    Mesajlar
    6
    Karizma Gücü
    0
    &#199YLON;
    İnsanların olduğu gibi ülkelerin de birer dönüm noktası olabiliyor. Ki, bu bazen olumlu bazen de olumsuzlukla sonuçlanacaksa da, onu bir “dönüm noktası” yapan olgu, olumlunun sadece başarı olarak kalmayıp “mucizeye”,olumsuzun sa “felakate” dönüşmüş olmasıdır.

    E.. tabi bu yaşanmışlığın ardından da, üstüne kelam edilmesi neredeyse zaruri hale gelir, .. ki,bu şahıssa - dost toplantılarında, ülkeyse - gazete puntolarından eksilmez.

    Ardından Olayı sadece sonuçları ile sindirmeye çalışan “beşeri akıl”ise, olayın başlangıcı için kafa yormaya gerek duymadığı gibi, genellikle de unutacaktır.

    Tıpkı “60’lar da” yaşanan Alman ve Japon Mucizelerinde olduğu gibi, bugünkü “Çin mucizesine” de doğru tespit yapamıyorlar,onu “efsunlu” ve “muhteşem” sıfatlamalarla nereye koyacaklarını bilemiyorlar.

    Doğrudur ve katılırım 2.dünya savaşında günde kaybettiği 50 uçağın karşılığını, yerine günde 100 uçak koyacak kadar gelişmiş,birer endüstriye sahip Alman ve Japon uluslarında, bu mucizeyi başaracak dinamikler mevcuttuysa da,en az ve hatta hatta fazlasıyla aynı altyapıya sahip “galip taraftakilerden” “daha başarılı” olduklarını kimse yadsıyamaz.

    O yüzden 60 lara gelindiğinde İngiliz,Fransız yada Amerikan mucizesi diye bir olgu gerçekleşmemiştir ama (bu gün nostalji de olsa) “Alman ya da- Japon mucizeleri” dönemin; bolca lafı edilir yaftalarındandı.

    Bu gün se Çin;

    Büyütmeyelim efendiler;
    Bizim sadece seyirci olacağımız, benzerlerini başaramayacağımız zannı ile zaman zaman övgü, çokçada kıskançlıkla dillendireceğimiz bu gelişmelerin birer “dönüm noktası oluşumu”, hadi Osmanlıcasıyla “kısmetin tezahürü”,yada sokak deyimiyle de “başlarına devlet kuşu konmasından” başka bir şey değildir.

    Unutuldu ki Almanya ve Japonya; Dünya savaşının esir devetleridir.O gün-bu gündür de kendi bağımsız ordularına sahip değiller(-hala-).Silahlanma yapamazlar,askeri harcamada bulunamazlar.

    2. Dünya savaşı sonu 1945 ten bu yana geçen 60 yılda, ortalama 15 milyar Dolar hesabıyla yaklaşık 1 tirilyon Dolarımızı Almanya veya Japonya’nın harcadığı şekilde harcasaydık biz başaramazmıydık dersiniz. (Bi de üstüne 2 adet 100 milyar Dolarımıza malolmuş bi Kıbrıs ve bi PKK savaşı masraflarınıda ekleyin lütfen.)

    Gelelim Çin’ e;

    Arsız Kapitalizmin yarattığı,İngiliz sömürgeciliği ve zenginliğinin yüz yıllık mabedi, Kara para,kaçak sermayenin uluslararası başkenti,yüzlerce yılda yüzlerce şekle giren sömürü varyasyonlarının, madde olarak paraya bürünme vatanı,Her türlü kaçak ve kanunsuz işin, para karşılığının biriktiği coğrafya,Tüm çokuluslu şirketlerin vergisiz cenneti,Onlarca Tirilyon Dolarlık varlığı ve sermayesi ile Kapitalizmin 20.yy.da yarattığı baş mabed olan HON-KONG.

    2000 yılında tüm varlığı ile bize “GİRİVERSEYDİ ! ” bizim bu günkü büyüme hızımız kaç olurdu hiç düşünen var mı?

    Baraj yıkıldı, Büyük para-ucuz iş gücüyle buluştu,Çin de bu gün görülen şey Hong-Kong Parasının yarattığı; “Sermaye Tusunamisidir”.

    Dünyanın ekonomide yaşadığı bu durgunlukta, Çin’in yılda 50 Milyar Dolarlık Yabancı sermaye çektiğini ve bu yabancı sermayeyi nereden bulduğunu kavrayamayan ekonomistlere göstereyim ki; “O” sermaye bir yerlerden Çin’e gitmiyor, yanı başından içeri akıyor hala.

    Gayet tabidir ki,bu başdöndürücü görüntüden ürken,korkan,başka sermayeler de aynı modaya uymak zorunda kalınca, Uluslararası “gezgin” sermayenin büyük bir paydasını kapmaya başladı.Ve hatta komik ama bizim sermaye bile oralara “gurbete” çıkar oldu.

    Ancak sonraki on, yada on beş yıl da bu “tusunaminin” durulması,Çin’in büyük coğrafyası ve nufuzu içinde sıcak ve kurak çöllerle buluşarak buharlaşması kaçınılmazdır.
    Evet Baraj yıkıldı Sermaye ucuz iş gücüne kavuştu,ama bu barajın tek atımlık potansiyeli şimdi Çin’in büyük sathı içine ve de derinine yayılıyor.
    Şimdi sorun, bu taze kan, bu bünyeye yetecek mi?Bu su, bu çölü vahaya çevirecek mi?
    Ben Sanmıyorum.
    Nasıl Alman ve Japon Mucizeleri bu gün Modası geçmiş, hatta unutulmuş birer nostaljiyse, Çin de benzer akibete kavuşacak,ve hatta kötüsü Alman ve Japon’nun başardığı “refah paylaşımını” dengeleyemezse (ki bu nufus ve Hong-Kong sermayesinin eski arsız alışkanlıkları ile “imkansız” gözüküyor) önceki yıllarda, Komünizm disiplini ile suskun yığınlar, Kapitalizmin disiplinsizliğinde tambir “kaos” potansiyeline bile dönüşebilir.

    Bence esas mucizeyi bu günün Çin’ninden çok, geçmişin Çin’inde görüyordum ki; Muazzam kalabalık Bu Ülkesi ni,20 yy.’da kurduğu Komünizmi ile, dünyanın açlık ve problem ülkesi olmaktan çıkararak, dünyaya büyük bir “hizmette” bulunan; Mao’nun, Eski Komünist ülkesi, bu nufus ve coğrafya ile, 21. yy.da “Kapitalizm” eliyle yaratılmış bir “belaya” dönüşmesi daha bir olasıdır.

    Hoş tersi de olabilir,nede olsa parayı sonradan bulan bizde ve her ülkede olduğu gibi Çin de de akşam işçi yatağa giren, sabah patron olma hayali ile uykuya dalıyor“Çin’i Acemi Yürekleri, Liberallerin Okyanusuna Niyetlenmekte.” (Bu büyük bir “dinamik”, nefis bir “sinerji” dir,bu olgu, o ülkede MÜTEŞEBBİS potansiyelinin hiç kurumayacağının belirtisidir. Gelişmiş ülkelerin, göçmenlikte aradığı faydanın ana fikrini oluşturur.Refah devletlerinin en büyük eksiği olan, MÜTEŞEBBİS yetişmemesi, refahı yakalayarak tüm sosyal ve kişisel problerinin, sermayedarları ve sosyal güvenlik kuruluşlarıyla “hal’ edildiği”, “iş” gücünün, “yeter çerçeve” içinde büyük hayallere heveslenmemesi, Refahı bulmuşken, Belayı aramama-sı bilinciyle, “hayallerini daraltması” yüzündendir.) Sevinelim ki Bu,Avrupalılarda tükenip, bizde ise zirvede olan bir insan ırkı çeşididir.





    Bence biz daha sağlam gidiyoruz,kendi imkan ve olanaklarımız,kendi potansiyelimizle büyüyoruz, krizlerimiz bizde “bağışıklığa” sebep oluyor,Bence bu gemiyi terketmeyenler kazanacak.

    Yeter ki biz;“tek-tir oğul” bilgeliği içinde “klas”ımızı bozmayalım. Gemi yüzmeye devam ediyor.

    Çetin Altan’ın deyimi ile;”Enseyi karartmayın”,Bu nufus, bu müteşebbislik ve bu potansiyel varken, Çin den korkmak gereksiz. Esasen bence Çin’den belki de on kat daha fazla önemsememiz gereken Rusya’dır ve Rusya’dan kopan Türki Cumhuriyet’lerdir. Biz oraya bakıp, oraya odaklanalım. Ayağa kalkmış bir Rusya, Bizim için Çin den daha sıkı bir rakibimiz olmayacak mı? Bu Globaleşen! ekonomide.

    Sorun bundan sonraki gelecekte; hangi stratejilerle kimlerle mücadele edeceğiz, Ve dahası kimlerin dostluğu, kimlerinkinden daha değerli olacak?
    Sorusuna vereceğimiz Cevabının “doğru” saptanmasındadır.

    Hele Bir on-onbeş yıl sonra “bu günkü mucize” öncekiler gibi “nostaljiye” dönüşecekse. Emin olup. Rahat uyuyun........ Esenliklerimle...

    MEHMET E.SEDEN

    *Çaylon= -Naylon’ un Çin’cesi diyelim-“Amerikalı bilim adamları II. Dünya savaşında sentetik kağuçuğu üreterek bu konudaki Japon hakimiyetinden kurtuldukları için,icat ettikleri bu elastik malzemeye “Asla ve Asla Japon Malı Lastik Kullanma” cümlesinin baş harflerinden oluşmuş bir kelime olan “NAYLON” ismini uygun görmüşlerdi-“Never As Yapon Latecs Of Never”-Bazı kör zamanlarda Bilim bile şovenleşebiliyormuş meğer.
    .....................“Çin’i Acemi Yürekleri, Liberallerin Okyanusuna Niyetlenmektedir.”


    Not=Yukarıda kaleme alınan yazı, şahsıma ait bir düşünce fırtınası olup, bir kesinlik arz etmediği gibi,”olması ihtimal” görüşle kaleme alınmış bir yazıdır. Asla bir ekonomi analisti olmayan yazarının,Yukarıdaki görüşleri Aksine; “Çin’in güçlü silahlarla,etkili ve yıpratıcı bir kalıcılıkla geldiğini iddia edenlerin”, bu görüşlerini sağlamlayacak belge ve savunmaları da “irdelenerek” en doğru sonuca varmalıdır ki “gerçek tehlikeyi”- “hafife almak” gibi bir “ahmaklığa” da düşmeyelim. Ne demiştik; “kimin dostluğu, kimlerinkinden daha değerli olacak”,belki de gelecekte, Çin’in en iyi dost’u Biz izdir,ne biliyorsunuz.?

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Tekstilde Çin’e önlem aranıyor
    2005 Konuları bölümünde KaOs__64 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.01.05, 11:37

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •