• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    Mantık Nasıl Düşünüleceğini Öğretir mi?

    Bilimin her alanında, tarih biliminde olduğu gibi doğa biliminde de, verili olgulardan yola çıkılması gerektiğine, bu bakımdan doğa biliminde de çeşitli maddi biçimlerden ve maddenin hareketinin çeşitli biçimlerinden yola çıkılması gerektiğine; bu bakımdan teorik doğa biliminde de iç bağıntıların olguların içine yerleştirilmeyip, onların içinde keşfedilmesi gerektiğine, ve keşfedildiğinde de mümkün olduğu ölçüde deneyle doğrulanması gerektiğine bütünüyle katılıyoruz.[1]

    Bilim, doğanın işleyişini açıklayabilecek genel yasaların aranmasına dayanır. Deneyimi başlangıç noktası olarak alan bilim, kendisini yalnızca olguların toplanmasıyla sınırlamaz, aksine özelden genele giderek deneyim temelinde genellemeler arar. Bilim tarihi, sürekli derinleşen bir gerçeğe yaklaşma süreciyle karakterize olur. “Bütün hakikat”i hiç bilmeksizin, hakikate adım adım yaklaşırız. Eninde sonunda bilimsel hakikatin testi deneydir. “Deney” diyor Feynman, “bilimsel «hakikat»in tek yargıcıdır.”[2]

    Düşünce biçimlerinin geçerliliği, son tahlilde, onların fiziksel dünyanın gerçekliğine tekabül edip etmediklerine bağlıdır. Bu, a priori olarak kanıtlanaxmaz, gözlem ve deneyle gösterilmek zorundadır. Tüm doğa bilimlerinin tersine, biçimsel mantık ampirik değildir. Bilim kendi verilerini gerçek dünyanın gözlenmesinden çıkarır. Uğraştığı bütün konunun aksine, mantığın a priori olduğu varsayılır. Burada biçim ve içerik arasında sırıtan bir çelişki bulunmaktadır. Mantığın gerçek dünyadan çıkarılmadığı varsayılır, oysa sürekli olarak gerçek dünyanın olgularına uygulanır. Bu iki yön arasındaki ilişki nedir?

    Kant uzun zaman önce mantığın formlarının nesnel gerçekliği yansıtması gerektiğini, yoksa bütünüyle anlamsız olacaklarını açıklamıştı:

    Bir yargının zorunlu olarak evrensel olduğunu düşünmek için sebebimiz varsa ... onun nesnel olduğunu da, yani yalnızca algımızın bir özneye yaptığı atıf olmayıp, nesnenin bir niteliğini ifade ettiğini düşünmemiz gerekir. Zira eğer diğer insanların yargılarının atıfta bulunduğu ve kendilerini uydurdukları nesnenin birliği olmasaydı, bunların, benim yargımla zorunlu olarak hemfikir olması için hiçbir sebep kalmazdı; dolayısıyla bunların hepsi birbiriyle hemfikir olmak zorundadır.[3]

    Bu fikir, Kant’ın bilgi teorisi ve mantığında mevcut olan muğlaklıkları ortadan kaldıran Hegel tarafından daha da geliştirilmiş ve nihayet Marx ve Engels tarafından sağlam bir temel üzerine oturtulmuştur. Şöyle diyor Engels:

    Mantıksal şemalar, ancak düşüncenin biçimlerine ilişkin olabilir; oysa burada bizim uğraştığımız şey yalnızca varlığın, dış dünyanın biçimleridir, ve düşünce bu biçimleri, asla kendisinden değil, dış dünyadan edinip çıkarır. Ama bununla bütün ilişki tersine döner: ilkeler araştırmanın başlangıç noktası değil, onun nihai sonucudurlar; doğa ve insan tarihine uygulanmazlar, onlardan soyutlanırlar; bu ilkelere uyum sağlayan doğa ve insanlık alanı değildir, aksine bu ilkeler ancak doğa ve tarihle uyum içinde oldukları ölçüde geçerli olurlar.[4]


    [1] Engels, Dialectics of Nature, s.64-5. [Doğanın Diyalektiği, s.59-60]

    [2] R. P. Feynman, Lectures on Physics, 1. bölüm, s.2.

    [3] Kant, Prolegomena zu einer jeden künftigen Metaphysik, aktaran: E. V. Ilyenkov, Dialectical Logic (Diyalektik Mantık), s.90.

    [4] Engels, Anti-Dühring, s.43. [Anti-Dühring, s.92]
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  2. #2
    angel_nili
    Ziyaretçi
    düşünceler gümrüğe tabi değildir insanın başını belaya sokar.
    Bu mesaj en son " 25.08.05 " tarihinde saat 12:27 itibariyle angel_nili tarafından düzenlenmiştir...

  3. #3
    ayj
    ayj çevrimdışı
    ayj adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-03-2005
    Mesajlar
    1,182
    Karizma Gücü
    0
    Bence mantık, insanın doğruyu arama çabalarında kullandığı bir araçtır. bir insan öğrenmek istediği bir şeyi mantığı yoluyla (merak yetisinin onu kamçılaması ile) kavrar, elindeki ıspatı yapılmış doğrulardan oluşan kanıtları veya kendi ulaştı (yine mantığı ile önceden ) doruları kullanarak ta bunu öğrenir.
    ama bence mantık insanı her nekadar doğru yolda tuttuğunu göstersede (her pozitif bir negatife sahiptir ilkesinden dolayı) bence bazen yanlış yoldada utabailir.
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu

    "Düşünmek Görmektir" Honore de Balzac


    AYJ ne demek???

  4. #4
    nemfoman nymphe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-06-2005
    Mesajlar
    104
    Karizma Gücü
    0
    bence mantık nasıl düşünülmesi gerektiğini öğretir. mantıklı düşünmek doğru düşünmektir.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    25-07-2004
    Mesajlar
    58
    Karizma Gücü
    0
    Öncelikle kısaca mantık ve düşünmek terimlerinin sözlük anlamlarını bir gözden geçirelim.

    *-Mantık(felsefe): Düşüncenin ve düşüncenin varlık biçimlerinin, ögelerinin, türlerinin, olanaklarının, yasalarının ve düşünce bağlamlarının bilimi.
    -Doğru düşünmenin yolu ve yöntemi.

    *Düşünmek: Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak, düşünce üretmek, zihnî yetiler oluşturmak, muhakeme etmek.

    Gelelim konu ile ilgili şahsi fikrime;

    İnsanlar dünyaya gelmeye belli bir müddet kala, dış dünyadan sınırlı da olsa veri almaya başlarlar.

    Dünyaya geldikten sonra ve ilk yaşlarda bu veri alışı hızlanarak devam eder. Bahsettiğim veri alışı bir bebek ve çocuğun farklı olanı tanıma ve öğrenme aşamasını teşkil eder. Belli bir yaşa gelmiş olan çocuk tanıma ve öğrenme aşamasından, henüz çok başlangıcında olan bir yorumlama, dolayısı ile düşünme belirtileri göstermeye başlar. Artan verilerle birlikte gelişen düşünme yetisi belli bir zaman sonra düzensizlikten kurtulma yönelimi(ihtiyacı) gösterir. Artık yavaş yavaş veriler arasında bağlantılar kurulmaya çoktan başlanmıştır.

    Bu noktada önemli olan, gelişim aşamalarında insanın öncelikle düşünme, daha sonra ise doğru düşünme(yukarıda bahsettiğim düşüncenin intizamı ve doğru kurallar çerçevesine oturtulması(mantık)) yetisini hakkıyla kazanmış olmasıdır.

    Bu açıdan bakıldığında mantık, düşünmeden sonra oluştuğu halde düşünme aşamasında bir kılavuz niteliği taşımaktadır. Düşünme işinin nasıl yapılacağından ziyade ona yön gösterici bir nitelik taşımaktadır.

    Tabi ki konuya daha farklı açılardan da bakmak mümkün.

    Selamlar...

    * kaynak TDK
    Unutmadan.
    Tekrar selamlar...
    Bu mesaj en son " 30.08.05 " tarihinde saat 20:16 itibariyle ESHQUIA tarafından düzenlenmiştir... Neden: mesajlar birleştirildi

  6. #6
    Overbeck adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-08-2005
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    0
    bence mantık düşünceyi kamçılar ve sınırlara sokar çünkü düşünmek çok geniş bir yelpazedir sınır tanımaz herşeyi düşüne bilirsin ama düşündüğün herşey mantıklı değildir
    bence mantık düşüncenin katilidir

  7. #7
    ayan beyan1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-05-2005
    Mesajlar
    44
    Karizma Gücü
    0
    sırasız düşüncelerin sıralı hale sokulması işidir..mantık.....
    *****************

    BU VATAN KİMİN ?


    Bu vatan, toprağın kara bağrında
    Sıradağlar gibi duranlarındır;
    Bir tarih boyunca, onun uğrunda
    Kendini tarihe verenlerindir...

    --ORHAN ŞAİK GÖKYAY--

  8. #8
    ozipires adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-05-2005
    Mesajlar
    2,002
    Karizma Gücü
    0
    mantık, insanınsahib olduu en büyk hazinedir bana göre ama insanın düşünsel dünyası sınırsızdır.mesela durup dururken aklınıza olmadık bişi gelebilir ve buna kilit vuramazsınız.mantık bile kilit vuramazken düşünceye kelepçelerle sınır koymaya çalışanları kınamadan geçmek de olmaz...

  9. #9
    nemfoman nymphe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-06-2005
    Mesajlar
    104
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Overbeck tarafından gönderildi.
    bence mantık düşünceyi kamçılar ve sınırlara sokar çünkü düşünmek çok geniş bir yelpazedir sınır tanımaz herşeyi düşüne bilirsin ama düşündüğün herşey mantıklı değildir
    bence mantık düşüncenin katilidir
    katılmıyorum bence mantık düşüncenin katili değildir. mantık nasıl düşünmemiz gerektiğini gösterir.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •