• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    cylmz35
    Ziyaretçi

    Yüzü Yok Caddelerin...



    Güneş; dağın ardından çoktan doğdu ve caddeye ışıklarını saldı. Sabahın henüz açılmamış gözlerine dimdik bakıyor sırıtarak... Sivrilmiş oklar gibi ışıklarını batırdıkça, insanlar gözlerini güneşten kaçırıyor. Yüzlerinde uyku mahmurluğunu taşıyan insanların, yarı ölüm halinde yürümelerinden caddeye çelişkili ve tuhaf bir canlılık akıyor.

    /bir yanım uçurum çiçeği
    öte yanım avare düş/

    Yine de bu insanlar; herhangi bir toplu taşıma aracına kendilerini atar atmaz, kaldıkları yerden devam edecekler geceden kalan uykularına... Ya da yarım bıraktıkları düşlerini bir başka zamana erteleyerek, bir geçiş anı yaşayıp küçük kız, delikanlı hallerinden yetişkinliğe bürünecekler aniden... Minicik damlalar halinde buluşup, git gide artan kalabalık insan seline dönüştükçe, sürüklenip gidecek yaşam kendi halinde...

    /bir güz yağmuru sonrasındayız
    gülerek yanımızdan geçip
    giderken hayat
    güzdür şimdi yaşamak…/

    Oysa gece boyunca ne de sessiz ve dingindi caddeler... Ayak seslerine uyanan kaldırım taşlarının canı acıyor şimdi ezilip durmaktan... Aslında gün boyu üzerinden binlerce yüz geçiyor. Bu yürümelerden en çok yalnız, acılı, kırgın ve hüzünlü olanlar ezdi caddenin yüzünü topuklarıyla... Delik deşik ve tanınmaz halde şimdi... Eskiden edindiği bazı yüzleri tutardı aklında... Gözlerini alamaz, her birinin günde kaç kez geçtiğini hesaplar, telaşlı mutluluklarına ortak olurdu. Sabah ve akşam geçişi arasındaki duygusal sarsıntılarını dahi bilirdi. Bir zamanlar ne çok yüz biriktirmişti yaşlı yüreğinde...

    /kaç kez izim kaldı
    yüzünüzdeki hüzünde?

    Baktı ki; bu kadar hüznü bir arada tutmak zor... Bu kadar acıyı anlamak ve anlatmak hiç te kolay değilmiş. Ve sevinçler yetmiyor artık hüznü törpülemeye... İstiyor ki; geçenlerin gözlerinde mutluluk ışıldasın. Günışığı caddeyi yıkadığı gibi yıkasın, yüzlerdeki hüznü de temizlesin. Olmuyor... Olmuyor... Beklentiyle baktığı her yeni yüzdeki bitimsiz yalnızlık bitsin istiyor. Çekip alarak bir türlü huzura dönüştüremediği her hüzün onu yoruyor.

    /düş esrikliğindeki anlam
    dalgın bir beyazlık gibi sarındığımız
    yalnızlıkta/

    Günden güne dalgınlığı da artıp, unutur oldu yüzlere bakmayı... Egzozla karışan çiçek kokularının içinden yasemin kokusunu seçmeyi bile unuttu zamanla... Öyle arttı ki dalgınlığı; ancak saçları kurdeleli bir kız çocuğunun ya da bir yaşlının caddeden geçişi sırasında yükselen bir korna sesiyle dalgınlığından uyanabiliyor.

    Birden farketti ki; dalgınlıkları ve hüznü biriktirerek geçirdiği zaman, kendi yüzünden de parçalar silmiş durmadan... Silinip, eksile eksile kendi yüzünü de yitirmiş. Yapraklar kapladı her yanını...Yüzünün olmaması yarı ölüm...

    Bu yüzden yüzü yok caddelerin... Yaşam ve ölüm koyun koyuna...



    Sevgi ULUKUS

  2. #2
    eleni74 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-06-2005
    Mesajlar
    148
    Karizma Gücü
    0
    /kaç kez izim kaldı
    yüzünüzdeki hüzünde?
    ...........işte tam burasını bir çok okudum..belki bir şeyler anımsattığı için. paylaşımın için sağol...........

  3. #3
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    gönlüne sağlık....
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ABD nin gerçek yüzü
    2005 Konuları bölümünde KaOs__64 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 24.01.05, 00:52
  2. Abd Gerçek Yüzü
    2005 Konuları bölümünde space_star tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 06.01.05, 17:58

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •