Avuçlarımda öyküler taşırdım; o görmezdi...
Şehre düşler yazardı gecelerce ben suretini ezberletirdim rüyalara...
Çelimsiz vücuduyla şimdiki zamandan çok geçmişe aitti...Gözlerinde hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istememenin telaşı ve bu hayatı umursamamanın endişesi vardı.
Akıp giden hayat; ona bir resim çizmişti ve bu tuvalde O; renkten çok renksizliği, kuraldan çok kuralsızlığı, boyun eğmekten çok isyanı seçmişti...
Yaptığı seçimlerden memnun, kaybettiklerinin yasındaydı; belki...
Şehrin tüm yokuşlarının çıktığı sokakta yaşardı; o sokağın en güzel ve en yalnız evinde... Dilediği gecelerde açardı evinin kapısını bana. Bensiz zamanlarda duvarlara kimin gölgesi düşer bilmezdim...
Evin her odasına naftalin kokusu sinmişti. Tuvallerde yarım kalmış resimler; resimlerde ona ait olmayan hüzünlü gözler vardı...
su gibi bir kadındı olmak istediği; varlığıyla yokluğu bir...
Kimseler bilmezdi koynumda sabahladığı geceleri.
Başkalarına benzememenin üstelik bunu ruhunun derinliklerinde bilmenin güzelliği ayakta tutuyordu çelimsiz bedenini; mutlaka öyleydi.
Alkol kokulu sesiyle seviştiği diğerlerini anlatırdı yanık bir türkü eşliğinde... Ben ağlardım; o türküden bilirdi.
Hoyratlığım tüm bedenine sinince uykuya dalardı...
Sabah o uyanmadan kalkar yatağın benim olan yanını düzeltirdim. Usulca dönerdim yalnızlığıma; başım önde sessiz...
Su gibi bir kadındı olmak isteyip olamadığı; bedeninden iz bırakmadan akıp gidecek.
Ben onu severdim oysa.
İnce ve çelimsiz vücuduyla bir kum fırtınası çıkarıp toza dumana karıştı sonra; kimseler bilemedi nedenini...
Kimseler görmedi sol yanıma bıraktığı izi...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

gönlüne sağlık hanedan

Kah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi!! Kah inerim yeryüzüne seyreder alem beni!! 