30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu olsun
30 Ağustos 2005 Salı
Türk ordusunun düşmanı yurt topraklarından söküp attığı ‘Büyük Taarruz’un 82. yıldönümü coşkuyla kutlanıyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök, 30 Ağustos Zaferi’yle elde edilen kazanımların en az Fransız Devrimi kadar önemli olduğunu söyledi.
GENELKURMAY Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, 30 Ağustos Zaferi nedeniyle yayınladığı mesajında, bu zaferle elde edilen kazanımların ‘En az Fransız devrimi kadar önemli’ olduğunu vurguladı. Özkök mesajında şunların altını çizdi:
Bu zaferle, Türk Ulusu, üzerine geçirilmek istenen esaret gömleğini parçalamış ve tarihte yeni bir sayfa açarak bağımsızlığını muharebe meydanında tescil etmiştir.
Bu süreci takip eden süreç içerisinde Atatürk’ün, yüzlerce yıl kendine özgü devlet geleneğiyle yoğrularak büyümüş ve fakat bütün çabalara karşın zaman içerisinde tükenmiş bir imparatorluktan; yeni, çağdaş, uygar ve laik bir Türk Devleti ve ulusu yaratması ve Cumhuriyet’i ilanı, en az Fransız Devrimi kadar önemli bir olaydır.
İçinden geçilmekte olan dinamik süreçte karşı karşıya kalınan risk ve tehditler, silahlı kuvvetlerin eskiye oranla çok daha uyanık, güçlü, dinamik ve esnek bir yapı içerisinde bulunmasını zorunlu kılmaktadır.
Özellikle belirli çevrelerce ulusal değerlerimizin sıkça sorgulandığı, ulusun ve bu arada Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sabır ve kararlılığının denenmek istendiği ve terör eylemleri ile ulusal bütünlüğümüzün tehdit edildiği bir ortamda, Türk Silahlı Kuvvetleri; Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine yürekten bağlılığı, özgün disiplini, köklü gelenekleri, pragmatik, itidalli, kararlı yaklaşımı, güçlü ve modern yapısı ile bir taraftan ülkemizdeki huzur ve istikrarın korunmasındaki en önemli rolü oynamakta, diğer taraftan da bölgesel üstünlüğümüzün idamesine ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki ulusal menfaatlerimizin korunmasına önemli katkılarda bulunmaktadır.
Bu süreci takip eden süreç içerisinde Atatürk’ün, yüzlerce yıl kendine özgü devlet geleneğiyle yoğrularak büyümüş ve fakat bütün çabalara karşın zaman içerisinde tükenmiş bir imparatorluktan; yeni, çağdaş, uygar ve laik bir Türk Devleti ve ulusu yaratması ve Cumhuriyet’i ilanı, en az Fransız Devrimi kadar önemli bir olaydır.
İçinden geçilmekte olan dinamik süreçte karşı karşıya kalınan risk ve tehditler, silahlı kuvvetlerin eskiye oranla çok daha uyanık, güçlü, dinamik ve esnek bir yapı içerisinde bulunmasını zorunlu kılmaktadır.
Özellikle belirli çevrelerce ulusal değerlerimizin sıkça sorgulandığı, ulusun ve bu arada Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sabır ve kararlılığının denenmek istendiği ve terör eylemleri ile ulusal bütünlüğümüzün tehdit edildiği bir ortamda, Türk Silahlı Kuvvetleri; Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine yürekten bağlılığı, özgün disiplini, köklü gelenekleri, pragmatik, itidalli, kararlı yaklaşımı, güçlü ve modern yapısı ile bir taraftan ülkemizdeki huzur ve istikrarın korunmasındaki en önemli rolü oynamakta, diğer taraftan da bölgesel üstünlüğümüzün idamesine ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki ulusal menfaatlerimizin korunmasına önemli katkılarda bulunmaktadır.